İsrail'in Nabzı

İsrail Hizbullah’ın tünellerini yıkıyor ama füze tehdidi devam ediyor

By
p
Article Summary
İsrail Hizbullah’ın sınırda kazdığı saldırı amaçlı tünelleri tespit edip imha etmeye başladı ama örgütün hassas füze projesini engellemek bu kadar kolay olmayacak. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) 4 Aralık günü şafaktan önce Hizbullah’ın saldırı amacıyla sınırda kazdığı gizli tünele bir kamera koydu. Kamera iki ülkeyi ayıran Mavi Hat’tın Lübnan tarafına yerleştirildi. Şafak vakti, sabah devriyesinde olan iki Hizbullah mensubu kameranın bulunduğu noktaya ulaştı. IDF’in 4 Aralık akşamı servis ettiği görüntülerde adamlardan birinin şüpheyle kameraya yaklaştığı görülüyor. Kameraya doğru uzanan ve etrafı kolaçan eden Hizbullah mensubunun suratına bir şey patlıyor ve o da geldiği yöne geri koşuyor.

O an Hizbullah için bir idrak anı olmuş olmalı. Yeni bir çatışmada Celile’deki İsrail mevkilerini ele geçirme hesabı yapan terör örgütü, bu saldırı türünün en önemli unsuru olan tünellerin İsrail tarafından imha edilmek üzere olduğunu herhalde anlamıştır. İsrail, Hizbullah’a karşı algı mücadelesinde robotik kamerasıyla ufak ama nitelikli bir zafer kazandı. Ancak görüntüler sosyal medyada büyük bir hızla yayılmış olsa da savaşın kendisi henüz kazanılmış değil. Belirleyici olacak mücadeleler hâlâ önümüzde ve bunlar tünellerle değil, hassas güdümlü füzeler projesi ve Tahran’daki Devrim Muhafızları’ndan doğrudan Beyrut’taki uluslararası havalimanına uçmaya başlayan uçaklarla ilgili.

Yine de 12 yıldır süren bir kâbus önümüzdeki haftalarda çözüme bağlanacak. İkinci Lübnan Savaşı’nın sona erdiği ağustos 2006’dan beri İsrail’in kuzey sınırı yakınlarında yaşayan halk, geceleyin sınırın Lübnan tarafından ya da yerin derinliklerinden kazı sesleri geldiğinden şikâyet ediyordu. IDF Hamas’ın Gazze’deki tünelleriyle büyük tecrübe kazanmış olsa da kuzeydeki tüneller yıllarca tespit edilemedi. Taşlı arazi nedeniyle kazı yapmak son derece zordu, dolayısıyla İsrail, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın Hamas’ın “yeraltı” yöntemlerini taklit etmeye kaynak ayırmayacağını varsaydı.

Görünüşe göre varsayım yanlış çıktı. Güney sınırında son derece başarılı çalışan İsrail’in eşsiz tünel tespit teknolojisi, sınırın öteki tarafında olup bitenlere dair istihbaratla birleşince fark yarattı. Hamas’la Hizbullah arasında belli bir sinerji olduğu anlaşılıyor. İsrail Hamas’ın Hizbullah’ı taklit etmeye ve Gazze’de Hizbullah temelli bir model kurmaya çalıştığını söylerdi. Oysa şimdi İsrail’e yeraltından cephe açma konusunda Hizbullah’ın Hamas’ı örnek aldığı anlaşılıyor.

Bu hafta ortaya çıkarılan tünelin İsrail topraklarına uzanan kısmı yaklaşık 40 metre uzunluğunda. Lübnan tarafında Kafr Kila köyü yakınlarındaki bir binanın içinden başlayan tünel sofistike bir sistem kullanılarak yapılmış, çıkarılan toprak ve taşları taşıyan çok sayıdaki kamyon ve ticari aracın hareketleri kamufle edilmiş. İsrail’in değerlendirmesine göre Lübnan sınırında buna benzer başka tüneller de var. IDF, Kuzey Kalkanı adını verdiği operasyonla bu tünelleri ortadan kaldırmayı planlıyor.

Bu İsrail için önemli bir stratejik başarı. Hizbullah’ın Rıdvan komando birimlerini İsrail’in burnunun dibinden İsrail topraklarına sokabilmesi, yeni bir çatışmada İsrail içinde kısa süreliğine de olsa belli bir toprak kontrolü sağlamak isteyen örgüte önemli bir avantaj sağlayacaktı.

Ancak son günlerde açıkça görüldü ki İsrail’in Hizbullah’ı caydırabildiği gibi Hizbullah da İsrail’i caydırabiliyor. Bu karşılıklı caydırıcılık neticesinde Kabine, tünelleri etkisizleştirme ve tıkama çalışmalarının sınırın sadece İsrail tarafında yapılmasını kararlaştırdı. IDF tünellere doldurduğu betonu dikkatle ölçüyor, betonun Lübnan tarafına geçmemesine özen gösteriyor. Görünen o ki şu an kimse savaş istemiyor. Bilgiye dayalı tahminler, Nasrallah’ın İsrail’in bu başarısını yutacağı ve bölgeyi ateşe vermeyeceği yönünde.

IDF, Kuzey Kalkanı Operasyonu’nu büyük bir titizlikle hazırladı. Ordunun komando birimi ve iki tugay daha kuzeye kaydırıldı, hava kuvvetleri teyakkuza geçirildi, kuzeydeki istihbarat ağı azami seviyede çalıştırıldı. Geriye dönüp bakınca Başbakan Benjamin Netanyahu’nun 18 Kasım’daki konuşmasında “özveri” gerektiren güvenlik sıkıntılarına işaret edip Eğitim Bakanı Naftali Bennett’e hükümeti bırakmaması için seslenirken kuzeydeki tünel olayını da kastettiğini artık biliyoruz.

Kabine tünel yıkım operasyonuna, o günlerde halen savunma bakanı olan Avigdor Liberman’ın itirazlarına karşın 7 Kasım’da onay verdi. Operasyondan kısa süre önce Brüksel’e giden Netanyahu, burada görüştüğü ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’dan Lübnan ve Hizbullah’a İsrail’in sert uyarılarını iletmesini istedi.

Tünel operasyonu, son aylarda Kabine ve savunma teşkilatını sarsan tartışmaları da açığa vuruyor. Tartışmanın bir tarafında Liberman ve muhtemelen Bennett ve Adalet Bakanı Ayelet Şaked gibi Gazze’ye yönelik kapsamlı operasyon isteyenler, diğer tarafında ise Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot önderliğindeki ordu, Netanyahu ve bakanların çoğu bulunuyor. İkinci grup, Hizbullah’ın kazdığı tünelleri, güneyde Hamas’la yaşanan çatışmalardan çok daha ciddi bir tehdit olarak görüyor ve ilk iş olarak bunlara eğilmek gerektiğine inanıyor.

Ancak kesin olan bir şey varsa o da şu: Tünel imha operasyonu gereksiz sürtüşmeler olmadan başarılı bir şekilde sona erse bile asıl mücadele bitmiş olmayacak. Hizbullah’ın hassas füze projesi hâlâ capcanlı, İsrail’in engelleme çabaları da devam ediyor. Tahran’dan Beyrut’a yapılan direkt uçuşlar İsrail için hayra alâmet değil. Netanyahu’nun Pompeo aracılığıyla ilettiği uyarılar ağırlıkla hassas füze tehdidiyle ilgiliydi. İsrail’in ikilemi, projeyi Hizbullah’ın giriştiği bir savaş eylemi sayıp saymama noktasında.

Netanyahu’nun seçimler öncesi böyle bir askeri maceraya girmesi olası değil. Hâlihazırda İsrail için en ciddi tehdit olan füze sorununa eğilmeden önce Netanyahu’nun ne zaman seçime gideceğine karar vermesi lazım. Nasrallah da durumun farkında. Hizbullah liderinin son iki günde sessiz kalmasının nedeni, geleceğe dönük planlar yapması olabilir. Bu açıdan bakıldığında İsrail’in yeni bir savaşta olası Hizbullah işgalini önlemek için bu denli enerji ve çaba harcaması, Hizbullah için şimdiden küçük bir zafer sayılır. Ufak bir terör örgütü olarak yola çıktığında Orta Doğu haritasında zar zor yer bulabilen Hizbullah, bugün İsrail için en ciddi tehditlerden biri konumunda.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: iranian-israeli conflict, missiles, israeli security, tunnels, hezbollah in lebanon

Ben Caspit, Al-Monitor’un İsrail’in Nabzı bölümünde köşe yazarıdır. İsrail basınının kıdemli köşe yazarı ve siyasi yorumcularından olan Caspit, ülkenin siyasi gündemine ilişkin günlük bir radyo programı ve düzenli televizyon programları yapmaktadır. Twitter hesabı: @BenCaspit

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept