Mısır'ın Nabzı

Mısır’daki tatbikat Arap NATO’sunun habercisi mi?

By
p
Article Summary
ABD Başkanı Donald Trump tarafından teşvik edilen “Arap NATO’su” projesinin sıkça gündeme geldiği altı Arap ülkesi Mısır’da ortak tatbikat gerçekleştirdi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

KAHİRE — Mısır ordu sözcüsü Albay Tamer Rifai 7 Kasım’daki açıklamasında Genelkurmay Başkanı Korgeneral Muhammed Ferid Hicazi’nin 3-16 Kasım tarihlerinde gerçekleşen Arap Kalkanı-1 tatbikatına katıldığını duyurdu. Tatbikat altı Arap ülkesinin katılımıyla İskenderiye’nin batısında, Akdeniz kıyısında yer alan Muhammed Necib Askeri Üssü’nde icra edildi. Tatbikatın farklı aşamalarını gözlemleyen Rifai, tüm katılımcıların yer aldığı atış tatbikatlarını da izledi.

Mısır Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre tatbikatta Mısırlı askerlerin yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün’den kara, deniz, hava birlikleri ve özel kuvvetler yer aldı. Lübnan ve Fas ise tatbikata gözlemci olarak katıldı.

Açıklamada tatbikatın “ortak meydan okumalara göğüs germek ve bölgede güvenlik ve istikrar çabalarına destek vermek” amacıyla düzenlendiği belirtildi.

Tatbikatı Al-Monitor’a değerlendiren Mısırlı askeri uzman Saffet El Zayat Arap bölgesinde tedirgin bir havanın hâkim olduğuna, Arap ülkelerinin gerek kendi aralarında gerekse bölge dışı ülkelerle düzenledikleri askeri tatbikatların hızla arttığına işaret etti. Zayat’a göre “Arap Kalkanı-1 tatbikatı bölgede yükselen silahlı çatışma korkuları arasında gerçekleşti. Yemen’deki durum kötüye gidiyor, Suriye’deki çatışma sürüyor, Libya’daki kriz derinleşiyor.”

Ancak Zayat Arap ülkeleri arasında askeri bir ittifakın kurulmasını yakın gelecekte olası görmüyor. Arap ülkelerinin sıklıkla anlaşmazlık yaşadığını vurgulayan Zayat şöyle devam etti: “Katar ve Umman son tatbikatta yer almadı. Kendi aralarındaki anlaşmazlıklar Arapların askeri bir ittifak kurmasını engelliyor. İran’ın nüfuzundan duyulan korku bile Arap devletlerini tek bir blokta birleştiremedi.”

Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman aralık 2015’te terör ve radikalizmle mücadele etmek üzere Müslüman ülkeler arasında Teröre Karşı İslami Askeri İttifak adıyla askeri bir yapı kurma girişimini duyurmuştu. Zayat’a göre bu, “hiçbir zaman somutlaşmayan, başarısız bir girişim” oldu.

Ancak Reuters 27 Temmuz tarihli haberinde Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı bir “Arap NATO’su” kurma planlarını canlandırmak istediğini, konunun Beyaz Saray’la Arap yetkililer arasındaki görüşmelerde gündeme geldiğini bildirdi.

Zayat’a göre Trump’ın Orta Doğu’da istikrarı koruyacak bir askeri ittifak kurma önerisi fazlasıyla iddialı: “Arap bölgesindeki durum hayra alamet değil. Washington İran’ın nüfuzuna odaklanıyor ama İran konusunda tüm Arap ülkeleri aynı çizgide değil. İran’ın artan nüfuzu Mısır ve Ürdün’ü kaygılandırıyor ama Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn’i kaygılandırdığı kadar değil. Kuveyt, Katar ve Umman ise İran’la ihtiyatlı ilişkilere sahip. Araplar arasında İran’ın düşman olduğu yönünde bir mutabakat yok. (…) Suudi Arabistan Mısır’ı askeri bir ittifaka üye olarak kabul edebilir ama Körfez İşbirliği Konseyi’ne kabul etmez.”

Askeri ittifak kurabilmek için tehdit algısı, komuta yapısı ve operasyonel yönetim konularında mutabakat gerektiğini vurgulayan Zayat, “Tüm bu detaylar hâlâ belirsiz. Arap ülkelerinin farklı siyasi eğilimlerinden bahsetmiyoruz bile.” dedi.

Daha önce Mısır ordusunda istihbarat subayı olan Mısır Parlamentosu Milli Savunma ve Güvenlik Komisyonu Üyesi Tamer El Şahavi ise Mısır’ın öteden beri ortak bir Arap gücünün kurulmasını istediğini, böyle bir gücün Arap bölgesini korumak bakımından gerekli olduğunu vurguladı. Ancak Şahavi de Arap ülkelerinin bu yönde ortak siyasi irade ortaya koyamayacağı görüşünde.

Al-Monitor’un sorularını telefonla yanıtlayan Şahavi şöyle konuştu: “Arap bölgesi iç içe geçmiş, karmaşık sorunlarla uğraşıyor. Arapların askeri bir ittifak kurabilmeleri için tüm bu konularda ortak tavır benimsemeleri gerekiyor.”

Şahavi’ye göre Suriye krizi ve Filistin meselesinde genel bir Arap mutabakatı olmadan Mısır ile diğer Arap ülkeleri arasında askeri iş birliği olamaz. Ortak askeri gücün tüm üyelere belli bir güvenlik politikası dayatacağını vurgulayan Şahavi şöyle devam etti: “Mısır Suriye’yi kendi milli güvenliğinin uzantısı olarak görüyor. Suudi Arabistan ise Yemen’i öncelik ve milli güvenliğinin uzantısı olarak görüyor. Mısır yönetimi bölgesel çatışmaları siyasi boyutta tutmak istiyor, Suudi Arabistan ise askeri müdahaleden yana görünüyor. (…) Arap Kalkanı-1 profesyonel bir askeri tatbikattır. Madem askeri ittifak kuramıyoruz en azından ortak askeri tatbikatlar yapabilmemiz lazım. Bölgedeki siyasi mücadeleler askeri çatışmaya dönüşürse hazırlıklı olmamız gerekir.”

Şahavi İsrail’in böyle bir ittifaka bakışı sorulduğunda ise şu yanıtı verdi: “İsrail, İran tehdidi karşısında kendini Arap ülkelerinin stratejik müttefiki olarak sunuyor. Körfez devletleri, Mısır ve İsrail arasında Tahran’a karşı yakın bir iş birliği var. Arap ülkeleri İran nüfuzuna karşı her türlü destekten faydalanmaya çalışıyorlar.”

Uluslararası ilişkiler uzmanı Said El Lavindi de Arapların şu aşamada askeri bir ittifak kurabileceğinden kuşkulu. Al-Monitor’a konuşan Lavindi, “Mısır, Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Ürdün gibi bazı Arap ülkeleri, başka meseleleri ihmal ederek belli bir meseleye yönelik küçük bir askeri ittifak kurabilirler. Böyle bir deneme başarılı olursa ittifak başka Arap ülkelerini içine alarak genişleyebilir.” dedi.

Al-Monitor Ordu Sözcüsü Rifai’nin de görüşünü almak istedi ancak sözcü bu konuda yorum yapmaktan kaçındı. Arap genelkurmay başkanları ortak Arap gücü konusunu 2015’te yaptıkları toplantıda ele almışlardı. Ancak bu girişim başarısız oldu. Arap Birliği’nden 26 Ağustos 2015’te yapılan açıklamaya göre ortak askeri güç protokolünün onaylanacağı savunma bakanları toplantısı Suudi Arabistan’ın talebiyle ertelendi.

Öte yandan Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi 6 Kasım’da Şarm El Şeyh’te bir gençlik forumunda yaptığı konuşmada Mısır ordusunun herhangi bir tehlike veya doğrudan tehdide karşı Körfez’deki Arapları savunacağını söyledi. Sisi’ye göre Mısır zorlu bölgesel duruma karşın kendini bölgeden tecrit etmeyecek.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Savunma ve güvenlik iş birliği

Mısırlı gazeteci Albaraa Abdullah Kahire’de yaşıyor. 2015’te 6 Ekim Üniversitesi Kitle İletişim Bölümü’nden mezun olan Abdullah ONtvLive’da editör olarak çalışıyor. Facebook sayfası: Albaraa Abdullah, Twitter hesabı: @AlbraaAbdullah

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept