Petrol fiyatları ve Rusya’nın ikilemi

By
p
Article Summary
OPEC üyesi olan ve olmayan ülkelerin üretimi kısmak için yaptığı anlaşmada Rusya’nın daha ne kadar kalacağı belirsiz. Mevcut öngörülerin aksine Rusya mart 2018’den sonra anlaşmadan çıkabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan’a giden Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kral Selman Bin Abdül Aziz El Suud ve Dışişleri Bakanı Adil El Cubeyr ile yaptığı görüşmelerde Körfez’deki Katar krizinin çözümüne ve Suriye’de birleşik bir muhalefetin oluşturulmasına odaklandı. Ancak Lavrov, medyanın fazla yer vermediği ama Rusya için göz ardı edilemeyecek bir konuyu daha görüştü: Petrol.

Wall Street Journal gazetesine göre Rusya ve Suudi Arabistan, “OPEC Plus” diye bilinen anlaşmayı mart 2018 sonrasına da uzatmaya istekli. 2016’da sağlanan bu anlaşma kapsamında bazı OPEC üyeleri ile OPEC üyesi olmayan ülkeler dünya petrol fiyatlarını yükseltmek için petrol üretimlerini kısma konusunda anlaşmıştı. Ancak en azından Kremlin bakımından anlaşmanın uzatılması lehindeki beyanlar Rus yönetiminin nihai kararı olarak algılanmamalı.

OPEC üyeleri ile OPEC üyesi olmayan ülkelerin bakanları temmuzda St. Petersburg’da bir araya geldi ve anlaşmanın uzatılmasını ele aldı. Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak, anlaşmanın mart 2018 sonrasına uzatılıp uzatılmayacağı sorusuna net cevap vermekten kaçındı. Bu ketumluğun tabii ki bazı sebepleri vardı.

Nitekim Kremlin’in bu konudaki tavrı değişebilir. Moskova şimdilik anlaşmanın mart 2018’e kadar yürürlükte kalmasını en uygun seçenek olarak görüyor ve başlıca hedef olarak bunu sağlamaya çalışıyor. Ancak Rusya mart 2018’den sonra anlaşmanın tarafı olarak kalmaya karar verirse iş dünyasından mutlaka itiraz gelecek. Peki, neden? Birincisi anlaşmanın petrol fiyatlarına etkisi Rus iş çevrelerinde hayal kırklığı yaratmış durumda. Anlaşma petrol fiyatlarını belli bir istikrara kavuşturdu ancak fiyatlar hâlâ hedeflenen seviyenin altında. Ayrıca Rus petrol ve gaz şirketleri 2019-2025 döneminde yurt içi üretimi artırmak üzere bazı yeni projeler planlıyor ve anlaşmanın uzatılması bu planları olumsuz etkileyebilir. Bunun yanı sıra uzmanlar, anlaşmanın anlaşmaya taraf olmayan rakip üreticilere yeni fırsatlar yarattığına inanıyor.

Rusya’yı anlaşmadan çıkmaya itecek olumsuz ekonomik unsurlara karşın bazı siyasi etmenler de Rusya’yı en azından mart 2018’e kadar anlaşmada kalmaya teşvik ediyor. Rusya mart 2018’de devlet başkanlığı seçimlerine hazırlanıyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi Kremlin’in işine gelir. Böylece Putin’in seçim kampanyasını yürütmek, yeniden seçilmesini sağlamak için Kremlin’in elinde yeterli kaynak ve mali imkânlar olur. Moskova mayıs ayında anlaşmanın ilk başta planlandığı gibi 6 ay değil 9 ay uzatılmasını önerdi. Bunun bir sebebi muhtemelen seçimler için yapılan para hesaplarıydı. Rusya böylece anlaşmanın seçimlere kadar petrol fiyatlarını etkilemesini sağlamış oldu.

Başkanlık seçimleri bağlamında seçmenden oy almak için de paraya ihtiyaç duyuluyor. Rus yönetimi sosyal yardım programlarını genişleterek halkın alt tabakalarından destek almaya çalışacak. Örneğin 2018’de düşük gelirli ailelere yönelik 15-16 milyon kişiyi kapsayacak bir gıda kuponu programının başlatılması planlanıyor. Uygulama kapsamında kişi başına ayda 30 doları bile bulmayan bir gıda yardımı yapılacak. Ancak bu programa yıllık olarak tahsis edilecek yaklaşık 4 milyar dolarlık kaynak Rus bütçesi için epey yüksek bir rakam olacak. Petrolün Rusya için başlıca gelir kaynağı olduğu düşünülürse petrol fiyatlarının yükselmesi bu tip sosyal yardım programlarının finansmanı için önem taşıyor.

Petrol fiyatlarındaki oynamalar petrole bağımlı Rus ekonomisine kritik etkiler yapıyor, gayrisafi yurt içi hâsıla, enflasyon ve döviz kurları gibi kilit makroekonomik göstergelere anında yansıyor. 2018 seçimleri yaklaşırken Moskova’nın normal ya da iyi bir ekonomik performans sergilemesi ve Putin’in ekonomik büyüme vaadini yerine getirdiğini göstermesi önemli.

Geçtiğimiz bahar aylarında Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, petrol anlaşmasının 2018’in başına kadar uzatılacağı varsayımına dayanarak 2017 tahminlerini güncelledi. Buna göre yıl sonu enflasyon tahmini %4’ten %3,8’e çekildi, bütçe açığının da ilk tahminlerden daha küçük olacağı öngörüldü. Ağustos sonunda ruble ile ilgili tahminlerini de güncelleyen bakanlık rublenin daha güçlü seyredeceğini belirtti. Bakanlık uzmanlarına göre 2017’deki ortalama dolar kuru daha önce beklendiği gibi 64,2 ruble değil 59,7 ruble olacak. 2018 tahmini de 69,8 rubleden 64,7 rubleye çekildi. Böylece Kremlin’deki “OPEC Plus” taraftarları anlaşmanın uzatılması lehine ciddi bir argüman ele geçirdi.

Bununla birlikte Moskova bu anlaşmaya ilelebet korunması gereken bir şey gibi bakmıyor. Görünen o ki Kremlin anlaşmayı sürdürüp sürdürmeme konusunda karar veremiyor. Birçok şey petrol piyasasındaki duruma bağlı olacak ama piyasadaki oynaklık da devam ediyor. Bu koşullarda anlaşmayı uzatıp uzatmama konusu muhtemelen en erken kasım veya aralık ayında karara bağlanacak. Zira o günlerde petrol piyasasının 2018’in ilk aylarında nasıl seyredeceğine dair tahmin yapmak mümkün olacak. Ancak piyasadaki oynaklık artarsa Rusya anlaşmada kalıp kalmama kararı için biraz daha beklemek isteyecek. Dolayısıyla anlaşmanın mart 2018 sonrasına uzatılmasına Rusya’nın destek vereceğini söyleyen Wall Street Journal bu tespitinde biraz erken davranmış olabilir.

Enerji Bakanı Novak’ın uzatama seçeneğini dışlamayan açıklamaları ise şu nedenlerden kaynaklanıyor olabilir: Rus yönetimi tüm ihtimalleri açık tutmak istiyor, dolayısıyla Suudilerin ve anlaşmaya taraf diğer ülkelerin tutumunu öğrenmek için uzatma konusunu onlarla görüşüyor. Böylece Kremlin uzatmanın lehine olacağına karar verirse bu konuda inisiyatifi ele alabilecek. Öte yandan anlaşmanın nasıl sona ereceği de Rusya için önemli. Novak çeşitli vesilelerle anlaşmadan sorunsuz bir çıkış yapmak gerektiğini, süreci sonlandırırken piyasada fiyatları düşürecek bir şoka sebep olmamak gerektiğini söyledi. Bu bağlamda Rusya, petrol tüccarlarına belli bir planlama süresi tanımak düşüncesiyle mart 2018’de anlaşmayı son bir kez ve kısa süreliğine uzatmak için harekete geçebilir. Bu açıdan bakınca üç aylık bir uzatma aslında çıkış stratejisinin parçası olabilir. Ancak şu aşamada Moskova böyle bir uzatmaya ihtiyacı olup olmadığı konusunda bile kararsız.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: russian economy, elections, sergey lavrov, oil prices, exchange rates, wall street journal, opec, oil

Nikolay Kozhanov,  Chatham House Rusya ve Avrasya Programı’nda akademik araştırmacı olarak görev almakta, ayrıca St. Petersburg Avrupa Üniversitesi’nde Orta Doğu’nun ekonomi politiği dalında konuk öğretim üyesi olarak ders vermektedir. 2006-2009 döneminde Tahran’daki Rusya Büyükelçiliği’nin siyasi bölümünde ataşe olarak görev yapmıştır. Dışişleri Bakanlığı’ndan ayrıldıktan sonra bağımsız siyasi analist ve araştırmacı olarak çalışmaya başlayan Kozhanov, Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü ve Carnegie Moskova Merkezi’nde de konuk araştırmacı olarak görev almıştır. Twitter hesabı: @KozhanovNikolay

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept