Irak'ın Nabzı

Bağımsızlık referandumunda “hayır” demeye hazırlanan Kürtler

By
p
Article Summary
Irak Kürdistan yönetiminin ekonomiyi kötü yönetmesinden bıkıp usanan birçok Süleymaniyeli Kürt hoşnutsuzluklarını bağımsızlık referandumunda sandığa yansıtabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

SÜLEYMANİYE, Irak — 7 Haziran’da Kürt partilerin çoğunluğu eylülde bağımsızlık referandumuna gitme konusunda mutabık kalmıştı. Bu tartışmalı referandumun durdurulması için dış baskılar dinmeden devam ederken asıl öldürücü darbe içeriden gelebilir. Sıradan Kürtler, bilhassa da Süleymaniye’dekiler hükümetin ekonomiyi kötü yönetmesine öfkeli. Görünen o ki birçok insan bu hoşnutsuzluklarını referandum bağlamında ifade etmeye hazır.

Al-Monitor, son iki aydır Süleymaniyeliler başta olmak üzere onlarca insanın referandum konusundaki görüşlerini aldı. Bunların arasında polisler, öğretmenler, Peşmerge mensupları, esnaflar, taksiciler ve memurlar var. Pek çoğu referanduma temelden itiraz ediyor. Onlara göre bu, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni (KBY) 1992’deki kuruluşundan beri elinde tutan mevcut iktidarın idari ve ekonomik başarısızlığını perdelemek için oynadığı bir oyun.

Dağlık bir bölgede yer alan Süleymaniye, Irak Kürdistanı’nın en büyük vilayeti. Onun dışında Dohuk ve Erbil vilayetleri var. Kürdistan bölgesinin 5,2 milyonluk yerli nüfusunun yaklaşık 2 milyonu Süleymaniye’de yaşıyor. Öfke ve bıkkınlık Süleymaniyeler arasında açıkça hissediliyor.

İki çocuk babası Şaho Mahyaddin şöyle diyor: “Referandumda niçin ‘evet’ diyeyim? 17 yıldır trafik polisliği yapıyorum ama elimde ne var? Elektrik yok, su yok, evim yok, herhangi bir yatırımım yok. Hiçbir şeyim yok. Elime geçen tek şey maaşımdı (980 dolar) ama son iki yılda onu da yüzde 30’dan fazla kestiler. Bu parayla çocuklarıma nasıl bakabilirim?”

Petrol fiyatlarındaki düşüşün sıkıntısını yaşayan KBY geçtiğimiz yıl kamudaki maaşlarda kesintiye gitti. 1,4 milyon kişiden oluşan şişirilmiş memur kadrolarının maaşları, %65’i bulan oranlarda azaltıldı. Bu adım, alım gücünün düşmesi dâhil ekonomiyi olumsuz etkiledi. Krizden dolayı zaten zor durumda olan esnaf şimdi de referandumun etkilerinden kaygılanıyor.

Mutfak malzemeleri satan bir dükkânda çalışan Daştavan şöyle diyor: “İnsanlar referandum sonrası olacaklardan endişe ettikleri için sadece un ve pirinç gibi temel gıdaları alıyor. Satışlar açısından bu temmuz ayı benim için en kötü ay oldu, Daeş’in saldırdığı günlerden (2014 yazı) bile daha kötüydü.” Çarşıda tanıdığı pek çok insanın ekonomik durumdan dolayı öfkeli olduğunu anlatan Daştavan, birkaç istisna dışında çoğunun referandumda “hayır” diyeceğini tahmin ediyor.

Süleymaniye’nin en büyük çarşısında, babasından kalan çay ocağında 15 yaşından beri çalışan Nejat da “Burayı 1953’ten beri işletiyoruz. İşler hiçbir zaman bu kadar kötü olmadı.” diyor. Bağdat’la Erbil arasında ciddi sorunların başlamasıyla işlerin üç yıldır kötüye gittiğini anlatan Nejat şöyle devam ediyor: “Eskiden günde yaklaşık 400 çay satardım, bugün 120 civarında. Buna rağmen referandumda ‘evet’ diyeceğim. Çünkü böyle bir fırsat bir kere gelir. Bu fırsatı kaçırmamamız lazım.”

2014’ün başlarında Bağdat hükümeti Kürdistan’ın ulusal bütçedeki payını ödememeye başladı ve akabinde maaş kesintisine gidildi. Memurların pek çoğu tüm birikimlerini tüketmiş durumda. Hiçbir sosyal güvencesi olmayan pek çok insan referandumun olumsuz yansımalarından tedirgin oluyor. Ekonomik krizden en kötü etkilenen gruplardan biri öğretmenler. Öğretmen maaşlarındaki kesinti neredeyse %70’e ulaşıyor.

Halepçe’de 18 yıldır ilkokul öğretmenliği yapan Nesar “Ben sandığa gidip kararlı bir ‘hayır’ oyu vereceğim. Hükümet 900 dolarlık maaşımı %65 oranında azalttı.” diyor. Peki, hükümet maaşları eski haline getirirse kararı “evet” yönünde değişir mi? “Hayır.” diyor Nesar “Çünkü mevcut yönetime hiçbir şekilde güvenmiyorum.”

İngiliz mandası döneminde de daha sonraki rejimlerde de hep isyankâr olan, bağımsızlık hareketlerinde başı çeken Süleymaniye halkının 25 yıllık Kürt idaresinin ardından bağımsızlık referandumuna muhalif olması oldukça ironik bir durum.

Eylül 1930’daki meclis seçimlerinde Süleymaniyeli Kürtler, Bağdat’taki bir Arap kralının insafına kalmamak düşüncesiyle İngiliz mandasında bağımsız bir devlet kurmak için İngiliz hükümetinden talepte bulunmuştu. Bu çabanın beyhude olduğu anlaşılınca İngilizlere karşı öfke yükseldi, Kürtler bunu İngilizlerin ihaneti olarak gördü. Bağdat’tan Araplar tarafından yönetilmeyi reddeden Süleymaniyeli Kürtler Kürdistan’ın geri kalanı sessizlik içindeyken sokaklara döküldü. İngiliz ve Iraklı güçlerle yaşanan çatışmalar neticesinde seçim gününün sonunda 14 kişi ölmüş, çok daha fazlası yaralanmıştı.

Süleymaniye halkı 20’nci yüzyılın ikinci yarısında da defalarca isyan etti. İnsanlar çocuklarına ünlü Peşmerge komutanlarının ya da Peşmerge’nin Irak ordusuna karşı kazandığı muharebelerin ismini verdi, ellerinde ne imkân varsa Peşmerge’ye destek olmaya çalıştı. Ancak bugün birçoğunun kafası karışık. “İşler niçin ters gitti?” sorusuna yanıt bulmaya çalışıyorlar. Öyle ki ortalama bir Kürt’e bugün siyasetle uğraşan eski Peşmerge komutanlarından bahsettiğinizde küfürlü bir yanıt almamak neredeyse imkânsız. İnsanlar Kürt yöneticilerinden hazzetmiyor, onlara karşı sabırları tükenmiş durumda.

1980’lerde Irak ordusuna karşı Peşmerge komutanı olarak çarpışan Abdülbasit İsmail gelinen noktayı şöyle yorumluyor: “Esas mesele, halk ile siyasi iktidar arasındaki güven meselesidir. Biz Kürtleri Irak devletinin boyunduruğundan kurtarmak için savaştık ama böyle bir keşmekeş yaratacağımız asla aklıma gelmezdi.”

Dağlarda “Halo Sur” ismiyle savaşan İsmail bugünlerde Erbil’de taksicilik yapıyor ve zorlukla geçiniyor. İsmail’in komuta ettiği 26 kişilik birliğin 24 kişisi bugün hayatta değil, Irak ordusuyla çatışmalarda bağımsızlık uğruna can vermişler. 25 Eylül’de nasıl oy kullanacağı sorulduğunda İsmail şöyle diyor: “Yanlış anlamayın, ben sonuna kadar bağımsızlıktan yanayım ama bu hırsızların peşinden gitmem. Şehadet parmağımı keserim ama referandumda oy vermem."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: kurds, kurdistan region, oil prices, sulaimaniyah, economic crisis, referendum, independence, krg

Fazel Hawramy, şu an Irak Kürdistanı’nda yaşayan bağımsız bir gazetecidir.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept