Suriye'nin Nabzı

Rakka ve Deyrizor’un kaderi Araplar ve Kürtler arasındaki güvene bağlı

By
p
Article Summary
Rakka ve Deyrizor’da düzenlenen bir dizi saldırı ve suikast Arap nüfus ile Kürtler arasındaki gerginliği körükledi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

RAKKA, Suriye — Faaliyetlerini Suriye’nin kuzeyinden sürdüren ABD, Suriye politikasını iki meseleye odaklamış durumda: İslam Devleti (İD) ile mücadele ve İran’ın dizginlenmesi. Ne var ki, ABD destekli Suriye Demokratik Konseyi’nin ülkenin kuzeyinde ilan ettiği Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu ancak federasyonun en zayıf halkası kadar güçlü: Rakka ve Deyrizor’un Arap bölgeleri. Güvenliğin tesis edilemediği bu bölgelerde İD’le çeper mücadelesi halen sürüyor.

ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon ve Kürt çoğunluklu silahlı güçlerin eylül ayında Hacin’de İD’e karşı başlattığı operasyon dört ayın ardından bitmeye yakın görünüyor. Koalisyonun verdiği bilgilere göre bölgeyi kontrolünde tutan 2 bin kadar İD savaşçısı Hacin, Deyrizor ve Irak sınırındaki küçük bir arazide kıstırılmış durumda. Bu, örgütün Suriye ve Irak’ta geçmişte işgal ettiği tüm toprakların yüzde 1'inden küçük bir arazi. İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de 14 Aralık’ta İD’in en önemli mevzilerinden Hacin’in ABD destekli güçler tarafından ele geçirildiğini teyit etti. İD’in bölgedeki hakimiyeti bazı küçük köylerle sınırlı.

Avukat Daham El Monadi El Halil örgütün hâlihazırda Deyrizor’un muhtelif kasaba ve köylerindeki bir dizi uyuyan hücreye bel bağladığını söyledi. Ancak büyük darbe almış olmasına ve ABD öncülüğündeki koalisyonun Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) sağladığı hava desteğine rağmen İD’in karşı saldırı yetenekleri hâlen tam anlamıyla yok edilmiş değil.

İD militanlarının kasımda Deyrizor’da düzenledikleri bir saldırıda 50’den fazla SDG savaşçısı öldürüldü. Bu, köşeye sıkışan örgütün son zamanlarda düzenlediği en ölümcül saldırılardan biriydi.

Terör örgütüyle mücadelede bir dizi zorluklar söz konusu. Güney cephesinde İD’le çarpışan SDG güçlerinin, Türkiye’nin ekim ayında Kobani ve Tel Abyad’a düzenlediği bombalı saldırılar nedeniyle Suriye’nin kuzeyine çekilmek ve İD’le mücadeleye ara vermek zorunda kalmaları bunun bir örneği.

Bir diğer mesele de yerel halka ilişkin. Deyrizor’da yaşayan İyad El Karaba Al-Monitor’a şöyle dedi: Deyrizor’da çarpışan Amerikan ve SDG güçlerinin asıl sorunu yerel Arap toplumunun onlara yeterince güven duymaması. Halk Amerikalıları işgalci olarak gördüğü için onlarla iş birliği yapmaya ya da örgüt hakkında bilgi vermeye yanaşmıyor.”

Dahası İD Rakka’daki uyuyan hücrelerini hâlen koruyor. Bölgenin önde gelen Afadala aşiretine mensup Şeyh Beşir Faysal Huvaydi 2 Kasım sabahı silahla öldürülmüş olarak bulundu. Cinayeti İD üstlendi. Bundan bir hafta sonra SDG komutanlarından Ebu Casim El Rakavi’nin karagâhının yakınlarında bombalı araç saldırısı düzenlendi. 27 Kasım’da SDG’ye bağlı Gelecek Hareketi’nin merkezinin yakınlarında bomba patladı.

Rakka Yerel Meclisi’nden Şeyh Muhammed Nur Tib, Al-Monitor’a “İD nihai varoluş savaşını veriyor ve sağlam mücadele ediyor” dedi. Tib’e göre bölgedeki durum eskisine göre epey iyi.

Ancak kent hâlen önemli sorunlarla karşı karşıya. Rakka Yerel Meclisi Eş Başkanı Leyla Mustafa eylülde Al-Monitor’a verdiği mülâkatta yüzde 95’i yıkılan kentin sorunlarını şöyle anlatmıştı: 60 köprü ve 27 okul tamamen yıkılmış, elektrik şebekesi ve sağlık sistemi tümüyle çökmüş durumda. Mustafa’ya göre sadece bir sokakta elektrik şebekesi kurmanın maliyeti yaklaşık 5 milyon dolar.

İD’in tahribatının yanı sıra diğer sorunlardan biri de Araplar ve Kürtler arasındaki gerginlik. Yerel kaynaklara göre Kürtler geçmişte İD’le iş birliği yapmış olan Araplara güven duymuyor, Araplar da Kürtlerin, Rakka ve Deyrizor’da gücü tekeline geçirmeye çalıştığına inanıyor.

Rakkalı bir aktivist isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle dedi: “Arapların Rakka’da karar sürecinde çok cılız bir etkinliği var. Deyrizor’daki askeri meclis bile gerçek yetkilere sahip değil.”

Rakka şu an Suriye’nin kuzeydoğusunda kurulan Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu rejiminin kontrolündeki yerel meclis tarafından yönetiliyor. Meclisin biri Kürt biri Arap iki eş başkanı var: Leyla Mustafa ve Abid El Mehbak.

Bir diğer sorun da SDG liderlerinin bazı Arap komutanları dışlaması. Avukat Halil’e göre Liva Tuvar Rakka’nın lideri Ebu İsa da dahil bazı komutanların akıbetine ilişkin belirsizlik sürüyor.

Güvensizlik ortamı Rakka ve Deyrizor’u yabancı müdahalelere açık hale getiriyor. İD de Arap bölgelerindeki bağlantılarını kullanarak Kürt ve Arap güçlere düzenlediği saldırılarla kaosu körüklüyor.

Öte yandan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad rejimi de yerel aşiretlerle bağları üzerinden doğudaki Arap bölgelerindeki etkinliğini koruyor. Deyrizor ve Rakka’nın Arap bölgelerindeki en etkin iki unsurun İD ve Suriye rejimi olduğunu belirten Karaba “Şam’da yaşayan Nevef El Beşir gibi nüfuzlu aşiret liderlerinin Deyrizor ve Rakka’da hâlen sözü geçiyor.” dedi.

Türkiye de Rakka ve Deyrizor’daki Arap nüfus üzerinden etkinliğini artırmaya çalışıyor. Halil’e göre Ankara geleceğe yönelik hesaplarla bu bölgelerdeki aşiretlerin Türkiye’de yaşayan liderlerini birleştirmeye çalışıyor ve bölgede el altından yürüttükleri faaliyetlere mali destek sağlıyor.

İstikrar için elzem olan yatırımın Rakka ve Deyrizor’a ulaşması ise zaman alıyor. Kürdistan 24 internet sitesinin 5 Aralık’taki haberine göre ABD uluslararası koalisyon üyelerinden 325 milyon dolarlık katkı ve bağış sözü aldı. Haberde bunun, “Suriye’nin kuzeydoğusunda İD’den temizlenen bölgeler için yaşamsal olan istikrarın yeniden tesisinde” kullanılacağı belirtildi.

Karaba da sözlerini şöyle noktaladı: “Paraya çok ihtiyaç var. Arap bölgelerinde istihdamı ve kamu hizmetlerini yeniden ayağa kaldırmalıyız. İşin aslı, Araplar ile Kürtler arasındaki güveni tesis edebilmek için bir başarı öyküsüne ihtiyacımız var."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Suriye çatışması, Kürtler ve Kürdistan

Fransa ve Lübnan uyruklu gazeteci Mona Alami, Atlantik Konseyi’ne bağlı Refik Hariri Orta Doğu Merkezi’nde konuk araştırmacı olarak çalışıyor. Ürdün, Mısır, Lübnan, Suriye, Sudan ve BAE başta olmak üzere Arap dünyasındaki siyasi ve ekonomik konuları izliyor.

 

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept