İran'ın Nabzı

ABD yaptırımları İran’da hastaları vuruyor

By
p
Article Summary
ABD’nin yeniden devreye soktuğu yaptırımlar nedeniyle İran halkı yaşamsal önemdeki ilaç ve tıbbi malzemelere ulaşmakta zorluk çekiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Tahran’da öğrenci olan Hazal, çoğunlukla Finlandiya’dan ithal edilen kan sulandırıcı bir ilaç olan Warfarin’i sorduğunda eczası “Şimdi almanızı tavsiye ederim çünkü yarın bulamayabilirsiniz.” diyor. ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesiyle İran parasının uğradığı değer kaybından dolayı ilacın fiyatı birkaç ayda üç misli artmış.

İran ekonomisini hedef alan ikinci yaptırım dalgasını “Game of Thrones” temalı bir paylaşımla duyuran ABD Başkanı Donald Trump Twitter’daki takipçilerini eğlendirmiş olabilir ama izlediği siyasetin somut sonuçları Hazal gibi milyonlarca İranlıyı mağdur ediyor. ABD’nin 5 Kasım’da devreye soktuğu yaptırımlar zaten zorda olan İran ekonomisine yeni sıkıntılar getiriyor.

Teorik olarak gıda, ilaç, tıbbi cihaz gibi insani önem taşıyan kalemler yaptırımlardan muaf. Ancak İran’la yabancı bankalar arasındaki işlemlere uygulanan kısıtlamalar o kadar sert ki insani ticarete tanınan istisna fiiliyatta imkânsız hâle geliyor. Başka bir deyişle İran’a ilaç satmaya istekli yabancı firmalar olsa da İran genellikle bunlara ödeme yapamıyor. Bu durum, ABD’nin ikincil yaptırımların ihlaline uyguladığı ağır para cezalarının direkt bir sonucu.

İran’da aslında büyük bir ilaç endüstrisi var. Yerli üreticiler 80 milyonluk nüfusun kullandığı ilaçların yüzde 96’sını üretebiliyor. Ancak İran Ecza Sanayii Sendikası Başkanı Abbas Kebriaizade’ye göre bu ilaçlardaki etken maddelerin yarısı ithal. Dolayısıyla yerli üreticiler dış kısıtlamaların etkisine doğrudan maruz kalıyor. Ayrıca, yerli şirketlerin üretemediği yüzde 4’lük kısım ekseriyetle ihtisaslaşmış ilaçlardan oluşuyor ve bu da dış alımları zorunlu kılıyor.

Bita adıyla anacağımız Tahranlı bir tıbbi araştırmacı gerçek isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Nadir ve kronik hastalıklarda kullanılan ilaçlar çoğunlukla ithal ediliyor. Ayrıca yaptırımlardan dolayı hükümet yerli muadili olan ilaçların alımında artık destek sağlamıyor. Çoğu insan için fiyatların astronomik rakamlara ulaştığı karaborsadan başka seçenek kalmıyor.”

Ancak İranlıların tek kaygısı yüksek fiyatlar değil. Yabancı ilaçların eczanelerde bulunmaması piyasaya hileli veya sahte ilaçların sokulmasını dolaylı olarak teşvik ediyor ve bu da hastaların sıkıntısını iyice artırıyor. Bir başka sorun da yerli ve yabancı ilaçların aynı kalitede olmaması.

Tahran Psikanalitik Çalışmalar Merkezi’nin kurucu müdürü Dr. Babek Ruşenai-Muhaddem şöyle konuştu: “Başka bir ilaç sınıfına veya yerli üretim ilaçlara geçmek riskli olabilir. Bu ilaçların pek çoğunun aynı kalitede olmadığı bir gerçek. Hâlihazırda bunların yan etkileriyle boğuşan hastalarım var.”

Bini aşkın İranlı doktor ve ruh sağlığı uzmanı 26 Ekim’de başlattıkları imza kampanyasıyla en riskli durumda olan hastaların, özellikle kanser, MS, hemofili, nadir görülen rahatsızlıklar ve ruhsal hastalıklardan muzdarip olanların yaptırımlardan ciddi şekilde etkileneceği uyarısında bulunuyor.

Yaşanan sıkıntılar sadece ilaçları değil tıbbı gereçleri de etkiliyor. Bita’ya göre “Ameliyat olacak insanlardan dren gibi, oksijen vermek için kullanılan hortumlar gibi ameliyat malzemelerini bizzat satın alıp getirmeleri isteniyor.”

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü nisan ayında zor bulunan kalemler listesinde 57 tıbbi malzemenin yer aldığını belirtmişti. Hekimler bu sayının hızla artacağından korkuyor. İran Gıda ve İlaç İdaresi’ne göre Obama döneminde uygulanan yaptırımlar 350 ilaçta kıtlığa yol açmıştı. 2015’te imzalanan nükleer anlaşmadan iki yıl önce 2013’te Wilson Center tarafından yayımlanan araştırmada ABD ve Avrupa’dan İran’a ihraç edilen ecza ürünlerinin neredeyse üçte bir oranında azaldığı tahmin ediliyordu.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo yaptırımların ve ekonomik baskının “İran halkını değil rejimi ve onun habis maşalarını” hedeflediğini pek çok kez yinelese de insani ticaretle ilgili işlemlerin ekseriyetini gerçekleştiren Parsian gibi özel bankalara yaptırım uygulama kararı bunun tam tersi bir mesaj veriyor.

Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilmesinden bir ay önce İran Talasemi Derneği Başkanı Dr. Macid Areste ilaç yetersizliği ve bazı tıbbi gereçlerin yokluğu nedeniyle yedi kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu. İran’da talasemi teşhisi alan 18 bin hastanın 12 bini ithal ilaç kullanıyor. Geçtiğimiz günlerde yeniden uyarıda bulunan Areste, söz konusu ilaçların mevcut stoklarının birkaç ayda tükeneceğini ve hastaların hayati riskle karşı karşıya kalacağını belirtti.

ABD’nin İran Özel Temsilcisi Brian Hook 2 Kasım’daki basın brifinginde bu durumdan kimin sorumlu olduğunu şöyle açıkladı: “Güvenli (ticari) kanalları bulma sorumluluğu ABD’ye ait değil. Bizler İran’a insani ürün satışına imkân vermek için üzerimize düşeni yaptık. (…) Bankalar İran bankacılık sistemine güvenmiyorlarsa bu, İran’ın sorunu.”

İranlıların çözüm bekleyen bir sorunu olduğu muhakkak. Tasarımcı olarak çalışan Tahranlı Nima büyükannesinin kemoterapi ilaçlarını bulmaya çalıştığını ama başaramadığını anlatıyor. Al-Monitor’a konuşan Nima “Bir insanı bilfiil öldürmek ile onun gıda veya ilaca ulaşmasını engelleyerek ölmesine izin vermek arasında nasıl bir fark var?” diye soruyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Yaptırımlar

Virginia Pietromarchi is an Italian freelance journalist. She holds an MA in Iranian studies from SOAS University of London and has traveled extensively and lived in Iran. She recently completed a degree in international journalism at City University of London and currently collaborates with the Italian national newspaper La Stampa, mostly writing about Iranian affairs. Her work has appeared in Huffington Post Italia, ResetDoc and on Radio Rai3.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept