Türkiye'nin Nabzı

Kriz bu kez ilacı vurdu

By
p
Article Summary
Türkiye’de krizin yeni adresi ilaçlar. Ekonomik krize kur artışı da eklenince ilaç firmaları arzı kesti.

Türkiye’de krizin yeni adresi ilaç sektörü oldu. Ekonomik krize kur artışı da eklenince ilaç firmaları arzı kesti.

İlaç krizi son üç yıldır kurdaki yükselişler nedeniyle rutin olarak yaşanıyor. Sağlık Bakanlığı 2004 yılında ilaç fiyatlandırmasında değişikliğe gitmiş ve bir Avro kuruna sabitleyerek fiyatlandırma yapmaya başlamıştı. Son olarak geçen yıl başında 3 TL olan Avro kuru üzerinden ilaç fiyatlandırma sistemi 2,69’luk sabit kura bağlandı. Ama yıl içinde kurdaki olağanüstü yükselme nedeniyle Avro 5,95’e yükselince 2019’daki ilaç krizi diğerlerine kıyasla olağanüstü bir hâl aldı. Yükselen kur karşısında, sabitlenen kur oranının çok düşük kalması nedeniyle ilaç şirketleri ilaçları piyasadan çekti. 

Türk Eczacılar Birliği Başkanı Erdoğan Çolak krizin nedenini ve sonuçlarını Al-Monitor’a şöyle anlattı: “İlaçta kur oranı, Sağlık Bakanlığı tarafından her yıl yeniden belirlenerek açıklanıyor. 2018 yılı için bu oran 2.69 olarak belirlenmişti ve geldiğimiz noktada reel kur ile aradaki fark epey büyümüş durumda. Bu süreçte başta ithal edilen ilaçlar olmak üzere pek çok ilaç kaleminde sıkıntılar yaşandı. İlaç firmaları, pek çok ilacı piyasaya kısıtlı bir şekilde verdi ya da vermedi.” 

Tüm Eczacı İşverenleri Sendikası Nurten Saydan’a göre bazı ilaçların piyasada bulunmamasının en büyük nedeni ilaç firmalarının ve ecza depolarının fiyat artışının yürürlüğe gireceği tarihe endeksli olarak üretim ve sevkiyat planlaması yapmaları. Saydan Al-Monitor’a şöyle dedi: “Gerek yıl sonu kotalarının dolmasından kaynaklı olarak gerekse firmaların ilaç fiyatlarına yapılacak artışı beklemelerinden ötürü birçok ilaç piyasada bulunamıyor. Avro artışı beklendiği için ilaç üretim ve ithalatının ertelenmesine bağlı olarak ecza depoları ve ilaç firmaları stoklarındaki ilaçların eczanelere sevkiyatını minimum seviyede tutuyorlar, bu yüzden de piyasada bulunmayan ilaç sayısında hızlı bir artış yaşanıyor.”

TBMM’nin eczacı milletvekillerinden CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, piyasada 417 kalem ilacın bulunmadığını ve bu sayının gün geçtikçe arttığını vurgulayarak Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Kanserden tutun tansiyon ilaçlarına kadar büyük bir sıkıntı var. İki aydır bu ilaçlar piyasada bulunamıyor. Eczanedeki stoklar bitti. Temel ilaçlar olarak değerlendirdiğimiz, hayati öneme haiz 25 kalem ilaç yok. İnsülin, tansiyon düşürücü ilaçlar gibi hastanelerde ve eczanede bulundurulması zorunlu ilaçlar bile şu an piyasada bulunmuyor. Eşdeğeri olmayan çok sayıda ilaç da yok.” 

Saydan da eczanelere gelen 100 hastanın neredeyse 20’sinin eli boş döndüğünü aktardı.

Ekonominin sağlık sektörüne vurduğu darbe diğer sektörlerden daha vahim, zira bu, bir yerde ölüm-kalım savaşı demek. Siyasi iktidar bugüne kadar ekonomik krizin yarattığı tahribatın derinliğini görmezden gelerek sorumluluğu hep başkalarına attı. Gıda krizinin derinleştiği dönemde soğan depolarına baskın düzenleyen iktidarın, ilaç krizine yaklaşımı da aynı oldu. İlaç krizi derinleşince bu kez ecza depoları basıldı ve 32 eczanede stok bulundu.

Bulut’un bu baskınlara yorumu şöyle: “Türkiye’de 23 bin eczane var, 32 eczanede stok ilaç bulunması hiçbir şey ifade etmiyor. Siyasi iktidar gıdadan ilaca kadar her alanda yaşanan sorunları stokçuluk diyerek ya da aracıları suçlu ilan ederek, bu krizleri çözemez. Bu taktikler siyasi rant elde etme arayışları.”

Bulut’un dediği gibi Sağlık Bakanlığı ilaç depolarını basarak sorunu çözemeyince bu kez bir ilaç şirketiyle masaya oturdu ve 42 ilaçta yeni fiyatlandırma yaparak piyasaya girmesini sağladı. Bulut’a göre bu da geçici bir çözüm: “42 ilacın sahibi tek bir ilaç şirketi. Bu şirket, ilaçları piyasaya sürmeyince bakan şirketle konuşup fiyatlandırma yaptı ve bu ilaçların piyasaya girmesini sağladı. Demek ki bakan isterse tüm ilaç şirketleriyle masaya oturup fiyatlandırma yapabilir, yapmadığı için şu an hastalara ilaç krizi yaşatılıyor.” 

Sağlık Bakanı’nın tüm ilaç şirketleri yerine sadece bir ilaç şirketiyle masaya oturması krizi daha da derinleştirdi. Nurten Saydan’ın verdiği bilgiye göre fiyatı artan bu 42 ilacın sadece dokuz tanesi bugün piyasada bulunuyor. Yani düşüşü karşılamak için yapılan fiyat artışı üreticilerde ve ithalatçılarda olumlu karşılık bulmuyor. Görünen o ki Sağlık Bakanlığı’nın ürettiği palyatif çözümler ilaç krizini çözmeye yetmediği gibi sorunu daha da derinleştiriyor.

CHP’li Bulut’a göre bu tutum daha büyük tehlikeler de doğurabilir: “İlaç piyasasında yaşanan bu kargaşa nedeniyle bugün Türkiye’de birçok firmanın Türkiye pazarından çekilmesi gündemde. Bu şirketler, dışarı çıktığında Türkiye yine bu ilaçları almak zorunda kalacak ama daha yüksek fiyatlarla. Bu yüksek fiyatlar da hastanın cebine yansıyacak.” 

Ekonomik kriz çok sayıda uluslararası şirketin Türkiye’den çıkmasının kapısını açmıştı. Öyle görünüyor ki bugün sırada sağlık sektörü var.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: sağlık ve Tıp

Sibel Hürtaş, Türkiye’nin ulusal çapta yayın yapan gazeteleri Evrensel, Taraf, Sabah ve Haber Türk ile ANKA Ajansı’nda 15 yıl süreyle yüksek yargı muhabirliği yaptı. Haberleri insan hakları ve hukuk alanında yoğunlaşan Hürtaş, 2004 Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü, 2004 Musa Anter Gazetecilik Ödülü ve 2005 yılı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başarı Ödülü sahibi. Makaleleri çeşitli gazetelerde yayımlanan Hürtaş’ın azınlıklar ve faili meçhul cinayetler ile ilgili makaleleri halen failibelli.org isimli sitede yayımlanmaktadır. Hürtaş’ın “Hıristiyanlar Neden Öldürüldü/Kafesteki Türkiye” kitabı 2013 yılında İletişim Yayınevinden yayımlanmıştır.

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept