İsrail'in Nabzı

Suriye’deki İsrail-İran çekişmesinde son raunt İsrail’in

By
p
Article Summary
Güvenlik kaynaklarına göre Devrim Muhafızları komutanlarından Kasım Süleymani yönetimindeki İran güçlerinin Suriye’den İsrail’e düzenledikleri son saldırı haftalar öncesinden planlanmıştı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İsrail ile İran arasında 21 Ocak’taki ağır sıklet maçında bir raunt daha geride kalırken İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) Twitter hesabından bir paylaşım yapıldı. Doğuda Basra Körfezi, batıda Akdeniz’e kadar uzanan bir Orta Doğu haritasının altında “İran, kaybolmuşa benziyorsun” mesajı yer alıyordu. Harita üzerindeki dört kırmızı ok “Yerin burası” yazısıyla beraber İran topraklarını işaretliyor, bir başka kırmızı ok ise Şam bölgesini işaret ederek “İran şu an burada” diyordu.

Büyük bir hızla yayılan tweet, İsrail’in bu raundu da kazandığını anlatıyor, İsrail’in başlıca savı olan İran’ın başka bir devlete müdahalesini resmediyor, ayrıca sağlam bir mizah anlayışını yansıtıyordu. Ancak İsrail, bu boks müsabakasında sadece ilk raundun geride kaldığını, sırada daha çok raundun olduğunu biliyor.

İran son bir yılda rakibinden pek çok darbe aldı ama mücadeleyi bırakma niyetinde değil. Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan üst düzey bir İsrailli askeri kaynak, Devrim Muhafızları’nın komutanını kastederek şöyle diyor: “Belli ki Kasım Süleymani’nin güçlü bir bünyesi var. Sürekli dayak yiyor ama yenilgiyi kabul edecekmiş gibi durmuyor.”

2o Ocak’ta indirilen darbeleri iki taraf da özenle planlamıştı. İranlılar haftalarca çalışmış ama İsrail istihbaratı bu çalışmaları izlemişti. İsrail kendi misillemesini de titizlikle hazırlamıştı. Arap medyasında 20 Ocak’ta çıkan haberlere göre saldırı İsrail’e atfedildi. Görünen o ki Rusya’nın Şam uluslararası havaalanına yönelik saldırıların durması için yaptığı uyarıdan sadece birkaç gün sonra İsrail aynı havaalanını vurmuştu. 20 Ocak öğleden sonra gerçekleşen saldırı, Arap medyasında büyük yankı uyandırdı ve gece saatlerinde tekrar etti.

Moskova’dan tepki ancak 23 Ocak öğleden sonra geldi. Açıklamayı yapan sözcü, İsrail’in Suriye’deki saldırılarına son vermesi gerektiğini söyledi. Al-Monitor’a konuşan Batılı bir diplomata göre tepkinin bu kadar gecikmesinin nedeni basitti: Mahcubiyet. Rusya, İranlıların İsrail sınırına 80-100 kilometreden fazla yaklaşmayacağına dair güvence vermişti ama şimdi bunun boş bir söz olduğu ortaya çıkıyordu. Devrim Muhafızları 20 Ocak öğleden sonra Süleymani’nin adamlarının bulunduğu Şam yakınlarındaki bir üsten İsrail’e Raad tipi roketler atmıştı. Hâlbuki İranlıların bu bölgede olmaması gerekiyordu.

Olaylar zinciri 20 Ocak 13:00 sularında başladı. Medya, İsrail uçaklarının Şam uluslararası havaalanı civarında sıra dışı bir saldırı gerçekleştirdiğini bildiriyordu. İsrail saldırılarını genelde gece düzenliyor. Oysa bu saldırı – ki İsrail bunu resmen üstlenmiş değil – güpegündüz gerçekleşti. Çok muhtemel ki anlık bir istihbarat alınmış ve kaçırılmayacak bir fırsat doğmuştu. Suriye tarafı saldırının durdurulduğunu, füzelerin vurulduğunu açıkladı. Ancak belli ki bu açıklamanın gerçekle ilgisi yoktu. Bu arada, tam o esnada Tahran’dan Şam’a gitmekte olan Devrim Muhafızları’na ait bir kargo uçağı keskin bir U dönüşü yaparak İran’a döndü.

Yaklaşık bir saat sonra misillemede bulunan İran, İsrail’e güdümlü füze attı. Hermon Dağı’ndaki turistik tesis o sırada epey kalabalıktı. Önceki hafta yaşanan kar fırtınasının ardından binlerce kişi bölgede kayak yapıyordu. Atılan füze çok sayıda kayıp verdirtmeyi amaçlıyordu. Ancak Demir Kubbe füze savunma sistemi füzeyi bölgenin üzerinde avladı. Manzara gerçeküstüydü: Harika, güneşli bir gün ve insanlarla dolu bir kayak merkezi… Kayakçılar alanda fotoğraf çekerken, olup bitenden bihaber gökyüzünde füzenin vurulmasını da yakaladılar! Görüntüler büyük bir hızla sosyal medyada yayıldı.

İsrail’in bu tür tehditlere karşı birkaç katmandan oluşan bir savunması var. Örneğin Demir Kubbe bir sebepten dolayı çalışmazsa devreye, daha uzun menzilli bir önleme sistemi olan Sihirli Asa (Davud’un Sapanı) giriyor. Füze veya roket bir şekilde avlanıyor, felaketin önüne geçiliyor.

Başbakan Benjamin Netanyahu olay sırasında Çad’a tarihi bir ziyaret gerçekleştiriyor, Çad’la diplomatik ilişkiler 40 yıllık aranın ardından yeniden başlıyordu. Yeni Genelkurmay Başkanı Korgeneral Aviv Koçavi ise göreve sadece birkaç gün önce başlamıştı. Tüm bunlar, sistemin planlandığı gibi çalışmasını engellemedi. IDF Sözcüsü Tuğgeneral Ronen Manelis İran füzesinin bizzat Devrim Muhafızları Kudüs Gücü tarafından atıldığını açıkladı. Başka bir deyişle füzeyi İran’ın vekilleri, milisleri, ajanları veya temsilcileri değil Süleymani’nin kendisi atmıştı. “Suçlama” bu yöndeydi. Gece saatlerinde saldırı geldi: İsrail uçakları Şam uluslararası havaalanını vurdular, İran silahlarının depolandığı geniş bir alanı imha ettiler, Suriye’nin başka bölgelerinde de çok sayıda İran hedefini yerle bir ettiler. 22 Ocak’ta İsrail’in saldırılarında 12’si İranlı, geri kalanı Suriyeli askerler olmak üzere 21 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.

Bu olay öncesindeki hafta sonunda büyük bir Rus askeri heyeti İsrail’e yaptığı çalışma ziyaretini tamamlamıştı. Görüşmelerde Rus ve İsrail orduları arasındaki güvenlik prosedürleri netleştirildi, güçlendirildi. Bunların arasında sürtüşmeleri önlemeye dönük özel bir mekanizma da vardı. 21 Ocak gecesi bu mekanizma son derece hassas bir sınavdan geçti. İsrail tarafındaki irtibat görevlisi saldırıdan kısa süre önce Rusya’daki mevkidaşını arayarak bilgi verdi. Ruslar itiraz edemedi çünkü İran füzesinin atılması, Rusya’nın kendi taahhütlerini yerine getirmediğini ortaya koyuyordu. Süleymani verilen taahhütlere aldırmadan “yasak bölgeye” girmiş, dahası o bölgeden İsrail’e füze atmıştı.

Eş zamanlı olarak İsrail, Suriye tarafına şu mesajı iletti: “Karışmazsanız size zarar vermeyeceğiz. Misillemede bulunursanız zarar görürsünüz.” Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın kararı misilleme yönünde oldu. Suriye’nin uçaksavarları çılgınca her tarafa ateş ettiler. İsrail uçakları anında yedi-sekiz savunma bataryasını imha etti. Bunların arasında hem sabit hem mobil bataryalar vardı.

Toz duman dağıldığında bu raundun da İsrail’in tartışmasız zaferiyle sonuçlandığı belliydi. Süleymani kendisini bir kez daha IDF’in açıkça üstün olduğu bir durumda buldu. İstihbaratta önde giden, hava hâkimiyetine sahip olan İsrail, dikkat çekici bir isabetle ve neredeyse engelsiz hareket ediyor.

Başka bir şey daha var: Olaylı bir seçim kampanyasının içinde olan Başbakan Netanyahu, İsrail’in meşhur “belirsizlik politikasını” paramparça etti. O artık İsrail hava kuvvetlerince düzenlenen her saldırıyı, atılan her füzeyi memnuniyetle üstleniyor. Netanyahu bu açıdan eleştiri oklarının hedefinde. Al-Monitor’un görüştüğü muhalefet kaynakları “Netanyahu niçin hava atıyor? Niçin göze parmak yapıp karşı tarafı misillemeye zorluyor?” diye soruyor.

Gerçek şu ki İsrail’in böbürlenmesi sebepsiz değil. Süleymani Tahran’daki patronlarına ve genel olarak İran halkına sahte bir gösteri sunuyor. Askeri kayıplarının üstünü örtüyor, başarılarını abartıyor, hayali bir zafer görüntüsü yaratmaya çalışıyor. İsrail’in açık beyanları Süleymani’nin bu çabalarına limon sıkıyor. Bu arada İsrail, İran’daki iç tartışmaları da gerginlikle takip ediyor. Tartışmaların bir tarafında, İran’ın Suriye’deki tüm emellerini paketleyip evine dönmekten mutluluk duyacak olan Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani var, diğer tarafında ise Dini Lider Ali Hamaney’i “devrim ihracı” yönüne çekmeye devam eden Süleymani. İsrail, attığı her adımda Süleymani’ye ağır bir fatura ödetiyor, sonra da koşa koşa bunu herkese anlatıyor. Hikâye bundan ibaret

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Suriye çatışması

Ben Caspit, Al-Monitor’un İsrail’in Nabzı bölümünde köşe yazarıdır. İsrail basınının kıdemli köşe yazarı ve siyasi yorumcularından olan Caspit, ülkenin siyasi gündemine ilişkin günlük bir radyo programı ve düzenli televizyon programları yapmaktadır. Twitter hesabı: @BenCaspit

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept