Filistin'in Nabzı

Batı Şeria Nakba Günü protestolarında niçin sessiz kaldı?

By
p
Article Summary
Gazze-İsrail sınırında düzenlenen kitlesel protestoların benzerleri niçin Batı Şeria’da da düzenlenmiyor? İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Gazze’de 30 Mart Toprak Günü vesilesiyle başlayan ve 15 Mayıs Nakba Günü’nde doruğa çıkması beklenen altı haftalık barışçıl protesto eylemleri bu yıl ilk kez sadece Gazze Şeridi’yle sınırlı kaldı.

Büyük ölçüde barışçıl geçen ve Gazze’deki bağımsız bir komisyon tarafından örgütlenen protestolara Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı tüm grupların yanı sıra İslamcı gruplar da tam kadro destek verdi.

Peki, FKÖ ve İslamcı gruplar Batı Şeria’da niçin Batı Şeria’daki liderleri aracılığıyla orada da benzer bir eylem ortaya koymak için eş güdümlü bir şekilde örgütlenemediler?

FKÖ Dış İlişkiler Sorumlusu Enis Suveydan, Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin de hemen her ihtilaflı noktada protesto düzenlediklerini söyleyerek Al-Monitor’a şöyle dedi: “Gazze’deki durum Batı Şeria’dakinden farklı. Dolayısıyla İsraillilere gösterilecek tepkinin farklı olması gerekiyor.”

Gazze Şeridi ile Batı Şeria arasındaki farklılıkların başında Gazze’ye uygulanan katı ekonomik ambargo ve seyahat yasakları geliyor. Tıbbi vakalarda dahi geçişler İsrail’den izin alınarak yapılıyor ve İsrail çoğu başvuruyu reddediyor.

Arapçada “felaket” anlamına gelen Nakba Günü 1948’de evlerini ve topraklarını kaybeden Filistinlileri anmak amacını taşıyor. O yıl ev ve toprak kaybeden Filistinlilerin çoğu Gazzeliydi. BM Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu'nun (UNRWA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde 1,3 milyon, Batı Şeria’da ise 800 bin kayıtlı mülteci yaşıyor. Bu fark genel nüfusa oranlarına bakınca daha da büyüyor.

2017’de açıklanan Küresel Gıda Krizi Raporu Batı Şeria’da yaşayanların yüzde 27’si, Gazze halkının ise yüzde 70’inin mülteci statüsünde olduğunu gösteriyor.

Ancak UNRWA’nın verilerine göre mülteci sayısı daha fazla olmasına rağmen Gazze’de Batı Şeria’dakinden daha az sığınmacı kampı bulunuyor. Batı Şeria’nın farklı noktalarında 19, Gazze’de ise sekiz kamp bulunuyor. Bu da büyük grupların örgütlenmesini kolaylaştırıyor.

Beytüllahim merkezli Kutsal Toprak Fonu Başkanı Sami Evad keskin ekonomik farklılıklara dikkat çekerek Gazzelilerin kaybedecek çok az şeyi olduğunu hatırlatıyor. Evad Al-Monitor’a şöyle diyor: “Kaybedecek neyimiz var? Gazze Şeridi’ndeki Filistin nüfusu öyle bir noktaya ulaştı ki kaybedecek hiçbir şeyleri kalmadı. Gazzeliler çok büyük bir insani felaketin eşiğinde yaşıyorlar. Ama Batı Şeria’dakiler için protestonun daha büyük bedelleri oluyor.”

Ne var ki demografik ve ekonomik farklılıkların oynadığı role rağmen Batı Şeria ile Gazze’deki protestoları birbirinden ayıran asıl önemli nokta güvenlik güçlerinin tutumları. Gazze’de Hamas’a bağlı güvenlik güçleri protestocuların işini kolaylaştırırken Batı Şeria’daki Filistin Yönetimi’ne bağlı güvenlik güçleri halen İsrail ordusu ile iş birliğini sürdürüyor ve kitlesel protestoları önlemeye uğraşıyor.

Barışçıl protestolar konusunda kamuoyu eğitimleri veren Kutsal Toprak Fonu Başkanı Evad da güvenlik durumuna dikkat çekiyor: “İsrail ordusu ve siyasi yöneticileri barışçıl gösterilerin ne denli güçlü olduğunu geçmiş tecrübelerden biliyorlar. Bu yapı Filistinlilerin barışçıl eylemlerini durdurmak, önlemek ya da baltalamak için her şeyi yapar. İsrail ordusunun eylemleri orantısız, büyük bir şiddetle bastırmaya çalışması da barışçıl gösterilerin onlar için ne denli tehlikeli olduğunu gösteriyor.”

Washington merkezli bir kuruluş olan Uluslararası Barışçıl Gösteri Başkanı Mübarek Avad ise Batı Şeria’daki protestolarda Kudüslülerin başı çekmesi gerektiğini savunuyor. Avad Al-Monitor’a şöyle diyor: “Filistin emniyet birimlerinin katı tedbirlerine rağmen Batı Şeria’da aynı anda 20 protesto eylemi örgütlenebilseydi FKÖ’ye bağlı güvenlik güçlerine karşı sayıca üstünlük kazanılabilirdi. Ayrıca Filistin güvenlik güçlerinin yetki alanına dâhil olmayan Kudüs’teki Filistinliler de protesto düzenleyebilirlerdi.”

Hem El Fetih hem de Hamas barışçıl protestoları destekler açıklamalar yapıyorlar ama fiiliyat Gazze’deki protestolara daha çok insanın katıldığını gösteriyor. Bunun en büyük sebeplerinden biri de ulusal uzlaşı noksanlığı.

Filistinliler, geçmişte barışçıl protesto eylemlerinin İsrail ve uluslararası kamuoyunu nezdinde ne denli önemli olduğunu kanıtlamışlardı. Bu yıl ise Batı Şeria’daki liderler Mahmud Abbas’ın görevinden ayrılmasıyla başlayacak geçiş süreciyle o kadar meşguller ki bu konuya yeterince önem vermediler.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: israil filistin çatışması

Daoud Kuttab, Filistinli bir gazeteci ve basın özgürlüğü savunucusudur, Al-Monitor'un Filistin'in Nabzı bölümünün yazarlarındandır. Princeton Üniversitesi'nde Ferris Profesörü olarak gazetecilik dersleri vermiş olan Kuttab, Arap dünyasında bağımsız medyanın güçlenmesi için kâr amacı gütmeden çalışan Yerel Medya Ağı isimli kuruluşun müdürlüğünü yürütmektedir. Twitter hesabı: @daoudkuttab

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept