İsrail'in Nabzı

İsrail ordusu “yeni” Suriye’ye hazırlanıyor

By
p
Article Summary
İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman, Suriye sınırında gelişen yeni tehditlere karşı orduya ayrılan bütçenin artırılmasını istiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman geçen haftaki Kabine toplantısında herkesi şaşırtan bir bomba patlattı. 2015’te dönemin Savunma Bakanı Moşe Ya'alon ve Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot savunma harcamalarını 2020’ye kadar karşılayacak bir plan kapsamında savunma bütçesi üzerinde anlaşma sağlamıştı. Liberman şimdi acilen 4,8 milyar şekellik (1,4 milyar dolar) ilave bir ödenek talep ediyor.

Talebin resmi gerekçesi olarak bölgedeki “yeni tehditler” gösteriliyor. İsrail savunma teşkilatının tenkitçileri arasında konuşulan gayri resmi gerekçe ise şöyle: İsrail son birkaç yılda para ve enerjisinin büyük bölümünü savunmanın daha uzak üçüncü halkasında yer alan stratejik tehditlere harcadı, birinci halkayı ihmal etti. İsrail’in güvenlik doktrini, yakın ve uzak düşmanlara göre üç halkada yer alan tehditlere karşı farklı stratejilerin geliştirilmesine dayanıyor.

İsrail, öngörülebilir gelecekte kuzey sınırında, yani birinci halkada karadan kaynaklı gerçek bir tehdidin olmayacağı varsayımıyla hareket ediyordu. Ne var ki bu varsayım bugün yöneticilerin gözü önünde çöküyor. Al-Monitor’da daha önce anlatıldığı gibi İsrail Beşar Esad’ın Suriye’sine rahmet okumakta acele etti. O Suriye şimdi geri geldi, üstelik de tek başına değil. Yanında güçlenmiş, canlanmış, daha eğitimli, daha deneyimli ve hiç olmadığı kadar kararlı bir Hizbullah var. İran’ın etkisi ve görüldüğü kadarıyla doğrudan İran’ın komutası altında savaş tecrübesi kazanan Şii milisler var. Bunlar bir yana İran, bölgede yüksek hassasiyetli füze üretecek tesisler kurmaya, Suriye ve Lübnan’da deniz ve kara üsleri edinmeye çalışıyor.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan İsrailli bir bakan “Hepimiz üçüncü halkaya odaklanmışken birinci halka hortladı.” diyor. Savunma teşkilatından pek çok kaynağa göre İsrail kara kuvvetleri önünde biriken eski, yeni zorluklar karşısında yeterince hazırlıklı değil.

Liberman'ın talebi savunma harcamaları planında yer alan şu maddeye dayanıyor: “İlgili bakanlıkların (Maliye ve Savunma) ‘ciddi’ olarak tanımladığı bir tehdit olmadığı sürece bu mutabakat müzakereye açık olmayacaktır.”

Savunma Bakanı’na göre İsrail’in etrafında yaşanan değişimler ciddinin de ötesinde. 20 Kasım’da savunma muhabirlerine brifing veren Liberman söyle konuştu: “Esad kazandı ve şu an Suriye’de meskûn toprakların yaklaşık yüzde 90’ını kontrol ediyor, hava savunması dâhil yeni tümenler, yeni tugaylar oluşturuyor. Suriye ordusu daha yoğun eğitim yapıyor. Hazırlık seviyeleri artmış durumda ve bizimle yüzleşmeye hazır oldukları mesajını vermek için yeni teşebbüslerde bulunuyorlar. Ellerinde çok etkili bir silah olan SA-22 bataryaları var ancak bunları nasıl kullanacaklarını henüz bilmiyorlar.”

Maliye Bakanlığı’nın ısrarla karşı çıktığı Liberman’ın talepleri belli başlı bazı kaygılara dayanıyor.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) İran’ın oluşturduğu stratejik tehdit karşısında muazzam paralar harcayarak hazırlık yaptı. F-35 hayalet uçaklarının alımı gibi anlaşmalar kanyakların büyük bölümünü tüketti ancak bunlar mevcut durum açısından anlamsız kalıyor. İsrail’de kimse Suriye’deki savaşın 2017’de sona yaklaşacağına veya biteceğine ihtimal vermemiş; Esad’ın net bir zafer kazanacağını, İran’ı, Hizbullah’ı ve Şii milisleri yanında taşıyacağını düşünmemişti.

IDF, Namer tipi zırhlı personel araçlarını tedarik etmekte ve 9M133 Kornet füzelerine karşı tanklarını “Windbreaker” savunma sistemiyle donatmakta gecikmiş durumda. Söz konusu füzeler, 2006’daki İkinci Lübnan Savaşı’nda İsrail zırhlı birliklerine çok sayıda zayiat verdirmişti.

İsrail’in Hizbullah’a bakışı son iki yılda büyük bir dönüşümden geçti. Hizbullah eskiden İsrail’i en fazla yoğun roket atışlarıyla rahatsız edebilecek bir gerilla hareketi olarak görülüyordu. Son iki yılda ise iyi eğitimli, Suriye’de ciddi çatışmalarda deneyim kazanan hasmane bir düzenli ordu haline geldi. Hizbullah bugün taarruz temelli hareket etme, hatta sınırın İsrail tarafında toprak ele geçirme kabiliyetine sahip.

Hizbullah'ın “Rıdvan” isimli komando birlikleri ve yarım ila bir ton arasında savaş başlığı taşıyabilen hibrid bir roket olan kısa menzilli Burkan roketleri gibi pek çok gelişme IDF tarafından tedirginlikle izleniyor. Hizbullah son birkaç yılda insansız hava araçları, hatta az sayıda da olsa tank ve zırhlı araç da edindi. Örgüt İsrail’in askeri gücü ve bilhassa hava gücü karşısında gerçek bir rakip olmanın çok çok uzağında ama İsrail’in sahadaki üstünlüğü artık eskisi gibi mutlak değil. IDF, İkinci Lübnan Savaşı’nda olduğu gibi Hizbullah savaşçılarının sıcak temastan kaçındığı, mesafeli gerilla savaşını tercih ettiği günleri özleyebilir.

Liberman’ı acilen ilave bütçe istemeye iten ikinci kaygı İran’la Barack Obama döneminde sağlanan nükleer anlaşmanın üzerine çöken belirsizlik. Yeni Başkan Donald Trump’ı anlaşmaya kafa tutmaya ikna eden İsrail şimdi bunun bedelini ödüyor. Trump’ın anlaşmayı yıpratma gayretleri şu an çoğunlukla sözlü düzeyde olsa da İsrail savunma teşkilatı anlaşmanın planlandığı tarihe kadar ayakta kalacağından artık emin değil. Anlaşmanın çökmesi ya da İran veya ABD’nin anlaşmayı reddetmesi gibi senaryolar söz konusu. Bu senaryolardan biri gerçekleşirse İsrail’e yönelik stratejik İran tehdidi tekrar güncel tehditler listesinde yerini alacak. Liberman İsrail’in böyle bir senaryoya da hazırlık yapması gerektiğine inanıyor.

Ancak Liberman’ın ilave kaynak talebinin aslen yukarıda anlatılan birinci sebepten kaynaklandığı söylenebilir. Esad’la Şii ekseninin zaferine hazırlıksız yakalanan İsrail özgüven kaybı yaşıyor. Kaldı ki İsrail ABD’yi bölgeyi terk etmeme, Rusya lideri Vladimir Putin’in insafına bırakmama konusunda da ikna edememişti.

Bugün Putin’in Suriye’de istediğini yapmasına izin veren Trump da İsrail’de ciddi bir hayal kırıklığı yaratıyor. Putin’le Esad’ın Soçi’deki sıcak kucaklaşması, İran’ın Suriye’deki varlığının meşru olduğunu belirten Rus dışişleri bakanının açıklaması, bugün artık Basra Körfezi’nden Akdeniz’e kadar uzanan Şii ekseninin net bir zafer kazanması İsrail’de siyasi iktidar ve savunma teşkilatında peş peşe güçlü tepkilere neden oluyor.

Liberman’la yakın çalışan bir kaynağa göre Savunma Bakanı sık sık “Bize yönelik adam gibi bir tehdit yok.” diye espri yapar. 2018 yılı yaklaşırken Liberman kendi esprisinin altında kalabilir. Zira bu şakacı sözlerde geçen tehdit gözleri önünde gerçeğe dönüşüyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: missiles, guerrilla warfare, avigdor liberman, idf, bashar al-assad, shiites, defense budget, hezbollah

Ben Caspit, Al-Monitor’un İsrail’in Nabzı bölümünde köşe yazarıdır. İsrail basınının kıdemli köşe yazarı ve siyasi yorumcularından olan Caspit, ülkenin siyasi gündemine ilişkin günlük bir radyo programı ve düzenli televizyon programları yapmaktadır. Twitter hesabı: @BenCaspit

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept