Türk Büyükelçi: Türkiye Rakka için on binlerce birlik göndermeye hazırdı

Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç Al-Monitor’a Türkiye’nin İslam Devleti’nin kalesi olan Rakka’nın kurtarılması için ABD öncülüğündeki koalisyona geniş askeri destek önerdiğini açıkladı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, Washington’da düzenlenen ABD-Türkiye ilişkileri konferansında konuşurken, 22 Mayıs 2017  Photo by REUTERS/Joshua Roberts.
Jack Detsch

Jack Detsch

@JackDetsch_ALM

İşlenmiş konular

syrian war, abu bakr al-baghdadi, islamic state, pentagon, us military, syrian democratic forces, sdf, raqqa

Tem 17, 2017

WASHINGTON — Türkiye’nin Washington Büyükelçisi bugün yaptığı açıklamada, geçen yıl Türk yetkililerle Amerikalı muhatapları arasında Suriye’ye olası bir askeri harekat konusunda yapılan üst düzey temaslarda Ankara’nın ABD öncülüğündeki İslam Devleti’yle mücadele koalisyonuna “on binlerce birlik”le katkı yapmayı önerdiğini açıkladı.

Al-Monitor’a konuşan Büyükelçi Serdar Kılıç, 2016’nın temmuz ayında Pentagon’da ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford’ın da katılımıyla gerçekleştirilen temaslarda Rakka ve tüm Suriye’deki askeri operasyonlarda iş birliği konularının ele alındığını söyledi. Büyükelçi açıklamalarını darbe girişiminin birinci yıl dönümü vesilesiyle büyükelçilikte düzenlenen basın toplantısında yaptı. Türkiye darbe girişiminden ABD’de yaşayan din adamı Fethullah Gülen’i sorumlu tutarken ABD Başkanı Donald Trump da selefi gibi Gülen’in iadesini reddediyor.

Pentagon’un Rakka operasyonu için ilk etapta 80 bin asker istediğini ve Türk yetkililerin bu rakamı gerekenden fazla bulduğunu kaydeden Kılıç “Birlik önerisini dile her getirdiğimizde aynı gerekçeleri duyduk. Biz herhangi bir rakam dile getirmemiştik çünkü henüz planlama aşamasına geçilmemişti.” dedi. ABD Savunma Bakanlığı’ndan yetkililer ise konuya ilişkin soruları yanıtsız bıraktı.

Kılıç, kasım 2016’dan bu yana İD’in kalesi Rakka’yı temizlemek için süren operasyonlara öncülük eden Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) silahlandırdığı için ABD yönetimine de yüklendi. ABD’li komutanların verdikleri bilgiye göre SDG’nin yüzde 40’ını Kürt savaşçılar oluşturuyor, Türkiye ise Kürtlerin bölgede bağımsız bir devlet kurma girişimlerine şiddetle karşı çıkıyor.

Kılıç şöyle devam etti: “Bu stratejik bir hataydı. Rakka’yı kurtarma operasyonu ABD ile Türkiye tarafından gerçekleştirilebilirdi. Terörle mücadelede başarılı olmak istiyorsanız bunu yaparken başka bir terör örgütüyle iş birliği yapamazsınız.”

Türkiye SDG içindeki öncü kuvvet olan Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) ABD Dışişleri Bakanlığı’nın da yabancı terör örgütleri listesinde yer alan yasa dışı örgüt PKK’nın bir uzantısı olduğunu savunuyor.

Hâlen bir NATO üyesi olan Türkiye ile ABD arasındaki askeri temaslar sürüyor. ABD öncülüğünde Suriye ve Irak’ta sürdürülen İD’le mücadele koalisyonunun sözcüsü Albay Ryan Dillon SDG’ye verilen silah ve askeri teçhizatın Savunma Bakanlığı içinde oluşturulan bir veri tabanı içinde kayıt altına alındığını söyledi. Türk yetkililer bu teçhizatın operasyonların ardından ABD’ye iade edilmesi gerektiğini savunuyor.

Ankara’nın Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye sınırında Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) destek vererek gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Harekâtı’nın Rakka için bir örnek teşkil edebileceğini kaydeden Büyükelçiye göre Türkiye Rakka ve çevresinin kurtarılması için de aynı grupları seferber edebilirdi.

Ancak Ankara’nın İD’le mücadelede muhtelif grupları seferber etme konusunda karnesi tartışmalı. Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi’nde Orta Doğu araştırmacısı olan Nicholas Heras bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye eğittiği Suriye polisi konusunda çokça gürültü kopardı. Tedarik etmek istediği hizmetler konusunda çokça gürültü kopardı. Makul bir lojistik ikmal olduğu konusunda çokça gürültü kopardı. Ancak Türkiye aslen Suriye’nin kuzeybatısında bulunan savaşçıları oraya kaydırarak silahlı muhalefete eklemlemek istiyor. Ancak bu savaşçıların bu işi kotarabilecek en etkili savaşçılar olduğu söylenemez.”

Fırat Kalkanı Harekâtı resmi olarak mart ayında sonlandırılmış olsa da Türk silahlı kuvvetleri Suriye’nin kuzeyindeki birliklerini hâlen geri çekmiş değil. Kılıç da bu birliklerin öngörülebilir bir süre daha Suriye’deki mevzilerinde kalacaklarını belirtti.

Heras’ın değerlendirmesi ise şöyle: “Türkiye insani yardım kanalını açacak yumuşak güç olmayı istemiyor. Türkiye sert güç olmak istiyor ve Suriye’de belirli bir coğrafi alan yerine kendisine bağımlı olan bir vekil kuvvet oluşturmayı istiyor."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recent Podcasts

Featured Video