Suudi-Katar kavgasında Rusya niçin tarafsız kalıyor?

By
p
Article Summary
Rusya’nın Katar krizinde arabulucu olma önerisi, iki tarafla da ilişkileri zedelemeden avantajlı bir konum elde etmeye dönük stratejik bir harekettir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

 Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un ağustos sonunda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar’a yaptığı üç günlük ziyaret, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyeleri arasında süren kavgada Rusya’nın tarafsız kalmak istediğini açıkça ortaya koydu. Bakan kavganın karşıt taraflarını ziyaret etmekle kalmadı Kuveyt’e de giderek bu ülkenin arabuluculuk çabalarına destek ifade etti.

Katar’la Suudi Arabistan arasındaki son gerilim Rusya için tatsız bir sürpriz oldu. Doğal olarak Moskova KİK’teki siyasi sürtüşmenin farkındaydı ancak Arap monarşilerinin bu denli derin bir krize sürüklenmesini muhtemelen beklemiyordu. Kremlin bu koşullarda en makul tercihi yaptı: Tarafsız kaldı ve arabulucu olmayı önerdi. Taraflardan birini seçmek diğer tarafla ilişkileri zedelerdi. Oysa Moskova tüm KİK üyeleriyle iyi geçinmek istiyor.

Lavrov eylül başında da Suudi Arabistan’a gideceğini söyledi. Rusya’nın Suudi Arabistan’la niçin iyi geçinmek istediği oldukça açık. Ekonomik gerekçeler burada ağır basıyor. Moskova ve Riyad petrol fiyatlarında istikrarı sağlamaya çalışıyor. Nisanda Rus parlamentosunun üst kanat başkanı Valentina Matvienko, Moskova ve Riyad’ın toplam değeri 3 milyar doları bulan önemli bazı projeleri 2018’e kadar hayata geçirmeyi planladıklarını söylemişti. Enerji Bakanı Alexander Novak da temmuz ayında petrol ve doğalgaz alanında Suudilerle ortak projelere büyük ilgi duymaya devam ettiklerini ifade etmişti.

Rusya bir yandan petrol alanında yeni sondaj, işletme ve nakliye teknolojileri üzerinde çalışacak ortak bilim merkezlerinin kurulmasını önerirken diğer yandan da Suudi pazarının kapılarını Rus sondaj ve hizmet şirketlerine açtırmak istiyor. Bunun yanı sıra Suudilere silah ve askeri teçhizat satmayı umuyor. Suudi Arabistan’ın Orta Doğu’da ve Müslüman dünyasındaki siyasi nüfuzunun farkında olan Rusya, Suriye meselesinde de Suudilerle ortak bir dil bulmak istiyor. Tüm bu gerekçeler Suudi Arabistan’la diyaloğun sürdürülmesi için kâfi ancak Katar krizinde Suudi Arabistan’ın yanında yer almak için yeterli değil.

Katar’a gelince Rusya bu ülkeyle 2009’dan 2015’e kadar sıkıntılı bir dönem yaşadı. Katar altı yıl boyunca Rusya için Orta Doğu’nun “yaramaz çocuğu” oldu. Moskova’nın Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a verdiği destek Doha’dan ağır eleştiriler alırken Katar televizyonları Putin’e açıkça “21’inci yüzyılın diktatörü.” diyor, hatta Rusya’yı Müslüman dünyasının baş düşmanı diye yaftalıyordu. 2012’de Rusya’nın Katar büyükelçisi Vladimir Titorenko Doha havalimanında saldırıya uğradı. Son olarak Katar, Rusya’nın Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu’nda hâkimiyet kurma çabalarına aktif şekilde karşı koydu.

Dolayısıyla Katar krizi patladığında Kremlin’in Doha’nın asgari zarar görmesi için yardım etmek istemesi şaşırtıcı oldu. Suudiler Katar’ı tecrit etmek için harekete geçtikten kısa bir süre sonra 9 Haziran’da Katar Dışişleri Bakanı Muhammed Bin Abdülrahman El Sani Moskova’da ağırlanıyor, yardımcı olmak isteyen Rusya’ya teşekkür ediyordu. Bu ziyaretin birkaç gün öncesinde ise Rus yetkililer Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ve Petrol Bakanı Halid El Falih ile petrol ve gaz başta olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliği imkânlarını görüşmüştü. Rusya’nın bu hareket tarzı belli bir mantığa dayanıyordu.

Her şeyden önce Katar’la yıllar süren sıkıntıların ardından Rusya, Orta Doğu’da bir ülkenin etkinliğinin illa da büyüklüğüyle ilgili olmadığını anladı. Dolayısıyla siyasi sahnede ve medyada önemli bir etkiye sahip olan “küçük” Katar’la dostluk kurmak mantıklı bir hareketti. Medya açısından bakıldığında ne Suudiler ne de müttefikleri El Cezire’yle boy ölçüşecek bir kuruma sahip değil. Katar aynı zamanda Rusya’nın da yer almak istediği sıvılaştırılmış doğal gaz pazarında önemli bir ihracatçı.

Rusya aslında 2015’ten beri Katar’la ilişkilerini düzeltmeye çalışıyordu. 2013 sonunda Titorenko’nun havalimanında uğradığı saldırı nedeniyle Katar yönetiminden özür talep etmeme kararı verildi ve yeni büyükelçi olarak Nurmuhammed Holov atandı. O tarihten sonra ikili temaslar arttı. Öyle ki 2016’da Katar, Rus petrol ve gaz devi Rosneft’in hissedarlarından biri oldu. Bu koşullarda Suudi-Katar krizi Moskova’ya Doha’yla ilişkileri daha da ilerletme fırsatı sundu. Katar Dışişleri Bakanı’nın haziranda sıcak bir şekilde ağırlanması Doha’ya Rusya’nın dost olduğu mesajını verdi. Yardım vaadi tabii ki formaliteden ibaretti. Moskova Katar yönetiminin yardım teklifini kabul etmeyeceğini biliyordu ama bu yine de Doha’nın herhalde uzun süre unutamayacağı önemli bir siyasi jestti.

Rusya’nın Katar’la sağladığı ekonomik iş birliği de krizde tarafsız kalmasında etkili oldu. Siyasi ilişkilerdeki gerilimlere rağmen Rusya ve Katar ekonomide sürdürülebilir bir diyalog kurmuş durumda. Bu alanda Suudi Arabistan Katar’ın gerisinde kalıyor. Suudiler sürekli Rus ekonomisine büyük yatırımlar yapacaklarını söylüyor ama bu sözlerini hiçbir zaman yerine getirmiyor. Katar ise Rus ekonomisine en çok yatırım yapan Orta Doğulu yatırımcılar arasında yer alıyor. Katar yatırımları 2017’de 2,5 milyar dolara ulaşırken Suudi yatırımları 600 milyon dolarda kaldı. Katar’ın seçtiği yatırım projeleri de önemliydi. Rosneft öncesinde Katarlılar 2013’te Rusya’nın büyük bankalarından VTB’ye yatırım yapmıştı. Üç yıl sonra Putin’in memleketi St. Petersburg’da Pulkovo Havaalanı’na yatırım yaptılar. Bu anlaşmaların hazırlık süreçleri Katarlıların Rusya’da iş ve siyaset dünyasında etkili olan isimlerle yakınlık kurmasını sağladı.

Son olarak ABD faktörü de Moskova’nın Katar’la Suudiler arasında tarafsız kalmasında etkili oldu. Washington’la gerginliklerin sürdüğü bir dönemde Moskova ABD’ye ve uluslararası topluma önemli bir oyuncu olduğunu, görüşlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatmak istiyor. Rusya arabuluculuk önerisinde bulunarak kavganın iki tarafıyla da konuşabilen, etkili bir oyuncu olduğunu gösterdi ve bu anlamda ABD’yle tezat oluşturdu. ABD, farklı yetkililerden farklı zamanlarda gelen açıklamalarla iki tarafa da fırça atmayı başardı.

Ancak Rusya resmi olarak arabuluculuğa hazır olduğunu söylese de böyle bir rolü üstlenmeyi tercih etmiyor. Bazı Rus diplomatlara göre Moskova çözüm çabalarına ancak taraflar doğrudan talepte bulunursa dâhil olacak. Peki, arabulucu rolünü başkalarına bırakma eğilimi nereden kaynaklanıyor? Bunun gerekçesi aslında oldukça açık: Çözüm çabaları başarısız olursa – ki bu ihtimal oldukça yüksek -- Rusya’nın arabulucu olarak imajı zedelenebilir. Kaldı ki krizin çözümü Rusya açısından aciliyet arz etmiyor. O, Doha ile Riyad arasında iyi bir denge oluşturmuş durumda. Bu arada krizle meşgul olan Suudi Arabistan ve Katar’ın Suriye’deki meselelere doğrudan karışma isteği azalıyor. Böylece bu iki ülkeyi Suriye’de karşıt olarak gören Rusya Suriye’de daha büyük bir serbesti elde ediyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Nikolay Kozhanov,  Chatham House Rusya ve Avrasya Programı’nda akademik araştırmacı olarak görev almakta, ayrıca St. Petersburg Avrupa Üniversitesi’nde Orta Doğu’nun ekonomi politiği dalında konuk öğretim üyesi olarak ders vermektedir. 2006-2009 döneminde Tahran’daki Rusya Büyükelçiliği’nin siyasi bölümünde ataşe olarak görev yapmıştır. Dışişleri Bakanlığı’ndan ayrıldıktan sonra bağımsız siyasi analist ve araştırmacı olarak çalışmaya başlayan Kozhanov, Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü ve Carnegie Moskova Merkezi’nde de konuk araştırmacı olarak görev almıştır. Twitter hesabı: @KozhanovNikolay

x
keyboard_arrow_up

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept