Suriye'nin Nabzı

Suriye: Kürtler federal çözüm için Şam’la masaya oturacak mı?

By
p
Article Summary
Irak Kürdistanı’ndaki bağımsızlık referandumunun yankıları devam ederken Suriyeli Kürtler Şam yönetimiyle federal devlet için masaya oturabileceklerine inanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Irak Kürdistanı’ndaki bağımsızlık referandumu milliyetçi bağlar ve ortak duygular üzerinden Suriye’nin kuzeyinde yankılanmaya devam ederken Kürtler Şam yönetimiyle Suriye’de federal bir devletin kurulmasını görüşmek üzere ortak bir heyet oluşturmaya hazırlanıyor.

Kürtlerle özerklik görüşmeleri ihtimalinden bahseden Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in açıklaması Demokratik Birlik Partisi (PYD) tarafından gecikmiş ama yine de “ileri bir adım” olarak görülüyor.

Al-Monitor’a konuşan PYD başkan danışmanı Sihanuk Dibo, Irak Kürdistanı’ndaki referanduma yol açan sebeplerin tekrar oluşmaması ve benzer bir olayın Suriye’de yaşanmaması için referandumdan ders çıkarmak gerektiğini vurguladı. Kürdistan Bölgesi’nin referandum kararına merkezi Bağdat hükümetiyle zayıf ilişkileri zemin hazırlamıştı. Bir başka neden de iktidar paylaşımında ve bölgenin Türkiye üzerinden yaptığı bağımsız petrol ihracatının gelir paylaşımında yaşanan sorunlardı.

Suriye’de yönetim modeli olarak federal sistemi benimseme arzusu, kuzeydoğu Suriye’deki bazı Kürt gruplar ve bunların kalesi konumundaki kesimlerde 2011’den bu yana giderek güçlendi. Suriye hükümet güçlerinin kasım 2012’de bölgeden çekilmesi bu arzuyu kamçıladı. Çekilmenin ardından PYD gibi güçler Asayiş’i kurdu, YPG ise ordu ve polisten oluşan öz savunma güçleri ve yerel konseyler oluşturdu. 16-17 Mart 2016’da Kürtler ve PYD kuzey Suriye’de federal sistem ilan etti.

Muallim’in 25 Eylül’de RT TV’de yaptığı açıklama, Suriye’deki tüm bölgelerin birliğine ve merkezi yönetime inanan Baas Partisi’nin geleneksel yaklaşımından ayrıldı. Ancak bakanın sözleri, Suriye’nin birliğini koruyarak federal devlet kurmaktan bahseden müttefik Rusya’nın yaklaşımıyla uyumluydu.

Muallim’in açıklaması, özerklik taleplerine karşı olan Türkiye’ye yönelik baskı amaçlı siyasi bir oyun da olabilir. Amaç muhalefetin destekçisi olan Türkiye’nin Şam lehine siyasi tavizler vermesini sağlamak olabilir. Öte yandan bakanın açıklaması Şam’ın federal devlet konusunda en yakın müttefikleri İran ve Rusya’nın nabzını yoklama çabası da olabilir.

Federal yapı önerisini olumlu karşılayan Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Rusya’nın federal devlet dâhil Suriye’deki müzakerelerden çıkacak sonuca destek vereceğini belirtti.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Arap-Kürt ittifakı, 20 Ekim’de kurtarılan Rakka’nın “âdemi merkeziyetçi, federal bir Suriye’nin parçası” olacağını duyurdular. Görünen o ki PYD ve müttefikleri burayı fiilen federal bölgeye dâhil etmiş durumdalar. Bunu yaparken de Rusya’nın bu fikre ısınmasından, ayrıca Suriye rejiminin âdemi merkeziyetçi yapıya üstü kapalı onay vermesinden ya da en azından bunu konuşmaya istekli olmasından faydalandıkları anlaşılıyor.

Muhalefetin tanınmış isimlerinden Abdülbasit Sieda’ya göre rejim bu konuda belirleyici olamaz. Kürt kökenli bir akademisyen ve siyasetçi olan ve daha önce Suriye Ulusal Konseyi’nin başkanlığını yürüten Sieda Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Suriye’de yeni yönetim şeklinin kararını rejim vermeyecek ama rejim kendi alanını işaretlemek ve kontrol sahibi olduğunu göstermek için bu izlenimi oluşturmaya çalışıyor.”

Sieda’ya göre rejimin federal devlete ilişkin açıklamaları “Rusya’nın eğilimlerinden ve ABD’nin isteklerini bilmesinden” kaynaklanıyor. Sieda şöyle devam ediyor: “Rejim müttefikleriyle aynı çizgide durmaya çalışıyor ama aynı zamanda bu projeyi engellemeye uğraşıyor. Federal sistem idari mi, coğrafi mi olacak? Etnik, mezhep veya din temelli mi olacak? Bu konu Suriye’de siyasi çözüm sağlandıktan sonra konuşulmalı. Bu da Suriye’deki tüm unsurların mutabakatına dayalı anayasa yazım komisyonunun kurulmasına girizgâh olmalı.”

ABD’nin yaklaşımında federal devlet kararının ancak Suriyeliler tarafından verilebileceği vurgulanıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın eski sözcü yardımcısı Mark Toner, Suriye’nin birliği ilkesine bağlı olduklarını belirtmiş ve şöyle demişti: “Suriyeliler federal sistemde mutabık kalırsa bu onların kararı olur. Ancak ABD, Suriye’nin birliğini tehdit eden, yarı bağımsız yönetime sahip bölgelerin kurulmasına karşı. Bu, Suriye’de izole bölgeler veya kantonlar yaratır. Suriye halkının tamamı federal sistemden yana olmadıkça ABD federal sistemi desteklemiyor.”

Kürtlerin özyönetim bölgesi Rojava üç kantondan oluşuyor: Kamışlı ve Haseke’yi içeren Cezire kantonu, Eyn El Arap ve Tel Abyad’ı içeren Kobani kantonu ve Afrin ile Şahba’yı kapsayan Afrin kantonu. Suriye topraklarının kabaca yüzde 40’ına tekabül eden bu kantonlarda Kürtler, Araplar, Türkmenler, Süryaniler, Asuriler, Çerkezler ve Ezidiler dâhil olmak üzere Müslüman ve Hristiyan inançlara sahip 3-4 milyon insan yaşıyor. Kantonlarda ayrıca önemli barajlar, petrol sahaları ve geniş tarımsal alanlar var.

Yerel konsey seçimlerini tamamlayan özyönetim 1 Aralık’ta belediye ve bölge seçimlerine hazırlanıyor. Federal sistem modeline göre köy ve mahallelerde kurulan yerel konseyler kamu hizmetlerinden sorumlu.

Dibo’ya göre PYD, Suriye’nin tamamında etnik federal modelin değil coğrafi modelin uygulanmasını ve bu kapsamda “kuzey, güney, sahil şeridi ve çöl bölgesi olmak üzere dört federal eyaletin” kurulmasını istiyor.

Federal sistemin Suriye’deki ayrışmaya çare olacağına işaret eden Dibo, “gerçekçi ve makul çözümlerin yokluğu” ve federasyon çözümünün gecikmesi nedeniyle Suriye krizinin derinleştiğini düşünüyor.

Dibo şöyle devam ediyor: “Sağlanan kazanımlarla birlikte federal yapı devrimci meşruiyetten anayasal meşruiyete geçiş yaptı. Bu ilke temelinde biz bu kazanımların ihlal edilmesine izin vermeyeceğiz. Herkes bilmeli ki biz federasyonu yardım alalım diye kullanmıyoruz. Çünkü bu ne adil olur ne de kabul edilir.” Bu sözleriyle merkezi hükümetten veya başka bir kesimden gelebilecek hamleleri ya da itirazları kast eden Dibo hiçbir Suriyeli grupla yeni çatışmalara girme niyetinde olmadıklarını belirtti.

Şu an Suriye’nin yarısını kontrol eden rejim, 185 bin kilometre kareyi bulan ülke topraklarında federal yönetim kurulmasında ne kadar ciddi belli değil. Ulusal uzlaşıdan sorumlu Devlet Bakanı Ali Haydar geçtiğimiz günlerde şu ifadeyi kullandı: “Suriye devletinin nihai siyasi modeline ilişkin müzakereler hariç Rakka’nın geleceği müzakereye açık değildir.”

Şam yönetimi, nihai anlaşma sağlanıncaya kadar federal yapının konuşulmasını geciktirmeye devam ediyor. İslam Devleti’nin Suriye ve Irak’tan temizlenmesine odaklanan ABD muğlak bir tutuma sahip. Suriye’deki kilit siyasi oyuncular olan Rusya, Türkiye ve İran ise federal yapı konusunda ayrı tellerden çalıyor.

Sieda bu konuda şöyle diyor: “Son çatışmasızlık anlaşmasından da görüldüğü gibi Rusya ve İran Suriye’de şu an mutabık. Ancak uzun vadede iki ilkenin kendine göre menfaat ve eğilimleri olacaktır. Rusya federal devlete sıcak bakıyor ama içeriğe gelince hem Suriye’deki hem bölgedeki menfaatlerini sağlama almak için askeri güvenlik yapısına odaklanmak isteyecektir. İran kendi Kürt nüfusuna örnek olur korkusuyla federasyon tartışmasını açmak istemiyor. Türkiye ise rejimin Suriye lideri Beşar Esad eski politikalarını sürdürebilsin diye (...) Kürt kartını baskı aracı olarak kullanmaya devam edeceğine inanıyor.”

Türkiye, ordusunun İdlib’e girmesinden istifade ederek Halep yakınlarındaki Afrin kantonunu kuşatıp Şam’la üstü kapalı koordinasyon halinde federasyon projesini engellemeye çalışır mı? Kürtler böyle bir durumda nasıl tepki verir? Görünen o ki Suriye farklı bir çatışmanın eşiğinde ve bu çatışmada alışılmamış bazı ortaklıklar görülebilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: pyd, qamishli, jazira, independence referendum, syrian government, federalism, afrin, kurds in syria

Mohammad Bassiki is a Syrian journalist and researcher focusing on policy analysis and economics of the Middle East. He is the founder and editor of the Syrian Investigations Unit and former editor for Aliqtisadi.com. Bassiki's investigative articles for Arab and international media outlets cover the Syrian conflict and its associated impacts involving corruption, human rights violations and economics. On Twitter: @MohammedBassiki

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept