Irak'ın Nabzı

Iraklı Kürtlerin büyük ikilemi: İran mı ABD mi?

By
p
Article Summary
ABD-İran çekişmesi nedeniyle Iraklı Kürtler hiç olmadığı kadar zayıf bir konuma düşebilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

ABD’nin İran’a uyguladığı ekonomik ve diplomatik baskının kasım ayı başında petrol ve gaz yaptırımlarının devreye girmesiyle zirveye ulaşması bekleniyor. Geçen yıl yanlış bir hesapla bağımsızlık referandumuna giden ve bu nedenle hem Tahran tarafından cezalandırılan hem Washington tarafından paylanan Iraklı Kürtler, bu uluslararası arbedede saflarını seçmek için ağır bir baskı altında.

Irak parlamentosunun kıdemli Kürt vekillerinden Ahmed Hacı Raşid gelinen noktayı Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Kürtler arasında birlik yok, o yüzden bu kavganın içine çekilmeyi önleyemezler. Ateşin bazı kıvılcımları mutlaka onları bulur. Şu an Irak’ta yaşananlar İran ile Amerika arasında açık bir savaştır.”

Bağımsızlık referandumunda dış desteği yanlış okuyarak Bağdat’a karşı etki gücünü önemli ölçüde yitiren Kürtler, bugün Bağdat’taki İran yanlısı kamp ile ABD yanlısı kamp arasında bocalıyor. Partisi tarafından ikinci meclis başkanı yardımcılığına aday gösterilen Hacı Raşid, başka bir aday lehine çekilmesini isteyen İran yanlısı Fetih İttifakı’nın lideri Hadi El Amiri’den müthiş bir baskı gördü. Öyle ki çekilmesi için kendisine maddi mükâfatlar bile önerildiğini ve bunları reddettiğini ima etti.

Kürdistan İslami Birliği’nin popüler ve deneyimli siyasetçilerinden Cemal Koçer’e göre İran ile ABD’nin menfaatleri karşısında Iraklılar ve Kürtler kendi kaderleri üzerinde fazla söz sahibi değil. 13 Eylül’de Dohuk’ta Al-Monitor’a konuşan Koçer, “Irak Başbakanı’nı kim atıyor?” diye iğneledikten sonra soruyu kendisi yanıtladı: “Kasım Süleymani gelir, herkesi toplar ve pat diye başbakanı atar. Sonra Amerika’nın Kasım Süleymani’si yani Brett McGurk gelir, Kürtleri ve Iraklıları toplar, şunu şunu yapmamız gerekiyor der. Ardından Başbakan Haydar El Ebadi televizyona çıkıp aynı şeyleri tekrar eder.”

Uzun zamandır siyasette olan ve tecrübeli, ölçülü bir isim olarak bilinen Koçer’in bu sözleri önemli bir çıkış sayılabilir.

Kürtlerin ABD ile İran arasında sıkışıp kaldığını, karar vermekte bocaladığını, başka Kürt siyasetçiler de kabul ediyor. Irak’ın Kürt kökenli Cumhurbaşkanı Fuad Masum’un danışmanı Ferhad Abdülaziz Alâeddin’e göre “Kürtler bugünlerde İran ve ABD’nin yoğun baskısı altında ve bu da açıkça onların karar verme iradesini zayıflatıyor. Kürtler bu iki bloğa da katılmama kararı almıştı (…) ama bu tutumun sürdürülmesi, neticede Kürt menfaatlerine zarar verebilir.”

Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Bağdat nezdinde etkili olabilmek için birlik içinde olmak gerektiğini kavramış durumda ama Kürt siyasetindeki ayrışmalar o kadar derin ki birlik beraberliği sağlamak adeta imkânsız görünüyor. Dahası, 30 Eylül’deki bölgesel seçimler için kampanyaların başladığı bir ortamda birleşik cephe oluşturma şansı iyice zayıflıyor. Önceki seçim kampanyaları ölçü kabul edilirse, Kürt partileri rakiplerini vurmak için hiçbir yöntem ve propagandadan kaçınmayacak, bu da neticede Kürtlerin Bağdat karşısındaki birliğine zarar verecek.

Öte yandan Trump yönetiminin artan baskısı karşısında İran, Irak’taki iktidar kademelerinde gerçek müttefikler istiyor. Bu nedenle de müttefikleri arasındaki anlaşmazlıkları çözmek ve hem Bağdat’ta hem Kürdistan bölgesinde konumunu güçlendirmek için büyük çaba harcıyor. KYB’yi sadık bir müttefik olarak gören İran, partiyi Talabani ailesinden tek bir ismin güçlü liderliği altında kuvvetlendirmeye çalışıyor. İsteklerini talimattan ziyade tavsiye şeklinde ileten İran’ın tercihi, geçen yıl KYB’den kopan eski Irak Başbakan Yardımcısı Behram Salih’in KYB ile anlaşması. 2014’te KYB ile KDP’nin baskısına direnemeyip Irak cumhurbaşkanlığına zayıf bir ismin gelmesine rıza gösteren İran’ın bunun kendisine yarar sağlamadığını gördüğü anlaşılıyor. İstikrar bozucu bir güç olarak görülse de İran aslında Irak’ta istikrar istiyor, yeter ki kartlar onun lehine karılsın.

Merhum Celal Talabani sembolik bir makam olan Irak cumhurbaşkanlığını, siyasi gruplar arasında mezhepsel ve siyasi sorunların çözümü açısından güçlü bir makama dönüştürmüştü. Mevcut Cumhurbaşkanı ise bu makamı tam anlamıyla sembolik hâle getirdi. İşte bu nedenle Talabani’nin diyalog ve diplomasi ekolünden gelen Salih’in, ABD’yle sıcak ilişkilerine rağmen cumhurbaşkanı adayı olarak İran tarafından kabul gördüğü anlaşılıyor. Bu durum, Irak’taki İran-ABD çekişmesi açısından da bir umut ışığı olabilir. Zira Tahran, Devrim Muhafızları’nın agresif söylemine rağmen ABD’yle iletişim için Bağdat’ta bir muhatap, bir iletişim kanalı istediği yönünde örtülü bir mesaj veriyor olabilir. Merhum Talabani 2003’ten itibaren hasta düştüğü 2012 sonlarına kadar İran’la ABD arasında böyle bir rol oynamıştı.

Irak ve Kürdistan bölgesinin ekonomileri İran’la o kadar iç içe ki ABD, yaptırımlar tam olarak devreye girdiğinde Kürtlere herhangi bir alternatif sunmadan İran’la ticareti kesmeleri için yüklenirse bölgenin ayakta kalması oldukça zor. Hacı Raşid “Ekonomimiz İran’a bağlı olduğu için Irak ve Kürdistan bundan doğrudan etkilenecek.” diyor.

İki dönemdir parlamentoda görev yapan Koçer ise ABD’nin Irak’ta yanlış strateji izlediği, İran’ın elini güçlendirdiği görüşünde: “Amerikalılar göklere hâkim olabilir ama sahada İran’ın sözü geçiyor. (…) Kürtler şu an herhangi bir karar veremez çünkü Amerika da karar vermiş değil. Irak ABD yanlısı mı İran yanlısı mı?”

Kürtler iki arada bir derede kalmış durumda. İran yıllardır Iraklı Kürtler için güvenilir bir müttefik oldu, ABD ise KYB ile KDP’nin özerk bölgelerinde ayakta kalabilmesi için kritik önemde. Koçer’e göre “Kürt yönetiminin son dönemde yaptığı belki de tek akılcı şey İran’a yönelik yaptırımlarda Bağdat’a uyacağını söylemesi oldu."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Kürtler ve Kürdistan

Fazel Hawramy, şu an Irak Kürdistanı’nda yaşayan bağımsız bir gazetecidir.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept