İsrail'in Nabzı

Katar’ın Gazze açmazı

By
p
Article Summary
Katar, ABD’yi memnun etmek için Gazze halkına para yardımında bulunmak istedi ama Hamas’la İsrail arasında sıkışıp kaldı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu 23 Ocak’ta diplomasi-savunma kabinesini toplayarak Katar’ın Gazze Şeridi’ne hibe ettiği paranın üçüncü taksitinin transferi için oylama yaptırdı.

Netanyahu’nun aslında kabinenin onayına ihtiyacı yoktu. Zira Katar’ın Hamas yönetiminde çalışan Filistinli memurların maaşlarını altı aylığına karşılama önerisi, kabine üyeleri tarafından ekim 2018’de onaylamıştı. Söz konusu hibe altı taksite bölünürken paranın akmaya başlaması Hamas’ı memnun etmiş, Netanyahu’yu eleştiren İsrailli siyasetçilerin ise canını sıkmıştı. İkinci ve üçüncü taksit arasında İsrail’de erken seçim kararı alındı ve Netanyahu endişeye kapıldı. Muhalefet şimdi ne diyecekti? Kendi koalisyonunun üyeleri de onu bir terör örgütüne haraç vermekle suçlar mıydı?

Neticede üçüncü taksiti dondurma kararı alındı. Netanyahu parayı “elini kirletmeden” aktarmanın yolunu aradı ama bulamadı. Bu arada, ciddi bir insani krizin pençesinde olan Gazze Şeridi’nde baskı artıyordu. Hamas para aktarılmazsa sınırdaki İsrail karşıtı gösterileri artırma tehdidinde bulundu. Baskı işe yaradı. Netanyahu onayı verdi fakat 22 Ocak’ta Gazze’den İsrail’e ateş açılması ve bir İsrailli subayın hafif yaralanması üzerine yeniden endişeye kapıldı.

Netanyahu teröre boyun eğme görüntüsü veremez, hele de 9 Nisan seçimleri yaklaşırken… Gazze’de ağır baskı altında olan Hamas, İsrail’e açılan ateşten sorumlu olmadığını söyledi ve “talihsizlik” diye nitelediği bu olay için İslami Cihat örgütünü suçladı. Ardından Hamas liderleri İsrail’e yönelik tehditlerini artırdılar, İsrail de Gazze sınırına takviye asker gönderdi, Demir Kubbe sistemine bağlı füzesavarlar konuşlandırdı.

Ertesi gün geri adım atan Netanyahu, topu bakanlara atabilmek için kabineyi topladı. Çevre Bakanı Zeev Elkin hariç bakanların hepsi üçüncü taksitin aktarılması için el kaldırdı. Netanyahu’nun Gazze politikasının sert bir tenkitçisi olan Eğitim Bakanı Naftali Bennett bile “haraç vermek”ten, “teröre teslim olmak”tan bahsetmedi.

Asıl sürpriz bunun ardından yaşandı.

Katar elçisi Muhammed El Emadi parayı nihayet teslim edebileceğinden memnun 24 Ocak’ta Gazze’ye gitti. Ne var ki Hamas’ın parayı kabul etmeyeceği söylendi. Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Halil El Haya, “Sizden hiçbir lütuf istemiyoruz. Gazze İsrail seçimlerinde araç haline gelmeyecek.” dedi. Haya İsrail’in parayı ay başında serbest bırakma taahhüdüne uymadığını, İsrail’in siyasi oyunlarına Hamas’ın katılmayacağını kaydetti. Emadi küçük düşürülmüştü. Elçi İsrail ile Gazze arasında yorucu gelgitlerin ardından güç mücadelelerinde, çakışan menfaatlerde piyon durumuna düşmüştü.

Peki, aslında ne olmuştu? Görünen o ki, Hamas yöneticileri Katar’dan gelen para için sürekli İsrail’den yeşil ışık beklemenin onların imajına büyük zarar verdiğini anladılar. Gazze halkı Katar’ı Gazze’nin fiili lideri olarak görmeye, Emadi’ye kurtarıcı gözüyle bakmaya başladı. Girişken bazı kişilerin gelmeyen paraya dair komik bir parodi çekmesi de her şeye tuz biber ekti.

Parodideki şarkıda bir grup erkek “Hey Katarlı, parayı hemen ver. Hadi, dolarlar nerede?” diyor. “Katarlı” ise “Beni rahat bırakın” diye cevap veriyor. Araya giren grup “Hayır, Katarlı. Halk abluka altında, tehlike var. Neredesin?” diyor. Öfkelenen “Katarlı” da “Ne o? Benden başkası yok mu?” diye soruyor.

Şarkı sosyal medyada hit oldu, sadece insanları güldürdüğü için değil, gerçeği olduğu gibi yansıttığı için. Zira Gazze Katar’ın parasına bağımlı hale geldi ve bu konuda ortaya çıkan engeller sadece İsrail ve Hamas’a karşı öfke doğurmuyor. Katar da abluka altındaki Gazze’ye destek sözünü yerine getirmediği gerekçesiyle bu öfkeden nasibini alıyor. Son günlerde düzenlenen protestolarda İsrail karşıtı pankartlar açılsa da Katarlı elçiye öfkelenen ve ona “Siyonist piyon” diyenler de vardı.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan İsrailli bir güvenlik yetkilisine göre “Katarlılar ne yaparsa yapsınlar başlarının dertte olacağını idrak ettiler.” Yetkili, Katarlı elçinin aslında altı ayın sonunda Gazze’ye tahsis edilen paranın biteceği ve Hamas’ın yeni bir kaynak bulmak zorunda kalacağı günü düşündüğünü belirtti: “O zaman ne olacak? Kimi suçlayacaklar? Kimi protesto edecekler? Tabii ki Katar’ı.”

Katar söz konusu hibeyi, İsrail ile Hamas arasında uzun vadeli bir ateşkes sağlanana kadar Gazze’deki krizi hafifletmek amacıyla vermişti. Katar’ın cömertliği Amerika’yı memnun etme arzusundan kaynaklandı. Nitekim Başkan Donald Trump’ın Orta Doğu temsilcisi Jason Greenblatt Katar’a teşekkür etti. Ekim 2018’de, Gazze’deki elektrik santrali yakıt krizi nedeniyle kapanmanın eşiğine geldiğinde Katar 200 ton yakıtın parasını verdi. Greenblatt da Twitter’dan paylaştığı mesajda “ABD BM, Katar ve İsrail’in Gazze’deki insani durumu hafifletme çabalarını takdirle karşılıyor” dedi. Greenblatt şubat 2018’deki paylaşımında da “Katar’ın İsrail’le ortaklaşa hareket etmesi Gazze halkına ciddi rahatlama sağlayabilir” demişti.

Terörü teşvik ettiği gerekçesiyle pek çok Sünni Arap devletinin yaptırımlarına uğrayan Katar’ın bu işe soyunmaktan başka seçeneği yoktu. Gazze’ye yardım etmek ve Trump nezdinde artı puan kazanmak, bir taşla iki kuş vurmak anlamına geliyordu. Ne var ki yardım konusu kısa sürede iki ucu keskin bir kılıca dönüştü. Hamas para gelmezse sınırdaki İsrail karşıtı gösterileri artırma tehdidini savururken, İsrail de sınırda sükûnet olmazsa Katar’dan gelen parayı durdurmakla tehdit ediyor.

Katar bu açmazdan zarar görmeden nasıl çıkabilir?

Hamas’ın parayı kabul etmeyeceğini açıklamasından birkaç saat sonra Gazze’de basın toplantısı düzenleyen Katar elçisi, yapılan görüşmeler sonucunda Hamas’ın Katar’dan gelen paranın Gazze’ye BM aracılığıyla aktarılmasını kabul ettiğini açıkladı. Bu kaynaklar, muhtaç ailelere yardım ve istihdam yaratma gibi insani amaçlar için kullanılacak.

Peki, istihdam yaratmak ne kadar sürecek ve Gazze’deki memurların maaşlarını kim ödeyecek? Bu sorular şu an yanıtsız. Gazze’den şimdi “Sükûnet mi istiyorsun? Dolarları bize geri ver” diye bir parodi çıkabilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: hamas funding, aid, gaza blockade, gaza strip, qatari foreign policy, qatari isolation

Shlomi Eldar Al-Monitor'un İsrail'in Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Son yirmi yıldır İsrail'in Kanal 1 ve Kanal 10 televizyonları için Filistin Yönetimi’ni, bilhassa da Gazze Şeridi'ni takip eden Eldar, Hamas'ın doğuş ve yükselişini yakından izlemiştir. Eldar, 2007'de İsrail'in en saygın medya ödülü Sokolov Ödülü'ne layık görülmüştür.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept