Türkiye'nin Nabzı

Gülen’i vatandaşlıktan çıkarmak doğru hamle mi?

By
p
Article Summary
Türkiye 15 Temmuz darbe girişiminden sorumlu tutarak binlerce kez müebbet hapis cezası ile yargıladığı Fethullah Gülen’i vatandaşlıktan çıkarıyor.

Türkiye 15 Temmuz darbe girişiminden sorumlu tutarak ağır cezalarla yargıladığı Fethullah Gülen’i Türk vatandaşlığından çıkarıyor. Ama bu hamlenin çok ciddi hukuki sonuçları bulunuyor. 

Gülen’in vatandaşlıktan çıkarılmasına ilişkin süreç Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, ekimde yaptığı bir konuşma ile başladı: “Onlar kaçacak, biz kovalayacağız dedik. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar. Şimdi kaçtıkları yerin vatandaşı olsunlar. Artık onlar bu milletin vatandaşı olarak anılmayacaklar.”

Erdoğan’ın bu konuşmasından birkaç ay sonra kanun hükmünde kararname ile yasa değişikliğine gidildi ve “devletin güvenliğine karşı suçlar” ile “anayasal düzene karşı suçlar” nedeniyle haklarında soruşturma açılanların yurt dışında bulunmaları ve kendilerine ulaşılamamaları halinde Türk vatandaşlığından çıkarılmasının yolu açıldı. 

Bakanlar Kurulu 4 Haziran’da yaptığı toplantıda bu durumda olduğu tespit edilen 130 kişiye Resmi Gazete aracılığıyla “yurda dön” çağrısı yaptı. Listenin en başında Gülen yer aldı. İlanda listede yer alan kişilerin üç ay içinde yurda dönmezlerse vatandaşlıktan çıkarılacakları belirtildi. Süre 5 Eylül’de sona erdi. Bakanlar Kurulu ilerleyen günlerde yapacağı toplantıda listedeki isimlerin, en başta da Gülen’in, vatandaşlıktan çıkarılmasına karar verecek. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Artık bu milletin vatandaşı olarak anılmayacaklar” sözüne bakılırsa siyasi iktidar vatandaşlıktan çıkarma işlemini tabanının milliyetçi duygularına hitap eden manevi bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıyor. Ancak işin hukuki boyutları bu manevi cezalandırmanın aksine bir manzara ortaya koyuyor.

Bunun için belki öncelikle Gülen’in hukuki durumunu ortaya koymak gerekir. Gülen hakkında darbe girişimi nedeniyle açılan onlarca dava ve istenilen binlerce hapis cezası bu hesabın yapılmasını zorlaştırıyor. Sade bir hesapla bile Fethullah Gülen’in en azından 15 Temmuz darbe girişiminde yaşamını yitiren 249 vatandaşın ölümünden sorumlu gösterilerek 249 kez müebbet hapisle yargılandığı ortada. Bu onun için istenen cezaların asgari hali. Basında çıkan ancak güvenilir olmayan kaynaklarda ise toplamda binlerce müebbet hapis cezasından bahsediliyor.

Şu an hükümet sözcüsü olan eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Fethullah Gülen’in vatandaşlıktan çıkarılmasının sözü edilen davalar üzerinde olumsuz etki yaratmayacağını söylüyor. Al-Monitor’un danıştığı hukukçular da aynı görüşte. Buna göre Gülen vatandaşlıktan çıkarılsa dahi bu davalarda yargılanmaya devam edecek, hatta hakkında hüküm verilebilecek. Sorun bu hükümlerin nasıl infaz edileceği, yani Gülen’in bu cezalar nedeniyle nasıl Türkiye’ye getirilip cezaevine konulacağı konusunda başlıyor.

Al-Monitor’un danıştığı hukukçular evrensel bir hukuk kuralına dikkat çekiyor: Kimse vatansız kalamaz. Bu nedenle Fethullah Gülen vatandaşlıktan çıkarılınca kolaylıkla başka bir ülke vatandaşlığına geçebilecek. Şu an Türkiye’de yapılan yorumlar Gülen’in halen yaşadığı ABD’ye vatandaşlık başvurusunda bulunacağı yönünde. Peki Gülen ABD vatandaşı olursa ne olur? Hukukçular Türkiye ile ABD arasındaki Suçluların İadesine İlişkin Anlaşma uyarınca Türkiye’nin bu ülkeden Gülen’i talep edebileceğini söylüyor. Ama bu durumda inisiyatif tamamen ABD’de olacak.

Gözden kaçırılmak istenen en büyük ihtimal ise Gülen’in başka bir ülkeye vatandaşlık başvurusunda bulunması. Gülen Türkiye’nin suçluların iadesi anlaşması imzalamadığı bir ülkeye giderse ne olacak? Avustralya, Kanada, Meksika ve Tayland bu ülkelerden sadece birkaçı. Hukukçulara göre o zaman Türkiye’nin işi çok zor. Bu durumda Türkiye iade talebinde bulunamayacak ve Gülen ülkeye getirilerek cezaevine konamayacak. 

Son bir yıldır Gülen hakkında yüzlerce davanın açıldığı, Erdoğan’ın iadesi için ABD ile diplomatik müzakere yürüttüğü düşünüldüğünde, AK Parti Hükümeti’nin neden Fethullah Gülen’in cezaevine girmesini zorlaştıracak bir hamle yaptığı sorusu yanıt arıyor.

Ana muhalefet partisi CHP’ye göre hükümetin asıl amacı da tam olarak Gülen’i Türkiye’ye getirmemek. CHP’nin hukukçu milletvekillerinden Mahmut Tanal Al-Monitor’a şöyle diyor: “Fethullah Gülen Türkiye’ye getirilirse hemen mahkeme önüne çıkarılıp ifadesi alınacak. Asıl amaç Gülen’in ifadesinin alınmaması.”

Peki neden? Gülen cemaati ile AK Parti’nin bir dönem ortak hareket ettiğine dikkat çeken Tanal “Eğer Gülen ifade verirse bu ortaklıkları tek tek anlatacak. AK Parti bunu istemediği için Gülen’i vatandaşlıktan çıkarıyor.” diyor.

Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde yaşanan bazı deneyimler de AK Parti’nin bu adımını düşündürücü kılıyor. Örneğin, PKK lideri Abdullah Öcalan yurt dışında olduğu 1990’lı yıllar boyunca Türkiye hükümetlerinin ülkeye getirebilmek için peşinden koştuğu bir isimdi. Gittiği her ülkeden iadesi istenen Öcalan 1999 yılında Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilmişti. Arandığı yıllar boyunca Türkiye hükümetleri Öcalan’ı vatandaşlıktan çıkarmadı. Tanal da “Öcalan vatandaşlıktan çıkarılsaydı iadesi bu kadar kolay olmazdı” diyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gülen’i Türk vatandaşlığından çıkarma hamlesi her ne kadar tabanının milliyetçi duygularına hitap eden manevi bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılsa da bu işlemin hukuki sonuçlarının çok ağır olacağı ortada. Eğer vatandaşlıktan çıkarılma hamlesi Gülen’in Türkiye’ye iadesini tamamen ortadan kaldıracak şekilde sonuçlanırsa Erdoğan bu sorumluluğu nasıl taşıyacak? Erdoğan’ın aldığı riskin ağırlığına bakıldığında, Gülen'in vatandaşlığı ile ilgili iddialar yabana atılacak cinsten durmuyor.

Bu bölümlerde bulundu: Savunma ve güvenlik iş birliği

Sibel Hürtaş, Türkiye’nin ulusal çapta yayın yapan gazeteleri Evrensel, Taraf, Sabah ve Haber Türk ile ANKA Ajansı’nda 15 yıl süreyle yüksek yargı muhabirliği yaptı. Haberleri insan hakları ve hukuk alanında yoğunlaşan Hürtaş, 2004 Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü, 2004 Musa Anter Gazetecilik Ödülü ve 2005 yılı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başarı Ödülü sahibi. Makaleleri çeşitli gazetelerde yayımlanan Hürtaş’ın azınlıklar ve faili meçhul cinayetler ile ilgili makaleleri halen failibelli.org isimli sitede yayımlanmaktadır. Hürtaş’ın “Hıristiyanlar Neden Öldürüldü/Kafesteki Türkiye” kitabı 2013 yılında İletişim Yayınevinden yayımlanmıştır.

x

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X