Gulf Pulse

Yemen savaşının insani bedeli: Halk açlık tehlikesiyle karşı karşıya

By
p
Article Summary
Husiler ekonomik olarak kuşatılmış olabilir ancak isyancıların gelir kaynaklarını kurutmanın bedeli Yemen halkının kaldırabileceğinin çok üzerinde. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Yemen’in başkenti Sana iki buçuk yıldır Husi isyancıların elinde. Husilerin eylül 2014’te başkentin yanı sıra ülke çapında geniş bölgeleri ele geçirmesi, mart 2015’te Suudi önderliğindeki askeri müdahaleyi tetiklemekle kalmadı, Yemen tarihinin ve dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. Yemen’de bugün yerinden edilmiş 3 milyonu aşkın insan var. 17 milyon kişi gıda güvencesinden mahrum ve bunların 7 milyonu ağır bir açlık tehlikesiyle karşı karşıya olup bir sonraki öğünün nereden geleceğini bilemez durumda.

Cumhurbaşkanı Abid Rabbo Mansur Hadi’nin uluslararası tanımaya sahip hükümeti, savaşın ilk aylarında güneydeki bazı bölgeleri ve kuzeyde kilit önemdeki Marib vilayetini geri almayı başardı. Marib savaşın yıkımından yeni bir ekonomik merkez olarak çıktı ve hem yerel halkın geçimini sağladı hem de kamu hazinesini ayakta tuttu. Hükümet, dünya ticaretinde ve bölgenin petrol ihracatında en önemli güzergâhından biri olan Bab’ül Mendep Boğazı’nın kontrolünü de Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Suudi önderliğindeki koalisyonun yardımıyla geri almayı başardı.

Husi isyancılar, şu an eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’e bağlı güçlerle birlikte batı kıyısını kaybetmemek için amansız bir mücadele veriyor. Bu çatışmalar dünya ticaretini tehdit etmekle kalmıyor, Husi isyancılar için varoluşsal bir önem taşıyor. İsyancıların başkente yürümesine gerekçe gösterilen nedenlerden biri şubat 2014’te Ulusal Diyalog Konferansı sonunda Yemen’in süregelen sorunlarına önerilen çözümün Husiler tarafından kabul görmemesiydi. Federal bir yapı öngören bu çözüm, Husileri deniz çıkışından mahrum eden ve ekonomik kaynakların kıt olduğu dağlık bölgelere hapseden coğrafi düzenlemelere dayanıyordu.

İsyancıların şu an Yemen’in en işlek limanı olan Hudeyde limanını kontrol etmesi onlara yaşamsal önemde bir gelir kaynağı sağlıyor. Yemen Merkez Bankası’nın (YMB) Aden’e taşınmasıyla Sana’daki Merkez Bankası ile ticari bankların uluslararası finans sisteminden kopması bu gelirin önemini daha da artırdı. Batı kıyısındaki son çatışmalar ve Husi-Salih ittifakının Kızıldeniz’deki gemilere saldırması onların batı bölgesine verdiği stratejik önemi ve bu bölgelerin yitirilmesiyle yaşanacak stratejik kayba ışık tutuyor.

YMB’nin yer değiştirmesiyle Yemen’in azalan ama hâlâ var olan gelirleri bankanın Aden’deki yeni merkezine yöneldi. Sana’daki Merkez Bankası ise ihracatçıların döviz talebini karşılayamaz oldu ve bu da Husi kontrolündeki bölgelerde ekonomik faaliyetleri geriletti. Böylece isyancıların maddi durumu da darbe aldı. Uluslararası toplumun tanıdığı Suudi destekli hükümetin baskısını artarak hisseden Husi isyancılar devletin başka gelirlerine yöneldiler.

İsyancılar hükümete karşı toprak üstünlüğünü kaybetseler de nüfus üstünlüğüne sahip olduklarını biliyorlardı. Husi-Salih ittifakının kontrolündeki bölgeler hükümet kontrolündeki bölgeler kadar büyük değil ama daha kalabalık nüfuslara sahip. Husiler bu bölgelerde vergi toplamaya devam etti. Petrol ihracatı savaşın başlamasıyla kesildiği için devlet gelirlerinin büyük bölümü, ithal mallardan alınan gümrük vergileri ve pazarda satılan her türlü mala uygulanan katma değer vergilerinden oluşuyordu. Uluslararası toplumun tanıdığı hükümet Hudeyde mücadelesini kazanırsa isyancılar en büyük gelir kaynaklarından birini kaybedecek.

Aden’in temmuz 2015’te Husilerden alınmasıyla Aden limanı yavaş yavaş çalışmaya başladı. Bu da birçok bölgenin ithal mal ihtiyacını yine Aden limanı üzerinden karşılaması demekti. Aden’e sevkiyat arttıkça Hudeyde limanı üzerindeki yük bir ölçüde hafifledi. Böylece Husi isyancıların Hudeyde’den elde ettiği vergi ve gümrükler de azaldı. Husiler bu nedenle güneydeki limanlara gelen ve buradan kuzeydeki kentlere giden mallara ilave vergiler koydu. Arap ülkelerinden Hudeyde’ye gelen malların da gümrük vergileri artırıldı.

Husi isyancıların kontrol ettiği bölgeler daha kalabalık nüfusa sahip olduğu için savaşın gıda güvenliği üzerindeki yıkıcı etkisi de en çok bu bölgelerde görülüyor.

Son günlerde batı kıyısında ilerleme sağlayan hükümet güçleri Husi-Salih ittifakının şiddetli direnişiyle karşılaştı. Çünkü isyancılar batı kıyısını kaybettikleri takdirde vergi ve gümrüklerden oluşan büyük bir gelir kaynağını da kaybedeceklerini biliyorlar.

Bu arada gıda fiyatlarındaki artışa likidite krizi de eklendi. Yedi milyon insanı geçindiren yaklaşık bir milyon memur son altı aydır maaş alamazken Yemen halkının gıda sorunu daha da ağırlaştı. Husi isyancıların ithal mallara koyduğu vergiler de gıda fiyatlarının artmasında etkili oldu. Zira bu ithalatın büyük bir bölümü gıda ürünlerinden oluşuyor. Gelinen noktada Birleşmiş Milletler Yemen için açlık tehlikesi uyarısında bulunuyor.

Başkent Sana ve Husilerin elinde olan başka kentler çift yönlü ekonomik baskıyla karşı karşıya. Uluslararası toplumun tanıdığı hükümet ile Suudi önderliğindeki koalisyonun sebep olduğu baskı, batı kıyısındaki çatışmalardan ve ağustos 2016’dan beri temel bazı ürünlerin gelişini yavaşlatan, bazen de tamamen durduran Sana Havalimanı’nın kapalı oluşundan kaynaklanıyor. Diğer taraftan Husi isyancılar da savaş nedeniyle çoğu gelir kaynağını kaybetmiş insanlara vergiler, gümrükler, harçlar dayatıyor.

Husiler şu an ekonomik olarak kuşatılmış durumda. Bu, Husi milis örgütlenmesinin ömrünü mutlaka kısaltacak. Ancak artık açıkça görüldüğü gibi isyancıların gelir kaynaklarını kurutmanın insani bedeli Yemen halkının kaldırabileceğinin çok üzerinde.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: aden, famine, food crisis, siege, government of national accord, abed rabbo mansour hadi, houthis, yemeni civil war

Berlin’de yaşayan Amal Nasser iktisat okumuştur ve Sana Stratejik Çalışmalar Merkezi bünyesinde ekonomist olarak çalışmaktadır.

 
NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept