Irak'ın Nabzı

Irak Kürdistanı: Su sıkıntısı çiftçileri vuruyor

By
p
Article Summary
Irak Kürdistanı’nda son yıllarda baş gösteren su sıkıntısı, komşu İran’ın nehirlerin akış yönünü değiştirmesi ve yeni barajlar inşa etmesi ile daha da vahim bir boyuta doğru gidiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

SÜLEYMANİYE, Irak — Ölü balıklarla dolu kurumuş dere yatakları ve yaklaşmakta olan içme suyu sıkıntısı… İran’ın bir nehrin akış yönünü değiştirmesi ile Irak Kürdistanı’nın Kaledize ve Hanekin bölgelerinde yaşanan felaket tüm Kürdistan’ı sarstı.

Ancak sorunun pek çok boyutu bu kadar görünür değil. Biara kasabası yakınlarındaki yemyeşil serin dağlarda yıllardır ceviz yetiştiren çiftçiler, su kaynaklarının kurumakta olduğunu söylüyor. Bahtiyar Hamakhan bu çiftçilerden biri. Bahçesindeki ağaçlara su ulaşabilsin diye kürekle kum ve taş temizliği yapıyor. Zira gelen su miktarı artık su deposunu doldurmaya yetmiyor. Hamakhan akıntının yokuş aşağı komşu araziye süzülüşünü izliyor ve iç çekerek “Son dört yıldır durmadan azalıyor. İki kaynağımızdan biri tamamen kurudu” diyor.

Bölgenin çiftçileri, kayalık İran sınırına hâkim bu yamaçlarda çok değil 40 yıl önce domates ve tütün yetiştirdiklerini anımsıyor. Balka köyünü besleyen 10 su kaynağından üçü bugün kurumuş durumda. Diğerlerinden gelen suyun da giderek azalması, ceviz döneminin de yakında kapanabileceğini gösteriyor.

Hamakhan’ın arazisine yakın bir yamaçta bazı çiftçiler kaynak suyunu doğrudan kendi bahçelerine ulaştırmak için borular döşemiş. Dere yatağında su kalmadığı için yamaçlar kuruyor. Bu durum kavgalara da neden olmuş ve bir çiftçi artık hiç su alamadığı için mahkemeye başvurmuş.

Parası olanlar kuyu açtırıp pompa kullanıyor. Ancak aynı yamaçta bahçesi bulunan Mühendis Şahpur Gaffar Emin pompaların aslında sorunun ciddi bir parçası olduğunu söylüyor. Dağın eteklerindeki Halepçe’de belediye memuru olan Emin, yamaçlarda kuyu açmanın yasaklandığını ama buna uyulmadığını anlatıyor: “Çiftçiler bildiğini okuyor, izinsiz kuyu açmaya devam ediyorlar. Çok fazla su kullandıkları için de yeraltı su düzeyinde muazzam bir düşüş var.” Yeraltı su kaynaklarının azalması ve su basıncının düşmesi, dağdaki su kaynaklarını kurutuyor.

Balka’daki çiftçileri vuran su sıkıntısı esasen iki ana sorundan kaynaklanıyor: Yazların uzaması, daha sıcak ve daha kurak geçmesi ve komşu İran’ın inşa ettiği barajlar. Balka henüz susuz kalmış değil ama bunun ne kadar süreceği belli değil. Yeraltı kaynakları “eski” sulardan oluşuyor, yani yağmurlarla değil doğal ama uzun bir filtreleme süreciyle yenileniyor.

150 kilometre mesafedeki Hanekin’de Alvand Nehri’nin yatağı hazirandan beri kuru. Bunun nedeni İran’ın, nehrin akış yönünü sınırı geçmeyecek şekilde değiştiren projeyi tamamlamış olması.

Süleymaniye merkezli sivil toplum örgütü Yeryüzü Ağı’nın yöneticisi Rojan Fereydun, İran’ın da su sıkıntısıyla boğuştuğunu ve kendine göre çözümler ürettiğini anlatıyor: “İran Büyükelçiliği’ne gidip durumu protesto ettik. Ancak iklim değişikliği İran’ı da mağdur ediyor. Onların su dışında elektriğe de ihtiyacı var, dolayısıyla baraj yapıyorlar.” İran’ın inşa ettiği 14 barajın büyük bölümü, Irak Kürdistanı’nı doğrudan etkiliyor.

Kürtler su sorununu Tahran’la görüşüyor olsa da çözüm getirecek herhangi bir anlaşmaya imza atamıyor. Zira bu konudaki hukuki yetki ve sorumluluk merkezi hükümete ait. Ancak Bağdat hükümeti, Irak’ı etkileyen daha ciddi su sorunlarına bile çözüm üretmiyor. Fereydun’a göre “Irak hükümeti Tahran’a su yönetimini pek umursamadığı izlenimini veriyor.”

Haziranda Irak’ın diğer komşusu Türkiye de Dicle Nehri’ndeki tartışmalı Ilısu barajını doldurmaya başladı. Nehrin su seviyesi o kadar düştü ki Dicle’nin Bağdat’tan geçen bölümü yürüyerek geçilebilir hâle geldi. Baraj gölünü doldurma işlemi ertelenmiş olsa da ileride yaşanabilecek olumsuzluklara karşı Bağdat’ın önlem aldığına dair herhangi bir bilgi yok.

“Irak hükümetinin sudan önce petrol ve para gibi başka öncelikleri var” diyen Fereydun, ülkenin güney ve iç kesimlerinde tarım yapamaz hâle gelen bazı çiftçilerin arazi ve su bulmak umuduyla Kürdistan bölgesine göç ettiğini anlatıyor.

Dicle’de su seviyesinin düşmesi Kürdistan’ı çok fazla etkilemiyor. Yeraltı su kaynakları ve kışın Zagros Dağları’na yağan karın dereleri beslemesi sayesinde bölgenin su konusunda dışa bağımlılığı sadece %40 oranında. Ancak yeraltı su kaynaklarının azalması ve artan yaz sıcakları bölgeyi etkiliyor. Yapay göllerdeki su seviyesi bazı yerlerde hidroelektrik üretimini engelleyecek kadar düşmüş durumda. Uzmanlar, Kürdistan bölgesinde 18 barajın yapımını öngören ancak son ekonomik kriz nedeniyle rafa kaldırılan projelerin canlandırılması gerektiğini söylüyor.

Her şeyden önce eğitim ve farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Fereydun, yeni yasalara da ihtiyaç olduğunu belirtirken “Maalesef Kürt hükümeti bu konuda pek hevesli değil. Çünkü bu yasaları uygulamak zor olacak” diyor.

Örneğin kuyu açmanın kanunla yasaklanması gerektiğini vurgulayan Fereydun, sadece Süleymaniye şehrinde kuyu sayısının 600’ü bulduğuna işaret ederek “İnsanlar tüketilen yeraltı su kaynaklarının çok yağmur yağsa bile yeniden dolmadığını anlamıyor” diyor.

Olumlu bir gelişme olarak su tüketimini azaltmak amacıyla Süleymaniye’de artık konutlara su sayaçları takılıyor. Süleymaniye günde kişi başına 700 litre su tüketimiyle dünyanın en yüksek tüketimlerinden birine sahip.

Fereydun’un dikkat çektiği bir başka sorun çiftçileri yoğun sulama gerektiren mahsullerden başka ürünlere yönlendirmeyi amaçlayan projelerin kaynak yetersizliği ve hükümetin tavrı nedeniyle kesintiye uğraması. İran sınırındaki Hellan köyünün pirinç üreticileri bunun örneklerinden biri. Köydeki çiftçilerin yararlandığı Sirvan Nehri’nin suları, İran’ın inşa ettiği barajlar nedeniyle tehlikede.

Bölgedeki kooperatifin 70 pirinç üreticisi zaten su sıkıntısı yaşarken İran bir barajı daha, Daryan Barajı’nı bu yıl tamamlamayı planlıyor. Tarlaların yarısı bu yaz ekili değil. Rekoltenin de yılda 200 tondan 35 tona düşmesi bekleniyor.

Kooperatif üyelerinden Sirvan Hüseyin “Paraya ihtiyacımız var ama hükümet hiçbir şey yapmıyor!” diye söyleniyor. Hüseyin’in pirinç tarlası kısmen suyla kaplı. Tarladan akan suya bakınca işler yolundaymış gibi görünüyor ama Hüseyin bunun yanıltıcı olduğunu anlatıyor. Çiftçilerin bel bağladığı kaynaktan eskisine göre daha az su geldiği halde suyun yarısı da yakınlardaki bir şişeleme fabrikasına gidiyormuş. İkinci su kaynağı olan Sirvan Nehri’nde ise su seviyesi düşüyor. Çiftçilerin elektrikli pompaya ihtiyacı var ama maddi güçleri buna yetmiyor.

Fereydun Kürdistan’daki su sıkıntısını büyük ölçüde başarısız yönetimlere bağlıyor ve şöyle diyor: “Çözümler siyasi irade ve para gerektiriyor. Yağmur suyunu toplamamız lazım, ayrıca rutubeti artırmak için zeytin ve badem ağaçları dikmemiz lazım.”

Su kullanımını azaltmak da kritik önem taşıyor. Bağdat hükümeti çiftçilerin bu yaz yoğun sulama isteyen mahsuller ekmesini yasakladı ama Kürdistan yönetimi Hellan’daki pirinç üreticilerinin yasağı delmesine izin veriyor. Neden başka ürünlere yönelmedikleri sorulduğunda çiftçiler karpuz ekmeyi denediklerini ama kazançlarının düştüğünü söylüyorlar. “Bizim pirincimiz en iyisi. En iyi bu işi biliyoruz, nesillerdir pirinç üretiyoruz” diyorlar.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Su sorunları

Judit Neurink is a Dutch journalist and author living in the Kurdistan Region of Iraq, working mainly for Dutch and Belgian media outlets.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept