Filistin'in Nabzı

Filistin halkı direnişten vaz mı geçiyor?

By
p
Article Summary
Filistin halkı arasında barış müzakerelerine desteğin arttığını, silahlı direnişe olan desteğin ise azaldığını ortaya koyan yeni bir kamuoyu araştırması, bu değişimin neden kaynaklandığı sorusunu gündeme getirdi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İki yıl önce meydana gelen iki önemli gelişmeyle çıkmaza giren Filistin siyaseti, hâlâ bu tıkanıklığı aşamıyor. Birinci gelişme, İsrail’in nisan 2014’te El Fetih’le Hamas arasındaki uzlaşı anlaşmasının üzerine Filistinlilerle müzakereleri dondurmasıydı. Ardından temmuz ve ağustos aylarında İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik üçüncü savaşı patlak verdi.

O günden bu yana Filistinliler müşkül durumda: İsrail’le müzakereler yapılmıyor, iç uzlaşı anlaşması uygulanmıyor, Gazze’deki güvenlik gerilimi aynen devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın aralık 2017’de Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve mayısta ABD Büyükelçiliği’ni buraya taşıması durumu daha da kötü bir hale getirdi.

Tüm bunların sonucunda Filistinliler müzakere ve direniş bağlamında alışılmadık fikirler yansıtan, çarpıcı tutumlar ortaya koyuyor.

Kudüs Medya ve İletişim Merkezi’nin (JMCC) 16 Ekim’de açıkladığı kamuoyu araştırması, İsrail işgalinin nasıl sonlandırılacağı, Filistin devletinin nasıl kurulacağı konusunda Filistinlilerin farklı düşünmeye başladığına işaret ediyor. Araştırmaya göre barış müzakerelerini en isabetli çözüm yolu olarak görenlerin oranı yüzde 46,9’a yükselmiş. Bu oran, ocakta yüzde 25,2, şubat 2017’de yüzde 37,6, mart 2015’te yüzde 33,6’ydı.

Alman Friedrich Ebert Vakfı tarafından finanse edilen ve 19-24 Eylül tarihlerinde Batı Şeria’yla Gazze Şeridi’nde 1200 kişiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre silahlı direnişi destekleyenlerin oranı yüzde 24,7’ye düşmüş durumda. Bu oran, şubat 2017’de yüzde 30,3, mart 2015’te yüzde 33,1’di. Şubat 2017’de yüzde 25,4, mart 2015’te yüzde 27 olarak ölçülen barışçıl kitlesel direnişe destek de yüzde 20,3’e inmiş.

Bunun yanı sıra Gazze’den İsrail’e atılan roketleri ulusal menfaatlere uygun bulanlar da azalmış. Ekim 2014’te yüzde 61,8, aralık 2012’de yüzde 74 olan bu oran, yüzde 31’e düşmüş.

Daha önce Ramallah’ta planlama bakanlığı yapan JMCC Müdürü Hasan Hatib sonuçları Al-Monitor’a şöyle yorumladı: “Filistinliler genelde değişken, istikrarsız fikirlere sahiptir ama direnişe olan destekleri son 15-20 yıldır azalıyor. Ara sıra ani yükselişler oluyor, mesela 2008-2014 dönemindeki Gazze savaşlarında İsrail’e atılan roketleri gördükleri zaman. Sonra durum yine normale dönüyor. Ancak uzun vadede direnişe destek azalıyor.”

Hatib şöyle devam etti: “Bu arada Gazze’deki Filistinlilerin müzakerelere güçlü destek verdiği dikkat çekiyor. Bu insanların ağır koşullarda yaşaması onları direnişe alternatif aramaya itiyor. Batı Şeria’daki Filistinliler ise müzakerelerden sonuç çıkmadığı için direnişi daha çok destekliyor. Ancak Filistinlilerin tercihi, tek taraflı dayatmaya dönük bir ABD komplosu olarak gördükleri ‘yüzyılın anlaşmasından’ değil müzakerelerden yana.”

Araştırmaya göre İsrail’le müzakereyi destekleyenlerin oranı Batı Şeria’da yüzde 42,1, Gazze Şeridi’nde ise yüzde 54.

Hangi bölgede yaşarlarsa yaşasınlar Filistinlilerin hiç olmadığı kadar yılgın olduğu sır değil.

Batı Şeria’da İsrail ordusu ile İsrail Sivil İdaresi’nin yetkileri artarken Filistin Yönetimi sahada varlık gösteremiyor. 1993’te başlayan müzakereler devletin kuruluşunu, işgalin bitmesini sağlayabilmiş değil.

Gazze Şeridi’nde de değişen bir şey yok. İsrail ablukası her gün katılaşıyor, ablukayı gevşetme veya kaldırma ihtimali ufukta görünmüyor. Gazze’de yeni bir savaşın eli kulağında olduğu konuşulurken hâlâ önceki üç savaşın etkileriyle boğuşan halk endişe içinde.

El Fetih Merkez Komitesi üyesi Emin Makbul anket sonuçlarını Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Bu sonuçlar Arap ve uluslararası kamuoyunun Filistin davasına azalan ilgisini yansıtıyor. Hiçbir ülke silahlı direnişi desteklemediği için Filistinlilerin eğilimi de silahlı direnişten müzakereye kayıyor. Filistinliler direnişin geleceğiyle ilgili yılgın ve bıkkın. Ancak Gazze’nin aksine Batı Şeria’da işgal ve baskının sertleşmesine bağlı olarak direnişe olan destek de artıyor.”

Araştırmaya göre El Fetih kontrolündeki Batı Şeria’da halk İsrail’le müzakereleri eskisi kadar desteklemezken Hamas’ın yönettiği ve silahlı askeri yapılar oluşturduğu Gazze’de direnişe destek azalıyor. Bu da El Fetih ve Hamas’ın siyasi programlarına destek toplamakta ne kadar başarılı olduğu sorusunu gündeme getiriyor.

Araştırmanın bir başka sonucuna göre silahlı direnişe destek Batı Şeria’da yüzde 20,4, Gazze Şeridi’nde yüzde 30,9. Barışçıl direnişi ise Batı Şeria’da halkın yüzde 26.7’si, Gazze Şeridi’nde ise yüzde 10,7’si destekliyor.

Al-Monitor’un konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Hamas Sözcüsü Hazım Kasım şöyle konuştu: “Başka bazı araştırmalara göre de çoğunluk, şekli ne olursa olsun direnişi destekliyor ve halkımız için olumlu sonuç doğurmayan müzakereleri reddediyor. Hamas ulusal vazgeçilmezler temelinde genel stratejiler belirler. Farklı aşamalarda farklı araç ve imkânlar kullanabilir ama bu hakları aşındıracak şekilde politika belirlemez. Hamas bu yaklaşımını mayıs 2017’deki siyaset belgesiyle ortaya koydu.”

Son anketin sonuçları aslında Filistin halkının siyasi gelişmelere bağlı olarak tutum değiştirdiğini gösteriyor. Başka anket ve istatistiklerden farklı sonuçlar çıkabiliyor.

Birzeit Üniversitesi öğretim üyelerinden medya ve kamuoyu uzmanı Neşat El Aktaş Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Gazze’deki İsrail ablukası düşünüldüğünde oradaki halkın müzakereye destek vermesi akla yatkın. Öte yandan kamuoyu araştırmalarının finansmanı sağlayanların menfaatleri doğrultusunda manipüle edildiğine dair kaygılar var. İsim vermeyeceğim ama evlerinde oturarak anket dolduran ya da anketleri arkadaşlarına doldurtan pek çok Filistinli araştırmacı biliyorum. O yüzden sonuçlardan kuşkuluyum.”

Sokaktaki vatandaşa gelince, Ramallah’ta döviz bürosu işleten Cihad Abdül Rahman Al-Monitor’a şöyle konuştu: “El Fetih ve Hamas için var olan siyasi seçenekler, ister müzakere ister direniş üzerinden olsun somut sonuçlar doğurmuyor. İsrail’le başka nasıl bir seçenek işe yarar hiç fikrim yok.”

Gazze El Ezher Üniversitesi’nde öğrenci olan Vefa Salim ise şöyle dedi: “Bana göre ABD’nin ‘yüzyılın anlaşması’ dediği anlaşma başarılı olamaz. ABD İsrail’i kayırıyor, Filistinliler ise bölünmüş oldukları için ortak vizyona sahip değil. Ben, hem Filistin hem İsrail tarafının kabul edebileceği bir çözümü empoze edecek uluslararası bir konferanstan yanayım.”

Son kamuoyu araştırması çarpıcı sonuçları bakımından önemli olsa da bu sonuçlara gözü kapalı inanmamak gerekir. Zira tüm anket sonuçları göreceli ve hataya açık olur. Yine de bu araştırma, kamuoyunu pek önemsemeyen, halkın eğilimlerinden ayrı kendi örgütsel gündemlerini takip eden Filistinli siyasi güçler için tutum ve politikalarını gözden geçirme vesilesi olabilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: israil filistin çatışması

Adnan Abu Amer, El Ummah Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Fakültesi’nin dekanlığını ve Basın-Enformasyon Şubesi’nin başkanlığını yürütmektedir. Amer, aynı üniversitede Filistin meselesinin tarihi, ulusal güvenlik, siyaset bilimi ve İslam medeniyeti derslerini vermektedir. Demashq Üniversitesi’nden siyasi tarih dalında doktora sahibi olan Amer, Filistin meselesini ve Arap-İsrail ihtilafını konu alan bir dizi kitabın yazarıdır. Twitter hesabı: @adnanabuamer1

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept