Rusya ve Orta Doğu

Suriye savaşı: Rusya İsrail ve İran arasında sıkışıyor

By
p
Article Summary
Orta Doğu’da bir koltukta birçok karpuz taşıyan Rusya Suriye krizinde İran ve İsrail arasında sıkışmaya başladı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

MOSKOVA — Rus Savunma Bakanı Sergey Şoygu geçtiğimiz günlerde İsrail’e iki günlük bir ziyaret gerçekleştirdi. Savunma bakanı olarak ilk kez İsrail’e giden Şoygu, 16 Ekim’de İsrailli mevkidaşı Avigdor Liberman ve Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot ile görüştü, ertesi gün de Başbakan Benjamin Netanyahu tarafından kabul edildi.

Şoygu’nun Tel Aviv’e inişinden saatler önce İsrail Hava Kuvvetleri Suriye’ye ait bir uçaksavar bataryasını vurdu. İddiaya göre Şam Lübnan üzerinde keşif uçuşu yapan İsrail uçaklarına füze atmış, İsrail de buna misillemede bulunmuştu. İsrail, Rusya’dan gelebilecek olumsuz tepkilere karşı Rusları olayla ilgili “gerçek zamanlı” bilgilendirdiğini, ayrıca Şoygu’ya “kapsamlı bilgi verdiğini” belirtti.

Eylülde Şam’a ani ve gizemli bir ziyaret yapan Şoygu bu kez İsrail ziyaretinin amacını net bir şekilde ortaya koydu. Rus bakan Liberman’la görüşmesinin başında yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Askeri ve askeri-teknik iş birliğinin yanında terörle mücadele ve bölgedeki durum ana konularımız olmaya devam ediyor. Ayrıca Suriye’yle ilgili her şeyi konuşmak istiyoruz. Oradaki operasyonumuz sona yaklaşıyor. Acilen çözülmesi ve ileriye dönük görüşülmesi gereken bazı hususlar var. (...) Konuşacak çok şey var.”

Liberman ise “samimi ve açık diyalog” nedeniyle Rusya’yla ilişkilere değer verdiklerini belirterek “Tüm sorunlarda çözüm yolunun bu olduğuna inanıyorum.” dedi. Liberman önce Rusça konuştu, sonra söylediklerini İbranice tekrarladı.

İsrail’in Rus yapımı BMPT Terminatör tipi piyade ağır muharebe aracını satın almak istediği söyleniyor. Şoygu askeri-teknik iş birliğini zikrederken muhtemelen bunu ima ediyordu. Rusların, aracı İslam Devleti’ne (İD) karşı sahada test etmek için Suriye’ye götürdüğü, aracın özellikle şehir savaşlarında işe yaradığı bildiriliyor.

Rusya ve İsrail bu konuda anlaşmaya varabilir mi? Rus “Silah İhracatı” dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Andrey Frolov Al-Monitor’a şöyle diyor: “İsrail bugüne kadar Rusya’dan doğrudan silah almadı. Üçüncü ülkelerde Sovyet askeri donanımlarının modernizasyonuyla ilgili bazı projeler oldu ama doğrudan bir alım hiç olmadı. Rusların ise İsrail’den silah satın aldığı oldu. Satış gerçekleşirse bu simgesel bir adım olur ama böyle bir anlaşmanın parasal ve askeri önemini abartmamak lazım.”

Şoygu-Liberman görüşmesinin asıl önemli konusu, Rusya ve İsrail arasında devam eden askeri koordinasyon ve iki ülkenin Suriye ve İran’a yönelik uzun vadeli yaklaşımlarıydı.

Şoygu, Suriye’deki Rus müdahalesinin “sona yaklaştığını” söyleyerek Moskova’nın bundan sonra nasıl bir politika izleyeceği konusunda birçok spekülasyona yol açtı. Bakanın oldukça soyut bir ifade kullandığını düşünen Frolov şöyle diyor: “Gerçekten sona mı yaklaşılıyor bunu söylemek zor. Doğru sonuca varabilmek için başlangıçtaki (operasyonel) hedeflerin tam olarak ne olduğunu bilmek lazım.”

Savaşın sona yaklaştığını Rusya ilk kez söylemiyor. Şoygu şubat ayında Rus askerlerinin eve dönmek üzere olduğunu söylemişti. Mart ayında ise Devlet Başkanı Vladimir Putin Suriye’deki hedeflerin “tamamlandığını” açıklamış ve ana birlikleri azaltma talimatı vermişti. Buna rağmen Rusya’nın Suriye’deki operasyonu devam ediyor.

Ağustosta Şoygu yine Suriye savaşının “fiilen” sona erdiğini belirtti. Putin de eylülde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmede aynı mealde konuştu, “Suriye’de barışın koşullarının oluşturulduğunu” söyledi. Rusya Savunma Bakanlığı’ndan geçen hafta yapılan açıklamaya göre “Suriye topraklarının yüzde 92’si kurtarıldı”.

Putin, Rusya iki yıl önce Suriye’ye girerken hedefi “teröristleri mağlup etmek” şeklinde ifade etmişti. Bu açıklama esas alınırsa görev gerçekten de sona eriyor. Ancak Rusya, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın akıbeti ve İran’ın artan varlığı gibi bir dizi başka sıkıntıyla karşı karşıya.

Şoygu-Netanyahu görüşmesinde İran konusu öne çıktı. Netanyahu, görüşmeden sonra Twitter’dan şu mesajı paylaştı: “İran Suriye’ye askeri olarak yerleşmeye çalışıyor. Rus Savunma Bakanı’na şunu söyledim: ‘İran, İsrail’in buna izin vermeyeceğini anlamalı.’ ” Saygın Rus gazetesi Kommersant’a bilgi veren Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre Şoygu başkanlığındaki heyet, Rus Hava Kuvvetleri’nin Suriye’deki operasyonları ve İran’ın Suriye’de terörle mücadeleye yaptığı katkılar konusunda İsrail tarafıyla detaylar paylaştı. Ruslar ayrıca Suriye’deki dört çatışmasızlık bölgesinin nasıl işleyeceği konusunda bilgi verdi. İsrail, İran’ın bu süreçte arabulucu olarak yer almasına karşı çıkıyor ancak Rusya mevcut çerçeveyi koruyacaktır.

Rusya’nın Hizbullah’a verdiği destek de iki tarafın gündemindeydi. Rusların Hizbullah’la ilişkilerinin Suriye’deki bazı operasyonlarda hedef planlamasıyla sınırlı olduğu ve Hizbullah’a silah sağlanmadığı konusunda güvence verdiği bildiriliyor.

Rus diplomasisi Orta Doğu’da farklı aktörlere karşı esneklik ve açıklıkla övünür. Esad ve Tahran’dan Suriye muhalefeti ve Tel Aviv’e, Doha’dan Riyad’a, Türklerden Kürtlere, Libya’da General Halife Hefter’den Başbakan Fayiz El Sarac’a kadar Moskova adeta tüm taraflarla iş birliği yapmaya çalışıyor. Bu kolay bir iş değil. Nitekim İsrail ile Suriye arasında Şoygu’nun ziyareti öncesinde yaşanan olay çatışmaya giden aktörleri ayırma konusunda Rus gücünün nesnel sınırlarını ortaya koyuyor.

Israil’in bölgedeki rolü, askeri gücü ve bu gücü kullanma iradesi dikkate alındığında Putin’in Rus varlığına yönelik herhangi bir İsrail saldırısına mahal vermemek için Netanyahu’yla mevcut iletişim düzeyini koruması kritik önem taşıyor. Ancak İsrail’in sınırlarına yakın bölgelerde artan İran varlığını engellemeye kararlı olduğu aşikâr. Bu arada Tahran da varlığını yaymaya ve güçlendirmeye kararlı. Moskova bu durumu kendi mücadelesi olarak görmüyor ve çeşitli komplikasyonlara yol açabilecek taraf tutma durumuna düşmemeye çalışıyor.

İsrail Rusya’nın askeri varlığına oldukça vefalı davrandı ve bundan kazanım sağladığının da farkında. İran’ın Suriye’deki varlığı ise Rusya için sahada kritik önem taşıyor. Rusya’nın Suriye’deki hedefleri nihayetinde ne İsrail’le ne de İran’la ilgili. Ancak her iki tarafın Rus varlığını diğerinin aleyhine kullanmaya çalışması Moskova’yı tedirgin ediyor. Örneğin İran geçtiğimiz günlerde Hizbullah’a silah transferi yaptığı bir noktayı Lübnan sınırından Suriye’nin içlerine, Palmira’ya daha yakın bir yere kaydırdı ve İran’ın buradaki niyeti Rus medyası tarafından sorgulandı. Bu değişiklik nedeniyle transfer noktasını vurmak isteyen İsrail uçakları Suriye’nin daha derinlerine girmek zorunda kalacak ve bu operasyonlar bir noktada Rus Hava Kuvvetleri’yle çatışmaya yol açabilir ya da Palmira’da konuşlu olduğu düşünülen Rus danışmanlara zarar verebilir.

Bu tip hareketlerin bundan böyle daha sık görülmesi muhtemel ve bu, Moskova için uzun vadeli bir sıkıntı teşkil ediyor. Rusya’nın İsrail’le masaya oturup karşılıklı menfaatleri bağdaştırmanın mümkün olup olmadığını, Moskova’nın Suriye ve ötesinde Tahran üzerinde ne kadar etki gücü olduğunu ciddi ciddi konuşması gerekecek. Şoygu’nun ziyareti işte bu açıdan önemli görünüyor. Benzer görüşmeler İran’la da yapılmalı. Kasım başında Tahran’a gidecek olan Putin’in amacı bu olsa gerek.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Savunma ve güvenlik iş birliği

Maxim A. Suchkov, Al-Monitor’un Rusya-Orta Doğu bölümünün editörüdür. Doktora derecesine sahip olan Suchkov, Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi’nde görev almakta, ayrıca Kuzey Kafkasya’daki Pyatigorsk Devlet Üniversitesi’ne bağlı Uluslararası İlişkiler Okulu’nda öğretim görevlisi ve araştırmadan sorumlu müdür yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Fullbright programı kapsamında 2010-2011’de Georgetown Üniversitesi’nde, 2015’te de New York Üniversitesi’nde misafir araştırmacı olan Suchkov, “Kafkasya ve Orta Doğu’daki Rus Dış Politikası Üzerine Denemeler” isimli kitabın yazarıdır. Twitter hesabı: @Max_A_Suchkov

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept