Irak'ın Nabzı

Irak Kürdistanı: PKK yanlısı partiye yasak ne anlama geliyor?

By
p
Article Summary
Türkiye, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne siyasi ve ekonomik baskı uygulayarak PKK’nın ideolojisini paylaşan siyasi partilerin bürolarını kapattırmaya çalışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

SÜLEYMANİYE, Irak — Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Türkiye’nin yoğun baskısına boyun eğerek KBY İçişleri Bakanlığı’nca resmi olarak tescillenmemiş tüm siyasi partileri yasaklama kararı aldı. Yasak Irak federal hükümetinin tescil ettiği partileri dahi kapsıyor. Yasak kapsamına giren partilerden biri, PKK ideolojisini benimseyen Tevgeri Azadi. Parti, genel merkezinin kapatılmasının yasalara aykırı olduğunu ve bunun doğrudan Türkiye’nin tehditleri sonucu gerçekleştiğini öne sürüyor.

Tevgeri Azadi'nin Süleymaniye kentindeki merkezi, ayrıca Kaladiza, Raparin, Koya ve Kifri kasabalarındaki büroları, Kürdistan bölgesinin güvenlik gücü olan Asayiş birimleri tarafından 29 Kasım’da kapatıldı.

Kürdistan Özgür Toplum Hareketi olarak da bilinen Tevgeri Azadi, ekim 2014’te kurulmuştu. PKK’nın hapisteki lideri Abdullah Öcalan’ın ideolojisine bağlı olan Tevgeri Azadi, aralık 2017’de Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu’ndan ülke çapında siyasi parti olarak faaliyet gösterme izni aldı. Mayıstaki parlamento seçimlerinde Yeni Nesil Hareketi ile oluşturduğu ortak listeden ihtilaflı Kerkük bölgesinde aday gösteren parti, Irak parlamentosunda bir sandalye kazandı.

Türkiye’de yasadışı olan PKK, daha geniş siyasi ve kültürel haklar elde etme iddiasıyla 1984’ten bu yana silahlı kampanya yürütüyor. PKK Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği tarafından terörist örgüt addediliyor.

Kürdistan'da geçen yıl düzenlenen bağımsızlık referandumunun ardından Türkiye ve İran’ın bölgedeki Kürt partilerine karşı hassasiyeti arttı. İki ülke, İran ve Türkiye karşıtı Kürt partileri ile İranlı ve Türk muhalif gruplarının faaliyetlerini kısıtlaması yönünde KBY yetkililerini defalarca uyardılar.

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) mensubu olan KBY Başbakan Yardımcısı Kubad Talabani Kürdistan bölgesinde tescillenmemiş tüm partilerin ofislerini kapatma talimatını 25 Kasım’da verdi. Tevgeri Azadi’nin resmi sözcüsü, parti merkezlerinin kapatılmasını Türkiye’nin KBY’ye dayattığı hukuksuz ve siyasi bir karar olarak niteledi.

Ankara ekim 2017’de bağımsızlık referandumuna misilleme olarak Türk hava sahasını tüm KBY uçuşlarına kapatmıştı. Ankara 23 Mart’ta Erbil’e giden ve Erbil’den kalkan uluslararası uçuşları yeniden başlatırken Süleymaniye uçuşları için yasak devam etti.

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Süleymaniye Uluslararası Havalimanı basın sorumlusu Dana Muhammed Türkiye ile Süleymaniye arasındaki uçuşların hâlâ başlamadığını söyledi ve ekledi: “Uçuşların ne zaman başlayacağını bilmiyoruz. Türk tarafı bize bu konuda resmi olarak herhangi bir şey söylemiş değil.”

Türkiye’nin Erbil Başkonsolosu Hakan Karaçay ise Tevgeri Azadi’nin ofislerinin kapatılması kararını “Kuşkusuz ki KYB doğru bir adım atmıştır.” sözleriyle değerlendirdi.

Tevgeri Azadi Sözcüsü Tara Hüseyin ise Al-Monitor’a yaptığı açıklamada “Ofislerimizi kapatma kararının Türk devleti tarafından KBY’ye dayatıldığını söylediğimizde bazı insanlar bize inanmakta zorluk çekti.” dedi.

Partinin PKK’yla bağlantılı olduğu iddiasını reddeden Hüseyin bu tip ithamların, “asılsız” ve partiyi yasaklamak için “hukuksuz bahaneler” olduğunu söyledi. Sözcü Türkiye ve İran’ı kastederek partinin “işgalci devletlere karşı milli duruşu” nedeniyle yasaklandığını öne sürdü.

Partinin PKK’yla tek bağının “ortak felsefe” olduğunu ve bunun “dünyanın her yerinde normal bir şey” olduğunu söyleyen sözcü şöyle devam etti: “Bizler Öcalan’ın fikriyatını benimsiyoruz. (…) Bugün Arjantin’de, Latin Amerika’da, başka yerlerde Öcalan’ın ideolojisini benimseyen pek çok siyasi örgüt var.”

Hüseyin’e göre parti, KBY İçişleri Bakanlığı’na faaliyet izni için başvuruda bulundu ama herhangi bir yanıt alamadı. Kürdistan bölgesindeki siyasi partiler yasalarına göre bu durum, partinin tescillendiği anlamına geliyor. Yasaya göre bir partinin izin başvurusuna üç ay içinde yanıt verilmezse parti tescillenmiş sayılıyor ve bölgede faaliyet gösterebiliyor.

Sözcü partinin kapatılmasına karşı Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu’na şikâyette bulunacaklarını, ayrıca Irak Federal Mahkemesi’ne ve uluslararası yargı mercilerine başvuracaklarını belirtti. Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu’nun konuyu şimdiden takibe aldığını belirten Hüseyin sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürdistan bölgesinde tescillenmemiş bazı partilere ofislerini kapatma talimatı gitmediğini biliyoruz. Paradoksal bir şekilde KBY’den resmi izin almış bazı sivil toplum örgütlerine ise bize yakın oldukları için ofislerini kapatmaları söylendi.”

Başbakan Yardımcısı Talabani’nin basın danışmanı Samir Havrami ise Al-Monitor’a yaptığı açıklamada Kürdistan bölgesinde faaliyet gösteren her partinin KBY İçişleri Bakanlığı’ndan resmi izin alması gerektiğini, aksi halde kapatılacağını belirtti. Havrami’ye göre Irak makamlarınca tescillenmiş olan partilerin de KBY İçişleri Bakanlığı’ndan ayrıca izin alması gerekir.

Kürt gazeteci ve aktivist Ravşan Kasım’ın yorumu ise şöyle oldu: “Türk yetkililer, Türkiye’nin terörist saydığı gruplara Süleymaniye’nin sahip çıktığına dair açıklamalar yapıyordu. Türkiye Öcalan’ın ideolojisine inanan her partiyi PKK’nın uzantısı olarak görüyor.” Aslen kuzey Suriyeli olan ve 2004’te Kürdistan bölgesine sığınan Kasım, Suriye muhalefetinde de bazı siyasi görevler aldı.

Kasım’a göre “Bu, Türkiye’nin temelsiz bir bahanesi. Çünkü bu parti Irak tarafından tescillenmiş durumda. Parti bir Irak Kürt partisidir.”

Kasım ayrıca Türkiye’nin Kürt gruplara, bilhassa da Kürdistan Demokratik Partisi’yle yakınlığı olan KYB yetkililerine baskı uyguladığını, Tevgeri Azadi’nin ofislerini kapatma kararının bu nedenle Süleymaniye idaresinden geldiğini belirtti.

Türkiye’nin başka Kürt partilerini de kapattırmak istediğini, huzursuzluk ve iç savaşları körükleyerek bölgesel hedeflerine ulaşmak istediğini öne süren Kasım, “Bu büyük bir çalkantı ve şu an Kürt partileri arasında çatışma çıkma tehlikesi var ki bunda nihai kaybedenler Kürtler olur.” dedi. Kasım’a göre Türkler “Musul ve kuzey Suriye’yi ilhak etme hayallerini” gerçekleştirmeden Kürdistan bölgesi üzerindeki Türk baskısı bitmeyecek.

ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları yeniden devreye sokmasıyla Türkiye Kuzey Irak’taki hedefleri açısından altın bir fırsat yakaladığını biliyor. Zira Kürdistan bölgesinin petrol ihracatı için Türkiye’den başka güzergâh seçeneği kalmıyor. Ankara bir taşla iki kuş vurmaya çalışıyor. Bir yandan baskı uygulayarak Kürdistan’daki PKK yanlısı partilerin faaliyetlerini kısıtlamak, bir yandan da Kerkük petrollerinin Türkiye üzerinden taşınmasını sağlamak istiyor ki bu, sıkıntılı günlerden geçen Türk ekonomisine de katkı sağlayacak.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: türk-kürt çatışması

Dana Taib Menmy is a Kurdish journalist from Sulaimaniyah who has been published by several Kurdish media outlets since 2006.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept