Suriye'nin Nabzı

Rakka’yı yeniden inşa sürecinde bekleyen zorluklar

By
p
Article Summary
Kürt önderliğindeki ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri tarafından kurtarılan Rakka, cihatçı tehdidin kalıcı olarak ortadan kaldırılması dâhil zorlu bir yeniden inşa süreciyle karşı karşıya.

Deyrizor kentinin 3 Kasım’da Esad ordusuyla müttefik güçlerin eline geçmesi, İslam Devleti’nden (İD) yeni kurtulan Rakka kenti için de bir dönemeç noktası anlamına geliyor. Rakka’yı Kürt ağırlıklı, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kurtarmıştı. Farklı jeopolitik çıkarlara sahip hasımlarla çevrili olan Rakka, cihatçı tehdidin kökten ortadan kaldırılmasını, etnik fay hatlarında dikkatli manevra yapılmasını gerektiren zorlu bir yeniden inşa süreciyle karşı karşıya.

İD Suriye’den temizlenmek üzere ancak İD sonrası dönemde koşullar Rakka için giderek girift hale gelecek. Hoover Enstitüsü’nün Suriye uzmanı Fabrice Balanche, Rakka vilayetinin Türkiye, Suriye rejimi ve Irak Kürdistanı gibi hasmane veya güvenilmez aktörlerle çevrili olduğuna dikkat çekiyor.

Türkiye, SDG kontrolündeki toprakların genişlemesini doğrudan ulusal menfaatlerine tehdit olarak görüyor ve bu nedenle Suriye’nin kuzeyini tecrit etmeye devam edecek. SDG’yi destekleyen Kürt Demokratik Birlik Partisi (PYD), Ankara hükümetine karşı yıllardır silahlı isyan halinde olan PKK’nın Suriye kolu.

Geçtiğimiz günlerde Rakka’ya giden gazeteci Wladimir van Wilgenburg, Arap aşiretlerin SDG kontrolündeki bölgelere dönüşüne zemin hazırlamak isteyen Suriye rejiminin bazı aşiretleri destek konusunda ikna etmeye çalıştığını bildiriyor. Haberde ayrıca Suriye’nin güvenlik şefi General Ali Memluk ile PYD yetkilileri arasında yapılan bir görüşmede PYD’nin Arap ağırlıklı bölgelerden güçlerini çekmesi karşılığında PYD’ye kuzey Suriye’de özerk yönetim önerildiği bildiriliyor.

Rakka’daki siyasi elitler için Irak Kürdistanı da güvenilir bir ortak sayılmaz. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Başkanı Mesud Barzani tartışmalı bağımsızlık oylamasının ardından 29 Ekim’de görevi bıraktığını açıkladı. Bölgenin belirsizliklerle dolu yeni bir sürece girdiği görülüyor.

KBY ile Bağdat arasındaki çekişme, Irak ordusu ile İran yanlısı Halk Seferberlik Birlikleri’nin (HSB) Kerkük bölgesinde ilerlemesiyle sonuçlandı. Tahran, Bedir Örgütü ve Asaib Ehl El Hak dâhil HSB’deki vekillerini Kerkük’ün yanı sıra Irak Kürdistanı’yla Suriye arasındaki Fişhabur sınır kapısına da konuşlandırdı. Bu bölgeler kuzey Suriye’ye geçişte önem taşıyor.

Rakka kökenli Ulusal Hareket üyesi Raşid Satuf, Rakka’nın alınmasında etkili olan ABD desteğinin süreceğine inananlar arasında. Al-Monitor’a konuşan Satuf “ABD’nin kuzey Suriye’deki nüfuzu kalıcı olacak.” diyor.

Balanche ise coğrafyanın Rakka’ya fazla seçenek tanımadığını düşünüyor. Kuzeyde üretilen petrol rejimin elinde olan T2 pompalama istasyonuna akıyor, gıda ürünleri de rejim kontrolündeki Halep bölgesinden geliyor. Balanche’a göre “Bu, kuzeyin çevrili olduğu ve bir noktada rejimle müzakere etmesi gerekeceği anlamına geliyor.”

Bunun yanı sıra rejim ve Türkiye’nin Arap-Kürt ilişkilerindeki pürüzleri kullanma konusunda ortak menfaate sahip olduğu düşünülüyor. SDG’nin Kürt unsurları, Rakka’daki etnik hassasiyetleri aşmak, vilayetin önde gelenlerini yanlarına almak için büyük çaba harcadılar. SDG sözcülerinden Mustafa Bali’nin Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre SDG’deki muharip güçlerin yüzde 60’ı Araplardan oluşuyor. Bali şöyle diyor: “Aşiretlerle, bölge halkının diğer kesimleriyle yakın bir eş güdüm var. Meşruiyetimizi buradan alıyoruz.”

Ancak Araplar arasındaki ayrışmalar da Arap-Kürt ilişkilerini zorlaştırıyor. Satuf, Rakka’da iki sivil konsey bulunduğuna dikkat çekiyor: Rakka kenti için SDG destekli bir konsey ve Rakka vilayeti için Suriye muhalefetinin desteklediği bir konsey. Satuf’a göre “Türkiye’nin muhalefet üzerindeki etkisi, geçtiğimiz günlerde iki konseyin Roma’da bağışçılar konferansı kapsamında bir görüşme yapmasını engelledi.” Bali de bu görüşü paylaşıyor.

Araplar arası uzlaşı ve Arap-Kürt uzlaşısı, özellikle yeniden inşa süreci ve cihatçı tehdidin ortadan kaldırılması bakımından Rakka için büyük önem taşıyacak.

Aron Lund’un 23 Ekim tarihli haberine göre fiziki tahribat, patlamamış mühimmat, elektrik ve su eksikliği nedeniyle Rakka kentinin en az beşte dördü şu an boş. Al-Monitor’a konuşan Rakka konsey üyesi Abdülselam Hamsurak şöyle diyor: “Rakka’daki sivil konsey yeniden inşa ofisi kurdu ve enkazları temizlemeye başladı. Patlamamış mühimmatlar nedeniyle bu oldukça zor bir iş.”

Kentin yeniden inşası için henüz bir rakam belirlenmiş değil. Rakka’nın geleceğine dair siyasi belirsizlik sürerken ve Suriye rejimi kenti geri almayı ahdederken uluslararası toplum da Arap bağışçılar da yardım konusunda çekingen davranıyor. Al-Monitor’a konuşan gazeteci Van Wilgenburg’a göre “Türkiye’nin etkisi ve SDG ile olan husumeti de bağış toplama çalışmalarını geciktiriyor.”

Binlerce sığınmacının kamplarda sıkışıp kaldığı Rakka’da yeniden inşa çalışmaları bölgenin istikrara kavuşması için büyük önem taşıyor. Okulların yeniden inşası kilit önemde. Vilayette toplam 200 bin öğrenci kapasitesine sahip bin 500’ü aşkın okul vardı. ReliefWeb’in geçen ayki raporuna göre bu okulların yüzde 78’i tamamen veya kısmen yıkılmış durumda.

Çocukların yeni bir eğitim sürecine girmesi bölgenin huzura kavuşması için son derece önemli. Hamsurak “Eğitim alanında çaba harcanmazsa okulların son yıllarda İD kontrolünde kalmış olması radikallerden oluşan yeni bir nesil anlamına gelecek.” diyor.

Satuf’a göre İD’in gelişinden önce Rakka kenti önemli bir cihatçı kalesi değildi. Ancak vilayet genelinde Bir Muysin, Kuneytra, Fırat’ın güneyi gibi bölgelerde cihatçı üsleri vardı. Satuf “Gerçek bir (toplumsal ve siyasi) değişim sağlanmazsa İD ideolojisi kendini üretmeye devam edecek.” diyor.

Suriye’de halen bölgesel ve yerel menfaatlerin, yolsuzluk ve gerilimin damga vurduğu girift bir iklimin hüküm sürdüğü düşünülürse Rakka henüz bu hedeflerin çok uzağında görünüyor.

Fransa ve Lübnan uyruklu gazeteci Mona Alami, Atlantik Konseyi’ne bağlı Refik Hariri Orta Doğu Merkezi’nde konuk araştırmacı olarak çalışıyor. Ürdün, Mısır, Lübnan, Suriye, Sudan ve BAE başta olmak üzere Arap dünyasındaki siyasi ve ekonomik konuları izliyor.

 

x

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X