Libya’da adam kaçırmak gelir kapısı oldu

By
p
Article Summary
Libya’da Muammer Kaddafi rejiminin devrildiği 2011 yılından bu yana kaçırma olaylarında büyük bir artış yaşanırken BM destekli Ulusal Mutabakat Hükümeti etkisiz kalıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Libya’nın kuzeydoğusundaki Surman kentinde yaşayan Arva El Şerşari üç çocuğunu en son 2 Eylül 2015’te görmüş. 11 yaşındaki Dehab, 8 yaşındaki Abd ve 6 yaşındaki Muhammed’i okula götüren araç silahlı kişiler tarafından durdurulmuş. Sürücünün bacağına beş kurşun sıkan saldırganlar Şerşari’nin iki oğlu ve kızını arka koltuktan alıp götürmüş.

İki gün sonra Şerşari ailesini arayan bir kişi, şu an karaborsada 2 milyon dolara tekabül eden 20 milyon Libya dinarı fidye istemiş. Aile bu parayı karşılayabilecek durumda değilmiş.

Ailenin en büyük kızı Asaver El Şerşari o günü Al-Monitor’a şöyle anlatıyor: “Babam telefonda çocuklarla konuşmak istedi ama adamlar buna izin vermediler. Telefonu kapattılar ve bir daha bizimle temas kurmadılar.”

Aile iki yıl boyunca çocukların bulunması için yerel makamlara, aşiret büyüklerine başvurmuş. Çocukları kaçıran çetenin 15 Mart’ta Surman’da ortaya çıkarıldığı söyleniyor. BM destekli Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) talimatıyla harekete geçen bir milis grubu çetenin izini bulmuş ancak yaşanan çatışmada beş kişilik çetenin dört üyesi öldürülmüş, hayatta kalan tek kişi ise komaya girmiş. Aile bu kişinin komadan çıkıp çocukların yerini söylemesini umuyor, yoksa çocuklarını asla bulamayabilir.

Libya’da Muammer Kaddafi rejiminin devrildiği 2011 yılından bu yana çeteler ve milisler yüzlerce insanı kaçırdı. Halen kayıp olanların sayısı tam olarak bilinmiyor. İnsan hakları örgütleri kaçırma olaylarının 2014’ten sonra arttığını söylüyor. İç savaşın patlak verdiği 2014 yılında Libya ekonomisi çöktü ve fidye için adam kaçırmak adeta bir iş koluna dönüştü. Siyasi ve ideolojik nedenlerle kaçırılanlar da var.

Kaçırma vakalarının yaygınlaşmasına rağmen aktivistler, Libya’daki rakip yönetimlerin bu olayları durduracak güç ve motivasyondan yoksun olduklarını söylüyor.

Kaçırılan kişilerin ailelerine destek olmak üzere şubat ayında Libya Demokrasi ve İnsan Hakları Örgütü’nü (LDİH) kuran Ahmed El Şerksi, kayıpların bulunması için UMH nezdinde girişimlerde bulunduklarını anlatıyor. Al-Monitor’a konuşan Şerksi “Hükümetin bu olayları durdurması lazım. Çünkü bu olaylar Libya’da toplumsal hayatı her yönden mahvediyor.” diyor.

Örgüt kayıp kişilerin bilgilerini içeren bir veri tabanı oluşturuyor. Veri tabanında şu an sadece 60 isim olsa da sayı her geçen gün artıyor. Listeye eklenen son kişi ağustos 2017’de ortadan kaybolan Abdül Matlub Serhani. Örgüte verilen bilgiye göre aile Serhani’nin tasavvuf inancını takip ettiği için kaçırıldığını düşünüyor. İslamiyet’teki bu akım cihatçılar ve koyu Selefiler tarafından din dışı addediliyor.

Malik El Faysi de Serhani ile aynı kaderi paylaşmış olabilir. Tasavvufa bağlı bir ilahiyat öğrencisi olan Faysi, en son Msalata kasabasında 27 Ocak 2012’de görülmüş. Ortadan kaybolduğunda 22 yaşındaymış. Faysi’nin kasabadaki Selefilerin hoşgörüsüz uygulamalarına karşı çıktığı, özellikle de Sufi mekân ve mezarlarına saygısızlık eden koyu Selefileri eleştirdiği biliniyor. Msalata’da Faysi’nin köktendinciler tarafından kaçırıldığına inanılıyor.

Al-Monitor’a konuşan baba İdris El Faysi, kimsenin fidye için kendisiyle temas kurmadığını, mart ayında LDİH’ye ulaşana dek oğlunu tek başına aradığını söylüyor. Resmi makamların tavrını ise şöyle anlatıyor: “Oğlumdan haber alabilmek için altı yıl boyunca yetkililerden yardım istedim ama kimse bir şey yapmadı.”

Resmi makamlar hareketsiz kalırken yeni kaçırma olayları yaşanıyor. UMH’ye bağlı İçişleri Bakanlığı’ndan edinilen bilgiye göre mart 2017’de sadece Trablusgarp’ta 189 kişi kaçırıldı, nisanda da 68 kişi aynı kaderi paylaştı.

Libya Siyasal Anlaşması’nın (LSA) 26. Maddesi’ne göre UMH şubat 2016’ya kadar kayıpları araştırmak üzere bir komisyon kurmak zorundaydı ama bu komisyon hâlâ kurulmuş değil. LDİH aktivistlerinden Sami Şems UMH’ye yükümlülüklerini yerine getirmesi için baskı yaptıklarını söylüyor.

Al-Monitor’un telefonla ulaştığı Şems “Kaçırma olaylarının araştırılması için Libya’nın bağımsız bir komisyona ihtiyacı var. LSA’ya göre ülkenin yasal hükümeti olan UMH’nin vatandaşlarını koruma sorumluluğu var.” dedi.

Örgütten gelen baskılar sonucu UMH son dönemde bazı milis gruplarına kaçırma olaylarının faillerini bulma görevini vermeye başladı. Ancak Paris 8 Üniversitesi’nde jeopolitik doktorası yapan ve Libya’yla ilgili konularda sıkça görüşüne başvurulan Celal Harşavi’ye göre bu görevin verildiği silahlı gruplar da adam kaçırıyor.

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Harşavi şöyle diyor: “Adam kaçırmak Libya’daki milisler için hobi gibi bir faaliyet. İşe yarayan birini yakalarlarsa ona mutlaka bir şey yaptırırlar. (Siyasi açıdan) işe yaramayan birini yakalarlarsa da fidye isterler.”

Kaçırılma olaylarında en ağır sonuçlara sivil toplum aktivistleri maruz kalıyor. Halife Hefter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nun kontrolünde olan doğu bölgeler aktivistler için bilhassa tehlikeli. Mart 2017’de sadece Ecdebiye kentinde 121 kişi kaçırıldı. Net rakamlar olmasa da kaçırma olaylarının Bingazi’de daha da yoğun olduğuna inanılıyor.

Harşavi şöyle diyor: “Hoşlanmadığın birini kaçırmak (Libya’da) çok kökleşmiş bir anlayış. Bingazi’de insanlar öylece ortadan kayboluyor, bazı durumlarda cesetler sonradan ortaya çıkıyor. Bu gibi olaylar Bingazi’de ve Hefter yanlısı kampta daha sık yaşanıyor.”

Bingazi’de LDİH adına kayıpları araştıran kişiler tehlikeli bir görev yapıyor. Trablusgarp da pek güvenli sayılmaz. Nitekim LDİH’nin 16 Mart’ta düzenlediği protesto gösterisinde örgütün kurucusu Şerksi, İçişleri Bakanlığı’na bağlı Selefi eğilimli bir yapı olan Özel Caydırıcı Güçler (ÖCG) tarafından gözaltına alındı. Ateizmle suçlanan Şerksi, üç gün gözaltında tutulduktan sonra pek çok kişiden farklı olarak sağ salim serbest bırakıldı.

UMH Başbakanı Fayiz El Sarac’ın ÖCG’yi arayarak kendisini serbest bıraktırdığı yönünde bilgi verdiğini anlatan Şarksi sözlerini şöyle tamamlıyor: “Umarım Sarac şimdi kayıpları bulmamıza da yardımcı olur."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Devlet dışı silahlı unsurlar

Mat Nashed is an investigative journalist covering Middle East-related news. Focusing on black markets and migration, he has reported from Turkey, Lebanon and Tunisia, with his work appearing on VICE and Al-Jazeera. On Twitter: @matnashed

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept