Kudüs meselesi: Abbas Türkiye’nin ABD’ye karşı öfke siyasetini benimsemiyor

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ABD’nin Kudüs kararıyla patlak veren krizde Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün liderlerine kulak veriyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya gelen Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, 22 Aralık 2017 Photo by REUTERS/Francois Mori.

Ara 24, 2017

Ramallah’taki Filistin yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın 6 Aralık’taki Kudüs kararını bugüne dek Filistin devletinin kuruluşunu sağlayacak yol olarak görülen diplomatik kulvarda büyük bir gerileme olarak görüyor. Arap Birliği ile temas halinde olan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 13 Aralık’ta Müslüman liderlerin bir araya geldiği İstanbul zirvesine de bizzat hitap etti, ABD’nin kararından duyduğu kaygı ve öfkeyi dile getirdi. Ancak Filistin yönetimindeki realistler bu tepkilerin şu ana dek sadece retorik değerde olduğunun bilincinde. Abbas fazla bir etki gücüne sahip değil, Hamas ise güçlenmiş durumda.

İstanbul’daki toplantının ardından Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman Abbas’ı Suudi Arabistan’a davet etti. İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan kıdemli bir analiste göre Suudiler, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve İran’ın üst düzeyde katıldığı İstanbul toplantısında kullanılan sert ABD karşıtı dilden rahatsız oldu.

Bundan iki hafta önce ve Kudüs açıklamasından sadece bir gün sonra Veliaht Prens Riyad’da bir grup ABD’li dış politika uzmanıyla bir araya gelmişti. Bir katılımcının verdiği bilgiye göre Veliaht Prens, Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti kabul eden Suudi pozisyonunu tekrarlamak dışında Trump’ın Kudüs kararına değinmedi, açıkça ABD yanlısı bir dil kullandı ve Filistin meselesinin 2002 Arap Barış Girişimi temelinde çözülmesi halinde İsrail ile iş birliği ihtimalini dışlamadı.

İsrailli analist, Beyaz Saray’la düzenli temas halinde olan yeni Suudi yönetiminin Trump’ın kararına aslında hiç şaşırmadığı inancında. Buna göre Veliaht Prens, Kudüs kararıyla kopan fırtına yatıştıktan sonra ABD barış girişiminin canlanmasını, Abbas’ın da ABD’li temsilcilerle yeniden görüşmeye başlamasını istiyor. Suudilere göre ABD’nin barış girişimi Abbas’ın düşündüğünden daha dengeli. Aslında Suudi yönetimi geleneksel olarak kademeli bir sürece inanıyor ve bu bağlamda Filistinliler ile İsrail arasında Filistin devletinin kuruluşuna zemin hazırlayacak uzun vadeli bir ara anlaşmadan yana.

Abbas’a yakın kıdemli bir FKÖ yetkilisi Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede Riyad’ın politika değiştirdiğini vurguladı. Buna göre Suudi Arabistan için düşman artık İsrail değil, İran. ABD ile stratejik ortaklık da birincil önemde.

FKÖ yetkilisi, Abbas’ın Veliaht Prens’in ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin telkinlerine son derece açık olduğunu söyledi. Kahire, Gazze’deki İran etkisini kırmak için El Fetih-Hamas uzlaşısının uygulanmaya devam etmesini istiyor. Trump’ın Kudüs kararına rağmen Mısır ABD’yle iyi ilişkiler sürdürme niyetinde.

Abbas Ürdün Kralı II. Abdullah dâhil Arap ortaklarına kulak veriyor olabilir ama İsrail’le müzakereler konusunda geleneksel Filistin pozisyonundan vazgeçmiş değil. Filistin lideri İsrail’le müzakerelerin 2002 Arap Barış Girişimi çerçevesinde olması gerektiğini ve bu kapsamda başkenti Doğu Kudüs olan bir devletin ufak toprak takasları dâhil olmak üzere 1967 sınırları temelinde kurulması gerektiğini Kahire, Amman ve Riyad’daki muhataplarına iletti.

Abbas bu görüşmelerde şu noktayı da vurguladı: ABD’nin Kudüs kararı nedeniyle Filistin tarafı, bundan sonra yapılacak müzakerelerde Batı ve Doğu Kudüs arasındaki sınır dâhil olmak üzere sınır meselesinin 1967 hatları temelinde öncelikli konu olarak ele alınmasında ısrar edecek. Uluslararası tanıma, Yaser Arafat ile Yitzhak Rabin arasında 1993’te teati edilen mektuplar esasında olacak. İki taraf için güvenlik düzenlemelerine gelince Abbas, bunlarda bölgesel katılım olması gerektiğini, Filistin devletinin silahsızlaştırılacağını ve İsrail’in burada herhangi bir askeri varlık bulundurmaması gerektiğini söyledi.

Abbas’ın yinelediği bir başka nokta da Filistinli mültecilerin dönüş hakkının Arap Barış Girişimi’ndeki ilkeye dayanması. Bu ilke, mülteciler meselesine BM Genel Kurulu’nun 194 sayılı kararı temelinde karşılıklı mutabakatla adil bir çözüm bulunmasını öngörüyor. Abbas ayrıca Arap Barış Girişimi çerçevesinde İsrail-Arap iş birliğine destek ifade etti ve Filistin devletinin inşasında büyük ekonomik yardıma ihtiyaç olacağını belirtti.

Sonuç olarak Ramallah’taki Filistin liderliği, çaresizliğe varan bir hüsran yaşamasına rağmen İran’ın yer aldığı “İstanbul koalisyonu” ile değil pragmatik Sünni devletler ile saf tutuyor. Öte yandan Filistinlilerin talepleri Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan tarafından büyük ölçüde kabul görüyor olabilir ama Washington’un bunların yakınından geçmesi bile son derece düşük bir ihtimal. Kaldı ki İsrail de bunları müzakere zemini olarak asla kabul etmez. Dolayısıyla ufukta sadece siyasi açmaz var ve her zaman gündemde olan şiddetin patlama tehlikesi bugün iyice büyümüş görünüyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Fransa Türkiye için neden kullanışlı bir rakip?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Tem 10, 2020
Sirte neden herkesin kırmızı çizgisi?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Haz 20, 2020
İstanbul’un fethini 'işgal' diye tanımlayan Mısır kurumu eleştiri oklarının hedefinde
Menna A. Farouk | | Haz 19, 2020
Ekonomik kriz erken seçimi zorluyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Haz 15, 2020
Türk kanalları nefes alamıyor
Fehim Taştekin | Basın özgürlüğü | Haz 12, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  İsrail'in Nabzı

al-monitor
İsrail’in ilhak planı iki eski komutanın elinde
Ben Caspit | | Haz 12, 2020
al-monitor
İsrail ve Türkiye arasında buzlar eriyor mu?
Rina Bassist | Koronavirüs | Nis 13, 2020
al-monitor
Netanyahu’nun koronavirüse karşı gizli silahı: Mossad
Ben Caspit | Koronavirüs | Nis 1, 2020
al-monitor
Rusya, İsrail ile Hamas arasındaki oyunun kurallarını değiştirebilir
Shlomi Eldar | Rus etkisi | Mar 4, 2020