Pek çok Ezidi için Sincar’a dönüş artık bir seçenek değil

Sincar bölgesi İslam Devleti’nden neredeyse tamamen temizlenmiş olsa da büyük bir travma yaşayan Ezidilerin çoğu hâlâ yurtlarından uzakta. Pek çok insan bu büyük trajedinin başladığı yere dönmek istemiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor İslam Devleti’ne bağlı militanların Sincar’daki şiddetinden kaçan Ezidiler, Haseke vilayetinin Elierbe kasabası yakınlarında Suriye sınırına doğru ilerlerken, 11 Ağustos 2014  Photo by REUTERS/Rodi Said.

İşlenmiş konular

Ezidiler

Haz 14, 2017

DOHUK, Irak Kürdistanı — 32 yaşındaki Nadine, kendisiyle evlenmek isteyen bir İslam Devleti (İD) üyesine direnince 25 yaşındaki Yemenli militan Nadine’nin kızı Ronia’yı kavramış, 10 yaşındaki kızın giysilerini parçalayarak annesinin gözleri önünde ona tecavüz etmiş.

Etnik ve dini bir azınlık olan Ezidi topluluğundan olan Nadine, Dohuk kırsalında kendi eliyle yaptığı çadırda o anları şöyle anlatıyor: “Kızım ‘Annecim yardım et bana!’ diye bağırıyordu. O kadar küçüktü ki seksin ne olduğunu bile bilmiyordu.”

Bu sahne, iki yıl İD’in esiri olarak yaşayan Nadine’nin sayısız zulüm hatıralarından sadece biri. Nadine ve dört çocuğu, ağustos 2014’te İD tarafından kaçırıldıktan sonra yedi ay Yemenli militanın yanında kalmış. Nadine ve kızıyla “evlenen” militan ikisine de defalarca tecavüz etmiş. Sonunda Nadine’yi başkasına satmış ama ne yazık ki Ronia’yı yanında tutmaya karar vermiş.

Nadine ve diğer üç çocuğu defalarca başka İD militanlarına satıldıktan sonra sekiz ay önce İD kontrolündeki bölgelerden kaçmayı başarmış. Aile şu an yerinden edilmiş insanların Dohuk’un 32 kilometre güneydoğusunda Hanke köyü yakınlarında kurduğu gayri resmi kampta yaşıyor. Zira Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki resmi kamplar tıka basa dolu.

Nadine’nin tüm komşuları da yıllarca esir kaldıktan sonra İD’in soykırımından yakın zamanda kurtulan kadınlar. Hâlâ kayıp olan eşlerinin de İD militanlarınca kaçırıldığı veya öldürüldüğü düşünülüyor. Al-Monitor’un edindiği bilgiye göre kamptaki Ezidi kadınlarının çoğu yaşadıkları travmayla baş etmek için ya antidepresan ya da uyku ilacı kullanıyor. Psikolojik destek şöyle dursun maddi destek aldıkları bile söylenemez.

Nadine şöyle diyor: “İD’den kurtulduktan sonra çadırda yaşayarak hiçbir şey olmamış gibi hayatınıza devam edemezsiniz. İD’in bize yaptıklarını nasıl unutabiliriz? Çocuklarım olmasaydı kendimi çoktan öldürmüştüm. Benim hayatım zaten bitmiş.” Gözlerinden yaşlar süzülürken “Önce kızımı geri almak istiyorum, sonra bu ülkeden gitmeyi planlıyorum.” diye ekliyor.

Nadine’ye göre kurtulan birçok kadın maddi ve psikolojik destekten yoksun olduğu için ülkeden gitmek istiyor. Birçoğu zaten gitmiş. İD’in Ezidilere saldırdığı 2014 yılı öncesinde Irak’ta yaklaşık 550 bin Ezidi yaşıyordu. Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde (KBY) Ezidilerle ilgili kurumun yöneticisi olan Hayri Bozani’ye göre bugüne kadar 90 bin civarında Ezidi ABD, Kanada, Almanya gibi ülkelere göç etti.

Al-Monitor’a konuşan Özgür Ezidi Vakfı kurucusu Peri İbrahim, Kürdistan’da gelecek görmediği için göç etmeyi düşünen çok sayıda Ezidi olduğunu anlatıyor: “Bu insanlar neredeyse üç yıldır kamplarda yaşıyor ve bunun muhtemelen uzun bir süre daha devam edeceğini biliyor. Bu nedenle yeni bir hayata başlamak, çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlamak istiyorlar.”

Nadine’nin komşusu olan 24 yaşındaki Hazal da Kanada hükümetinin göç programına başvurmuş. Dört ve beş yaşındaki oğullarıyla birlikte kaçırılan ve iki yıldan fazla İD esaretinde kalan Hazal, Suriye’de militanlar arasında evden eve satılmış.

Kadın ve kızların sürekli aşağılandığını, dövüldüğünü ve tecavüze uğradığını söyleyen Hazal şöyle devam ediyor: “En genç ve en güzel kızları alıyorlardı. Bize zorla bazı kıyafetleri giydiriyorlardı, eşleri de bize makyaj yapıyordu. Sonra fotoğraflarımızı çekiyorlardı, İD savaşçıları veya komutanları da bizi satın almak için geliyordu.”

Hazal ve çocukları geçtiğimiz kış aylarında bir kaçakçı tarafından Irak’a geri getirilmiş. Bu kişiye şimdi 24 bin dolar borcu var. Çadırda yaşayan yalnız bir anne olarak Hazal bu parayı ödeyecek durumda değil. Zaman zaman Dohuk merkezine çalışmaya gidiyor ve günde ancak 12 bin dinar (10 dolar) kazanıyor.

Kurtulduğu günden bu yana karın ve baş ağrıları çektiğini, istifra etmeden yemek yiyemediğini anlatan Hazal şöyle devam ediyor: “Kaçtığımda çok mutlu olmuştum ama sonra buraya gelince ailemdeki tüm erkeklerin öldürüldüğünü veya kayıp olduğunu, benim gibi kadınlara hiçbir destek olmadığını gördüm. Sağ olarak geri döndük ama kalplerimiz, bedenlerimiz paramparça. Bizim için burada artık hayat yok.”

İD’in Ezidilere saldırısının üzerinden yaklaşık üç yıl geçti. Sincar örgütten neredeyse tamamen temizlenmiş olsa da Ezidi toplumunun yüzde 75’i hâlâ yurtlarına dönmüş değil. Ezidilerin köylerine dönmemesinin bir nedeni de Ninova’nın ihtilaflı bölgelerinde Kürdistan Demokratik Partisi güçleri ile PKK arasında yaşanan siyasi ve silahlı çatışmalar. Bu kavganın özünde bölgenin geleceğine yönelik farklı vizyonlar yatıyor. Bölge ayrıca KBY ve merkezi Irak hükümeti arasında da ihtilaf konusu.

2014’te Ezidilerin yardımına gelen ve binlerce insanı kurtaran PKK o günden sonra bölgeden çıkmadı. PKK’nın varlığı Türkiye’yi de meselenin içine çekiyor. KBY’yi destekleyen Türkiye, PKK’nın burada “ikinci bir Kandil” yaratmasını engellemek istiyor. Tüm bunların üstüne BM İyi Niyet Elçisi Nadia Murad’ın da doğduğu yer olan Koço köyü geçtiğimiz günlerde Şii milisler tarafından ele geçirildi. Özetle birçok Ezidi yeni bir çatışmanın içine çekilmek istemediği için evlerine dönmeye isteksiz.

Ancak bazıları var ki onlar için Sincar’a dönmek artık bir seçenek değil. Soykırımın travmasını yaşayan, belirsiz bir gelecekle karşı karşıya olan birçok Ezidi kadın, onlara her gün yaşadıkları dehşeti hatırlatan bir ülkede kalmak istemiyor. Bu kadınlar, radikal akımların ve azınlıklara karşı hoşgörüsüzlüğün hâlâ yükselişte olduğu bu bölgede Ezidilerin 74 defa katliama uğradığını vurguluyor, güvenlik güçlerinin onları yine yüzüstü bırakmasından korkuyor.

Al-Monitor’a konuşan bazı kadınlar “Irak’ta düşmanlarla sarılıyız.” diyor ve Ezidilerin kabul gördüğü bir ülkede yaşamak istediklerini söylüyorlar.

Üç çocuğuyla birlikte iki yıl boyunca esir kalan Trkew daha yeni kurtarıldığı hâlde göç planları yapıyor. Az ötedeki caminin ezanından uzun sakallı erkeklere kadar dinle ilgili her şey ona İD’i hatırlatıyor. Sonradan intihar eylemi yapan Tunuslu bir militanla evlendirilen Trkew “Bize yapılanları, bizi nasıl sattıklarını, çocuklarımızı nasıl aldıklarını, bizi nasıl aşağıladıklarını unutmak mümkün değil.” diyor.

Trkew henüz göç programına başvurmuş değil. Bunun nedenini sorduğumuzda dördüncü çocuğuna hamile olduğunu söylüyor. İD’den kaçtıktan sonra eşine yeniden kavuşmuş. Karnını sıvazlayarak bebek doğar doğmaz Irak’tan gideceklerini söyleyen Trkew sözlerini şöyle tamamlıyor: “İD’in yaşattıklarından dolayı çocuklarım her gün acı çekmeye devam ediyor. Zamanı geri döndüremem ama bu bebeğin bizim yaşadıklarımızı asla yaşamamasını sağlayabilirim."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Gare’den sonra sıradaki hedef Şengal mi?
Fehim Taştekin | | Şub 17, 2021
Akar’ı Irak’tan umutla döndüren nedir?
Fehim Taştekin | Kürtler ve Kürdistan | Oca 25, 2021
Irak-Türkiye ilişkilerinde ‘Kürt açmazı’ büyüyor
Fehim Taştekin | türk-kürt çatışması | Ara 23, 2020
Çocuk savaşçılar Suriyeli Kürtlerin meşruiyet arayışına gölge düşürüyor
Amberin Zaman | Kürtler ve Kürdistan | Ara 7, 2020
Türkiyeli Kürtler Biden yönetiminden ne bekliyor?
Sibel Hürtaş | Koronavirüs | Ara 2, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Irak'ın Nabzı

al-monitor
Iraklı gençler dinden uzaklaşıyor mu?
Judit Neurink | | Eyl 21, 2020
al-monitor
Irak su meselesinde Türkiye’ye karşı hangi kozları kullanabilir?
Omar al-Jaffal | Su sorunları | Ağu 12, 2020
al-monitor
Suriye: SDG bölgesindeki suikastlar ne anlama geliyor?
Shelly Kittleson | İslam Devleti | Ağu 10, 2020
al-monitor
Irak Kürdistanı Suriyeli Kürtlere gönderilen insani yardımları engelliyor mu?
Amberin Zaman | Koronavirüs | Nis 22, 2020