Irak'ın Nabzı

Irak: ABD güçleri kalıcı mı?

By
p
Article Summary
ABD askerlerini hedef almaya hazır Şii gruplarının güçlü muhalefetine rağmen Irak hükümeti ABD güçlerinin ülkede kalmasını sağlayacak bir anlaşma yapmak istiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Associated Press ajansının 5 Mayıs’ta Iraklı ve ABD’li yetkililere dayanarak geçtiği habere göre Irak Başbakanı Haydar El Ebadi, ABD askerlerinin İslam Devleti (İD) ile mücadele tamamlandıktan sonra Irak’ta kalması için ABD yönetimiyle temaslar yürütüyor. Ajansa bilgi veren Amerikalı yetkililere göre Washington’la Bağdat yeni bir silahlı isyan tehlikesine karşı ABD varlığının uzun vadeli olması gerektiği konusunda mutabık. Ancak bölgedeki kutuplaşmanın derinleşmesi ve sertleşen rekabet siyaseti böyle bir anlaşmanın sonuçlandırılmasını engelliyor.

Sadr hareketinin silahlı kanadı olan Seraya El Selam örgütünün medya birimi, habere ilişkin Al-Monitor’a yaptığı açıklamada şu ifadeyi kullandı: “Komutan hazretleri Mukteda El Sadr, Amerikalı veya değil işgal güçlerinin varlığını kesinlikle reddediyor.” Sadr daha şubat ayında tüm yabancı askerlerin Irak’tan gitmesini istemişti.

Asaib Ehl El Hak Sözcüsü Naim Abudi de Al-Monitor’a yaptığı açıklamada ABD askeri varlığına karşı olduklarını vurguladı: “Kahraman ordumuz ve Halk Seferberlik Birlikleri’nin (HSB) kazandığı zaferler Irak devletini güçlendirdi. Irak bu gücünü kullanarak dış tehditleri savuşturabilir. Irak’ın şu an herhangi bir yabancı güce ihtiyacı yok. Irak’ın egemenliğini korumanın en iyi yolu kendi gücüne güvenmesidir.”

Peki, ABD güçlerinin Irak’ta kalması yönünde karar verilirse örgütler ABD’li askerleri hedef alır mı? Abudi bu soruya yanıt vermezken Seraya El Selam açıklamasında “Tüm seçenekler masadadır.” şeklinde tehditkâr bir ifade kullanıldı.

Ortalığı sakinleştirmeye çalışan Başbakanlık, 5 Mayıs’ta yaptığı açıklamada “Irak hükümeti, teröre karşı nihai zaferin ardından herhangi bir askeri varlık için herhangi bir devletle anlaşma yapmamıştır.” dedi.

Ancak Başbakanlık Sözcüsü Saad El Hadisi, aynı gün bir televizyon kanalına verdiği mülakatta Amerikalı askerlerin Irak’ta kalması için hükümetin bir anlaşma yapma niyetinde olduğunu doğruladı. Sözcü şöyle konuştu: “Güvenlik tehditleriyle baş etmek için bu ülkelerle iş birliğinin önümüzdeki dönemde de sürmesini istiyoruz. Kuşku yok ki bu eğitmenlerin, uzmanların, danışmanların bir kısmına ihtiyacımız var. Iraklı güçlerin yetenek ve hazırlık seviyesini artırmak için önümüzdeki dönemde sadece ABD’yle değil başka birçok ülkeyle de entegre bir koordinasyon sistemi oluşturmayı umuyoruz.”

Başbakanlık açıklamasında Irak topraklarında muharip herhangi bir yabancı kuvvetin bulunmadığı vurgulandı. Ancak Donald Trump’ın göreve gelmesi ve Batı Musul’u kurtarma operasyonlarının başlamasıyla ABD askerleri daha etkin roller oynamaya, cephe hatlarına daha yakın noktalarda faaliyet göstermeye başladı.

Kürt foto muhabiri Rebin Rojbeyane 2 Mayıs’ta Musul’un 17 Temmuz ilçesine taarruz hazırlığı yapan ABD’li askerleri izleyen bir basın mensubu. Cepheye giden büyük bir ABD askeri konvoyunu görüntüleyen Rojbeyane, 50 askeri araç saydığını söyledi ve şu bilgiyi aktardı: “ABD güçleri gündüz yapılan operasyonlarda Iraklı güçlere destek sağladılar. İD bölgelerine akşam saatlerinde yapılan taarruzlara ise doğrudan katıldılar.”

Irak’ın eski ABD Büyükelçisi Lokman Faili ABD güçlerine ihtiyaç yok, diyen Asaib Ehl El Hak sözcüsünden farklı düşünüyor. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Faili şöyle diyor: “Irak, sınırlarını korumak için gerekli unsurlara sahip değil. Siyaseten ve güvenlik açısından istikrara kavuşmak için Irak ordusunun kapasitesini özellikle eğitim, hazırlık ve teçhizat bakımından ABD’nin destek ve yardımlarıyla artırmak lazım.”

İD temizlendikten sonra önümüzdeki dönemin en büyük zorluklarından biri oldukça uzun bir sınır olan Irak-Suriye sınırının kontrolü olacak. 2003’ten beri Irak bu sınırın emniyetini sağlayamıyor. İD’in Suriye’nin doğusunu kontrol ettiği düşünülürse İD militanları sınırdan sızıyor ancak Irak bunları önleyecek iyi eğitilmiş güvenlik güçlerine ve gerekli teknolojiye sahip değil. Bunun için uydulara, askeri hava gücüne, helikopterlere ve yoğun lojistik çabalara ihtiyaç var. Ayrıca önlemler alınırken bölgenin Sünni Arap nüfusu küstürülmemeli. Zira HSB bünyesindeki Şii gruplar da sınır bölgelerine ulaşmaya çalışıyor. Dolayısıyla sınırı koruma görevi Irak’ın resmi güvenlik güçlerine emanet edilmeli.

Irak ayrıca bu çaptaki güvenlik sorunlarıyla baş edebilecek güçlü bir istihbarat teşkilatı kurmalı. Geçmiş tecrübeler de yeni haberler de İD ve El Kaide’nin teröre önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor.

Irak’ın ihtiyaçları güvenlik alanıyla da sınırlı değil. Petrol fiyatlarının düştüğü bir dönemde kabarık bir savaş faturasıyla karşı karşıya olan Irak, ABD’nin kilit oyuncu olduğu uluslararası tolumun desteğine muhtaç.

Şiiler başta olmak üzere Irak’ta pek çok kesim, ülkedeki ABD varlığını İran ve müttefikleri aleyhine düşman tarafa yani Suudi Arabistan, Katar, Türkiye ve İsrail’e verilen destek olarak görüyor. Durumun çetrefilli olduğunu kabul eden Faili “Irak şu an bir kavşakta. Farklı kutuplaşma cepheleri devrede ve bunlar Ebadi üzerindeki baskıyı artıracak.” diyor.

Sonuç olarak bölgesel dengeler Irak’ın geleceğinde kritik bir rol oynayacak. Ebadi’nin alacağı kararlarla Irak kendini yine fırtınanın gözünde bulabilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: us-iraqi relations, haider al-abadi, asaib ahl al-haq, is, shiites, mosul, popular mobilization units, pmu

Hamdi Malik İngiltere’de Keele Üniversitesi’nde sosyoloji dalında doktora yapmakta ve Londra Orta Doğu Çalışmaları Merkezi’nde (CMER) araştırmacı olarak görev almaktadır. Irak konulu makaleleri çeşitli mecralarda yayımlanmıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept