Pentagon: Orta Doğu insansız uçak için Çin’e yöneliyor

By
p
Article Summary
Pentagon’un istihbarat birimine göre ABD’nin silahlı insansız uçak satışları katı ihracat kurallarıyla kısıtlanırken Orta Doğu pazarı Çin’in eline geçiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Pentagon’un hazırladığı istihbarat raporuna göre katı ihracat kuralları ABD’nin insansız hava aracı satışlarını kısıtlarken, Çin, Orta Doğu’daki silahlı insansız uçak pazarında avantajı ele geçiriyor.

Pentagon’un kurum içi analiz birimi olan Savunma İstihbarat Ajansı’nın raporuna göre yeni pazarlar ve doğal kaynaklar arayışında olan ve bu kapsamda Orta Doğu ve Asya-Pasifik ülkelerine açılmaya çalışan Çin’in dünya çapındaki toplam silah satışları 2012-2016 döneminde 20 milyar dolara ulaştı.

15 Ocak’ta açıklanan raporda, “Silahlı insansız hava araçları pazarında yer edinen Çin, bu sistemleri Irak, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri dâhil Orta Doğu’daki bazı ülkelere sattı.” ifadesi yer alıyor. Raporda, Çin’in bu silahların satışında ciddi rekabetle karşılaşmadığı çünkü ABD’li ve Avrupalı silah üreticilerini bağlayan uluslararası ihracat kontrol rejimlerine Çin’in dâhil olmadığı vurgulanıyor. Neticede Çin yapımı silahların genellikle “daha düşük kalitede ve güvenilirlikte olduğu” düşünülse de bu satışlar, silahların tekrar transferini engelleyen nihai kullanım anlaşmaları gibi siyasi kurallara tabi olmuyor.

Örneğin San Diego merkezli General Atomics şirketi, MQ-9 Reaper tipi silahlı insansız uçağını Ürdün ve BAE’ye hâlâ satabilmiş değil. Kongre’deki Cumhuriyetçiler, bilhassa da Temsilciler Meclisi’nde uçağın üretildiği bölgeyi temsil eden Duncan Hunter bu satışı destekliyordu.

Başkan Donald Trump silah ihracatında reformu savunsa da Çin Orta Doğu’ya yönelik silahlı insansız uçak satışlarında öne çıkıyor. 2015’te Predator tipi insansız uçak talebi reddedilen Ürdün, Çin’den iki adet CH-4B Rainbow tipi silahlı insansız uçak aldı. Benzer sistemler Irak ve Suudi Arabistan tarafından da satın alındı.

Çin’in silah ihracatının ABD’nin bölgedeki uzun vadeli askeri tedarik zincirine etkileri konusunda Pentagon’un ne kadar endişeli olduğu belli değil. Savunma ve güvenlik alanlarında çalışan Londra merkezli düşünce kuruluşu RUSI, geçen yıl hazırladığı raporda Çin yapımı insansız uçakların ABD yapımı komuta-kontrol sistemlerine entegrasyonunun zor olacağı sonucuna varmıştı.

Raporu yazan araştırmacılardan Aniseh Tabrizi’ye göre “Bölgedeki ülkelerin Çin’den silahlı insansız uçak alması, Çin’in askeri tedarik zincirine daha fazla dâhil olma isteğinden kaynaklanıyormuş gibi görünmüyor. Aksine, silahlı insansız uçaklarda Çin’e bel bağlamak, tercih edilen seçenek olarak değil ikinci seçenek olarak görülüyor.”

Her halükârda Trump’ın silah satışları için bugüne kadar yaptığı yeni düzenlemeler, ağırlığı 500 kiloyu aşan ve 300 kilometreye kadar uçabilen araçların satışında ret yönündeki güçlü karineyi ortadan kaldırmış değil. Defense News dergisi geçtiğimiz nisanda yönetimin, bazı satışların münferit bazda onaylanmasına imkân verecek kurallar devreye sokmak istediğini bildirmişti. Mevcut kurallar, Ürdün’e verilmeyen Predator XP gibi füze taşıyan insansız uçakların satışını da muhtemelen engelleyecektir. Bu bağlamda, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerine yönelik silah satışlarını büyük bir dış politika başarısı olarak savunan Beyaz Saray’ın mevcut kurallardan ne kadar memnun olacağı soru işareti.

Washington merkezli Stimson Center’da araştırmacı olan Shannon Dick, “Trump yönetiminin bu alanlarda Çin’in rolünü kırmak istediği düşünülürse önümüzdeki dönem için ‘ABD’nin bu ülkelere yönelik satışları artar mı?’ sorusu gündeme geliyor.” diyor.

Pentagon, Çin’in dünyanın dört bir yanında Amerikan menfaatlerine önemli bir rakip olarak yükseldiğini düşünüyor ve bu da baskıyı artırıyor. Örneğin geçen yıl Kızıldeniz’deki Cibuti limanında yaşanan olayda iki Amerikalı pilot Çin’e ait olduğu düşünülen lazerlerle hafif şekilde yaralanmıştı. Üst düzey bir savunma yetkilisi “Çin’in, Çin ordusunun artık her yerde aktif olduğunu görebilmemiz lazım.” diyor.

Bu arada ABD’nin Orta Doğu’daki geleneksel ortakları da Çin, Hindistan ve Avrupa’yla ilişkilerini artırmak istediklerini ortaya koyuyorlar. Beyaz Saray’ın karşısında ayrıca ABD’nin Orta Doğu’ya asker göndermesinden bıkmış bir kamuoyu var. Trump yönetiminin üçüncü yılında Suriye, Irak ve Afganistan’daki mücadeleler devam ediyor.

BAE’nin Washington Büyükelçisi Yusuf El Uteybe geçen sene Aspen Güvenlik Forumu’nda yaptığı konuşmada ABD’nin bölgedeki uzun vadeli rolünü sorgulamış ve Abu Dabi’nin en büyük ticaret ortağının Çin olduğunu vurgulamıştı.

Uzun zamandır Washington’da görev yapan Uteybe şöyle demişti: “Bence ABD’nin önündeki mesele şu: Dünyada nasıl bir rol oynamak istediğinize karar vermeniz lazım. Angaje olmak istiyor musunuz, istemiyor musunuz? İttifakları güçlendirmek için mi çalışacaksınız yoksa çekilmek mi istiyorsunuz?"

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: pentagon, exports, drones, arms sales, china

Jack Detsch Al-Monitor’un Pentagon muhabiridir. Washington’da yaşayan ve savunma muhabiri gözüyle ABD-Orta Doğu ilişkilerini haberleştiren Detsch daha önce Passcode için siber güvenlik haberleri yazmış ve Christian Science Monitor’un Dijital Çağ’da Güvenlik ve Mahremiyet projesinde yer almıştır. Detsch Diplomat Magazine dergisinde editör yardımcılığının yanı sıra NPR’ın San Francisco’daki muhtelif kuruluşlarında da çalışmıştır. Twitter hesabı: @JackDetsch_ALM Email: jdetsch@al-monitor.com.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept