Irak'ın Nabzı

Irak Kürdistanı: Kadına yönelik şiddet önlenemiyor

By
p
Article Summary
Irak Kürdistanı’nda kadına yönelik şiddetle mücadeleye milyonlarca dolar ayrılmasına rağmen kadınlar mağdur olmaya devam ediyor, kurbanların sayısı artıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

17 yaşındaki Şeyma Erbil’de lise üçüncü sınıf öğrencisiydi. Ailenin “namusu” için kaygılanan annesi, kızıyla sık sık sert tartışmalar yaşıyordu. Sonunda aile Şeyma’yı okula gitmekten menetti. 30 Ekim akşam saat 4 sularında komşular Şeyma’nın evinden silah sesleri duydu. O an evin dışında olan Şeyma’nın annesi, telaşlanan komşulara “Bu sizi ilgilendirmez” dedi. Aile Şeyma’nın intihar ettiğini iddia etse de çok geçmeden genç kızın erkek kardeşi tarafından AK-47 tüfeğiyle vurulduğu anlaşıldı. İddia edilen sebep Şeyma’nın bir cep telefonunun olmasıydı. Yapılan incelemede Şeyma’nın ellerinden, başından ve göğsünden vurulduğu tespit edildi. Erbil Polis Sözcüsü Binbaşı Hoger Aziz’in tahminine göre Şeyma, kardeşinin sıktığı mermilerden yüzünü elleriyle kapatarak korunabileceğini düşünecek kadar masumdu.

Şeyma çoğu zaman “gizemli” şekilde hayatını kaybeden çok sayıdaki genç kız ve kadından sadece biri. Kurbanlar “kazayla çıkan” yangınlarda can veriyor, vahşice bıçaklanıyor, ateşli silahlarla vuruluyor veya uçurumlardan aşağı atılıyor. Faillere ulaşılmasını engellemek için katledilen kadınların yüzleri pek çok zaman tanınmayacak hâle getiriliyor. Polis katilleri yakalasa da bazen serbest kalabiliyorlar. Bunlar ya nüfuzlu kişiler ya da nüfuzlu tanıdıkları olan kişiler oluyor.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar Kürdistan’daki kadınların mağduriyetine yönelik farkındalık yaratmak için milyonlarca dolar harcamış olsa da veriler durumun daha da kötüye gittiğini gösteriyor.

Görevi sona ermekte olan BM Irak Özel Temsilcisi Jan Kubis namus cinayetlerini, kadına yönelik diğer şiddet türlerini önlemek için KBY’nin gayret sarf ettiğini kabul ediyor. Bu kapsamda namus cinayetleriyle ilgili yasalar değiştirildi, kadınlar için yeni sığınma evleri kuruldu, çok eşliliğe kısıtlamalar getirildi, KBY’deki şiddetle mücadele yasası uluslararası standartlarla uyumlaştırıldı. Ancak Kubis 25 Kasım’daki açıklamasında şu tespitte bulundu: “Cinsel ve cinsiyet temelli şiddet konusunda farkındalığın artması ve bu tür şiddete karşı önemli çabaların olmasına rağmen, bu korkunç hak ihlallerine maruz kalan kadın ve kızların sayısı hâlâ alarm verici boyutta.”

KBY 2009’da Kürt toplumundaki yerleşik kaygılara eğilmek amacıyla Kadın Yüksek Konseyi’ni kurmuştu. Konsey 25 Kasım’dan başlayarak kadına yönelik şiddete karşı 16 günlük bir kampanyaya önayak oldu.

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Genel Müdürü Kurda Ömer 6 Kasım’da NRT kanalına yaptığı açıklamada kadına yönelik şiddetin, bilhassa da cinsel şiddetin 2018’in ilk 10 ayında hem ev hem iş ortamında arttığını belirtti. NRT’nin aktardığı resmi istatistiklere göre yılın ilk dokuz ayında Kürdistan bölgesinde 91 kadın öldürüldü ya da “intihar etti,” 203 kadın “kendini yaktı” ya da yakıldı, 87 cinsel saldırı kayıtlara geçti, 7 bin 191 kadın da şiddet gördüğü gerekçesiyle şikâyette bulundu.

Kadına şiddet vakalarında uzmanlaşan Avukat Şohan Hama Raşid Al-Monitor’a yaptığı açıklamada “Veriler şiddetin her geçen yıl arttığını gösteriyor.” dedi. 14 yıldır bu alanda çalışan Hama Raşid, bilinçlenmede ilerleme sağlandığını ve rakamlardaki artışın kısmen sesini duyurmak isteyen kadınların artmasından kaynaklandığını düşünüyor.

Şiddetin bu denli kökleşmiş olmasının temel bazı sebepleri olduğunu vurgulayan avukat şöyle diyor: “İnsanları yargıya gitmeleri için teşvik ediyoruz ama müthiş bir bürokrasi var. (…) Olaylar bazen siyasallaştırılıyor ya da siyasi partiler müdahale ediyor. Bazı insanlar da sorunlarını aşiret meclisleri üzerinden çözmeyi tercih ediyor.”

Aşiret meclisleri pek çok zaman bölgenin iki iktidar partisi olan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) toplumsal birimlerine başvuruyorlar ve aileler ya da aşiretler arasındaki meseleler burada, aşiret reislerinin katılımıyla yargı sisteminin dışında çözüme bağlanıyor.

Tarihsel olarak Kürt partileri gençlerin yozlaşmasını ve dolayısıyla Kürt kurtuluş hareketinin zayıflamasını önleme gerekçesiyle “ahlaksız” addedilen kadınlara yönelik şiddeti meşrulaştırdı. 20. yüzyılın ikinci yarısında dağdaki silahlı erkekler tarafından ahlaksız olduklarına inanılan kadınların Süleymaniye ve Erbil sokaklarında ya da kırsal bölgelerde öldürüldüğüne dair pek çok öykü var.

Amsterdam Üniversitesi’nde ders veren Kürt aydın Merivan Kani gibi bazı isimler ise 1992’de uluslararası toplumun vesayeti altında kurulan Kürt yönetimi ile birlikte bir zamanlar fedakâr Peşmerge komutanları olan yeni muktedirlerin açgözlü ve yolsuz kişilere dönüştüklerini ve Kürt toplumunun tamamını altüst ettiklerini düşünüyor. Kani nisan 2015’teki bir çalışmasında şöyle yazıyor: “Eski peşmergelerin yolsuz iş adamlarına dönüşmesi toplumun sınıfsal yapısını değiştirdi ve sosyal, siyasal ve kültürel bir krize neden oldu. Cebir ve güç kullanma, Kürdistan’da hâkim iktidar ilişkilerinin korunmasında kritik bir unsur hâline geldi. Kadına yönelik şiddet de yeni oluşan bu ortamın parçasıdır, 1990’lardan itibaren yönetim pratiklerinde yaşanan bu kritik dönüşümle bağlantılıdır.”

Kadın sorunlarına odaklanan bağımsız gazeteci Niyaz Abdullah da kadına yönelik şiddetin 1991 sonrasında Kürt yönetimi döneminde yükseldiği kanısında. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Abdullah’ın değerlendirmesi şöyle: “İstatistikler 1991’den bu yana binlerce kadının öldürüldüğünü gösteriyor. Benim şahsi fikrim o ki namus adına öldürülen kadınların sayısı, Halepçe kurbanlarının sayısından az değil.” Saddam Hüseyin’in Baas rejiminin mart 1988’de Halepçe’de düzenlediği kimyasal saldırıda 5 bin kişi katledilmişti.

28 Kasım’da, yani kadına yönelik şiddete karşı başlatılan son kampanyadan üç gün sonra, kadına yönelik şiddetle mücadeleden sorumlu müdürlüğün Süleymaniye’deki ana binası saldırıya uğradı. Failler tespit edilemedi. Kadına şiddet Kürt medyasının gündeminden düşmüyor ama bu arada kurbanların sayısı da artmaya devam ediyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: polygamy, krg, violence against women, peshmerga, honor killings, kurdistan region of iraq, erbil

Fazel Hawramy, şu an Irak Kürdistanı’nda yaşayan bağımsız bir gazetecidir.

x
keyboard_arrow_up

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept