Irak'ın Nabzı

Irak’ta İD’li ailelerin akıbetini aşiret kanunları belirleyecek

By
p
Article Summary
Irak’ta 2014’te İslam Devleti’nin işgaline uğrayan bölgelerde savaş sona erdi. Ama şimdi örgütün mağduru olan aşiretler ile İD militanlarının yakınları arasında farklı bir savaş sürüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Irak’ta yerinden edilmiş insanlar artık Ninova, Anbar ve Selahaddin vilayetlerindeki evlerine dönebiliyor. Ama İslam Devleti’nden (İD) zarar gören aşiretler, çoğunlukla kadın ve çocuklardan oluşan İD bağlantılı ailelerin dönüşünü engelliyor.

Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı, 5 Şubat’taki açıklamasında İD’li militanların çocuklarının da kurban olarak görüldüğünü ve bu ailelerin Ninova ve Anbar’da bulunan iki kampta toplanmaya çalışıldığını söyledi. Ancak bu, ailelerin evlerine dönebileceği anlamına gelmiyor. Çünkü örgüt tarafından katledilenlerin akraba ve aşiretleri intikam istiyor.

İD, 2014 aralık ayının başında en önemli aşiretlerden biri olan Elbu Nimr aşiretinden 16 kişiyi Anbar’ın Ramadi kenti yakınlarında kaçırıp öldürmüştü. Ölüler, Hit kasabasına 10 kilometre mesafede bir kuyunun içinde bulunmuştu.

Elbu Nimr aşiretinden Ömer El Anbari, bölgenin yerlisi olan İD militanlarına duyulan nefreti Al-Monitor’a şöyle ifade etti: “Aşiretimizin mensuplarını katleden teröristlere hoşgörü göstermek imkânsız. Bunlar nerede katliam yaptılarsa orada öldürülmeli.”

Anbar, Musul ve Selahaddin’de İD’e karşı savaşmış aşiretler İD’li ailelerin dönüşüne karşı ortak bir tavır içinde görünüyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, geçtiğimiz yaz 13 Temmuz’da İD’le bağlantılı olduğu iddia edilen yaklaşık 170 kişinin güvenlik güçleri tarafından Musul’un doğusundaki bir rehabilitasyon kampına zorla götürüldüğünü öne sürmüştü. Bundan kısa süre önce 19 Haziran’da belediye meclisi İD’li ailelerin rehabilitasyon kamplarına götürülmesini öngören bir genelge yayımlamıştı. Bu durum İD mensuplarının akıbeti ve varlığı, Irak hükümetinin bunlara yönelik uygulamaları hakkında bir dizi soru işaretine yol açmıştı.

Nitekim 20 Haziran’da Ninova’daki yetkililer buraya gönderilen İD’li aileleri kabul etmeye hazır olmadıklarını açıkladılar.

Irak parlamentosunda Ninova’yı temsil eden vekillerden Abdül Rahman El Luizi’ye göre Ninova’nın 45 kilometre kuzeyinde bulunan Tel Keppe ilçe hapishanesinde İD’le ilişkili 1500 aile bireyi tutuluyor.

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Luizi, İD mensuplarının yakınları için ayrı kamplar kurulmasını güvenlik gerekçelerine bağlıyor: “Bu aileler gerekli güvenlik prosedürleri ve soruşturmalar tamamlanmadan dönüş yaparsa güvenlik açısından tehlike arz edebilir. Bu arada ailelerin akıbeti konusunda aşiretler en büyük söz sahibiymiş gibi görünüyor. Aşiret törelerinde adam öldürmekle suçlananlara karşı katı kurallar var. Buna göre adam öldüren veya birinin mülkiyetine zarar veren kişiler ya öldürülmeli ya parayla bedel ödemeli ya da başka bir maddi tazminat vermeli.”

Luizi, İD’den kurtarılan diğer bölgelerle ilgili şöyle konuştu: “Kesin istatistikler yok ama sayılar yüksek. Ninova’daki Şura köyü gibi topyekûn olarak İD’e katılmış, örgütün yanında savaşmış köyler var. İD militanları bölgeden kaçınca bu köylerin sakinleri kendilerini kamplarda buldu. Tekrar memleketlerine, örneğin Selahaddin’e gitmeye çalışanlar oldu ama resmi makamlar ve aşiretlerin baskısı İD’li aileleri kamplara dönmeye zorladı.”

Luizi ailelerin dönüşlerine karşı çıkılmasının bir nedenini şöyle açıklıyor: “Bu kişilerin İD’le bağlantılı pek çok yakını Türkiye ve Suriye’ye kaçtı ve bunlar hâlâ aileleriyle irtibat halinde olabilir. Bu da gelecekte güvenlik ve istikrara tehdit oluşturuyor.”

Ramadi’deki güvenlik komitesinin başkanı Naim El Kaud ise Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “İD’le bağlantılı ailelilere mensup 900 kişi şu an iki kampta tutuluyor. Güvenlik tedbirlerinin tamamlanması, katliamlara karışmamış olanlar için aşiretlerle uzlaşma sağlanması gerekiyor. Batı bölgelerindeki aşiret törelerine göre barış şartlarında bile katilin olayın yaşandığı bölgeden uzaklaştırılması lazım. (...) Soruşturmalar neticesinde masum olduğu kanıtlanan ve İD’li akrabalarıyla irtibatı olmayanlara evlerine dönüş izni verilecek.”

Anbar Kurtuluş Komitesi Başkanı Şeyh Muhammed El Heyes ise daha katı görünüyor. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Heyes şöyle diyor: “İD mensuplarının ailelerine aşiretlerle yan yana yaşama olanağı tanınırsa bu, canını feda eden herkese ihanet olacak. Bu aileler hâlâ tehdit oluşturuyor çünkü bunlar ileride de terörün ürediği yuvalar olacak.”

Selahaddin vilayet meclisi, aşiretlerin öç eylemlerinin önüne geçmek için ağustos 2016’da İD mensuplarının yakınlarını 10 yıl ila ömür boyu arasında sürelerle yaşadıkları bölgelerden “derhal gönderme” kararı almıştı.

Parlamentoda Güvenlik ve Savunma Komisyonu üyesi olan İskender Vatut’a göre Kürdistan Bölgesi’nde 4000 civarında İD mensubu çok sayıda yakınıyla birlikte gözaltında tutuluyor. Al-Monitor’a konuşan Vatut aşiretlerin bakış açısını anladığını ancak ailelerin serbest kaldıktan sonra normal hayatlarına dönme ihtimali de olduğunu söyledi.

Vatut şöyle devam etti: “Bunların akıbeti, hukuk yoluyla ve soruşturmaların sonucuna göre yargı tarafından belirlenmeli. Bu kişilere dönüş izni ancak topluma yeniden entegre olabilecek şekilde zihinsel ve psikolojik rehabilitasyondan geçtikten sonra verilmeli.”

Bağdat’taki İnsan Hakları Üst Komisyonu Sözcüsü Ali El Beyati de Al-Monitor’a yaptığı açıklamada “Terörden etkilenen mağdurlarla, İD tarafından beyni yıkanan kişilerin aileleriyle ayrı ayrı ilgilenmek için Irak’ın psikolojik, kültürel ve toplumsal rehabilitasyon merkezlerine ihtiyacı var.” dedi.

Ancak neticede son söz kanun ve rehabilitasyondan çok aşiretlerde olacak. Zira kurtarılan bölgelere aşiret yapısı hâkim ve buralarda devletin kanunlarından daha etkili olan katı töreler işliyor.

Adnan Abu Zeed, Iraklı bir gazeteci yazardır. Zeed, Irak’ta mühendislik teknolojileri bölümünden mezun olmuş, devamında ise Hollanda’da medya teknolojileri okumuştur.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept