Mısır'ın Nabzı

Sina Yarımadası: Ufukta İD-El Kaide çatışması mı var?

By
p
Article Summary
Mısır ordusu Sina Yarımadası’ndaki şiddeti bastırmaya çalışırken El Kaide takipçilerinden oluşan küçük bir grup, büyümeyi ve hem orduyu hem İslam Devleti yandaşlarını hedef almayı amaçlıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İslam Devleti (İD) ve El Kaide’yle bağlantılı gruplar Sina Yarımadası’nda birbiriyle savaşacakmış gibi görünüyor. Mevcut durumda böyle bir mücadele oldukça orantısız olur. Ancak El Kaide’ye bağlı Cund El İslam grubu 11 Kasım’da yayımladığı ses kaydında kendisinden çok daha büyük olan İD bağlantılı Sina Vilayeti örgütüne savaş ilan etti, ayrıca 11 Ekim’de bir Sina Vilayeti aracına yapılan saldırıyı üstlendi. Saldırı araçta bulunan dört kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı.

Cund El İslam, Sina Vilayeti mensuplarının nedamet getirmesini ve “Bağdadi kanunlarından” vazgeçmesini istiyor, aksi halde onları yok edeceğini söylüyor. Cund El İslam’a göre sivilleri ve Müslüman dindaşları hedef alan “Bağdadi kanunları” şeriata aykırı.

24 Kasım’da Sina’daki bir camiyi hedef alan ve 300’ü aşkın kişinin ölümü, en az 100 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan bombalı ve silahlı saldırıyı henüz hiçbir grup üstlenmemiş olsa da Sina Vilayeti baş şüpheli konumunda. Bölgedeki köylüler, saldırıdan bir hafta önce örgüt tarafından tehdit edildiklerini söylüyorlar.

Cund El İslam “mürtet” dediği Mısır ordusuna da savaş ilan etti.

Cund El İslam (İslam’ın Askerleri) Sina’da ilk kez 11 Eylül 2013’te bir intihar saldırısını üstlenerek adını duyurmuştu. Mısır’ın Refah kentindeki askeri istihbarat merkezini hedef alan saldırıda altı asker hayatını kaybetmiş, 17 asker yaralanmıştı. Bu, Cund El İslam’ın Sina’da üstlendiği tek terörist eylem oldu.

Peki, 2013’ten bu yana Cund El İslam neredeydi? Hiçbir yerde. Ta ki Sina Vilayeti’nde hayal kırıklığı yaşayan bazı militanlar Cund El İslam’a geçmeye başlayıncaya kadar.

Sina Vilayeti ise El Kaide temelli ideolojiler benimseyen bir örgüt olarak 2011’de Ensar Beyt El Makdis ismiyle ortaya çıkmıştı. Örgüt İD’in etkisiyle giderek radikalleşti ve 2014’te İD’e biat ederek Sina Vilayeti adını aldı. Bazı örgüt mensupları bu dönüşümden memnun değildi ve Cund El İslam’a geçtiler.

Şabane kasabasında yaşayan bir kadın saf değiştirenlerden birini tanıdığını söylüyor ve adının açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şunları anlatıyor: “Ensar Beyt El Makdis terör örgütü 2014’ün ortalarında katı Selefi-cihatçı görüşleriyle tanınan bir komşunun evini bastı. Evde arama yaptılar, komşuyu tehdit ettiklerini duyduk. Birkaç gün sonra Selefi komşunun evini askerler bastı ama kendisini bulamadılar. Ortadan kaybolmuştu. Sonradan öğrendik ki İD’e biat etmeyi reddettiği için Ensar Beyt El Makdis’ten ayrılmış.”

Sina’daki cihatçı gruplar konusunda uzman olan Ebu Ahmed El Savarka, Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede Ensar Beyt El Makdis’ten o dönem aynı nedenle yaklaşık 20 kişinin ayrıldığını belirtti. Savarka’ya göre örgütten ayrılıp Cund El İslam’a katılanlar, İD’in sivilleri öldürerek cihat ilkelerini çiğnediğine inandıkları için El Kaide’ye bağlı kaldılar.

Peki, Cund El İslam bugüne kadar niçin dikkat çekmemeyi tercih etti? Savarka’ya göre örgütün yeterince elemanı ve donanımı yoktu, ayrıca Sina Vilayeti tarafından zayıflatıldı. Sina Vilayeti, Sina Yarımadası’nın İD nüfuzunda olduğunu ilan etmiş ve buna riayet etmeyenleri hedef alacağını duyurmuştu.

Sina’daki silahlı gruplara yoğunlaşan bir araştırmacı, kimliğinin saklı kalması kaydıyla yaptığı değerlendirmede Cund El İslam’ın ortadan kayboluşunun da yeniden ortaya çıkışının da El Kaide’nin Mısır’daki bir numaralı ismi olan ve Ebu Ömer El Muhacir olarak da bilinen Hişam Aşmavi’nin yönlendirmesiyle olduğunu söyledi. Mısır ordusunda seçkin bir subayken cihatçı ideolojiyi benimsediği için ihraç edilen Aşmavi de Ensar Beyt El Makdis’ten ayrılmış ve El Kaide’ye biat etmişti.

Kendi çalışmalarına dayanarak bilgi veren araştırmacıya göre Aşmavi, Cund El İslam üyelerine bir süre ortada görünmemeyi ve İD’le savaşabilmek için kapasitelerini geliştirmeyi telkin etmiş. Aşmavi ve başka bazı İD karşıtları eğitim almak ve adam toplamak üzere Libya’ya gidip gelmiş, diğerleri ise Sina’nın iç kesimlerinde yer alan çölde saklanmış.

Araştırmacıya göre Aşmavi’nin hedefi, farklı bölgelere yayılmış ufak gruplar üzerinden El Kaide’nin Mısır’a dönüş yapmasını sağlamak. Bu gruplar şöyle: Sina’da Cund El İslam, Batı Çölü’nde 21 Ekim’de Gize’de polise pusu kuran örgüt olan Ensar El İslam ve Mısır geneline yayılmış El Kaide bağlantılı Selefi cihatçılardan oluşan Murabitun grubu.

Araştırmacı, Cund El İslam’ın halen küçük bir örgüt olduğunu, dolayısıyla İD’i Sina’dan temizleme tehdidinin abartılı olduğunu söylüyor. Ona göre açıklamanın gerçek amacı, örgüte yeni savaşçılar çekmek, yeniden yapılanmak ve ondan sonra Sina’daki savaş alanına dönmek.

Peki, neden şimdi? Araştırmacıya göre İD’in Irak’taki mağlubiyeti sonucu Sina Vilayeti’nin sıkıntı yaşadığını gören Cund El İslam, bu dönemi sahneye dönmek için ideal bir zaman olarak gördü. Araştırmacı ayrıca Sina Vilayeti’nin son dört yılda Mısır ordusu karşısında ağır kayıplar yaşadığını, Sina’daki en güçlü aşiretlerinden biri olan Tarabin aşiretinin de örgüte kayıplar verdirdiğini söylüyor. Buna ek olarak sınırın Filistin tarafındaki Hamas hareketi de örgüte abluka uyguladı ve Mısır ordusuyla birlikte kaçakçılık faaliyetlerini, İD’e para ulaşmasını engelledi, Gazzeli savaşçıların Sina’ya giriş çıkışlarını yasakladı.

Cund El İslam’dan yapılan açıklamaya bakılırsa örgüt, Sina Vilayeti’nin her gün gerçekleştirdiği şiddet eylemlerinden, eziyet ve katliamlarından bunalan insanları yanına çekmeye çalışıyor. Açıklamada “Sina Vilayeti’nin Sina’da Müslümanlara yönelik saldırılar gerçekleştirdiğine dair kesin kanıtlar mevcut.” ifadesi yer alıyor.

Örgüt ayrıca Mısır ordusunun ihlallerinden mağdur olan, bilhassa Refah’tan göç ettirilen kişileri saflarına katmayı umuyor. Açıklamada “Zalimler Refah halkını yerinden yurdundan ederken mürtetler de Sina’nın her köşesine kontrol noktaları dikiyor.” ifadesi kullanılıyor.

Örgüt Filistinli savaşçıları ve İsrail’e düşmanlık duyanları da yanına çekmek istiyor. Buna yönelik şu cümle kullanılıyor: “Yahudiler hiçbir engelle karşılaşmadan halkımızı bombalıyor.”

Sina’daki gelişmeler Cund El İslam’ın henüz zayıf bir grup olduğunu gösteriyor ancak örgüt son açıklamasıyla yeni yandaşlar kazanmayı başarırsa denklem değişebilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Al-Monitor Sina muhabiri Al-Monitor gerekli gördüğü durumlarda koruma amaçlı olarak muhabirlerinin isimlerini saklı tutar.  Bu sayfada yer alan imzasız haberler, farklı muhabirler tarafından kaleme alınmış olabilir.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept