Gulf Pulse

ABD ile KİK arasında Suriye gerginliği artıyor

By
p
Article Summary
Körfez devletleri savaş sonrası Suriye’de başrolü kapmaya çalışırken ABD yaptırımları süreci yavaşlatıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Şam yönetimi Arap dünyası ile diplomatik bağlarını yeniden canlandırma konusunda aralık 2018’den bu yana bizi önemli zafere imza attı. Önceleri Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad rejimini devirmek için savaşan Suriyeli isyancıları destekleyen bölge ülkelerinin bazıları şimdi kaçınılmaz olanı kabul etmiş ve Suriye ile ilişkilerini normalleştirmeye başlamış durumdalar.

Suriye’nin Arap devletlerince diplomatik arenaya yeniden kabul edilmesine karşı çıkan ABD ise bölgesel rejimlerin Şam’la ilişkileri yeniden başlatma meselesini Esad’dan daha fazla taviz koparabilmek için koz olarak kullanması gerektiğini savunuyor.

Washington’ın Esad yönetiminin meşruiyetini kabul etmemesi ve Esad ailesi ile çevresini yaptırımlarla hedef almayı sürdürmesi Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) bazı üyelerini bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor. Bu ülkelerin başında, Suriye’nin yeniden imar sürecinin sunduğu ekonomik ve jeopolitik güç olanaklarını tartan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) geliyor.

Suriye’nin yeniden imarında getirisi yüksek sözleşmelere imza atabilmek için Şam rejimi ile iş birliği kaçınılmaz. Ancak bu iş birliği, bölgesel denklemi ve ABD ile BAE arasındaki ilişkileri daha karmaşık hale getirebilir.

Suriyeli bir ticaret heyetinin bu ayın başında BAE’ye gerçekleştirdiği ziyaret de bu kapsamda değerlendirilmeli. Heyete Esad ailesiyle yakın bağları nedeniyle ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırım listesine alınan Suriye vatandaşı Muhammed Hamşo liderlik etti. Heyette ABD tarafından yaptırım uygulanan başka Suriyeli iş adamları ve milletvekilleri de vardı. ABD yaptırımlarının geniş kapsamı şüphesiz Suriye’de başta inşaat projeleri olmak üzere etkinliklerini artırmak isteyen KİK ülkeleri için önemli bir endişe kaynağı. Suriye’deki ticari ortamın pek şeffaf olmadığı düşünüldüğünde titiz çalışan şirketler bile farkında olmadan Washington’ın hedefindeki şahıslar ya da şirketlerle iş yaparak ABD yaptırımlarını ihlal edebilirler.

ABD yönetimi eylül ayında Esad rejimine silah ve petrol temin eden Suriyeli şahıs ve yapılara yeni yaptırımlar getirdi. Yaptırımların hedefindeki şirketlerden ikisi BAE merkezli uluslararası boru hattı inşaat şirketi FZE ile Sonex Yatırım Ltd idi. Şam rejimi ile ilişkileri nedeniyle daha fazla BAE şirketinin yaptırıma maruz kalması muhtemel.

23 Ocak’ta Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen Sezar Suriyeli Sivilleri Koruma Yasası, şu an Senato’da bekliyor. Senato da onaylarsa ABD’li yöneticiler, Suriye rejimi ya da rejim müttefiki devlet dışı aktörlerle iş yapan inşaat, enerji, mühendislik ve savunma şirketlerine de yaptırım uygulayabilecek. Bunlar Suriye rejiminin can damarı olan alanlar.

Yasa onaylanırsa ABD Hazine Bakanlığı para aklama şüphesi durumunda Suriye Merkez Bankası’na da yaptırım uygulayabilecek. Sezar Suriyeli Sivilleri Koruma Yasası’nı savunan Amerikalı siyasiler ve uzmanlar Esad rejimine yaptırım uygulamanın Şam’ın ekonomik hayat damarlarını keseceğine ve İslam Devleti ile Sünni isyancılardan geri aldığı topraklardaki kontrolü pekiştirmesini önleyeceğine inanıyorlar.

ABD yönetimine göre askeri gücün yokluğunda Washington’ın Suriye rejimini ve Şii milisleri dizginleme stratejisinin merkezine mali baskının alınması gerekiyor. Hazine Bakanlığı’nın 24 Ocak’ta Esad’ı destekledikleri gerekçesiyle kara listeye aldığı gruplar arasında Şii Fatemiyun Bölüğü ve Zeynebiyun Tugayı da var.

Abu Dabi’ye göre ise Suriye’nin yeniden imarında KİK ülkeleri öncü rol oynayamazsa boşluğu İran doldurur. BAE yönetimi Tahran’ın kriz sonrasında Suriye ve daha geniş anlamda tüm Doğu Akdeniz’deki etkiniliğini artırmasını Körfez’deki emirlikler için büyük bir tehlike olarak görüyor. Bu nedenle Esad rejiminin yeniden Arap devletlere yakınlaşmasını ve Tahran ile Şam’ın arasının mümkün olduğunca açılması gerektiğini savunuyor.

KİK üyeleri, Irak’ın İslam Devleti’nden temizlenmesinden sonra, geçen yıl başlayan yeniden imar sürecine dahil olmayarak Körfez’deki bir Arap ülkesinde nüfuzlarını artırma şansını İran’a kaptırdılar. BAE yönetimine göre aynı hataya Suriye’de de düşülmemeli.

İran’ın elini çabuk tutarak ABD’nin Suriye’den çekilmesiyle doğacak boşluğu doldurması KİK üyeleri kadar Washington’ın da kaygısı. Ancak İran destekli Baasçı rejimle bağlantısı olan şahıs ve yapılara yaptırım kararı ABD ile BAE arasındaki görüş ayrılığını artıracaktır. Arap devletleri Suriye’nin yeniden imarında ticari olanaklar araştırıp, Şam ile diplomatik ilişkilerini canlandırmaya çalışırlarken, Washington Suriye rejiminin Arap dünyasıyla bütünleşmesini geciktirecek adımlar atıyor.

Savaş sonrası Suriye iş dünyasında başrolü kapmak isteyen BAE ve diğer KİK ülkeleri için ABD yaptırımları daha büyük risk anlamına geliyor. Bu, Şam üzerindeki ekonomik, diplomatik, jeopolitik nüfuzlarını artırmak isteyen Abu Dabi, Manama ve diğer Arap başkentlerini zor bir seçimle karşı karşıya bırakıyor.

KİK devletleri Barack Obama yönetiminden bu yana Suriye’ye ilişkin karar alırken Körfez’deki en yakın müttefiklerinin menfaatlerini göz önünde bulundurmadığı için Washington’ı eleştiriyorlar. Gelişmelerin KİK üyelerinin hayal kırıklığını daha da artırması muhtemel.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Giorgio Cafiero, Körfez devletlerine odaklanan araştırma kuruluşu Gulf State Analytics’in kurucularından biridir.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept