Irak'ın Nabzı

İddiaların aksine Kerkük halen İD’den kurtarılamadı

By
p
Article Summary
Erbil ile Bağdat arasında patlak veren bağımsızlık kriziyle meşgul olan Irak merkezi yönetimi İslam Devleti’nin Kerkük’te artan saldırılarına kayıtsız kaldı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

SÜLEYMANİYE, Irak — Kürtler ve merkezi Irak hükümeti son dört aydır Kürt bağımsızlık referandumu ve Kerkük de dâhil ihtilaflı bölgeler üzerinden süren tahripkâr husumetle meşgulken İslam Devleti’nin propaganda kanallarından biri olan Telegram uygulaması, başta Kerkük’ün güneybatısındaki Havice’de olmak üzere Irak güvenlik güçlerine yönelik onlarca suikast girişimi mesajıyla dolup taştı.

Mayıs ayında yapılacak seçimlerle meşgul olan Bağdat yönetimi ise saha komutanlarının bu girişimlere dair uyarılarına ilk etapta kulak asmadı. Hükümetin bu kayıtsızlığı 18 Şubat akşamına kadar sürdü. Halk Seferberlik Birlikleri’ne (HSB) bağlı bir istihbarat birimi talimat üzerine Havice’nin 290 kilometre uzağındaki Saduniye köyüne doğru yola çıktı. Köyün yakınlarından HSB birliğini pusuya düşüren bir grup İD militanı çoğu Basralı olan ve bölgeyi tanımayan genç HSB savaşçılarının hepsini yaklaşık yarım saat içinde etkisiz hale getirdi.

Telegram’da İD’e ait Neşir kanalında paylaşılan ve pusuya ait olduğu bildirilen videoda HSB savaşçıları ile AK-47’ler, PK makineli tüfeklerin yanı sıra her yere götürdükleri GoPro kameralar taşıyan İD militanları arasında şiddetli çatışmalar yaşandığı ve bir dizi aracın yandığı görülüyor. Olaydan iki hafta önce yine Neşir kanalında paylaşılan “Mücahitin Hayatı” başlıklı bir dizi fotoğrafta da yaklaşık yarım düzine İD militanının bir kamp ateşinin etrafında rahatça oturdukları görülüyordu. Bu paylaşımın altında yatan mesaj şuydu: Örgüt bölgede kalıcı bir yapıya sahip.

Şaşkına dönen Basralı aileler, Başbakan Haydar El Ebadi’nin ekim başında “kurtarıldığını” açıkladığı bir bölgede İD’in halen böylesi cüretkar bir saldırı düzenleyebildiğini görünce dehşete kapıldı, olaya ilişkin kapsamlı bir soruşturma istedi. HSB birliğinin pusuya nasıl düşürüldüğü ve birliğe yardım için bölgeye niçin destek kuvvet sevk edilmediği henüz bilinmiyor. Ancak konuya ilişkin soruşturma açan hükümet bölgeyi uyuyan İD hücrelerinden temizlemek için yeni bir operasyon da başlattı. Saldırının İD militanlarının Havice’de giderek artan etkinliği ve Erbil-Bağdat geriliminin üstüne bölgeye getirebileceği ilave istikrarsızlık konusunda Bağdat yönetiminin gözünü açmaya yetip yetmeyeceği ise belirsiz.

Iraklı yetkililer saldırıda kötü hava koşullarının etkili olduğunu söylerken Havice bölgesi için halen net bir güvenlik stratejisi geliştirilmiş değil. Hükümet destekli çok sayıda Şii ve Sünni güç arasındaki eş güdüm eksikliği ve halen kamplarda kalan yerel halkın yaşadığı sefalet Havice’yi İD ve diğer silahlı örgütlerin yeniden filizlenmesi için verimli bir zemine dönüştürüyor.

Kerkük’ün güneyinde konuşlu HSB’ye bağlı Bedir grubunun lideri Muhammed Mehdi Bayati Al-Monitor’a şöyle diyor: “Daeş’in bölgedeki uyuyan hücrelerinin temizlenmesi için askeri bir komite kurulması ve bu komitenin kapsamlı bir plan hazırlaması gerektiğini defalarca dile getirdik. Ancak bir sonuç alamadık.”

İD’in Havice’deki hücrelerinin ağır makineli silahlara sahip olduğuna dikkat çeken Bedir komutanı bütüncül bir çaba ortaya konmadığı takdirde saldırıların süreceği kanaatinde.

Bölgedeki yerel yönetimden bir yetkili de isminin açıklanmaması kaydıyla Havice’de gece dışarı çıkmanın giderek daha tehlikeli bir hale geldiğini ve pek çok yetkilinin İD’in saldırılarından korktuğu için geceleri Kerkük’te kalmayı tercih ettiğini anlatıyor.

Ebadi 5 Ekim’de İD’in kentsel alanlardaki son kalesi olan Havice’nin kurtarıldığını açıklamıştı. Başbakan canlı yayımlanan açıklamasında “Bu sadece Irak için değil tüm dünya için bir zaferdir.” derken ABD öncülüğündeki koalisyon da operasyonun “süratli ve kesin bir zafer”le sonuçlandığını duyurmuştu.

HSB’nin Kerkük’teki bir diğer saha komutanı Settar Tamimi ise Al-Monitor’a şöyle diyor: “Havice’deki zafer ilanı aceleye getirildi çünkü Daeş’in topyekun bertaraf edildiğini ilan etmek istediler. Oysa yalnızca Havice’nin merkezindeki Daeş varlığı bertaraf edilmişti.” Tamimi mücadeleye “büyük bir darbe” indiren son saldırının sürpriz olmadığını da ekliyor.

Öte yandan Saduniye katliamına cevaben başlatılan misillemenin üç yıl boyunca İD’in hâkimiyetinde zulüm gören Sünni halkı daha da yabancılaştırmasından korkuluyor. Bölgeye çok sayıda İran destekli ve kötü şöhretli Asaib El-Hak savaşçısı sevk eden HSB ile bölgeye dönen Sünni azınlık arasındaki gerginliğin tırmanacağı muhakkak. Nitekim HSB, katliamın ertesi günü İD militanlarına ait olduğu gerekçesiyle Saduniye’deki bir dizi evi yıktı. HSB’ye bağlı Facebook hesaplarından birinde de İD militanlarına ait olduğu iddia edilen kafaları kesik cesetlerin fotoğrafları yayımlanarak intikam çağrısı yapıldı.

Havice, Saddam Hüseyin’in devrildiği 2003’teki Irak Savaşı’ndan bu yana hep sorunlu bir bölge olageldi. Dönemin Başbakanı Nuri El Maliki, İD ortaya çıkmadan önce, 2013’ün baharında bölgede son derece baskıcı önlemler uygulamaya koydu. Bu da giderek daha mezhepçi bir görüntü veren merkezi hükümete karşı öfkeyi artırdı. Havice bölgesindeki Sünnilerin hissettiği acizlik ve dışlanmışlık İD için verimli bir zemin oluşturdu ve bölge kısa sürede örgütün kalelerinden bir haline geldi.

Havice’deki yerel meclis üyesi ve bölgede konuşlu Sünni Haşd El Vatani grubunun sözcüsü Şeyh Ahmet Ubeyid’e göre nihai çözüm bölgenin güvenliği için bölgedeki tüm etnik kimlikleri kapsayan bir güç oluşturulması: “Güvenliği yalnızca Havice halkından oluşacak bir gücün temin edebileceğini sürekli söylüyoruz. Ama seçim propagandası yapmakla suçlanıyoruz.” Mayıs ayında yapılacak genel seçimlere işaret eden Ubeydi şöyle devam etti: “Şimdi söylesinler, şehit olan 25 kahraman Haşdi savaşçısının ailelerine kim hesap verecek? Kerkük bölgesinde tek bir etnik gücün başarılı olması mümkün değil. Kerkük’te güvenliğin temin edilmesi için Araplar, Kürtler, Sünniler ve Türkmenlerden oluşacak ve hükümet tarafından desteklenecek ulusal bir güç kurulmasının zamanı geldi.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Özel etkinlikler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Lobbying newsletter delivered weekly

Fazel Hawramy, şu an Irak Kürdistanı’nda yaşayan bağımsız bir gazetecidir.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept