Irak'ın Nabzı

Irak Kürdistanı: Esrarengiz patlamaların arkasında Peşmerge’nin kayıp silahları mı var?

By
p
Article Summary
Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki silah depolarında peş peşe meydana gelen patlamalar Peşmerge’nin kayıp silahlarını gündeme getirirken, Batılı ülkelerce sağlanan bazı silahların PKK’ya satıldığı iddia ediliyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

2 Temmuz’da Erbil’den Süleymaniye’ye dönen kamyon sürücüsü Abdullah gündüzleri hayatı felç eden kavurucu sıcaklardan dolayı yola akşam saatlerinde çıkmış. Akşam 9.30 sularında kentin batısındaki Tasluca tepelerine yaklaştığında yangın çıktığını fark etmiş. Çok geçmeden kulakları sağır eden patlamalar duyulmuş. Füze ve havan mermisi gibi görünen nesneler havada uçuşup gökyüzünü aydınlatırken Tasluca halkı can havliyle oradan oraya kaçışıyormuş. Abdullah (gerçek ismi değil) yangının silah ve mühimmat deposunda çıktığını hemen anlamış.

Bundan iki gün önce Erbil’in hemen dışındaki Bahreke’de de Peşmerge’ye ait bir başka mühimmat deposunda korkunç bir patlama olmuştu. 

Sabotaj ihtimalini reddeden resmi makamlar, olayı sıcak dalgasına ve Peşmerge’nin mühimmat depolama konusundaki tecrübesizliğine bağladı. Abdullah dâhil kimse bu açıklamaya inanmadı.

Abdullah depoyu çok iyi biliyordu. Zira kendisi Baas makamlarının 1981’den başlayarak İran-Irak savaşının sona erdiği 1988’e kadar Bağdat’ın güneydoğusunda İngilizlerden kalma El Raşid üssünden Süleymaniye’ye mühimmat ve havan mermisi taşıttığı kamyon sürücülerinden biri.

Süleymaniye’deki patlamanın ardından Al-Monitor’a konuşan Abdullah şöyle dedi: “Bugüne kadar böyle olaylar hiç olmamıştı. Tek istisna, 1986’da İran hava kuvvetlerinin depoyu bombaladığı zaman yaşandı. Ben orayı gördüm. Tepede, toprağın içine yapılmış, sağlam bir depo. Sıcak hava nedeniyle alev alabileceğine inanmakta zorlanıyorum.”

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) bünyesinde çalışmış olan kıdemli bir Peşmerge subayı da deponun eski olmasına rağmen uluslararası standartlara göre inşa edildiğini ve patlamanın sıcak havayla izah edilemeyeceğini belirtti.

Süleymaniye’deki patlamanın ardından 3 Temmuz’da bu defa Dohuk’taki bir mühimmat deposu infilak etti. İki gün sonra ise Süleymaniye vilayetindeki Çarkurna’da bir silah satıcısının deposunda yangın çıktı ve en az 45 dakika sürdü. 2017’de de Peşmerge’nin Erbil’deki cephaneliklerinde en az iki patlama olmuştu.

Bu esrarengiz patlamalar, siyasi partilere bağlı olan kıdemli Peşmerge komutanlarına alt kademelerde duyulan derin güvensizliği su yüzüne çıkarttı. İslam Devleti (İD) ile mücadelenin ana unsurlarından biri olan Peşmerge güçlerinde reform yapılması gündemde ve ABD’li, İngiliz ve Alman danışmanlar tam da bu dönemde buna destek olmaya çalışıyor.

Kürdistan Demokratik Partisi’ne (KDP) bağlı bir topçu tugayında görev yapan genç bir subay şöyle konuştu: “Belli ki Peşmerge komutanları koalisyonun verdiği silahları çaldılar ve şimdi izlerini kapatmaya çalışıyorlar. Ben resmi söyleme inanmıyorum.”

Al-Monitor’un görüştüğü KYB’li Peşmerge mensupları da kayıp silah ve teçhizata işaret ederek resmi açıklamalara itibar etmediklerini belirttiler.

Daha önce Peşmerge güçlerinde komutanlık yapan ve şu an Değişim Hareketi’nden (Goran) milletvekili olan Mahmud Hacı Ömer de bu güvensizliği paylaşıyor. Kürdistan parlamentosunda Peşmerge Komisyonu üyesi olan Ömer, 4 Temmuz’da NRT’ye şöyle konuştu: “Komisyonumuz, Peşmerge Bakanlığı’na vekâlet eden bakanı sorularımızı yanıtlaması için parlamentoya çağırdı ama bakan gelmedi. Komisyonlar yasadışı bir şeylerin döndüğüne dair kanıt bulurlarsa siyasi partiler sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasına izin verir mi? Daha önceki komisyonlara bakacak olursak cevap hayır.”

İD ağustos 2014’te Kürdistan Bölgesi’ni hedef almaya başladığında örgüte karşı kurulan uluslararası koalisyonun üyeleri Peşmerge’ye eğitim desteği ve güdümlü tanksavar füzeleri dâhil teçhizat ve silah sağladılar. Almanya örneğin hem eğitim sağladı hem de ekim 2014’te tüfek, askeri teçhizat ve 500 füzeyle beraber tanksavar silah sistemleri verdi.

Çok geçmeden Alman tüfekleri bölgede yaygın olan silah pazarlarına düştü. Komutanlar alt düzey Peşmerge mensuplarını tüfeklerini satmakla itham ederken alttakiler de komutanlarını suçluyordu. O günlerde Zaho’dan Halepçe’ye kadar Kürdistan bölgesini dolaşan bendeniz, gittiğim her silah pazarında Alman G36 ve G3 tüfeklerinin, tabancaların, dürbün gibi malzemelerin bol miktarda bulunduğunu gördüm. Peşmerge yetkililerinin alt düzey mensupları silahlarını satmakla suçladığını söylediğimde satıcılar gülüyordu. Bazıları alıcısı olursa MILAN tipi füze bile bulabileceklerini söylüyordu. Konu Alman basınına yansıyınca güvenlik güçleri harekete geçti ve koalisyon kaynaklı silah ve teçhizatın ticareti yeraltına indi.

Ancak kayıp askeri malzeme küçük silah ve teçhizattan ibaret değil. Al-Monitor Süleymaniye’deki patlamadan bir hafta önce 26 Haziran’da yazılan ve Peşmerge Bakan Vekili Kerim Sincari’nin imzasını taşıyan resmi bir yazıyı ele geçirdi. Yazıda beş subaydan oluşan bir komisyona Peşmerge Bakanlığı’na bağlı 1. Piyade Tugayı’nın kayıp MILAN sistemiyle ilgili araştırma talimatı veriliyor. Almanya’nın sağladığı MILAN sistemi hariç Amerikalılar tarafından eğitilip donatılan 1 ve 2. Piyade Tugayları seçkin birlikler olarak biliniyor ve “Amerikan tugayları” diye anılıyor. Yazıda, “1. Piyade Tugayı’nın kayıp MILAN sistemiyle ilgili aşağıda isimleri sayılan subaylardan bir araştırma komisyonun kurulması talimatı verilmiştir” ibaresi yer alıyor.

Dohuk yakınlarında görev yapan üç Peşmerge mensubunun Al-Monitor’a aktardığına göre bağımsızlık referandumunun ardından ekim 2017’de merkezi hükümet güçleriyle yaşanan çatışmalar sırasında Zeravani birimlerinden üst düzey bir komutan, bir MILAN sistemini Sincar’daki PKK militanlarına satmış. Peşmergelerden biri, “Zeravani subayı, sistemi Halk Seferberlik Birlikleri ile savaşırken kaybetmiş gibi göstermiş” dedi. Peşmergelere göre aslen Irak Kürdistanı’ndan olan bir PKK militanı örgütten ayrılarak Dohuk’a dönmüş ve sorgusunda bir Zeravani komutanının MILAN sistemini PKK’ya sattığını açıklamış. Peşmergeler konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını ama sonucunu bilmediklerini söylediler.

Peşmerge Bakanlığı’nda görevli bir istihbarat subayı ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Bir MILAN sisteminin kayıp olduğunu ben de duydum ama asıl mesele ‘Amerikan’ tugaylarında M16’lar dâhil ABD’nin verdiği bazı silahların kayıp olması. Rütbeleri albay seviyesine kadar varan yaklaşık 12 subay kayıp silahlar nedeniyle tutuklu.”

Bakanlığın Genel Sekreteri Korgeneral Cabbar Yaver ise hiçbir MILAN’ın kayıp olmadığını söyledi. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Yaver şöyle konuştu: “MILAN öyle ufak, kaybolacak bir şey değil. Kamyonete yükleyebilirsiniz. Kaybolanlar genelde tabancalar ve küçük silahlar. Bunlar, kişi kuşatıldığı zaman, boğulduğu zaman yahut da şehit düştüğü veya yaralandığı zaman kayboluyor. (...) MILAN silahı kaybolamaz. Herhangi bir kayıp MILAN vakamız yok.”

Al-Monitor kayıp MILAN iddiasını Zeravani Peşmerge Komutanlığı’nda iletişim sorumlusu olan Albay Dilşat Mevlüt’e de sordu. Mevlüt konuyla ilgili soruları Tümgeneral Aziz Veysi’ye yönlendirdi ancak Veysi’ye ulaşmak mümkün olmadı.

Peşmerge Bakanlığı patlamalara aşırı sıcakların yol açtığında ısrar ediyor ve olayları araştırmak için komisyonlar kurduğunu iddia ediyor. Ancak hem bu komisyonlara hem de 2016’daki kayıp Alman tüfekleri soruşturmalarına vakıf olan orta kademedeki bir Peşmerge subayı pek iyimser değil: “Almanya Peşmerge yetkililerine ‘ya bu yaptıklarınızı temizleyin ya da sizinle artık çalışmayız’ demişti. Koalisyondan dış baskı gelmezse soruşturmalar örtbas edilecektir."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Fazel Hawramy, şu an Irak Kürdistanı’nda yaşayan bağımsız bir gazetecidir.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept