Irak'ın Nabzı

Irak’ın Anbar vilayeti Suudilerin yatırım radarında

By
p
Article Summary
Suudi Arabistan Irak’ın Anbar vilayetinde büyük çaplı yatırımlar yapmayı düşünüyor ama Irak’ta bazı siyasi çevreler ve Şii gruplar bu projeye karşı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Suudi Arabistan, Irak’ın batısındaki Anbar vilayetinde bir milyon hektarlık tarım arazisine yatırım yapmayı düşünüyor. Anbar’ı İslam Devleti’nden kurtarmak için verilen kanlı mücadele pek çok başka sıkıntının yanında ağır ekonomik sorunlar da yarattı. Yatırım projesi hayata geçerse ekimde kurulan Suudi-Irak Koordinasyon Konseyi kolaylaştırıcı rolünde olacak.

Irak Ticaret Bakanlığı potansiyel yatırımları 4 Nisan’da kısa bir basın açıklamasıyla duyurdu ama konuyla ilgili ayrıntı vermedi.

Irak-Suudi ilişkilerinde 2017’nin ortalarından bu yana, özellikle de Irak Başbakanı Haydar El Abadi’nin ekimdeki Riyad ziyaretinden sonra dikkat çekici bir gelişme yaşanıyor. Suudi-Irak Koordinasyon Konseyi’nin kuruluşu da bu ziyaret sırasında Ebadi, Suudi Kralı Selman Bin Abdülaziz El Suud ve dönemin ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın huzurunda açıklanmıştı.

Konseyin hedefi, neredeyse 30 yıldır araları açık olan Irak ve Suudi Arabistan’ın ekonomik ilişkilerini her boyutta geliştirmek. Konsey ayrıca kara sınırlarının açılması ve gümrük iş birliği anlaşmasının güncellenmesi için çalışacak, ayrıca bir ticaret bölgesi kurmaya dönük ön çalışma yapacak.

Ticaret Bakanlığı’nın basın bürosu Al-Monitor’un sorularına karşılık Suudilerin Anbar’daki yatırım planıyla ilgili detay vermek istemedi. Ancak Anbar vilayet meclisi üyesi Yahya El Muhammedi, Anbarlı yetkililerin Bağdat’taki Suudi Büyükelçiliği ile temas halinde olduğunu doğruladı ve şöyle dedi: “Vilayet yetkililerin izlenimi Suudi Arabistan’ın Anbar’da geniş çaplı yatırımlar yapmak istediği yönünde.”

Washington merkezli Suudi-Amerikan Halkla İlişkiler Komitesi Başkanı Selman El Ensari ise Al-Monitor’a Anbar’daki yatırım projesinin “yakında başlatılacağını” söyledi.

Iraklı bir siyasi kaynak da kimliğinin açıklanmaması kaydıyla projenin kapsamı, ekonomik fizibilitesi, güvenlikle ilgili boyutları ve siyasi yönleri hakkında bilgi verdi.

Kaynağa göre yatırımlar Kerbela vilayeti ve Suudi Arabistan’la sınır komşusu olan Nuhayb bölgesine odaklanacak. Projeyle hayvancılık ve süt ürünleri üretiminin gelişimi, ayrıca içme suyu temini amaçlanacak. Bu kapsamda Suudi Arabistan’da başarılı bazı örnekler model alınarak büyük süt işletmelerinin kurulması bekleniyor.

Kaynak, projenin güvenlikle ilgili hedefleri de olduğuna dikkat çekti: “Bu bölgede güvenlik sorunu var. Bölge Suudi Arabistan sınırında. Dolayısıyla iki ülkenin çabası, buranın her iki taraf için kalıcı tehdit haline gelmeden emek yoğun bir üretim merkezine dönüşmesi.”

Siyasi boyuta gelince kaynak şu değerlendirmede bulundu: “Suudi Arabistan muhakkak ki Irak’taki etkinliğini artırmak istiyor ama bu konuda Irak’ta istihdam yaratmadan Irak pazarını elinde tutan İran’ın izinden gitmeyecek. Suudi Arabistan Iraklılara iş imkânı sağlayarak Irak’ta yumuşak güç elde etmeyi amaçlıyor. (Böylelikle) siyasi sahnedeki varlık ve nüfuzunu Irak toplumu nezdinde kabul edilebilir kılacak.”

Yıllardır Anbar ve Kerbela arasında ihtilaf konusu olan Nuhayb idari olarak Anbar’a bağlı ama Kerbela bölgenin kendi idari sınırlarına alınmasını istiyor. Süregelen güvenlik sıkıntılarına rağmen bölgede yaklaşık iki yıldır göreceli bir istikrar var.

Anbar’da yatırım faaliyetlerinin fiilen başlamadığını söyleyen Muhammedi, Suudi Arabistan ve Irak’ın şu aşamada “sadece önerilen projeleri görüştüğünü”, bunun da “Irak’taki güvenlik durumu ve siyasi istikrarsızlık yüzünden” olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan’ın Irak’ta ticari işletmeler kurmasına pek çok siyasi çevre ve Şii grup sıcak bakmıyor. Nitekim mart ayında Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın Irak’ı ziyaret edeceği haberleri üzerine Şii gruplar ve partiler bir dizi kentte protesto gösterileri düzenledi.

Mecliste Şii bloklarına mensup bazı vekiller, ABD’deki Terör Destekçilerine Karşı Adalet Yasası’na benzer bir yasa çıkarıp Suudi militanların Irak’a geçerek terör eylemi yapmasına izin verdiği iddiasıyla Suudi Arabistan’a dava açmak istiyor.

Muhammedi’ye göre bu tarz girişimler Suudi Arabistan’ı ürkütüp Anbar’daki projelerden vazgeçirmez. Muhammedi’nin yorumu şöyle: “İran-Suudi çatışması bölge ülkelerini etkiliyor. Ancak Irak’ın tarafsız politikası şu ana kadar hayırlı oldu. Umarım bu politika bundan sonra da Irak’ın menfaatlerine hizmet eder.”

Peki, İran yanlısı gruplar Suudi Arabistan’ı yatırım yapma konusunda ürkütüyor mu? Ensari bu soruya şöyle yanıt verdi: “Suudi Arabistan kimseden korkmaz, bölgede de dünyanın herhangi bir yerinde de menfaatlerini koruyabilecek güçte.”

Birbirine düşman iki komşusu İran ve Suudi Arabistan’la ilişkilerinde Irak’ın çok dengeli bir politikaya ihtiyacı var. Bu ülkeler Irak’a yatırım yapmak istediği zaman da bu gerçeğin dikkate alınması gerekir. Zira hem İran hem Suudi Arabistan bu yatırımları Irak siyasetini etkilemenin giriş kapısı olarak görüyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: tarım, ekonomi ve ticaret

Omar al-Jaffal, Iraklı bir yazar ve şairdir. Irak’ta yayımlanan entelektüel Bayt ve Nathr dergilerinde editörlük, Aalam al-Jadid isimli internet gazetesinin de yayın yönetmenliğini yapmaktadır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept