Filistin'in Nabzı

Katar’ın Gazze’deki artan nüfuzu

By
p
Article Summary
Abluka altındaki Gazze’de zorlu yaşam koşullarını hafifletmeye çalışan Katar, bu yardımları yaparken Filistin’deki nüfuzunu da artırmayı amaçlıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Hamas ve İsrail 30 Mart’ta Mısır’ın arabuluculuğuyla insani amaçlı bazı mutabakatlara vardılar. Gazze Şeridi’ndeki yaşam koşullarının iyileştirilmesini amaçlayan mutabakatlar, elektrik sorununun çözümünü, bazı sınır kapılarının açılmasını, Gazze’ye mal girişinin artırılmasını ve yoksul ailelere maddi yardım yapılmasını içeriyordu.

BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı’nın (UNRWA) Gazze’deki sözcüsü Adnan Ebu Hasna, 9 Nisan’da üç ilâ dokuz ay arasında sürecek geçici bir istihdam sürecinin başladığını duyurdu. Bu süreçte Katar’ın sağladığı kaynaklarla 6 bin 400 kadronun doldurulması hedefleniyor. Ebu Hasna’ya göre bu kadrolardan Gazze’deki UNRWA ofisleri ile sağlık ve eğitim bakanlıkları gibi kamu kurumları yararlanacak.

İsrail, Mısır’ın aracılık ettiği mutabakat kapsamında 31 Mart’ta Kerem Ebu Salim ve Beyt Hanun sınır kapılarını açtı. Gazze-Mısır sınırındaki Refah kapısı da hâlâ açık. Bunun yanı sıra İsrail 1 Nisan’da Gazze’nin Mısır’a yakın güney kıyılarında balıkçıların avlanabileceği bölgeyi 15 deniz miline çıkardı.

Hamaslı bir yetkilinin Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre “Katar Gazze’deki elektrik santralinin ihtiyaç duyduğu gazı altı ay boyunca karşılamayı ve santralde kurulacak güneş enerjisi depolarını finanse etmeyi kabul etti.”

Katar ekim 2018’den bu yana Gazze’ye 150 milyon dolar verdi. Bu kapsamda yoksul ailelere yardım edildi, boşta kalan memurların maaşları ödendi ve Gazze’deki elektrik santralinin nisana kadar olan altı aylık yakıt ihtiyacı karşılandı.

Hamas’ın Gazze’deki lideri Yahya El Senvar Filistinli gruplar ve tanınmış kişilerle 6 Nisan’da yaptığı toplantıda şu ifadeleri kullandı: “Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukayı kırma ve Filistin halkının mağduriyetini hafifletme çabalarında Katar sözde ve özde kilit bir rol oynuyor. Katar ekonomiye para girişi sağlıyor ve insani projeler yürütüyor.”

Hamas Sözcüsü Hazım Kasım ise Katar’ın El Şark gazetesine 3 Nisan’da verdiği geniş mülakatta Katar’ın Gazze’deki başlıca rolünün Filistin halkına yardım ve güvenliği sağlamaya dönük olduğunu vurguladı.

Katar’ın enerji, insani yardım, istihdam, güvenlik ve maaş ödemeleri konusunda önemli katkılar sağladığını belirten Kasım, Gazze üzerindeki ablukayı kaldırma çabalarında Katar’ın önemli rol oynadığını ve Filistin halkının bunu fazlasıyla takdir ettiğini söyledi.

Kasım’a göre tüm bunlar, Katar yönetimi ve halkının samimiyetini gösteriyor. Sözcü ayrıca bu çabaların, ülkenin başına Hamad Bin Halife El Sani’nin geçmesiyle başladığını, Katar’ın o günlerde Gazze’de konut inşa etmeye, yolları asfaltlamaya, sağlık ve enerji sektörlerine destek vermeye başladığını kaydetti.

Şeyh Hamad 1995’te emir olmuş ve 2013’te iktidarı oğlu Şeyh Tamim Bin Hamad El Sani’ye bırakmıştı. Şeyh Hamad dönemde, Katar’ın kurduğu Gazze Yeniden İnşa Komitesi aracılığıyla 150 civarında proje gerçekleştirildi. Bu projelerden en dikkat çekenleri Gazze Şehri’ndeki Selahaddin Sokağı’nın ıslahı, güneydeki Han Yunus’ta Şeyh Hamad konut sitesinin kuruluşu ve kuzeydeki Beyt Lahiye’de su şebekesinin yapımı idi. Şeyh Hamad ayrıca Kasım 2012’deki İsrail savaşından sonra Gazze’ye 407 milyon dolarlık bir hibe sağladı.

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Kasım, Katar’la ilişkileri şöyle değerlendirdi: “Filistin halkını destekleyen Katar’dan bizler hareket olarak doğrudan mali destek almasak da Hamas’ın Doha’yla ilişkilerinin sürekli artması doğal bir gelişimdir. Hamas dış ilişkilerde dengeli olmaya çalışıyor, bir taraf veya eksene karşı bir başkasının yanında durmaktan kaçınıyor. Filistin Yönetimi durmadan Hamas’ın başka ülkelerle ilişkilerini baltalamaya çalışsa da bizim tek derdimiz bize verilen desteğin Filistin halkına fayda sağlaması.”

Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye 3 Nisan’da eski emiri arayarak Filistinliler ile İsrail arasındaki ateşkes çabalarında son gelişmeleri anlattı, Gazze Şeridi’ndeki insani projelerde Katar’ın rolünü övdü. Hamad Bin Halife El Sani ise Filistin halkına desteğini yineledi ve Hamas’la İsrail arasında sağlanan mutabakatların uygulanması gerektiğini vurguladı.

Al-Monitor 2 Nisan’da Haniye’nin Gazze’de bir grup siyasi yorumcu, akademisyen ve yazarla yaptığı toplantıya katıldı. Haniye’nin verdiği bilgiye göre İsrail’le sağlanan mutabakatlar, Katar’ın finanse edeceği bazı insani projeleri de içeriyor.

Haniye 29 Mart’ta Katar Dışişleri Bakanı Muhammed Bin Abdülrahman Bin Casım El Sani ile bir telefon görüşmesi yapmış ve ateşkesle ilgili son gelişmeleri görüşmüş, ayrıca Gazze’deki insani sıkıntıların çözümü ve projelerin finansmanında Katar'ın rolünün altını çizmişti.

El Fetih Merkez Komite üyesi Emin Makbul bu gelişmeleri Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Filistin Yönetimi Gazze Şeridi’nden tamamen el ayak çekmiş değil, oradaki dış müdahaleleri yakından izliyor. Ancak biz hiçbir Arap ülkesiyle sorun yaşamak istemiyoruz. Arap ülkelerinin Gazze’yle temasları, hem Gazze Şeridi’ni hem Batı Şeria’yı temsil eden Başkan Mahmud Abbas üzerinden olmalıdır. İkisiyle ayrı ayrı temaslar olamaz. Ancak Gazze’deki durum şu an budur ve kabul edilemez.”

Abbas 17 Şubat’ta El Fetih liderlerine Gazze Şeridi’ndeki etkinliği nedeniyle Katar’a yönelik saldırıları kesme talimatı vermişti. Bundan birkaç gün önce El Fetih Merkez Komite üyesi Abbas Zeki Katar’ı İsrail işgaline yardım etmek ve “başına buyruk” davranmakla suçlamıştı. FKÖ İcra Komitesi üyesi Ahmed Mecdelani ise kasım 2018’deki açıklamasında Katar’ın Gazze’de oynadığı rolle Filistin Yönetimi’ni baypas ettiğini, ayrışmayı derinleştirerek uzlaşı çabalarını sabote ettiğini ve Hamas’a gayri resmi olarak kaynak sağladığını söylemişti.

Filistin Politika Araştırmaları ve Stratejik Çalışmalar Merkezi (Masarat) Araştırma Direktörü Halil Şahin’e göre “Katar Hamas’ı silahlı eylemden uzak tutmaya çalışıyor. Desteğini insani işlere odaklıyor ve bu yoldan Gazze’yi İsrail’le savaşmaktan kurtarmaya çalışıyor. Bu destek, İran’ın silahtan ibaret desteğinden farklı.”

Al-Monitor’a konuşan Şahin şöyle devam etti: “Hamas’la ilişkilerde Mısır ve Katar farklı roller üstleniyorlar. Mısır Hamas’la İsrail arasında güvenlik ateşkesini sağlıyor, Katar ise mali desteği. Hamas iki tarafla da iletişim kanalları oluşturdu.”

Abbas’ın tavrına gelince Şahin şu yorumda bulundu: “Abbas Katar’la arasını iyi tutuyor çünkü Gazze’ye desteği nedeniyle Doha’yla sorun yaşamak istemiyor. Ancak bu desteğin Gazze’de Hamas kontrolünü güçlendirdiği kanısına varırsa tepki vermekte tereddüt etmez.”

Katar’da yaşayan ve Al-Jazeera.net sitesinde yazan Filistinli yazar Macid Ebu Diak ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Katar’ın Gazze’ye desteği, bölgedeki siyasi etkinliğini artırma arzusu kapsamında gerçekleşiyor. Hamas’la ilişkileri sayesinde Katar bunu gerçekten de başarıyor. Öte yandan İsrail ve ABD de Katar’ın Hamas’la ilişkilerinden memnun ve Gazze’ye sağlanan desteğe karşı çıkmıyorlar.”

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu 11 Kasım 2018’de “Katar’ın Gazze Şeridi’ne kaynak akıtması insani bir krizi önlüyor ve bu bağlamda doğru yönde atılan bir adımdır” demişti.

Hamas yöneticileri dâhil Gazze’de yaşayan Filistinliler, ablukayı aşmak için Katar’ı bir can damarı olarak görüyorlar. Bununla birlikte Katar’ın bir hayır kurumu olmadığını ve Gazze Şeridi’ne para akıtarak Filistin’deki nüfuzunu artırmaya çalıştığını pekâlâ biliyorlar. Hamas yöneticileri yardımlara karşılık siyasi tavizlere zorlanmadıkça bu durumu itiraf etmekten çekinmiyor ve Filistin Yönetimi’nin hem Hamas’a hem Katar’a yönelik çıkışlarını sorun etmiyorlar.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: ismail haniyeh, palestinian authority, mahmoud abbas, israeli blockade, humanitarian assistance, hamas, gaza strip, qatari grant

Adnan Abu Amer, El Ummah Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Fakültesi’nin dekanlığını ve Basın-Enformasyon Şubesi’nin başkanlığını yürütmektedir. Amer, aynı üniversitede Filistin meselesinin tarihi, ulusal güvenlik, siyaset bilimi ve İslam medeniyeti derslerini vermektedir. Demashq Üniversitesi’nden siyasi tarih dalında doktora sahibi olan Amer, Filistin meselesini ve Arap-İsrail ihtilafını konu alan bir dizi kitabın yazarıdır. Twitter hesabı: @adnanabuamer1

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept