Türkiye'nin Nabzı

Suriyeliler gitsin mi kalsın mı?

By
p
Article Summary
Türkiye’de seçim kampanyasına Suriyeli mülteciler de dahil edildi. İktidar Suriyelilerin kalmasından yana tavır sergilerken muhalefet geri gönderilmesini istiyor. Vatandaşlar da sosyal medyada tartışıyor.

Toplam 3 milyon 589 bine ulaşan nüfusları ile Türkiye’de büyük bir sosyal sorun alanı oluşturan Suriyeli mülteciler de seçim kampanyasının tartışma konuları arasına girmeye başladı. Muhalefet partileri Suriye’de durum normalleştikten sonra mültecilerin geri gönderilmesini istiyor, iktidar Suriyelilerin kalmasından, hatta vatandaşlık verilmesinden yana.

Ana muhalefet partisi CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Türkiye’deki 72 bin mültecinin bayramlaşma için Suriye’ye geçme talebinde bulunmasına karşı şu tavrı koydu: “Yok böyle bir dünya. Eğer sen gidip 10 gün kalıp geri gelebiliyorsan kal orada devamlı. Ne diye geliyorsun? Tatile mi geliyorsun? (…) Gittikten sonra kapatırım kapıyı. Burası aş evi mi? Benim ülkemin insanları işsiz.” 

Hükümet ise Suriye’den gelenlere açık kapı politikası uygulamaya devam ediyor. Başbakan Binali Yıldırım Muharrem İnce’nin açıklamasına şöyle tepki gösterdi: “Bizim inancımızda zordakilere yardım etmek vardır. (…) Bazıları ölümden hayatını kurtarmak isteyenlere bile tahammül edemiyorlar.” 

Hükümet Türkiye’de ikamet eden ve çoğunluğu Suriyeli olan mültecilerin belli koşullarda çalışmasına 2016 yılının şubat ayında yürürlüğe giren bir genelge ile izin vermişti. Sırada vatandaşlık var.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 4 Mayıs 2018’de şu açıklamayı yaptı: “Ben Mısır Çarşısı’ndaydım. Orada dolaşırken hemen hemen her dükkânda baktım ki Suriyeli var. Orada çalışıyor. Daha vatandaş olamamış. Ama hemen hemen hepsi anlaşılabilecek kadar Türkçe konuşuyorlar. Biz de kendimize bir hedef belirledik. Dedik ki biz bu insanları gerekirse vatandaşlığa alalım. Vatandaşlığa almadığımız zaman kaçak çalışıyorlar. Kimisi doktor, mühendis, avukat, ebe var içlerinde. Bunlar bizim vatandaşımız olursa hiç olmazsa SSK’lı gibi bizim ülkemizde çalışarak ekmek kazanmış olur. Biz bakalım, onlar geçinsin yok. Kendi kendini geçindirir hale gelirler.” 

Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı Gaziantep, Şanlıurfa gibi illerde vatandaşlık talepleri alınıyor. Al-Monitor’a bilgi veren İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) Başkanı Metin Çorabatır yaklaşık 30 bin Suriyelinin vatandaşlık için başvurduğunu ve 10 binin üzerinde vatandaşlık verildiğini söyledi.

Toplam 3,5 milyon içinde vatandaşlık verilenlerin sayısı oldukça düşük görünüyor. Ancak resmi bir açıklama yapılmadığı için gerçekte kaç kişinin vatandaşlık aldığı, seçimlerde kaç kişinin oy kullanacağı bilinmiyor. Bugüne kadar hükümet kanadından rakama ilişkin tek açıklama eski Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’tan gelmişti. Kaynak 16 Nisan 2017’deki anayasa referandumundan sonra ilk aşamada 80 bin Suriyeliye Türk vatandaşlığı verileceğini belirtmişti. 

İçişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde Suriyeliler hakkında çok sayıda istatistik paylaşılırken vatandaşlığa alınanların sayısı hakkında bilgi yok. Hükümetin polemiğe açık bir konu olduğu için rakam vermekten kaçındığını söylenebilir.

Cumhurbaşkanı’nın son açıklaması daha fazla Suriyeliye vatandaşlık verileceğini de gösteriyor. Ancak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu vatandaşlığa karşı: “Vatandaşlığa alacağız, diyorlar. Bizim 20-25 yaşında pırlanta gibi gençlerimiz gidecek El Bab’ta Suriye için şehit olacak, onların 20, 25, 18, 30 yaşlarında gençleri Türkiye’de volta atacak, fiyaka satacak. Bu aklın, mantığın kabul edeceği bir şey mi? Ben Suriyelilere karşı değilim ama bu ülkede 6,5 milyon işsiz varsa Suriyelilerin vatandaşlığa alınmasına karşıyım.” 

Muhalefetteki İyi Parti’nin Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener de Suriyelilerin geri gönderilmesinden yana. Akşener Çanakkale mitinginde konuşurken “İnsanlar vatanlarında mutludur. Suriyeli kardeşlerimizi Suriye ile ilişkileri düzeltip vatanlarına elbette göndereceğiz.” dedi. 

Hükümet çalışma izni ve vatandaşlık yoluyla Suriyelilerin Türkiye’de kendilerini geçindirebilir hale gelmelerini sağlamaya çalışıyor, muhalefet ise geri dönüşü teşvik için Suriye’deki şartların iyileştirilmesini.

Suriyeliler konusunda CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer meclis araştırması istemişti. Ancak iktidar desteklemeyince araştırma yapılamadı. Gürer Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Suriyelilerin gerçek sayısı, kaçının vatandaşlığa alındığı, bunlara ne kadar para harcandığı, paraların nereye gittiği belli değil. Onun için araştırma istemiştim.”

Gürer CHP’nin konuya ilişkin çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı: “CHP iktidara gelince Suriyelileri hemen iç savaş ortamına geri göndermeyecek. Önce Suriye’de uluslararası toplumun öncülüğünde barışın sağlanması ve geri dönüş için altyapının oluşturulması gerekiyor. Nedir altyapı? Evleri yıkılmışsa yeniden yapılacak. Tarlalarını işlemeleri için teşvikler verilecek. O zaman kendileri dönmek isteyecek. Çünkü burada mutlu değiller. Çok zor koşullar altında yaşıyorlar. Mevsimlik işçilik yapıyorlar, sokaklarda dileniyorlar.”

Peki Suriyeliler geri döner mi? İGAM Başkanı Metin Çorabatır Suriyelileri mülteci yapan koşulların değişmediğine işaret etti: “Bayramlarda Suriye’ye geçenler evlerinin durumuna bakmak, yakınlarını görmek, oradaki son durumu anlamak için gidiyorlar. Bu kontrolleri yapmaları, ülke normale döndüğünde geri gideceklerini gösteriyor.”

Ancak mülteciler Suriye’deki mal varlıklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Çorabatır şu bilgileri verdi: “Esat yönetimi kısa bir süre önce bir kanun çıkararak yurt dışındaki Suriyeliler için 30 gün içerisinde geri dönüp mallarını beyan etme zorunluluğu getirdi. Beyanda bulunmayanların mallarına el konulacağını ilan etti. Esat iktidarda kaldıkça mültecilerin geri dönüp beyanda bulunması zor. Bu durumda onların malları başkalarına dağıtılacak.”

Çorabatır geri dönüşlere ilişkin de şöyle dedi: “Eğer Suriye’de uluslararası bir anlaşma sağlanırsa, evlerini inşa etmeleri, tarlalarını ekip biçmeleri sağlanırsa büyük çoğunluğun geri döneceğini düşünüyorum”

Suriyelilerin yedi senedir Türkiye’de olduğunu hatırlatan Çorabatır, süre uzadıkça entegrasyonun artacağına, geri dönme isteğinin azalacağına dikkat çekti. Çorabatır Türkiye’de doğan, büyüyen, üniversiteye başlayan ve iş yeri açanların Suriye ile bağlarının zayıfladığını da vurguladı.

Suriyelilerle ilgili tartışma sadece siyasi partiler arasında yürümüyor. Sosyal medya üzerinden de “Suriyeliler gitsin mi, kalsın mı” diye tartışmalar yapılıyor. Genç kadınların kendi aralarındaki sorunları konuştukları platformda bile Suriyeliler gündemde. Bir başka forumda ise “Şu an bir referandum olsa ‘gitsinler’ oyu yüzde 95 alır” diyen de var “Biz gideriz, onlar zahmet etmesin” diyen de. 

Suriyelilere vatandaşlık yolunun açılmış olması bu tartışmaları belli ölçüde anlamsız kılıyor. Eğer 24 Haziran seçimlerinde iktidar değişikliği olmazsa Suriyelilere “geri dön” baskısının yapılmayacağı aşikar. Basık iktidar değişirse de olmayacak ama Suriye’de koşulların iyileşmesine paralel olarak geri dönüşü teşvik eden yaklaşımların izleneceğini söylemek mümkün.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Özel etkinlikler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Lobbying newsletter delivered weekly
Bu bölümlerde bulundu: Mülteciler, Türkiye seçimleri

Profesyonel gazetecilik hayatına 34 yıl önce başlayan Çetingüleç, Sabah medya grubunda çalıştığı 23 yıl içinde, Başbakanlık muhabirliği, Cumhurbaşkanlığı muhabirliği, ekonomi servisi ve parlamento bürosu şefliği de dahil pek çok farklı alanda görev yapmıştır. Dokuz yıl boyunca Takvim gazetesinin Ankara Temsilciliğini üstlenen ve aynı gazetede köşe yazan Çetingüleç’in yayımlanmış iki kitabı vardır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept