Türkiye'nin Nabzı

Türkiye’nin milli ilaç atılımı

By
p
Article Summary
Son dönemde milliyetçilik rüzgarlarının öne çıktığı Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti Hükümeti’nin yeni projesi milli ilaç.

Son dönemde “yerli ve milli” kavramını ana siyaset çizgisi haline getiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Hükümeti milli tank, milli savaş gemisi, milli insansız hava aracı, milli tüfek, milli tarım, milli helikopter ve savaş uçağı gibi projelerden sonra yeni bir alanda daha millileşme adımı atıyor.

Türkiye’nin ilaç, medikal cihaz ithalatına, ilaç patent ve ruhsatlarına her yıl ödediği milyarlarca doların ülkede kalması, bunların yerli-milli olarak üretilip, ihraç edilmesi için milli ilaç projesine hız verildi. Bu amaçla yurt dışında çeşitli üniversite, şirket ve araştırma kurumlarında görev yapan Türk kökenli bilim insanlarının Türkiye’ye çekilmesi öncelikli hedefler arasında.

2015 yılında Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan Türk bilim insanı Prof. Aziz Sancar bu alandaki örnek isimlerden birisi. Sancar’ın yanı sıra ABD’de John Hopkins Üniversitesi, Harvard Tıp, BioMed Innovation Center, Brown Üniversitesi, Charles River Laboratories gibi kurumlarda görev yapan Türk bilim insanları yeni ilaç ve medikal cihaz tasarımları yanında çok sayıda hastalık üzerine bilimsel çalışmalar yürütüyor.

Amerikan-Türk İş Geliştirme Konseyi Başkanı Uğur Terzioğlu ve Başkan Yardımcısı Dr. Oğuz Kalafat, Başbakan Binali Yıldırım’ın milli ilaç projesini doğrudan takip ettiğini belirtiyorlar. Türkiye’nin ilaç patenti ve ruhsatları için yılda 25 milyar TL (6,5 milyar dolar) ödediğini, milli ilaç projesiyle yerli ilaç ve molekül üretilip dünyaya ihraç edilebilirse yılda asgari 9-10 milyar dolarlık bir kaynağın Türkiye’de kalacağını ifade ediyorlar.

Terzioğlu Türkiye’nin yıllardır ABD’deki bilim insanlarını ihmal ettiğini, belirterek şu görüşü dile getiriyor: “Bu bilim adamlarımızın hepsi Türkiye’ye küskün, dargın. Çünkü kapılarını çalan yok. Biz de diyoruz ki bu bilim adamlarımıza sahip çıkalım.”

Milli ilaç projesi için “Türk Sağlık Yatırımları Fonu” adı altında bir fon kurulması planlanıyor. Bu fon, ABD’deki ilaç şirketleriyle ortaklıklar kuracak, hisse alacak, yönetimlerinde temsil edilecek. Ayrıca Türk bilim insanlarının araştırmalarını ve patent-ruhsatlarının Türkiye adına alınmasını destekleyecek.

Dr. Oğuz Kalafat oluşturulacak fon için ilk aşamada 70-100 milyon dolar gerektiğini, devletin fona katkı vererek içinde yer alacağını, ayrıca şirketlerin ve yatırımcıların destek sağlayacağını kaydetti. Şu ana kadar Türkiye’nin önde gelen yerli ve köklü ilaç şirketlerinden Eczacıbaşı, Abdi İbrahim, Turgut İlaç, Ersin Erfa, Turkuaz Medikal fonda yer alacaklarını teyit etmiş durumda. Türkiye’nin ilaç üretebilmek için patent parası ödemek zorunda olduğunu ifade eden Kalafat, “Hedef kendi molekülümüzü üretmek. Önde gelen Türk firmalarını bir araya getireceğiz. Kendi molekülünü üreten 13 ülke var. ABD, İsrail, Kore, Japonya vs. Molekül üretebilen 14. ülke olmak istiyoruz.” diyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da 14 Mart Tıp Bayramı’nda düzenlenen törende yerli ilaç üretimine çok önem verdiklerini vurguladı. Türkiye’nin küresel ilaç sektörünün önünü açarak milyarlarca dolarını havaya savuracak bir ülke olmadığını söyleyen Erdoğan, “İlaç meselesinin yerli bir kara deliğe dönüştürülmesine kesinlikle izin veremeyiz. Kurulumuzun da gayretleriyle bu konuda önümüzdeki dönemde çok önemli adımların atılacağına inanıyorum.” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım ise hedefin “yüzde yüz yerli ilaç üretimi” olduğunu dile getirerek ilaçta yerlileştirme projesiyle 2017 yılında yerli olarak üretilen ilaç sayısının 577’ye yükseldiğini anlattı. Yıldırım Türkiye’nin “biyoteknolojide global bir güç olacağını” savundu.

2015’te kurulan İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) milli ilaç üretimi için çalışmalara başladı. Merkezde gen haritası çıkarılarak “Türk genine özel” ilaç üretilecek. 500 kişilik bilimsel kadronun araştırmalarıyla üretilecek ilaçlar ihracata da yönlendirilecek. 9 Eylül Üniversitesi bünyesinde kurulan merkezin Fransa ile Hindistan arasında dünyanın en önemli gen merkezlerinden birisi olacağı, genetik hastalıkların tedavisi ve ilaç üretimi üzerine yoğunlaşacağı kaydediliyor.

Milli ilaç kapsamında Türkiye’nin biyoteknoloji merkezi olmasına yönelik önemli atılımlardan birisi İlaç Endüstrisi İşverenleri Sendikası’ndan (İEİS) geldi. Tüm ilaç üreticilerini çatısı altında toplayan İEİS tarafından Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu kuruldu. Platform üyesi şirketlerin önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten İEİS Genel Sekreteri Turgut Tokgöz biyoteknoloji alanında bitmiş ve devam eden fiziki yatırımların 820 milyon dolar olduğunu söylüyor. Yapılmış ve devam edecek olan araştırma-geliştirme harcamalarının ise 485 milyon dolar olduğunu kaydeden Tokgöz gelecek beş yılda bu alanda önemli başarılar, buluşlar beklendiğini kaydetti.

Türkiye’de ilaç konusunda en büyük harcamayı devlet yapıyor. Sosyal güvenlik kapsamında milyonlarca kişinin ilaç, tedavi, sağlık harcamalarını üstlenen Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) açıkları her yıl katlanarak büyüyor. 2017 yılında 25 milyar liranın üzerinde ilaç harcaması yapan SGK’nın 2018 için öngörülen ilaç gideri 29 milyar 179 milyon lira (7,6 milyar dolar). 2020 yılında bu tutarın 38,5 milyar liraya ulaşması bekleniyor.

Türkiye’nin ilaçtaki dış açığı oldukça yüksek. İEİS’in 2017 verilerine göre 4 milyar 970 milyon dolarlık ilaç ithalatına karşılık ilaç ihracatı sadece 890 milyon dolar. İlaç ihracatının ithalatı karşılama oranı da yüzde 17,9’da kalıyor.

Türkiye’yi dünya ilaç ve medikal cihaz pazarında iddialı konuma getirmek için uygulamaya konulan milli ilaç projesi milyarlarca dolarlık Hazine garantileriyle yürütülen Kamu-Özel Sektör İşbirliği (KÖİ) projeleri gibi kamunun ilaç alım garantisi vererek yatırımları teşvik etmesiyle desteklenecek.

Ancak henüz üretilmemiş, üretilmesi planlanan, araştırılan ilaçlar için devletin peşinen alım garantisi verip uzun süreçlerden sonra piyasaya sürülebilecek ilaçlara akıtacağı kaynakların nasıl finanse edileceği belirsiz. Deney ve tedavinin başarısız olması durumunda alım garantisinin ve şirketlere aktarılacak kaynakların nasıl geri alınacağı da tartışmalı konulardan birisi.

KÖİ projelerinde verilen Hazine garantilerine karşılık işletmeci-müteahhidin 15-20 yıllık işletme süresi bitiminde köprü, otoyol, baraj, havaalanı gibi tesisleri devlete iade etmesi söz konusu. İlaç konusunda ise henüz ortada olmayan, araştırma, üretim süreçlerinin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı, dünya çapında kabul görüp görmeyeceği bilinmeyen ürünler için verilecek kamu alım garantisi projenin en büyük handikaplarından.

SGK’nın sağlık ve sosyal güvenlik açıkları yüksek faizle borçlanan Hazine’nin aktardığı kaynaklarla kapatılıyor. Bu durum iç politikadaki en sert ve sıcak tartışma konularından birisi.

İktidara yakın Yeni Şafak gazetesi ise İlaç Dosyası başlığıyla yayımladığı çalışmada bazı iç ve dış güçlerin Türkiye’nin yerli ilaç üretmesini engellemeye çalıştıklarını öne sürdü. Dosyaya göre Türkiye’de üretilen ilaçların yüzde 95’i yabancı patent ve ruhsat altında üretiliyor. Bunun için Türkiye çok ciddi tutarlarda patent-ruhsat bedeli ödüyor. Piyasada çok satılan ilk 20 ilacın 11’i ABD patentli.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: sağlık ve Tıp

Zülfikar Doğan, gazeteciliğe 1976’da Ankara’da haftalık haber dergisi Yankı’da başladı. Milliyet, Posta, Akşam, Finansal Forum, Star, Karşı gazetelerinde muhabirlik, haber müdürlüğü, temsilcilik ve ekonomi-politika yazarlığı yaptı. TRT-1, STAR, NTV, CNBC-e televizyonlarında ekonomi-politika programları ve yorumculuk görevlerinde bulundu. Halen, www.korhaber.com haber portalında genel yayın yönetmenliği ve köşe yazarlığı yapıyor.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept