Türkiye'nin Nabzı

Türkiye Suriyelilere kapılarını kapattı mı?

By
p
Article Summary
Merkezi ABD’de bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Türkiye’deki Suriyelilerin kayıt altına alınma işlemlerinin durdurulduğunu duyurdu. Türkiye ise iddiaları yalanlıyor.

DİYARBAKIR- Tarih 29 Nisan 2011: Türkiye-Suriye sınırdaki Cilvegözü sınır kapısı bir anda hareketlendi ve ülkelerindeki çatışmalardan kaçan 252 Suriyeli Türkiye’ye geçiş yaptı.

Suriye’deki iç savaş böylelikle fiilen Türkiye’ye sıçramış oldu. O tarihte geçen 252 kişiyi yüzler, binler hatta milyonlar izledi. Gelenlerin sayısı neredeyse 4 milyona dayandı. Bazı kesimler Türkiye’nin Suriye hükümetini zor durumda bırakmak için Suriyelileri gelmeye teşvik ettiğini iddia etti. Bazıları ise sığınmacıların savaşın beklenen sonucu olduğu görüşünde. Gerçek olan ise şu: Sığınmacılar yedi yıldır hem içeride hem dışarıda Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri.

Sığınmacıları gündemin üst sıralarına taşıyan son gelişme ise ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) bir açıklaması oldu. Açıklamaya göre Türkiye yeni gelen Suriyelileri İstanbul ve Suriye sınırındaki dokuz ilde, istisnai durumlar hariç, kayıt altına almayı durdurdu.

HRW açıklamayı yapmadan önce Hatay, Gaziantep ve İstanbul’da geçici koruma için kayıt başvurusu yapan 32 Suriyeli ile görüştü. Hatay’da gerçekleşen görüşmede Suriyeliler geçici koruma kimlik belgeleri olmadığı için Türkiye polisinin kendilerini 20 kişilik gruplar halinde sınır dışı ettiğini anlattı. Açıklamada kimlik belgesinin önemine şöyle dikkat çekildi: “Söz konusu geçici koruma kimlik belgesi Suriyelileri gözaltına alınmak ve sınır dışı edilmekten koruyor. Bu belge aynı zamanda onlara sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanma, çalışma ve en korunmasız durumdaki Suriyeliler için AB tarafından fonlanan Acil Sosyal Güvenlik Ağı gibi sosyal yardım kuruluşlarına başvurma hakkı veriyor.”

Hatay Valiliği’nin 30 Ekim 2017’de Hatay’da, İçişleri Bakanlığı’nın da şubat 2018’de İstanbul’da Suriyelilerin kayıtlarını durduğunu kaydeden kuruluş, sınıra örülen duvar da dahil bu tür tedbirlerin sızmaları önleyemediğinin altını çizdi. Kuruluşa göre Suriyelilerin büyük çoğunluğu sınıra örülen duvardaki boşluklardan veya yasadışı yollardan Türkiye’ye geçmeye devam ediyor.

HRW araştırma sonuçlarını Ankara’daki Göç İdaresi yetkilileriyle de paylaştı. Ancak yetkililerin 13 Haziran’da kuruluşa verdiği yanıtta Hatay ve İstanbul da dâhil Türkiye’nin 81 vilayetinden herhangi birinde Suriyelilerin kayıt altına alınma işleminin durdurulmadığı bildirildi.

Türkiye 2014 yılında bir yönetmelik yayımlayarak Suriyeliler konusunda kendi yasal çerçevesini oluşturmuştu. Bu yönetmelik kapsamında 28 Haziran 2018 itibarıyla 3 milyon 562 bin 523 kişi kayıt alınmış durumda.

Peki bu kadar sığınmacıyı kabul eden Türkiye HRW’nin açıklaması doğruysa niçin şimdi böyle bir karar almış olabilir? Araştırmaya katılan HRW Mülteci Hakları Programı Direktör Yardımcısı Gerry Simpson’a göre bu sorunun resmi bir yanıtı yok.

Al-Monitor’a konuşan Simpson kayıtların neden durdurulduğu konusunda bir ipucu bulamadıklarını söyledi: “Bana göre bu illerin --kayıt işleminin askıya alındığı kentleri kastederek-- yöneticileri illerinde çok sayıda Suriyeli olmasından şikâyetçi olabilirler. Benim tahminim diğer kentlere daha fazla Suriyeli almaları için baskı yapmak amacıyla durdurmuş olabilirler.”

Ankara’nın vilayetlerin sığınmacı kayıt politikasını şekillendirmekte ne denli etkili olup olmadığının belirsiz olduğunu belirten Simpson şöyle devam etti: “Hükümetin Ankara’daki Göç İşleri Genel Müdürlüğü’nden daha fazla güce sahip olduğu net değil. Ya da Ankara ve yereller arasındaki bir güç savaşı mı var? Bunu bilmiyoruz, bu önemli bir soru.”

Türkiye’nin daha fazla Suriyeli almamak için bu yola başvurmuş olabileceğini de kaydeden Simpson şu bilgileri verdi: “Türkiye’nin daha fazla Suriyeli gelmesini engellemeye dönük politikasının içeriğine göre bu akla uygun bir yol. Üç yıl önce Türkiye AB ile kuzey ve batı sınırını kapatan bir sözleşme imzaladı. Ben Türkiye olsam, ki Türkiye de bunu yaptı, yedi sınırımı da kapatırdım. Madem kimse Avrupa’ya gitmiyor ben de daha fazla kişinin gelmesini istemezdim. Yaptıkları da tam olarak budur. Mantıken sınırı geçenleri kayıt altına almıyorlar. (...) Sığınmacıları vazgeçirmenin bir yolu duvar örmek, bir yolu vurup öldürmek, üçüncü yolu da sınırı geçebilirlerse kayıt altına almamak.”

Dünyanın gözü şimdilerde Suriye’deki cihatçı grupların toplandığı İdlib kentinde. Kente bir saldırı olursa buradaki siviller nereye gidecek? Simpson Türkiye’ye yeni bir göç dalgası olması ihtimaline işaret ederek Avrupa’ya yardım çağrısı da yaptı: “Eğer Esad ve Rusya İdlib’e saldırırsa oradaki sivillere ne olacak? Türkiye onları kabul edecek mi? Yoksa İdlib’de sıkışmalarını mı isteyecek? Sınırdan sokmamak, sınırın diğer tarafında tutmak Türkiye’ye uluslararası sorumluluk getirecek. Türkiye’nin daha fazla Suriyeli alma konusundaki endişelerini anlıyoruz elbet. Bu noktada daha fazla Suriyeli almaları için Avrupa’ya çağrı yapıyoruz.”

Peki suçlamaların hedefindeki Türkiye ne diyor? Al-Monitor bu soruya yanıt bulmak için AFAD ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün kapısını çaldı. AFAD yetkilileri konuya ilişkin bilgi sahibi olmadıklarını kaydetti. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nden bir yetkili ise isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a HRW tarafından gündeme getirilen iddianın gerçeği yansıtmadığını söyledi. Öte yandan Türkiye uluslararası kuruluşun iddiaları karşısında hâlen resmi bir yalanlama yapmış değil.

Türkiye’nin Suriyelileri Avrupa’ya karşı koz olarak kullandığı iddialarının sık sık dile getirildiği bir ortamda, 3.5 milyondan fazla sığınmacıyı kabul eden bir ülkenin kayıt işlemlerini bir anda durdurması akıllara yine şu soruyu getiriyor: Avrupa’ya “Ya yardım edin, ya da almam” mesajı mı veriliyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Mülteciler

Mahmut Bozarslan gazeteciliğe 1996 yılında Diyarbakır’da başladı. Sabah Gazetesi, NTV ve El Cezire Türk’te muhabirlik yaptı. Bu sırada Fransız Haber Ajansı AFP’ye de serbest muhabir olarak katkıda bulundu. Bozarslan Kürt sorununun çeşitli yönleri, Irak Kürdistanı, kadın sorunu, mülteciler, yerel ekonomi gibi konularda haberler yaptı. Twitter hesabı: @mahmutbozarslan

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept