Filistin'in Nabzı

Gazze’deki gösteriler Hamas için dönüm noktası mı olacak?

By
p
Article Summary
Hamas’ın Gazze’deki barışçıl gösteri çağrısına destek vermesi, Filistin davasının uluslararası toplumdan topladığı sempatiden yararlanmak istediğine işaret ediyor ama Hamas’ın şiddet geleneğinden kopup kopamayacağı tartışma konusu. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

GAZZE ŞEHRİ, Gazze Şeridi — İsrail-Gazze sınırında 30 Mart’ta başlayan gösterilere Hamas’ın verdiği destek pek çok soru işaretine neden oldu. Kitlesel gösterilerin üçüncü cuması olan 13 Nisan’da yine olaylar çıktı. İsrail askerlerinin açtığı ateşle hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı iki haftada 30’u aştı.

Hamas’ın “Büyük Dönüş Yürüyüşü” adını verdiği ve 15 Mayıs Nakba Günü’ne kadar sürmesi hedeflenen gösteriler, Büyük Dönüş Yürüyüşü Koordinasyon Komitesi öncülüğünde barışçıl protestolar olarak planlandı. Ancak en önemli soru şu: Hamas bu gösterileri niçin destekliyor? Uzun vadeli bir strateji mi söz konusu yoksa kısa vadeli bir taktik mi?

İslamcı bir hareket olan Hamas öteden beri İsrail’e karşı silahlı direnişi savunur, şiddet dışı direnişin faydasız olduğunu söylerdi. Oysa 29 Mart’ta yaptığı açıklamada abluka altında olan Gazze’deki yandaşlarına kitlesel barışçıl gösteri çağrısında bulundu.

Koordinasyon komitesinde Hamas, İslami Cihat ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi başta olmak üzere çeşitli Filistinli gruplar, ayrıca bağımsız sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucuları yer alıyor.

Komitenin hedefi eylemleri sürekli kılmak ve Filistin sürgününün 70. yıl dönümü olan 15 Mayıs Nakba Günü’nde zirveye ulaştırmak. ABD yönetiminin aynı gün Tel Aviv’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması bekleniyor.

Komitede yer alan Hamas yöneticisi İsmail Rıdvan’ın Al-Monitor’a yaptığı açıklamaya göre yürüyüşün amacı dünyaya 194 sayılı BM kararını uygulama gereğini hatırlatmak. Söz konusu kararda 1948’de sürgün edilen Filistinlilerin topraklarına dönmesi öngörülüyor.

Siyasi yorumcu Telal Avkal’in değerlendirmesi ise şöyle: “Hamas yürüyüşü destekleyerek siyasi hedef de güdüyor. Dünyaya davasını savunmak için barışçıl direnişi kullanan, daha ılımlı bir yapı olarak görünmek istiyor.” Avkal’e göre şiddet dışı eyleme dayalı yeni bir strateji izleyen Hamas, değişen siyasi tüzüğü doğrultusunda yenilenmek ve ABD dâhil çeşitli ülkelerle diyalog kanalları açmak, diplomatik ilişkiler geliştirmek istiyor.

Mayıs 2017’de açıklanan yeni tüzükte şu ifadeler yer alıyor: “Hamas, Arap ve Müslüman ülkeler başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerine yönelik açılım politikası benimser. Hamas, Filistin davasının gereksinimleri ile Filistin halkının menfaatlerini bağdaştırma esasında dengeli ilişkiler kurmayı amaçlar.”

Avkal’e göre Hamas’ın bu gösterilerle hedefi İsrail’i dünyaya karşı zor durumda bırakmak, Filistinlilerin direnişi silahlı da olsa barışçıl da olsa İsrail’in orantısız şiddet kullandığını göstermek. Nitekim göstericilere ateş açan İsrail ordusuna Hamas misillemede bulunmuyor.

Gazze’nin doğu sınırında cereyan eden gösterilerde bugüne kadar en az 33 gösterici İsrail kurşunlarıyla öldürüldü, 2 bin 850 gösterici yaralandı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres 30 Mart’taki açıklamasında öldürülenlerin ailelerinin acısını paylaştığını belirtti ve olaylarla ilgili bağımsız ve şeffaf araştırma çağrısı yaptı.

Rıdvan Hamas’ın tutumunu şöyle açıklıyor: “Hamas her türlü direniş şeklini destekliyor. Barışçıl direnişe de artık temelli olarak daha açık. Ancak bu, silahlı direnişi bitirmek ya da askeri teçhizatın geliştirilmesini durdurmak anlamına gelmiyor.”

Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin eski danışmanlarından Ahmed Yusuf ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Hamas yıllardır stratejik tercih olarak gördüğü silahlı direnişe kıyasla barışçıl halk direnişinin İsrail’e karşı faydasız olduğuna inandı. Ancak bu anlayış Büyük Dönüş Yürüyüşü ile değişmeye başladı.”

Yusuf’a göre bu değişimin nedeni Hamas’ın barışçıl halk direnişinin olumlu sonuçlarını görmeye başlaması. Son gösteriler uluslararası toplumda yankı uyandırdı ve Filistin meselesini yeniden dünya medyasının manşetlerine taşıdı.

Ebu Dis kentindeki Kudüs Üniversitesi’nde siyaset bilimci olan Ahmed Avad’a göre Hamas, 2005’te Filistin Yönetimi idaresindeki Batı Şeria’da ortaya çıkan barışçıl direniş hareketine öykünüyor. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Avad şöyle diyor: “Hamas, açıkça Batı Şeria’daki barışçıl gösterileri örnek alıyor ve böylece El Fetih’le, silahlı direnişe karşı barışçıl direnişi benimseyen El Fetih lideri Mahmud Abbas’la arasındaki makası daraltmaya çalışıyor.”

El Fetih Sözcüsü Atıf Ebu Seyf bu görüşü paylaşıyor ve yürüyüşün “ulusal birlik anlayışının yeniden tesisine zemin hazırladığına” inanıyor. Sözcüye göre Hamas bunu geçici bir taktik olarak kullanmamalı, stratejik vizyonunun parçası haline getirmeli.

Al-Monitor’a konuşan Ebu Seyf sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben barışçıl direnişin İsrail’i uluslararası alanda zor durumda bıraktığına ve İsrail’e tek kurşun atmadan Filistin davasına sempatiyi artırdığına inanıyorum.” El Fetih’in yürüyüşe tam destek verdiğini vurgulayan Ebu Seyf, Hamas’ı Filistin Yönetimi ile iş birliği yapmaya ve gösterileri birleşik bir ulusal vizyona oturtmaya çağırdıklarını söyledi.

Avad, Hamas’ın fikirsel düzlemde El Fetih’e yakınlaşmaya çalıştığını ve böylece uluslararası alanda Filistin halkının tek meşru temsilcisi olan FKÖ’ye katılmak için zemin hazırladığını düşünüyor. Ancak Avad’a göre bu yeni şiddetsizlik imajı, yıllardır İsrail’e karşı silahlı direnişe inanan Hamas neferleri ile emektar Hamas destekçilerinin ilkeleriyle çatışabilir.

Yusuf bu görüşe katılmıyor ve şöyle diyor: “Hamas, şiddet dışı direnişin tabanda daha çok karşılık gördüğünü tespit etti ve İsrail’le askeri sükûnetin yaşandığı şu dönemde işgale karşı en iyi yolun bu olduğunu belirledi."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: israil filistin çatışması

Rasha Abou Jalal  Gazze’de yaşayan ve serbest çalışan bir gazeteci yazardır. Uzmanlık alanı, siyasi haberler ve güncel gelişmelere ilişkin insani ve toplumsal konulardır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept