Irak'ın Nabzı

Referandumun üstünden üç ay geçti, Kürtler hüsran içinde

By
p
Article Summary
Irak Kürdistanı, bağımsızlık referandumunun ardından çökmüş bir ekonomi ve yükselen halk tepkisiyle karşı karşıya. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

ERBİL, Irak Kürdistanı — “Benimki gibi küçük bir bakkal bile iş yapmıyor. İşler burada bile böyleyse başka yerlerde kim bilir ne kadar kötüdür?” Kısa süre önce Irak Kürdistanı’nın başkenti Erbil’deki dükkânının kepenklerini yeniden açan Bedir Mahmut yaşadıklarını böyle anlatıyor. Kazancı düştüğü için dükkânı küçültüp, mal sayısını azaltmak zorunda kalan Mahmut şöyle devam ediyor: “Bir şekilde ayakta kalmayı başarmam lazım. Mahallenin, hatta sokaktaki çocukların bile bu dükkâna ihtiyacı var.”

Mahmut’un bakkalı, Erbil’de geçen dört ay içinde kepenk kapatan 300’ü aşkın işletmeden sadece biri. Kentteki işletmelerin üçte birinin kapanmasının sebebi İslam Devleti’yle mücadele ve eylülde yapılan bağımsızlık referandumun ekonomiye olumsuz yansımaları.

Mahmut yaşanan süreci şöyle anlatıyor: “İnsanlar önlerini göremedikleri için referandumdan bir ay önce harcamalarını kısmaya başladılar. Referandumdan sonra işler daha da kötüye gitti. Dükkânları kira olan arkadaşlarım benden önce kapattılar. Ben en azından mal sahibiyim de kira ödemiyorum.”

Kürdistan, Bağdat’ın eylüldeki referandumun ardından başlattığı uçuş yasağı öncesinde Viyana, Frankfurt, Londra, Beyrut, İstanbul, Tahran ve Dubai’den gelen iş adamları, insani yardım aktivistleri ve profesyoneller tarafından son derece rağbet gören bir bölgeydi. Şu an ise ziyaretçi sayısı oldukça azalmış durumda. Ziyaretçiler ya Bağdat üzerinden yolculuk yapmak için Irak vizesi almak ya da Türkiye üzerinden gelerek uzun bir yolculuğa katlanmak zorundalar. Uçuş yasağının ardından Kürdistan’a ziyaretin maliyeti de ikiye katladı.

Şu an bütün uluslararası uçuşlar Bağdat üzerinden yapılıyor. Bu da hem yolculuk süresini hem de masrafları artırıyor. Erbil ile Irak’ın diğer bölgeleri arasındaki ana yolların askeri operasyonlar yüzünden kapalı olması yolculuğu daha da güçleştiriyor. Ekimde Erbil’in sadece birkaç kilometre ötesinde Kürt Peşmerge güçleri ile Irak ordusu arasında çatışmalar çıkmıştı. Bu çatışmaların ardından Kürt güçlerinin İslam Devleti’nin elinden aldığı pek çok ihtilaflı bölge Irak ordusunun kontrolüne geçti. Yani kara yolları giderek daha da tehlikeli hale gelirken gelir kapıları da giderek azalıyor.

Kürdistan Komünist Partisi lideri ve eski bakanlardan Kava Mahmut’a göre ekonomik darboğazın nedeni Irak Başbakanı Haydar El Ebadi’nin referandumun ardından Kürt bölgesine karşı başlattığı katı uygulamalar.

Mahmut şöyle diyor: “Bu uygulamalar güya Irak’ın birliğini güçlendirmek için yapılıyor. Size böyle ağır şartlar dayatan biriyle bir arada yaşamanız nasıl mümkün olabilir ki?”

Bağdat, Kürdistan bölgesinin özerklik yetkilerini bile sınırlamaya çalışıyor. Irak merkezi hükümetinin resmi belgelerinde artık Irak Kürdistanı’ndan “üç kuzey vilayeti” diye bahsediliyor. Birçok uygulama Kürdistan bölgesini tehdit amacıyla hayata geçirildi. Örneğin Kürdistan Ticaret Odası Başkanı Dara Yalil NRT televizyonuna, Irak’ın güney ve merkezi bölgelerine satış yapmak isteyen Kürt şirketlerine Bağdat’tan izin alma zorunluluğu getirildiğini açıkladı.

Pek çok malı komşu ülkelerden temin eden Kürdistan bölgesinin ana gelir kaynaklarından biri de ticaret. Ancak Kürdistan-İran sınırındaki geçişlerin çoğu kapalı olduğu için ticaret de büyük bir darbe aldı.

Kürt bankalarının faaliyetlerini zorlaştıran uygulamalar da ekonomiyi olumsuz etkiliyor. Pek çok sektörde durgunluk yaşanırken gayrimenkul sektöründe yaprak bile kımıldamıyor. Erbil ile Bağdat arasındaki müzakerelerden halen bir sonuç alınamaması ekonomiyi tamamen durma noktasına getirdi.

Ekonomik kriz nedeniyle aralık ayında bir dizi Kürt kentinde patlak veren üç günlük protesto gösterilerinde birçok devlet kurumu ateşe verildi. Çevik kuvvet ekiplerinin gösterileri bastırmak için başlattığı müdahaleler sırasında altı gösterici öldü, yüzlerce kişi de tutuklandı.

Ebadi, protestolar üzerine Kürdistan bölgesindeki kamu çalışanlarının maaşlarının bir bölümünün ödeneceğini açıkladı. Başbakan müzakere talepleri konusunda ise Bağdat’ın şartlarını yineledi: Erbil’in Irak Anayasası’na uyarak tüm sınır geçişlerini Irak merkezi hükümetine devretmesi ve 2003 öncesindeki sınırlara geri çekilmesi.

Ebadi, 27 Aralık’ta merkezi yönetimin Kürdistan’daki memurların maaşlarını ödemeye başladığını duyurdu. İlk etapta su kaynakları alanında çalışanların maaşları ödenirken ikinci olarak eğitim ve sağlık alanında çalışan memurlara ödeme yapılacak. Kürdistan makamlarının memur listelerinde sahtecilik yaptığını söyleyen Ebadi bu nedenle isimlerin üzerinden bir kez daha geçip teyit etmek zorunda kaldıklarını belirtti.

Kürdistan’a maaş ödemelerini 2014’teki petrol ihtilafı nedeniyle dönemin Başbakanı Nuri El Maliki durdurmuştu. Ebadi’nin siyasi rakibi olan Maliki şimdi ise bölgede istikrarın yeniden tesisi için ödemeleri başlatma kararını desteklediğini açıkladı: “Seçimlerde daha çok oy alabilmek için Kürt halkını cezalandırmak utanç vericidir. Bu tür yaklaşımlar etik, milliyetçi değerlerle ve yasal normlarla örtüşmemektedir.” Erbil ile doğrudan müzakerelere başlama çağrısı da yapan ve “Kürtler yeniden ortağımız ve bu ülkedeki kardeşlerimiz olacaktır.” diyen Maliki’nin bu hamlesi seçim manevrası olarak yorumlanıyor.

Kulislerde uçuş yasağının yakında kaldırılacağı konuşulsa da konuya yakın Kürt kaynakları pek umutlu değil. İsminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a bilgi veren Irak Kürdistanı Başbakanı’nın bir danışmanı Ebadi’nin Kürt karşıtı siyasetle rakiplerinin önüne geçmeye çalıştığına işaret ederek yasağın mayıstaki Irak seçimlerine kadar süreceğini belirtiyor.

Kürtlerin bu uygulamalar yüzünden hem petrol gelirlerinden olduğuna hem de memur maaşları için Bağdat’a bağımlı hale geldiğine işaret eden Mahmut da sözlerini şöyle noktalıyor: “Kürt yönetimi yolsuzlukla mücadele ve sahte maaşların önüne geçmek için somut bir plan ortaya koyarsa sorunların büyük bölümü çözülür. Korkunç bir ekonomik kriz yaşıyoruz ama sonsuza kadar sürmeyecek.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Kürtler ve Kürdistan

Judit Neurink is a Dutch journalist and author living in the Kurdistan Region of Iraq, working mainly for Dutch and Belgian media outlets.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept