Irak'ın Nabzı

Irak: Riyad ve Tahran’ın ekonomik hâkimiyet yarışı

By
p
Article Summary
Suudi Arabistan’ın Irak pazarlarına atılgan bir giriş yapması ve siyasi varlığını artırması Riyad-Tahran rekabetini kızıştırdı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İran Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı Genç İş Adamları Meclisi’nin Başkanı Rıza Tecrişi 17 Nisan’da yaptığı açıklamada İran’ın Irak pazarlarını Suudi Arabistan’a kaptırdığını savundu. Bu açıklama, İran ile Suudi Arabistan arasında Irak pazarlarına hâkim olmak için süren kıyasıya rekabetin bir yansıması. Ulusal bir sanayisi olmayan Irak yabancı ülkelere ihracat alanında büyük bir pazar sunuyor.

Bu durumdan Irak’ı sorumlu tutan Tecrişi şöyle konuştu: “Irak hükümeti birçok İranlı şirketin faaliyetini yasaklarken kapılarını Suudilere sonuna kadar açıyor. Zira iki taraf arasında gümrük ücretlerini düşüren bir mutabakat var.”

Al-Monitor’un Irak sokaklarında yaptığı gözlemler İran ve Suudi malları arasındaki rekabetin tezgâhlara da yansıdığını ortaya koyuyor. Mağazalarda iki ülke menşeli mallar da satılıyor.

Babilli toptancı Selim El Ezzavi Al-Monitor’a şöyle dedi: “Suudi ve İran malları arasında büyük bir rekabet var. Eskiden İran malları satan satıcılarda şimdi Suudi malları da bulunuyor. Genelde en iyi kaliteyi en uygun fiyata satan kazanıyor. (...) İran’a yakın bazı politikacılar Suudilerin Irak pazarındaki ekonomik ve ticari faaliyetlerini eleştiriyor, bunun siyasi bir amaca hizmet ettiğini söylüyorlar ama Iraklı tüketici bu tür açıklamalara bakmıyor, malın kalitesiyle ilgileniyor.”

Tecrişi’nin açıklamalarını “gerçekçi” bulmayan ve bu tür açıklamaların üzerinde fazla durulmaması gerektiğini söyleyen Ezzavi şöyle devam etti: “Bunlar Suudilerin Irak pazarlarındaki ekonomik etkinliğini abartan, kasıtlı açıklamalar. Sokağa çıktığınızda tüketicilerin İran mallarına daha çok rağbet ettiğini görüyorsunuz. Çünkü İran’ın para birimi değer kaybettikçe fiyatları da Suudi mallarına kıyasla ucuzladı.”

Suudi Dışişleri Bakanı Adil El Cübeyir 5 Şubat 2017’de Bağdat’ı ziyaret ederek ikili ilişkilerde 14 yıllık bir durağanlığın ardından yeni bir canlanmanın sinyalini vermişti. Cübeyir ziyareti sırasında Irak ile mükemmel ilişkiler kurmak istediklerini söylemişti.

Gıda ürünleri satan Bağdatlı Tüccar Saad Hasan İran ve Suudi Arabistanlı üreticilerin Irak pazarını kazanmak için kıyasıya yarıştıklarını belirterek Al-Monitor’a şöyle dedi: “Gıda ve inşaat sektörlerinde İran ve Suudi Arabistanlı üreticilerin üstünlüğü var. Tekstilde ise kimse Türkiye ile yarışamıyor. (...) Geçen iki yıl içinde Suudi mallarında büyük bir artış oldu. İran mallarına talep azaldı. Irak’ın orta ve güney kesimlerinde (Şii bölgeler) İran malları hâlen üstünlüklerini koruyor ama Irak’ın batısında (Sünni bölgeler) Suudi malları daha çok rağbet görüyor.” Bu hem siyasi ve mezhepsel bağlardan hem de medya yönlendirmelerinden kaynaklanıyor.

Öte yandan çoğunluk Hasan gibi düşünse de Irak hükümeti, İran’ın vergi ve gümrük uygulamalarına ilişkin “rahatsızlığına” pek kayıtlı görünmüyor.Irak Genel Gümrük Komisyonu Sözcüsü Mustafa El Ragıp Al-Monitor’a şöyle dedi: “Komisyon, gümrük ücretlerini 2010’da yürürlüğe giren gümrük yasası kapsamında belirliyor. Bu yasa menşei fark etmeksizin tüm ithal malları kapsıyor, herhangi bir ülkeye iltimas söz konusu değil.”

Ragıp, Bağdat ile Riyad arasında “Suudi mallarına yönelik gümrük vergilerinin düşürülmesini öngören bir mutabakat” yapıldığına dair iddiayı da yalanladı. Ekonomist ve eski Kadın Bakanlığı Danışmanı Salam Smeasim de İran’ın “Irak’a ihracatının yılda neredeyse 15 milyar doları aştığına” işaret ederek bu tür açıklamalara katılmadığını belirtti.

Smeasim, Tecrişi’nin açıklamalarına ilişkin şöyle dedi: “Devlet bazı ülkelerden ihracatı teşvik etmek istiyor ve ticareti kolaylaştırmada bu ülkelere öncelik veriyor. Bunun bir örneği Irak’ın şubat ayında Ürdün’le yaptığı 540 ürüne gümrük muafiyeti getiren mutabakat. Bu, ikili ilişkilerde özel, müşterek menfaatlere dayanan bir taktiktir”

İran kaynaklarına göre Irak İran’ın ikinci büyük ihracatçısı konumunda. İhracat alanı inşaat malzemelerinden petrol türevlerine, madeni yağlardan gıda maddelerine kadar uzanıyor.

Irak Parlamentosu Ekonomi ve Yatırım Komisyonu Başkanı Ahmet El Kenani İran’ın suçlamalarının yersiz olduğunu söyleyerek Al-Monitor’a şu açıklamayı yaptı: “Mesnetsiz iddialar... Irak’ın gümrük politikaları bu iddiaları hiçbir şekilde doğrulamıyor.”

Suudi Arabistan tanınmış şirketleriyle Irak pazarındaki payını artırdıkça İran ile rekabetin de doğal olarak artacağını kaydeden Kenani, Bağdat’ın Suudi Arabistan ve İran ile ilişkilerinde dengeli olmak zorunda olduğunu vurguladı.

Riyad ile Bağdat arasında 22 Ekim 2017’de Suudi-Irak Eş Güdüm Komisyonu kurulmuştu. İki ülke arasında gümrük alanında iş birliği olanaklarını değerlendiren komisyon, ticaret alanında da Anbar ve Müthena vilayetlerinde toplam 2 milyon hektarlık bir alanın yeniden imarını ve Irak’ın batısındaki Anbar vilayetine bağlı Akkas doğal gaz rafinerisindeki yeni yatırımları üstlendi.

Öte yandan İran-Irak Ticaret Odası Genel Sekreteri 3 Nisan’da yeniden imar çalışmalarının yoğunlaşmasıyla İran’ın Irak’a ticaretinin yıllık 15 milyar doları bulacağını açıkladı. Hatta İran’ın Bağdat Büyükelçisi İrac Mescidi 27 Nisan’da İran’ın Irak’taki ekonomik faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde büyüdüğünü belirterek İranlı şirketlere Irak’taki yatırım olanaklarını değerlendirirken cesur olma çağrısı yaptı.

Irak Parlamentosu’nun Irak-Körfez Dostluk Komisyonu Başkanı Hasan Şuveyrid Irak’ın Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmekte kararlı olduğunu vurgulayarak Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Cemime sınır kapısının çok yakında açılmasının ardından iki ülke arasındaki ticaret ideal seviyeye ulaşacak. Irak’ın komşusuyla arasındaki tüm kara yolları tırların geçişi için onarıldı ve bir de tren yolu inşa edildi.” Öte yandan Suudi Arabistan ile ticaretin Irak’ın İran ile ticaretini etkilemeyeceğini vurgulayan Şuveyrid, Irak’ın devlet menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapacağını, İranlı yetkililerin de bunu bilmeleri gerektiğini söyledi.

Başbakan Haydar El Ebadi’nin de 2015’te açıkça dile getirdiği gibi Irak, Tahran ile Riyad arasındaki siyasi ve ekonomik çekişmelerin dışında kalmayı tercih ediyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: ekonomi ve ticaret

Adnan Abu Zeed, Iraklı bir gazeteci yazardır. Zeed, Irak’ta mühendislik teknolojileri bölümünden mezun olmuş, devamında ise Hollanda’da medya teknolojileri okumuştur.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept