Rusya ve Orta Doğu

Rusya’nın gözü Suriye’deki ekonomik fırsatlarda

By
p
Article Summary
Ekonomik alanda pek çok zorluk olsa da Suriye yabancı aktörlerin gözünde giderek askeri bir yükten yatırım fırsatına dönüşüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Yabancı aktörlerin Suriye’de kurmaya çalıştığı denge yakın zamana kadar ağırlıkla askeri yöntemlere dayanıyordu. Artık ekonomik yöntemlere yöneliş hızlanıyor, özellikle Rusya tarafında.

Örneğin Rus anakarasını Kırım Yarımadası’na bağlayan yeni köprü Rusya’yla Suriye arasında ana ticari güzergâh haline gelebilir ve Suriye’deki altyapının yeniden inşasında önemli rol oynayabilir. Bu yöndeki ilk açıklama, şubatta ikili ekonomik iş birliği konulu bir toplantıda Kırım Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Georgiy Muradov’dan gelmişti.

Mayıs ortalarında 3 milyar dolara mâl olan 19 kilometrelik köprünün açıldığı günlerde Suriye’nin Tartus vilayetindeki Manara’da da ortak bir Rus-Suriye turizm tesisinin temeli atıldı. Bu iki projenin ortak bazı yanları var. Her iki proje, Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakınlıklarıyla bilinen ve Avrupa Birliği ile ABD’nin yaptırım listelerinde yer alan iş adamlarıyla bağlantılı. Kerç Boğazı Köprüsü olarak da bilinen Kırım Köprüsü’nün inşaatı Putin’in çocukluk arkadaşlarından milyarder iş adamı Arkadiy Rotenberg’e emanet edilmişti. Manara’daki proje ise Rus oligarklardan Gennadiy Timçenko’nun Stroytransgaz şirketiyle bağlantılı. Timçenko da Putin’in eski dostları arasında yer alıyor.

Hazırlık safhasında olan başka projeler de söz konusu. Nisanda düzenlenen Yalta Uluslararası Ekonomik Forumu’nda Kırım ile Suriye’nin liman kenti Lazkiye arasında 62 milyar ruble (997 milyon dolar) tutarında projeler öngören bir mutabakat zaptı imzalandı.

Ancak ikili iş birliğinde zorluk yaratan bazı hususlar var. Suriye henüz Rusya’dan yapılan ithalata tercihli statü tanımış değil. Ayrıca Suriye’deki yetersiz altyapı nedeniyle depolama, işleme ve taşıma sorunları Rusya’ya mal gönderiminde ciddi bir zorluk teşkil ediyor.

Suriye hükümet yetkililerinin Rus RBC ekonomi ajansına verdiği bilgiye göre Suriye pazarının şu aşamada küçük olması ve yaptırımlardan kaynaklı risklerin kazanç potansiyelini fazlasıyla aşması nedeniyle Rus iş dünyası Suriye konusunda henüz çok istekli değil. Hâlihazırda Suriye’yle iş yapan büyük şirketler de Suriye’ye yönelik yaptırımlar yüzünden faaliyetlerini aracılar üzerinden yürütmek zorunda kalıyor.

Rusya Enerji Bakanlığı, ocak ayı sonunda Suriye’deki enerji tesislerinin onarımı, modernizasyonu ve yeni tesislerin yapımı için bir yol haritasına imza atıldığını duyurmuştu. Bakanlık henüz ayrıntı açıklamış değil ama Rus medyasına göre imzalanan belgede Suriye’de çalışma riskini göze alan şirketlerin listesi de yer alıyor. Bunlardan biri olan Evro Polis LLC şirketinin “Kremlin’in şefi” lakabıyla bilinen restoran işletmecisi Yevgeni Prigojin’in kontrolünde olduğu iddia ediliyor. Prigojin’in adı özel askeri hizmetler sağlayan Rus Wagner PMC grubuyla anılıyor. Prigojin’in ayrıca İnternetteki Rus troll operasyonlarıyla yakından ilgili olduğu söyleniyor.

Timçenko’nun Stroytransgaz şirketi ise Suriye’de dikkat çekici bir varlık gösteriyor. 2017 sonlarında şirkete bağlı uzmanlar Rakka yakınlarında inşa edilen Kuzey Gaz İşleme Tesisi’nin (GPP-2) son aşamasını başlattı. Şirket ayrıca Suriye’nin en büyük fosfat madenleri olan Palmira dışındaki Huneyfis ve El Şarkiye madenlerinin onarımına başladı. Ancak Manara’daki turizm tesisini tamamlamak şirket için kolay olmayacak. Zira gelinen noktada askeri ve siyasi koşullar savaş öncesi döneme göre çok daha karmaşık.

Petrol ve gaz sektörüne gelince burada pek çok sorun var. Bir kere altyapının eskimesi nedeniyle Suriye’nin petrol üretimi savaştan çok önce azalmaya başlamıştı. Şimdi de bazı etmenler sektörün savaş öncesi seviyeye dönmesini engelliyor. Altyapının iyice bozulması bir yana önemli petrol sahalarının bir kısmı ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolünde. Ayrıca Batılı devletler Beşar Esad rejimini yaptırımlar ve yardım boykotları yoluyla ekonomik yönden cezalandırmaya devam ediyor.

Suriye’nin doğusundaki bazı bölgeler ile kuzey ve güneybatıda yer alan iki gerilimi azaltma bölgesi halen Esad’ın kontrolü dışında. Bu durum Şam’ın egemenliğini yeniden tesis etmesini engellese de ekonomik açıdan müttefiklerine fayda sağlayabilir. Rusya’nın bu bölgelerde anlaşma sağlama çabaları İran’ın tutumuyla örtüşmüyor. Moskova’nın taktiksel ortağı olan Tahran, Suriye’nin toplumsal ve ekonomik hayatında faal bir role sahip ve bu da ABD, İsrail ve Körfez monarşilerini rahatsız ediyor.

ABD önderliğindeki uluslararası koalisyonun tavizler vermesi – örneğin Suriye-Ürdün-Irak sınırındaki El Tanf askeri üssünün boşaltılması ya da Şam-Bağdat yolunun açılması -- İran’ın frenlenmesine bağlı. Moskova’nın isteği, güneybatıdaki gerilimi azaltma bölgesi konusunda Washington’la sağladığı mutabakatları koruyarak ABD’nin doğudaki varlığını azaltmasını sağlamak, ayrıca ABD’nin SDG kontrolündeki bölgelere Arap savaşçılar konuşlandırmasını engellemek. Zira böyle bir durumda Suriye’nin doğudaki topraklarını birleştirme ihtimali azalır.

Anlaşma sağlamak için belli bir zemin var. İran destekli yabancı unsurlar Suriye’deki bazı bölgelerden çıkarak Irak’a geçti, Suriye hükümeti Dera’da milislerin yerine kendi askerlerini konuşlandırdı. Ancak bu arada İran istihbaratı, sahada İran’ın etkinliğini korumak için Suriye’nin doğusunda Hizbullah benzeri bir gruba yerel halktan eleman devşirmeye başladı. Bu durum Suriye’yi toparlama çabalarını etkileyebilir. Dolayısıyla Rusya’nın Suriye’yi ayağa kaldırma konusunda kendi planlarını hayata geçirebilmesi için savaş sonrası güvenliğin istikrarını sağlaması ve Suriye’yle İran arasındaki yakın bağlara rağmen Şam üzerindeki nüfuzunu korumanın yollarını bulması gerekir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: ekonomi ve ticaret

Askeri konularda uzman olan gazeteci Anton Mardasov, Moskova merkezli Yenilikçi Kalkınma Enstitüsü’nde Orta Doğu Çatışmaları Departmanı’nın başkanlığını yürütmektedir. Twitter hesabı: @anton_mardasov

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept