Filistin'in Nabzı

El Fetih ile Ankara’nın arası ısınıyor

By
p
Article Summary
El Fetih hareketinin Mısır’la ilişkileri kötüye giderken Türkiye’yle ilişkileri gelişiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Buna henüz bir aşk hikâyesi denemez ama Türkiye ile El Fetih’in giderek yakınlaştığı görülüyor.

El Fetih’in Türkiye’deki kolu 20 Mart’ta genel kongresini yaptı. İstanbul’da düzenlenen toplantıya Türkiye’nin çeşitli kentlerinde yaşayan El Fetih mensupları katıldı. Kongrede Filistin davasındaki son gelişmeler ele alındı ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın ulusal hakları baltalayacak her türlü projeyi reddettiği vurgulandı. Toplantıda ayrıca Filistin ve Türk kurumları arasındaki ilişkilerin genel olarak geliştirilmesi ele alındı.

Kongre El Fetih ile Türk hükümeti arasında artan koordinasyona, ısınan ilişkilere ışık tutarken El Fetih yöneticilerinin de son dönemde sık sık Türkiye’yi ziyaret ettiği gözlemleniyor. Örneğin Filistin Yasama Meclisi’nin El Fetihli üyelerinden oluşan bir heyet, İsrail’in Kudüs’teki uygulamalarını ve ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararını görüşmek üzere ocakta Türkiye’ye giderek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya geldi. Türkiye ile olumlu seyreden ekonomik ilişkilerine rağmen İsrail El Fetih ile Türkiye arasında birleştirici bir faktör.

Erdoğan’ın aralıkta İslam İş Birliği Teşkilatı’nı olağanüstü toplantıya çağırması ona Filistin kamuoyunda puan kazandırdı. Abbas bu toplantıda Washington'un Kudüs kararına cevap niteliğinde bir konuşma yaptı. Dünyanın büyük bölümü Filistin devletini tanımazken Çavuşoğlu 15 Aralık’ta Türkiye’nin doğu Kudüs’te büyükelçilik açacağını duyurdu.

Isınan havaya rağmen ilişkiler tam anlamıyla pürüzsüz değil. El Fetih, şubat ayında FKÖ’nün bilgisi dışında yurt dışında yaşayan Filistinliler için kitlesel bir konferansa ev sahipliği yapan Türkiye’yi Filistinliler arasındaki bölünmüşlüğü derinleştirmekle suçladı. Ancak genele bakıldığında El Fetih’le Türkiye’nin yakınlaşmakta olduğu görülüyor.

Türkiye El Fetih’in rakibi Hamas’ın destekçisi olarak görülüyor ve onlarca Hamas mensubuna ev sahipliği yapıyor. Yine de Ankara’da görev yapan Filistin Büyükelçisi ve El Fetih Devrim Konseyi üyesi Faid Mustafa Al-Monitor’a şöyle diyor: “Türkiye Filistin’deki farklı kesimlerle yakın ilişki içinde. Çünkü Türkiye onlarla siyasi parti olarak değil devlet olarak muhatap oluyor. Türkiye, El Fetih ve Hamas başta olmak üzere Filistin’deki tüm kesimlerle iyi ilişkilere sahip, ayrım yapmıyor. (...) Ayrıca Filistin’deki bölünmenin başladığı 2007’den bu yana Türkiye kavgalı taraflar arasında köprü kurmaya, uzlaşı sağlamaya çalışıyor.”

Hamas’ın El Fetih’ten atılan Muhammed Dahlan ile haziran 2017’de Mısır aracılığında yaptığı görüşmeler hem El Fetih’in hem Ankara’nın tepkisini çekti ve bu da El Fetih-Türkiye ilişkilerinde önemli bir yakınlaşma sağladı.

Bahsi geçen görüşmeler, 2007’de Hamas’ın Gazze Şeridi’ni ele geçirmesiyle sonuçlanan silahlı çatışmalarda ölen ya da yaralanan El Fetih ve Hamas mensuplarının ailelerine tazminat verilerek Gazze’de toplumsal barışın sağlanmasına odaklanmıştı. Ancak Hamas-Dahlan görüşmelerini El Fetih de Türkiye de olumlu karşılamadı. Zira ikisinin de Dahlan’la arası açık. Dahlan 2011’de Abbas’ın altını oymaya çalıştığı gerekçesiyle El Fetih’ten ihraç edilmiş ve bir daha geri alınmamıştı. Ankara ise Erdoğan’a 2016’da yapılan başarısız darbe girişimine Dahlan’ın da bulaştığını iddia etmişti.

Türkiye merkezli Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) araştırmacılarından Mahmud El Rantisi Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye El Fetih önderliğindeki Filistin Yönetimi’nin uluslararası toplum nezdinde Filistin davasının meşru temsilcisi olduğunu ve onunla iletişim kurmanın kolay olduğunu görüyor. Türkiye’nin Hamas’la ilişkileri, özellikle de Erdoğan’ın eski Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal’le ilişkileri son derece güçlü olsa da ABD’nin aralık 2017’de Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması Türkiye ile El Fetih önderliğindeki Filistin Yönetimi’ni yakınlaştırdı ve bu, Ankara’nın Hamas’la ilişkilerini olumsuz etkilemedi.”

Bir Hamas yetkilisi ise kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türkiye’nin Filistin politikası, Filistin davasına daha iyi hizmet etmek için tüm kesimlerle muhatap olunması açısından olumlu bir örnek oluşturuyor. Türkiye ile El Fetih arasında, Türkiye ile diğer Filistinli gruplar arasında iletişim kanallarının açıldığını görmek bizi memnun ediyor. Türkiye’nin vizyonu tek bir tarafla muhatap olmaktan ibaret değil. Bu nedenle Hamas El Fetih-Türkiye ilişkilerini sorun etmiyor. Aksine biz bu tür ilişkileri olumlu karşılıyoruz.”

El Fetih Devrim Konseyi üyesi Teysir Nasrallah da Hamas ve El Fetih’in Türkiye’yle ilişkilerini karşılıklı olarak kabul ettiğini düşünüyor. Al-Monitor’a konuşan Nasrallah, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Hamas’ın da bir parçası olduğu Müslüman Kardeşler ideolojisine yakın olmasına rağmen Türkiye’nin El Fetih ve Hamas’la “dengeli ilişkiler” yürüttüğünü vurguladı ve şöyle devam etti: “Türk devleti, Filistin Yönetimi ile El Fetih’e uluslararası alanda Filistinleri temsil eden resmi yapılar olarak yaklaşıyor. Ayrıca Abbas’la Erdoğan arasında iyi bir kimya var.”

Türkiye’yi “uluslararası siyasette büyük önem taşıyan, başat bir bölgesel devlet” olarak tanımlayan Nasrallah, Türkiye’yle yakın ilişkilerin sürmesinde Filistinlilerin menfaati olduğuna işaret etti.

Filistin Yönetimi Türkiye’nin insani yardım ve kalkınmaya yaptığı katkıları da önemsiyor. Ankara'nın Filistinlilere sağladığı destek yılda 10 milyon dolar ile 20 milyon dolar arasında değişiyor.

Türk Dışişleri Bakanlığı’na göre ikili ticaret hacmi 2015 yılında yaklaşık 84 milyon dolar düzeyindeydi. Ticarette aslan payını alan Türkiye, Filistin’e 82 milyon dolarlık ihracat yaparken Filistin’den sadece 2 milyon dolarlık ithalat yaptı.

El Fetih’in Türkiye’yle ilişkileri gelişirken Mısır’la ilişkilerinin zayıfladığı görülüyor. Bunun son göstergesi, El Fetih Merkez Komite üyesi Cibril Racub’un 1 Mart’ta El Fetih-Hamas uzlaşısının çıkmaza girmesinde Mısır’ın rolünü eleştirmesi oldu.

Şubatta Racub’un Mısır’a girmesine izin verilmemiş ve ardından başka El Fetih yöneticileri de aynı yasakla karşı karşıya kalmıştı. Bu durum, El Fetih-Mısır ilişkilerine gerilimin hâkim olduğuna işaret ediyor ve El Fetih’in Türkiye dâhil diğer bölgesel ülkelerle ilişkilerini güçlendirme isteğini açıklıyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: palestinian authority, fatah, financial assistance, reconciliation, hamas, mohammed dahlan, palestinian-turkish relations, hamas-fatah relations

Adnan Abu Amer, El Ummah Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Fakültesi’nin dekanlığını ve Basın-Enformasyon Şubesi’nin başkanlığını yürütmektedir. Amer, aynı üniversitede Filistin meselesinin tarihi, ulusal güvenlik, siyaset bilimi ve İslam medeniyeti derslerini vermektedir. Demashq Üniversitesi’nden siyasi tarih dalında doktora sahibi olan Amer, Filistin meselesini ve Arap-İsrail ihtilafını konu alan bir dizi kitabın yazarıdır. Twitter hesabı: @adnanabuamer1

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept