Devrim Muhafızları kararı: Irak yine ABD ve İran’ın savaş alanı mı olacak?

Trump yönetiminin Devrim Muhafızları’nı terörist örgüt ilan etmesinin ardından hem ABD’nin hem İran’ın nüfuz sahibi olduğu Irak, yeniden ABD-İran çatışmasına sahne olabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor İran sınırına yakın bir askeri üste yapılan talimde hedeflere ateş eden Iraklı askerleri izleyen Amerikalı bir asker (sağdan ikinci), 21 Aralık 2010 Photo by REUTERS/Mohammed Ameen.

Nis 9, 2019

ABD yönetiminin İran Devrim Muhafızları’nı terör listesine almasının ardından İran ve ABD’nin askeri ya da siyasi anlamda aynı anda nüfuz sahibi olduğu bölgeleri dikkatle izlemek gerekir. Lübnan, Suriye, Afganistan gibi ülkeler doğrudan ya da vekiller üzerinden potansiyel çatışma alanları olarak ortaya çıkarken, en olgun, en hazır cephenin Irak olduğu söylenebilir. Zira Irak, hem ABD askeri varlığının olduğu hem de İran nüfuzunun münferit grup ve militanları aşarak askeri teşkilatın kalbine kadar ulaştığı bir ülke.

Irak’ta 2003’te ABD öncülüğünde başlayan işgal ve Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesiyle oluşan boşluğu 16 yıldır hem ABD hem de İran doldurmaya çalışıyor. Yeni Irak’ta ortaya çıkan karmaşık sorunlar, ülkenin aynı anda İran ve ABD etkisinde olması ve bu mücadelenin iki taraf arasındaki anlaşmazlıklar arttığı ölçüde kızışan bir vekâlet savaşına dönüşmesiyle ilgili.

İslam Devleti’nin (İD) 2014’teki hızlı yükselişi, Tahran ve Washington’a Irak’ta terörle mücadelede dolaylı işbirliği yapmak için nadir bir fırsat sundu. Ancak İD ortak bir tehdit olarak önemini artık kaybederken oyunun kuralları bir kez daha değişiyor.

İran’ın Irak’a bakışı son 10 yılda kademeli olarak değişti. İran’ın bu ülkedeki müttefikleri, ABD işgalinin ilk günlerine göre bugün çok daha tecrübeli ve örgütlü. Ayrıca, İran nüfuzunun İD sonrası dönemde eskisinden tamamen farklı olacağı da giderek netleşiyor.

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney 7 Nisan’da, İran’a ilk resmi ziyaretini yapan Irak Başbakanı Adil Abdül Mehdi’ye açık açık ülkesindeki ABD askerlerini bir an önce göndermesini söyledi. Basına yansıyan ifadelerine göre Ayetullah Hamaney şöyle dedi: “Amerikalıların askerlerini bir an önce çekmesini (…) sağlamanız lazım. Zira bunların bir ülkedeki askeri varlığı uzadığı zaman gönderilmeleri de zorlaşıyor.”

İran lideri bu açıklamayı, ABD’nin Devrim Muhafızları’nı terörist örgüt ilan edeceği haberinin kamuoyuna yansımasından birkaç saat sonra yaptı. Irak Başbakanı’nın tepkisi de gecikmedi. Abdül Mehdi İran’dan döner dönmez, 9 Nisan’da, “Irak’ın bu kararı durdurmaya çalıştığını” belirtti ve Devrim Muhafızları’nı terör örgütü ilan etmenin “Irak ve bölge üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği” uyarısında bulundu.

Al-Monitor’a konuşan İranlı dış politika yorumcusu Emad Abşinas, Ayetullah Hamaney’in “Irak Parlamentosu’nda ABD’yle tüm askeri anlaşmaların iptalini isteyen önergeye destek beyan ettiğini” söylerken, İran yanlısı grupların bu yönde bastırdığını ancak parlamento ve hükümetin henüz o noktada olmadığını vurguladı. Irak Meclis Başkanı Muhammed El Halbusi şubat ayında parlamentonun ABD güçlerinin dağılımına ilişkin yeni bir düzenlemeyi görüştüğünü söylemişti.

İran’ın Iraklı müttefiklerinin son yıllarda ABD’ye yönelik uyarılarda bulunduğunu da belirtmek gerekir. Irak’ın güçlü isimlerinden Asaib Ehl El Hak lideri Kais El Hazali, 29 Ocak’taki açıklamasında parlamentonun önümüzdeki aylarda ABD güçlerinin çekilmesi yönünde oylama yapmasını beklediğini söylemişti.

ABD işgali sırasında üç yıl tutuklu kalan Hazali, İran’ın Iraklı müttefiklerini temsil eden güçlü bir simge. Başında bulunduğu Asaib Ehl El Hak tepeden tırnağa silahlı. Benzer gruplar da ondan farklı değil.

Asaib Ehl El Hak, Hizbullah El Nucaba ve Kataib Hizbullah gibi Iraklı gruplar Suriye savaşında Devrim Muhafızları Kudüs Gücü ve Lübnan Hizbullahı’nın yanında savaştılar. Çatışmalarda önemli rol oynayan bu gruplar, Halep’te, Şam’ın güneyindeki Seyyide Zeynep ilçesinde ve son üç yıldır Suriye-Irak sınırında etkili oldular.

Bu gruplar Suriye’de mücadele ederken, Irak’taki İD baskını ve İran’ın hemen harekete geçmesi, Tahran’ın diğer ideolojik müttefiklerine de yeni kurulan Halk Seferberlik Birlikleri’ne (Haşdi Şabi) katılma gerekçesi sağladı. İD’le mücadele gerçekten de uyuyan hücreleri uyandırmak ve ileride Irak devletinin silahlı güçlerine dâhil olacak yeni bir paramiliter yapıyı eğitip örgütlemek için bulunmaz bir fırsat sundu.

ABD’nin Irak’taki askeri varlığı, işgal sonrası yıllara göre bugün çok daha küçük. Başkan Donald Trump 3 Şubat’ta Irak’ta asker bulundurma sebebini “İran’ı izlemek” olarak ifade etti. Devrim Muhafızları’nın terör listesine alınmasıyla Irak’taki İran yanlısı gruplar bu tür açıklamaları artık saldırganlık olarak görebilir.

“İran ve ABD’nin aynı anda etkili olduğu Irak gibi bölgeler iki ülke arasında yeni bir çatışmanın sahnesi olur mu?” sorusuna İranlı yetkililer yorum yapmak istemiyorlar.

Eski İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahian’a göre Devrim Muhafızları’nın terör örgütü ilan edilmesi, ABD Başkanı’nın “tamamen deli” olduğunu ve tedavi edilmesi gerektiğini gösteriyor. Al-Monitor’a konuşan Abdullahian, “Tedavi yöntemini İbn-i Sina bize asırlar önce öğretti. İran’ın gücü ve aklıyla Trump’ın umutlarını boşa çıkaracağız ve ona büyük İran milleti önünde boyun eğdirteceğiz” dedi.

Gerilimin nerede patlak verebileceğine dair net bir emare henüz yok. İranlı uzman Abşinas, İran’ın çatışmaya itilmediği sürece çatışma istediğine dair herhangi bir işaret görmediğini belirtti. Uzmana göre taraflar arasındaki iletişimsizlikten dolayı Basra Körfezi’nde gerilim beklentisi yaratabilecek pek çok neden var. Ancak Abşinas yeni bir eskalasyonun olası sahnesi olarak Irak ya da Basra Körfezi’nden ziyade başka bir noktaya odaklanıyor. “Benim gözüm Golan’da” diyen Abşinas, ABD’nin Suriye toprağı olan Golan’da İsrail egemenliğini tanımasına atfen “Trump’ın açıklamasından sonra İran’ın müttefikleri orada İsrail’e saldırmak için her türlü gerekçeye sahip” dedi.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recent Podcasts

Featured Video

More from  İran'ın Nabzı

al-monitor
Korona virüs İran ekonomisini çökertecek mi?
Bijan Khajehpour | Koronavirüs | Mar 19, 2020
al-monitor
İran güçleri İdlib cephesine niçin müdahil oldu?
Hamidreza Azizi | İdlib | Şub 5, 2020
al-monitor
İran ABD’ye karşı Rusya ve Türkiye’yi yanına alabilir mi?
Saeid Jafari | Iran-US tensions | Oca 14, 2020
al-monitor
Süleymani suikastı İran’ın Suriye stratejisini nasıl etkiler?
Hamidreza Azizi | Iran-US tensions | Oca 7, 2020