ABD Kongresi’nden Türkiye için serbest ticaret anlaşması çağrısı

By
p
Article Summary
ABD Başkanı Donald Trump Türkiye’ye yönelik çelik ve alüminyum vergilerini ikiye katlarken Kongre üyeleri Türkiye’yle serbest ticaret anlaşması fikrini gündeme getirmeye başladı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Donald Trump yönetiminin Türkiye’de tutuklu bulunan Amerikalı rahip Andrew Brunson’u serbest bıraktırmak için Ankara’ya karşı sert bir tavır takınması, Kongre’yi bu dik başlı NATO müttefikine karşı farklı bir yaklaşıma yöneltiyor.

Son dönemde her iki partinin Kongre üyeleri Ankara’ya yönelik baskıyı istikrarlı şekilde artırmıştı. Ancak Başkan’ın Brunson nedeniyle Türk ekonomisini hedef alması, bazı Kongre üyelerini rahatsız etmiş görünüyor. Başkan’ın misilleme niteliğindeki gümrük vergilerini destekleyen kimi Cumhuriyetçiler bile Trump’ın Ankara’ya sopa sallamasına karşın Türkiye’yle serbest ticaret anlaşması fikrini dillendirmeye başladı.

Kuzey Carolina’yı temsil eden Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, Türkiye dâhil ABD’nin bazı ticaret ortaklarına konulan ilk gümrük vergilerini sorgulamış olsa da Al-Monitor’a bu hafta yaptığı açıklamada Trump’ın Türkiye’den ithal edilen çeliğe yüzde 50, alüminyuma da yüzde 20 vergi getirmesini desteklediğini belirtti. Ancak devamında, kendisine bu yönde soru sorulmadığı halde Türkiye’yle bir ticaret anlaşması yapmanın isabetli olacağından bahsetti. Söz konusu fikir, 2013’te Avrupa Birliği ile ticaret müzakerelerinin yapıldığı günlerden beri dillendiriliyor.

Tillis, Kongre’den önümüzdeki yıl yeni misilleme adımlarının gelebileceğini ima ettikten sonra “Umarım biz Senato’dan Türkiye’yle bir ticaret anlaşması geçiririz.” dedi.

Güney Carolina’yı temsil eden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da geçen hafta Türkiye’nin ABD büyükelçisi ile yaptığı görüşmenin ardından hem serbest ticaret anlaşmasından yana tavır aldı hem de Türkiye’yle Suriye ve Irak’ta stratejik iş birliğinin sürmesi gerektiğini vurguladı.

Daha önce Türkiye’ye yönelik vergilere destek beyan etmiş olan Graham, gazetecilere şöyle konuştu: “Benim için hedef, Türkiye ile bir serbest ticaret anlaşmasının yapılması. Türk ekonomisi fena durumda. Bu da bizim ekonomimize zarar veriyor. Tüm hatalarına rağmen onlar bizim NATO müttefikimiz ve benim yapmaya çalıştığım olumlu bir şeye odaklanmak.”

Kongre’deki Erdoğan tenkitçileri Türkiye’de tutuklu bulunan ABD vatandaşları ve konsolosluk personeli serbest bırakılıncaya kadar Türkiye’nin uluslararası bazı kredi kanallarına erişimini engellemeye dönük bir düzenleme hazırlamıştı. Her iki partiden üyelerin yer aldığı bu girişime Tills’in yanı sıra New Hampshire’ı temsil eden Demokrat Senatör Jeanne Shaheen katılmıştı. Türkiye Uluslararası Finans Kuruluşları Yasası adını taşıyan düzenleme temmuzda Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde kabul edildi.

Erdoğan’la ilgili kaygıları bir tarafa, Shaheen gümrük vergilerinin ticaret savaşını kızıştırdığı konusunda endişeli. Al-Monitor’a konuşan Shaheen “Amacımız Türkiye’yle tansiyonu yükseltmek değil düşürmek olmalı. Umarım Dışişleri Bakanlığı ve yönetim bu yönde çalışır.” dedi.

ABD 2016 yılı itibariyle Türkiye ile ticaretinde 2,6 milyar dolar fazla verdi. Buna rağmen Trump mart ayında ulusal güvenlik gerekçesiyle getirdiği çelik ve alüminyum vergilerine Türkiye’yi dâhil etti. Türk adalet ve içişleri bakanlarına yönelik yaptırımlar Brunson’un serbest kalmasını sağlayamayınca Trump ağustos başında Türkiye’ye yönelik gümrük vergilerini aynı hukuki gerekçeyi kullanarak iki misli artırdı.

Bu arada Beyaz Saray rahibin serbest bırakılması halinde vergilerin kalkmayacağını, sadece yaptırımların hafifleyeceğini açıkladı. Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders 14 Ağustos’ta şöyle konuştu: “Çeliğe uygulanan gümrük vergileri Pastör Brunson’un serbest kalmasıyla kaldırılmayacak. Gümrük vergileri spesifik olarak ulusal güvenlikle ilgilidir.”

Türk Lirası’nın değer kaybı bu yılın başından itibaren yüzde 37’yi bulurken ABD’yle gerilimin artması döviz krizini iyice hızlandırırdı.

Bipartisan Policy Center isimli düşünce kuruluşunda kıdemli analist olan Nicholas Danforth, Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “ABD Brunson’un serbest bırakılmasını sağlar ama bu arada Türkiye’de zaten tehlikeli boyutta olan ekonomik krizi daha da derinleştirirse ABD menfaatlerinin istikrarsızlaşan bir Türkiye’den göreceği zarar kazanımlarını hızla aşabilir.”

Türk basınında geçen hafta yer alan haberlere göre Maliye Bakanı Berat Albayrak Fransız mevkidaşı Bruno Le Maire ile ABD’nin ekonomik önlemlerine karşı atılabilecek adımları görüştü. İki bakanın önümüzdeki hafta Paris’te bir araya geleceği bildiriliyor.

Bu arada Katar da Türk Lirası’na destek amacıyla Ankara’ya 15 milyar dolarlık nakit akışı sağlıyor. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton Katar’ın bu yatırımı için “Türk ekonomisinde etki yaratmaya kesinlikle yetmez” dedi. Erdoğan’ın sözcüsü İbrahim Kalın ise Bolton’un bu sözlerini “Trump yönetiminin bir NATO müttefikini ekonomik savaşla hedef aldığının kanıtı” olarak değerlendirdi.

Kongre üyelerinin dile getirdiği bir başka kaygı da şu: Yönetimin dar bir bakış açısıyla Trump’ın Hristiyan tabanında büyük yankı uyandıran Brunson vakasına odaklanması, başka Amerikalı tutuklulara ilgisizlik riskini taşıyor ve ABD’nin niyetleri konusunda kuşku yaratıyor. Türkiye çifte vatandaş olan NASA çalışanı Serkan Gölge’yi de mahkûm ederek hapse atmış durumda. Ayrıca Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi (DEA) çalışanı Metin Topuz gibi ABD konsolosluk personeli olarak çalışan bazı Türk vatandaşları da tutuklu.

Beyaz Saray Sözcüsü Sanders 14 Ağustos’taki açıklamasında Trump’ın “diğer ABD vatandaşları ve diplomatik birim çalışanlarının” halen tutuklu olmasından hayal kırıklığı duyduğunu söylemiş olsa da Başkan ve Başkan Yardımcısı Mike Pence kamuoyundaki açıklamalarında sadece Brunson’dan bahsediyor. Son olarak Bolton da Türkiye’nin Brunson’u serbest bırakarak ABD ile krizi “hemen” bitirebileceğini söyledi.

Tills ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Başkan’ın pastör Brunson için çözüme ulaşana dek baskıyı artırma çabasını hayranlık ve takdirle karşılıyorum ama yedi yıllık bir ceza süresinin neredeyse üçüncü yılında olan NASA bilim adamından da bahsetmemiz lazım. DEA görevlisinden bahsetmemiz lazım. Dışişleri Bakanlığı için çalışmış olan Türk vatandaşlarından bahsetmemiz lazım."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Yaptırımlar, Türkiye ekonomisi, Donald Trump

Bryant Harris is Al-Monitor's congressional correspondent. He was previously the White House assistant correspondent for Yomiuri Shimbun, Japan's largest newspaper. He has also written for Foreign Policy, Al Jazeera English and IPS News. Prior to his stint in DC, he spent two years as a US Peace Corps volunteer in Morocco. On Twitter: @brykharris_ALM, Email: bharris@al-monitor.com.

x
keyboard_arrow_up

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept