Suriye'nin Nabzı

İdlib’de insani kriz endişesi artıyor

By
p
Article Summary
Suriye’nin İdlib vilayetinde faaliyet gösteren yardım kuruluşları, rejimin taarruz etmesi halinde bölgede büyük bir insani felaketin yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İDLİB, Suriye — 10 Ağustos’ta İdlib vilayetini hedef alan saldırılarda 53 kişi öldü, onlarcası yaralandı. Bu kanlı günün ardından Suriye’nin bu kritik vilayetinde tedirgin bir sükûnet hâkim. 14 Ağustos’ta bombalanan bölgeye giden Al-Monitor muhabiri, yerel halkla sivil savunma çalışanlarının hâlâ enkaz temizlediğini, yolları açmaya çalıştığını gözlemlendi.

İdlib şehrinin batısında yer alan Urum El Kübra kasabasında Ahmed Bereket yıkılan evinden geriye kalanları topluyordu. Rus uçaklarının 10 Ağustos’taki bombardımanı mahalledeki evleri moloz yığınlarına çevirmiş.

Bereket’in saçı ve yüzü tozla kaplı, gözleri yorgun ve üzgündü. Kurtarabildiği eşyaları bir araca yükleyen Bereket, mahalleden ayrılırken Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Hayatınız bir anda cehenneme dönebiliyor. Tam güneş batmak üzereyken bir uçak gelip mahallemizi bombaladı. Rüya gördüğümü zannettim ama bu kâbus gerçekti. Onlarca komşum öldü veya yaralandı. El Abud ailesinin tamamı öldü. (…) Benim evim tümden yıkılmadı ama artık burada yaşayamam. Kendime bir yer bulana kadar akrabalarımın yanında kalacağım.”

Urum El Kübra’da yarısı çocuk olmak üzere 36 kişi hayatını kaybetti. Yerel halkın “katliam yeri” dediği bombardıman noktasından geçenler hâlâ dehşete kapılıyordu.

Rusya, Türkiye ve İran 15 Eylül 2017’den bu yana İdlib’de bir gerilimi azaltma bölgesi uyguluyor. Düzenleme kapsamında şiddet epey azaldı ancak bombardıman ve saldırılar tamamen sona ermedi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov İdlib dâhil bir dizi konuyu görüşmek üzere 14 Ağustos’ta Ankara’daydı. Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile ortak basın toplantısı düzenleyen Lavrov, Nusra Cephesi dâhil terörist grupların bertaraf edilmesinde iş birliği yaparak İdlib meselesinin çözüleceği umudunu dile getirdi. Çavuşoğlu ise “Terörist var diye tüm İdlib'i bombalamak, hastaneleri, okulları bombalamak, sivilleri bombalamak bir katliam olur” dedi.

Urum El Kübra’daki katliam, savaş uçakları ve topçu ateşiyle yoğunlaşan çatışmaların 10 Ağustos’ta doruğa ulaşmasıyla yaşandı. İdlib vilayetinde bir dizi kent ve kasaba saldırıların hedefi oldu. Dokuz kişinin hayatını kaybettiği Han Şeyhun kasabası dâhil farklı yerlerde ölen ve yaralananlar oldu.

Halep, Hama ve Lazkiye’nin küçük bazı kırsal alanları yanı sıra İdlib vilayeti halen muhalif grupların kontrolünde. Cumhurbaşkanı Beşar Esad, güney Suriye’deki Dera ve Kuneytra’nın alınmasından sonra ordunun önceliğinin İdlib olduğunu söylemişti.

“Beyaz Miğferler” olarak da bilinen Suriye Sivil Savunma grubunun lideri Raid El Salih’e göre İdlib’e yönelik bir taarruz “Suriye’de bugüne kadarki en büyük felakete” neden olabilir.

Al-Monitor’un sorularını internet üzerinden yanıtlayan Salih şöyle konuştu: “Bizler görevimizi yapmaya, hayat kurtarmaya hazırız. Son yıllarda Suriye’de pek çok krizde yardıma koştuk ama İdlib’deki nüfus yoğunluğu daha önce hiç karşılaşmadığımız boyutta.” İdlib’de 3 milyon 600 bin kişi yaşıyor.

Beyaz Miğferler bombardımanların ardından mağdurları tahliye ederek hastanelere ulaştırıyor. Salih’e göre grubun İdlib’de şu an 80 civarında kurtarma ve itfaiye merkezi var.

İhsan Yardım ve Kalkınma, Menekşe SuriyeMeram Yardım ve Kalkınma, Suriye Hayır Kuruluşu gibi pek çok insani yardım örgütü, kitlesel bir göç dalgasına karşı kamp kurma çalışmaları yürütüyor, gıda yardımları için hazırlık yapıyor. Kuzey Suriye’deki İnsani Yardım Koordinatörleri grubu her ay örgütlerle bir araya gelerek veriler paylaşıyor, eylem planları hazırlıyor.

İnsani Yardım Koordinatörleri Başkanı Muhammed Şami Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “İdlib’de faaliyet gösteren kuruluşlar büyük çaplı bir taarruzun yaratacağı insani krizin altından kalkamaz. Böyle bir durumla baş etmeleri imkânsız. Uluslararası çabalara ve desteğe ihtiyaç olacak.”

İdlib’in güneyinde rejim ile muhalifler arasındaki temas hattına yakın bölgelerde kaçışların şimdiden başladığını vurgulayan Şami, 14 Ağustos’ta yaşanan çatışmaların 3 bin ailenin bölgeden kaçmasına neden olduğunu belirtti.

Menekşe Suriye derneğinin yöneticilerinden Fuad Sayid İsa ise Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Pek çok insani yardım örgütüyle iş birliği halinde olası senaryoları değerlendirmeye başladık. Ancak henüz somut bir şey yok. İdlib’de neler yaşanabileceğini konuşuyoruz sadece. (…) Taarruz beklentisi nedeniyle kamp kurma çalışmamız yok. Bunu yapacak kapasiteye sahip değiliz. Yeni bir insani felaketi kaldıramayız. Çünkü biz ve bizim gibi diğer kuruluşlar daha önce Guta, Humus, Dara gibi bölgelerden kaçan insanların sıkıntılarını bile henüz çözebilmiş değiliz.”

İdlib’de şu an rejimle anlaşmayı reddederek Suriye’nin başka bölgelerinden gelen çok sayıda insan barınıyor. Bu insanların artık gidecek başka yeri yok.

İdlib’de muhalif grupların bir araya geldiği en büyük yapı olan Ulusal Kurtuluş Cephesi Sözcüsü Yüzbaşı Naci Ebu Huzeyfe Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Rejime de Ruslara da güvenmiyoruz, olası bir saldırıya hazırlık yapıyoruz. Tüm cephelerde savunma hatlarını güçlendirdik, savunma ve hücum planlarını yaptık. (…) Amaçlarımızın gerçekleşmesi durumunda rejimle siyaseten de anlaşabiliriz."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: insani krizler, İdlib

Halep’te yaşayan ve serbest çalışan Suriyeli bir gazetecidir.

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept