Mısır'ın Nabzı

Türkiye’deki ekonomik kriz Mısır’ı niçin tedirgin etti?

By
p
Article Summary
Türk lirasının tarihi kayıplar yaşadığı, Ürdün’ün Türkiye’yle serbest ticaret anlaşmasını askıya aldığı bir ortamda Mısır Türk mallarına gümrük vergisi koyarak Türkiye’den siyasi intikam almaya yönelir mi? İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

KAHİRE — Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik kriz tehlikesi mayısta zirveye ulaşırken Türk lirasındaki değer kaybı yüzde 20’yi buldu. Mısır dâhil Arap ülkelerinin medyası bu sıkıntıların Türkiye ile imzalanan serbest ticaret anlaşmalarını nasıl etkileyeceğine odaklanıyor.

Mısır ordusunun 2013’te Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile Müslüman Kardeşler’i iktidardan indirmesi Türkiye ile Mısır arasındaki gerilimi yükseltmişti. Mursi’nin devrilmesini askeri darbe olarak gören Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır’da terörist faaliyetler planlamak ve finanse etmekle suçlanan bazı Müslüman Kardeşler yöneticilerine kapı açmıştı.

Ürdün Türkiye’yle olan serbest ticaret anlaşmasını 28 Mayıs’ta askıya aldı. Arabi21 haber sitesi, 4 Haziran’da “Türk-Arap anlaşmalarının iptali: Mali kriz mi, siyasi saikler mi?” başlığıyla yayımladığı yazıda Ürdün tarafından alınan kararın Türk ekonomisine olası etkilerini ve Türkiye’nin Suudi Arabistan, Tunus, Sudan, Katar ve Mısır’la olan ticari anlaşmalarının akıbetini ele aldı.

Bu gelişmeler, Mısır ekonomisine zarar verecek bazı planların yapıldığına dair spekülasyonlara yol açtı. Youm7’de yazan gazeteci Dendravi El Havari, 26 Mayıs tarihli yazısında Türkiye’ye kaçan Müslüman Kardeşler yöneticilerinin Türkiye’deki 24 Haziran seçimleri öncesinde Türk ekonomisine ve Erdoğan’a destek olmak için planlar yaptığını öne sürdü. Buna göre bu kişiler, Mısır’da sahip oldukları ithalat şirketleri aracılığıyla Mısır pazarına büyük miktarlarda Türk malı sürecek ve buradan sağlanacak döviz akışıyla doların Türk lirası karşısındaki yükselişi frenlenecekti. Havari’ye göre Türkiye’den büyük miktarlarda ithalat yapılması Mısır ekonomisine zarar verecekti.

Mursi’nin devrilişin ardından Türkiye’ye kaçan Müslüman Kardeşler mensupları arasında çok sayıda iş adamının, ithalat şirketi sahibinin olduğu doğru.

29 Mayıs’ta Mısır parlamentosundaki bir grup vekil, Türkiye’den aşırı mal girişine karşı ne gibi önlemler alındığına dair Maliye Bakanlığı’ndan bilgi istedi.

Bu vekillerden biri olan İş Gücü Komisyonu üyesi Meysa Atva Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türk lirasının dolara karşı değer yitirmesi Türk piyasasında dolar likiditesinin azalmasından kaynaklanıyor. Müslüman Kardeşler yöneticileri ve mensupları, Türkiye’deki krizle ilgili İnternetten yaptıkları paylaşımlarda Türkiye’nin Mısır başta olmak üzere Arap ülkelerinden daha fazla dolar akışı sağlamasına destek olmak için kutlu bir mücadele vereceklerini, Arap pazarını Türk mallarına boğacaklarını defalarca söylediler. Bu muhakkak ki Mısır ekonomisine zarar verecektir.”

Atva şöyle devam etti: “Türkiye, Mısır pazarına büyük miktarlarda Türk malı sürmek ve böylece döviz girişini artırmak için Erdoğan’ı destekleyen Müslüman Kardeşler Türkler ve Suriyelilerin Mısır’daki yatırımlarını kendi çıkarına kullanabilir. Dolar üzerinden ithal edilen Türk malları burada Mısır lirasıyla satılıyor. Bu da döviz kaybı olabileceği konusunda kaygı doğuruyor. (...) Hükümet bu planı bozmak için adım atmalı. Devletin piyasadaki denetimini artırması ve buna paralel olarak Türkiye’den ithal edilen mallara yüksek vergiler uygulaması gerekir. Mısır’daki Türkiye yandaşları Mısır pazarının ihtiyaç duymadığı Türk mallarını ithal edebilir, Mısır’dan, diğer Arap ülkelerinden Türkiye’ye dolar akışı sağlayabilir.”

Mısır Endüstri Federasyonu bünyesindeki Mühendislik Endüstri Odası 27 Mayıs’taki açıklamasında Mısır’a giren Türk malları için kalite koşullarının yükseltilmesini istedi. Odanın başkan yardımcısı Muhammed Budi Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türkiye örneğinde olduğu gibi döviz kuru yükseldiği zaman enflasyon artıyor ve pek çok sanayi sektörü için hammadde fiyatları yükseliyor. Dolayısıyla Türkiye fiyat istikrarını korumak için ürettiği malların kalitesinden taviz vermek zorunda kalacak. Ayrıca Mısır pazarının yerli mallardan daha ucuz Türk mallarıyla dolması daha kaliteli üretim yapsalar bile Mısır’daki rakip üreticilere ağır bir darbe indirebilir.”

Mısır Ekonomik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ömer Muhanna’ya göre Türk mallarına gümrük vergisi ve daha yüksek kalite şartlarının getirilmesi Mısır’la Türkiye arasındaki serbest ticaret anlaşmasına aykırı olur. Gümrük vergileri konulacaksa bunun ancak kısa süreli bir tedbir olmasını savunan Muhanna, Mısır lirasının dolar karşısında büyük düşüş yaşadığı 2015-2016 döneminde Türkiye’nin Mısır mallarına bu tip vergiler uygulamadığını hatırlattı. Kalite şartları konusunda ise şöyle dedi: “Mısır kalite standartları uygulama hakkına sahiptir ama bunları ayrım gözetmeden tüm ülkelerden yapılan ithalata uygulamak zorundadır.”

Mısır Ticaret Odaları Genel Federasyonu’nda elektrikli cihazlar bölümünün başkanlığını yürüten Behçet Hasan, Türkiye’deki ekonomik krizden bağımsız olarak Türk mallarının hem rekabetçi fiyatta hem de kaliteli olduğunu söyledi. Al-Monitor’a konuşan Hasan değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Türk üretimi cihazlara gümrük vergisi uygulamak, Mısırlı üreticilerin piyasayı tekelleştirmesine ve fiyatları istedikleri gibi yükseltmesine yol açar. Bu da tüketiciye zarar verir. Mısır hükümeti aralık 2017’de Türkiye’den ithal edilen demir çelik ürünlerine gümrük vergisi koyduğunda da böyle olmuştu.”

El Ahram Siyasi ve Stratejik Çalışmalar Merkezi’nde araştırmacı olan Yusri El Azbavi, tüm bu tartışmalara rağmen Mısır’ın Türkiye’deki ekonomik krizi Erdoğan rejiminden siyasi intikam almak için kullanmayacağını düşünüyor.

Azbavi’nin Al-Monitor’a değerlendirmesi şöyle: “Mısır devleti Türkiye’yle ilişkilerde ekonomik menfaatler ile siyasi anlaşmazlıkları ayrı tutuyor. Mısır Ticaret ve Sanayi Bakanı Tarık Kabil’in Türk yatırımcılarla görüşmesi, bakanlığın Türk yatırımlarının artırılması yönünde açıklamalar yapması da bunu gösteriyor.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Özel etkinlikler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Lobbying newsletter delivered weekly
Bu bölümlerde bulundu: ekonomi ve ticaret

David Awad, an Egyptian journalist, began his career as a trainee at Al-Ahram al-Ektesady and then moved to Radio Mubashir al-Ektesady as a producer. Awad focuses on economics, media and the arts.  

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept