Mısır'ın Nabzı

Mısır Dışişleri Bakanlığı başörtüsüne veto mu uyguluyor?

By
p
Article Summary
Kadınların çoğunun başörtüsü taktığı Mısır’da Dışişleri Bakanlığı başörtülü memur adaylarına ayrımcılık uygulamakla suçlanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın temmuzda yapacağı memur alım sınavı yaklaşırken bakanlığın başörtülü adaylara yaklaşımı tartışma konusu. Yaygın bir kanıya göre nitelikleri ve sınav performansları ne olursa olsun başörtülü kadınlar, genel kültür ve yabancı dil sorularından oluşan iki saatlik yazılı sınavdan rutin olarak eleniyor.

Müslüman Kardeşler 2012’de parlamento üstünlüğünü ele geçirip devlet kurumlarında etkili olmaya başlayınca Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Diplomatik Çalışmalar Enstitüsü’nün giriş programında başörtülü bir kadının olması basın mensuplarını şaşırtmıştı.

Programın açılışına katılan dönemin Dışişleri Bakanı Muhammed Kemal Amr, gazetecilerin sorusu üzerine kapalı kadınların Mısır’ı diplomaside temsil edemeyeceğine dair hiçbir yasa bulunmadığını vurgulamıştı. Dönemin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Amr Rüştü de kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada bakanlığın başörtülü kadınlara her zaman yer verdiğini, mesai arkadaşları arasında başörtülü kadınların bulunduğunu belirtti. Sözcüye göre başörtülü memurların sayıca az olması onların bakanlıkta istenmediği anlamına gelmiyordu.

Öte yandan Hüsnü Mübarek döneminin son dışişleri bakanı olan Ahmed Ebul Geyt’in bakanlıkta çalışan kadınların açık olmasıyla övündüğü biliniyor. ABD eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice “No Higher Honor” isimli hatıratında bunu “laik bir duruş” olarak takdir ediyor. Rice’ın anlatımına göre Ebul Geyt “İslamcılara kuşkuyla bakan ve başında bulunduğu bakanlıkta çalışan kadınların büyük kısmının başörtü takmamasından gurur duyan tipik bir laik Mısırlı”.

İronik bir şekilde Muhammed Mursi, cumhurbaşkanı olmadan önce Özgürlük ve Adalet Partisi lideri olarak bundan sadece iki ay önce Dışişleri Bakanlığı’nda bazı diplomatlarla görüşmüş ve kadın memurlara örtünme zorunluluğu getirilip getirilmeyeceği sorusuna Müslüman Kardeşler’in kişisel özgürlüklere saygı göstereceğini, kimseye tek tip kıyafet dayatmayacağını söylemişti. Ancak Mursi’nin cumhurbaşkanı olmasıyla Dışişleri Bakanlığı’ndaki uygulamalar İslami kaidelere daha uyumlu hale gelmişti.

Mısır devlet televizyonu da Müslüman Kardeşler iktidarının birinci yılında tarihinde ilk kez ekrana başörtülü bir sunucu çıkardı. Aynı sunucu Mursi koltuğunu kaybeder kaybetmez ekrandan uzaklaştırıldı.

Ekim 2012’de Dışişleri Bakanlığı’nın eğitim programını tamamlayan yeni ateşeler arasında sadece üç başörtülü kadın vardı. Bu durum başörtülü diplomatların azlığı konusunda yine tartışma yarattı. Amr her zamanki cevabı verdi: Başörtüsü “kişisel bir tercih” idi ve “adayların giyim tarzı” personel alım sürecini etkilemiyordu.

Ancak görüldüğü kadarıyla bakanlığın söyledikleri ile yaptıkları pek uyuşmuyor. Mezuniyet törenlerinde nadiren başörtülü kadınlar görülüyor ve bu da bakanlığın başörtüsüne veto uygulayan devlet televizyonu Maspero’nun izinden gittiği algısını güçlendiriyor.

Mısır’da kadınların büyük bölümü dindar yapıda ve yabancıların olduğu ortamlarda başlarını örtüyor. Dolayısıyla personel alımlarında örtülü kadınların değerlendirme dışı bırakılması toplumun önemli bir kısmına karşı ayrımcılık anlamına geliyor.

26 yaşındaki Arva Rida, Mısır’da diplomatik kariyerin ilk basamaklarından biri sayılan Kahire Üniversitesi İktisat ve Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun. Al-Monitor’a konuşan Rida, başını örttüğü için diplomatik bir göreve gelemeyeceğini çoktandır bildiğini söylüyor.

Rida üniversitede okurken Dışişleri Bakanlığı’na başvurma cesareti gösteren başörtülü kadınlardan şoke edici hikâyeler duymuş. Bazı kadınlar, mülakat sırasında başörtüleri nedeniyle alaya alındıklarını, bazıları da sınav salonundan kovulduklarını anlatmış.

Rida bu hikâyelerin abartılı olabileceğini ama öğrenciler arasında kapalı kadınların bakanlıkta iyi bir pozisyona girme şansının olmadığı yönünde güçlü bir kanı bulunduğunu söylüyor.

Rida şöyle devam ediyor: “Benimle birlikte mezun olan kızlardan hiçbiri işe giremedi. Bu çok can sıkıcı. Siyasal mezunları siyasal alanda çalışamayacaksa başka nerede çalışacak?” Kendisi gibi beş yıl önce mezun olan pek çok kızın hâlâ işsiz olduğunu belirten Rida, bunların birçoğunun kendi mesleklerinden vazgeçtiğini ve herhangi bir sektörde idari işler aradığını anlatıyor.

Halen aynı fakültenin öğrencisi olan 21 yaşındaki Şuruk Cemal Rida’nın görüşlerini paylaşıyor. Cemal’e göre fakültede okuyan başörtülü kızlar Dışişleri Bakanlığı’na girme şanslarının düşük olduğuna inanıyor ama bakanlık bir gün kapılarını açar umuduyla eğitimlerini sürdürüyor.

Cemal şöyle diyor: “Bu konu ne zaman açılsa başörtülü kadınların herkes gibi bakanlıkta işe girebildiğini iddia edenler beni şaşırtıyor. Çünkü gerçek durum kesinlikle böyle değil.”

Dışişleri Bakanlığı’nda 25 yıl görev yaptıktan sonra 2010’da emekli olan eski büyükelçi Masum Marzuk’a göre başörtülü adayların ayrımcılığa uğradığı iddiaları mesnetsiz tevatürden ibaret. Al-Monitor’a konuşan Marzuk, Mursi döneminde ilk kez başörtülü bir kadının diplomatik göreve geldiği iddiasının da doğru olmadığını, son derece nitelikli başörtülü kadınlarla bizzat çalıştığını belirtti.

Başörtülü memurların azlığına gelince Marzuk başörtülü kadınlardan fazla müracaat olmadığını söyledi. Marzuk ayrıca sınavların oldukça zor olduğunu, genel kabul sayısının da zaten düşük olduğunu vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı’nın basın birimi de ayrımcılık iddiasını kesin bir dille reddetti. Birimde görevli bir yetkili, iddiaları “bazı çevrelerin Mısır’ın imajını zedelemek için yaymaya çalıştığı yalanlar” olarak niteledi. Yakın zamanda yapılan son atamalarda da başörtülü bir diplomatın bulunduğunu söyleyen yetkili, zorlu sınavda başarısız olan bazı adayların “başörtülü kadınlara ayrımcılık” bahanesine sığındığını öne sürdü.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: headscarves, egyptian politics, veil, diplomats, hijab, egyptian women, women in the workforce, women in islam

Ahmed Mattarek is an Egyptian journalist who has worked as a technical editor for a number of publishing houses. He is currently a desk editor for El-Yom al-Jadeed and a researcher in history, culture and linguistics. He writes regularly for various Arab platforms.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept