Türkiye'nin Nabzı

Erdoğan’ın seçim vaadi: Kıraathaneler

By
p
Article Summary
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açmayı vaat ettiği millet kıraathaneleri dindar nesil yetiştirme projesinin asli mekânları olarak yorumlanıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 7 Haziran günü Hatay mitinginde öyle bir proje açıkladı ki ertesi gün Türkiye’nin en büyük gazetelerinden Hürriyet’in deneyimli siyaset yazarı Deniz Zeyrek yazısına “Çeyrek asırda çok sayıda seçim gördüm ama böyle bir vaadi ilk defa duydum” diyerek başladı. Erdoğan’ın sadece Zeyrek’i değil hem gazetecileri hem de seçmenleri şaşkınlığa uğratan vaadi kıraathane açmak.

Ekonomik göstergelerin her geçen gün kötüleştiği Türkiye’de, asgari ücret açlık sınırının altında, Türk Lirası dolar ve Euro karşısında son yılların en büyük değer kaybını yaşıyor ve son rakamlara göre 3 milyonu aşkın işsiz var. İşsizlik oranının mahalle kahvelerinin doluluk oranı ile ölçülebildiği Türkiye için bu proje işsizlik rüzgârının devam edeceğinin habercisi olarak da algılanabilir.

Ancak Erdoğan sıradan kahvehaneler ile “millet kıraathaneleri” adını verdiği proje arasında büyük bir fark olduğunu belirtiyor. Kıraathanenin kelime anlamının okuma evi olduğunu söyleyen Erdoğan’a göre buralarda insanlar kitap okuyacak.

Kent ve kültür alanında uzman olan Profesör Funda Cantek kahvehanelerin Osmanlı kent kültürünün önemli bir parçası olduğunu hatırlatıyor. Cantek Al-Monitor’a kıraathanelerin tarihine ilişkin şu bilgileri veriyor: “İlginç biçimde, 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı coğrafyasında cami mekânının alternatifi olarak yükseldi kıraathaneler. Yüzyıllar öncesine dayanan tanıklıklara bakacak olursanız popülerleşmeye başladıklarında o kadar rağbet görmüş ki bu mekânlar, değil oturacak ayakta duracak yer bulunamaz olmuş. Ama burada sadece çay, kahve, nargile içilip sohbet edilmiyor. Menkıbeler dinleniyor, ticaret yapılıyor, siyaset konuşuluyor, etraftakiler dinlesin diye yüksek sesle kitap okunuyor, gazeteler dergiler kitleselleştikçe gazete dergi kıraat ediliyor, misafir ağırlanıyor. Kıraathane adı da ortak kullanımda olan söz konusu metinlerin bazen bireysel, çoğunlukla da toplu olarak okunup yorumlanmasına dayanıyor.”

Cantek'e göre Cumhurbaşkanı’nın millet kıraathaneleri vaadi eskiden kıraathane günümüzde ise kahvehane olarak anılan mekânların rağbet görmesiyle bağlantılı. Aynı zamanda cumhuriyet döneminde kurulan halkevlerine de alternatif oluşturulmak isteniyor.

Cantek değerlendirmesini şöyle sürdürüyor: “Halkevleri kahvehanelerde miskinlik ettiğini düşündüğü genç nüfusu Batılı bir yaşam tarzına, modern bir gündelik hayat kültürüne çekebilmek, aktif hale getirebilmek için devlet tarafından Türkiye’nin her yerinde kurulan mekânlardı. Tabii bu mekânlardaki sanatsal etkinlikler, tertip edilen balolar, çaylar ve her iki cinsin bir arada vakit geçirmesi esası üzerine kurulu düzen AKP iktidarının hoşuna gidecek şeyler değil. Erdoğan hem fazla Batılı ve seküler bulduğu halkevleri ruhuna hem de miskinlik ve çağ dışılıkla özdeşleştirilen kahvelere alternatif getirmiş olduğunu düşünüyor muhtemelen.”

Peki halkevleri cumhuriyet ideolojisine dayalı yeni insan modelini öngörüyorsa millet kıraathaneleri ne yapacak? Cantek “Buralar AKP'nin yeni makbul vatandaşlığını yaşatacak kurumlar olacak. Nasıl ki halkevleri/odaları Kemalist rejimin makbul vatandaşını yetiştirme amacı taşıyorsa bu mekânlar da büyük ölçüde AKP'nin makbul vatandaşına yaşam alanı sağlayacak.” diyor.

Türkiye’de iletişim alanında önde gelen bir isim olan Profesör Korkmaz Alemdar ise Erdoğan’ın “kültür alanında iktidar olamadık” özeleştirisini anımsatarak millet kıraathaneleri fikrini de bu kapsamda değerlendiriyor. Millet kıraathanelerinin halkevleri gibi bir ideolojik dönüşüm yaratma mekânı olamayacağını söyleyen Alemdar “Erdoğan’ın bu mekânlar için çay ve kekten ötesini söylemesi lazım.” diyor.

Erdoğan’ın kıraathane vaadi kapsamında buralarda ücretsiz çay ve kek servisi olduğunu da belirtelim. Bu vaat de tıpkı Marie Antoinette’in klasik repliği gibi Türkiye siyasi tarihindeki yerini bulacak gibi görünüyor.

Nitekim Erdoğan’ın vaadini 1789 devriminden önce ekmek kıtlığının hüküm sürdüğü Paris’te Marie Antoinette’in meşhur “ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözüne benzeten CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da Al-Monitor’a şöyle diyor: “Millet aç, ekmek istiyor Erdoğan kek yiyin diyor.”

Erdoğan 24 Haziran’ı beklemeden millet kıraathanelerini açmaya başladı bile. Hükümete yakın gazeteler kütüphane görünümündeki bu kahvehanelerin okuma evleri olarak faaliyet göstereceğini belirtiyor. Ancak okuma köşelerinde hangi kitaplar olacak, buralarda neler konuşulacak bilinmiyor. Öte yandan Erdoğan’ın tekrar seçilmesi durumunda millet kıraathanelerinin yeni iktidarın dindar nesil yetiştirme projesinin önemli mekânlarından biri olacağını tahmin etmek güç değil.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: election campaign, books, western influence, secularists, recep tayyip erdogan, coffee

Sibel Hürtaş, Türkiye’nin ulusal çapta yayın yapan gazeteleri Evrensel, Taraf, Sabah ve Haber Türk ile ANKA Ajansı’nda 15 yıl süreyle yüksek yargı muhabirliği yaptı. Haberleri insan hakları ve hukuk alanında yoğunlaşan Hürtaş, 2004 Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü, 2004 Musa Anter Gazetecilik Ödülü ve 2005 yılı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başarı Ödülü sahibi. Makaleleri çeşitli gazetelerde yayımlanan Hürtaş’ın azınlıklar ve faili meçhul cinayetler ile ilgili makaleleri halen failibelli.org isimli sitede yayımlanmaktadır. Hürtaş’ın “Hıristiyanlar Neden Öldürüldü/Kafesteki Türkiye” kitabı 2013 yılında İletişim Yayınevinden yayımlanmıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept