Barzani gitti kavgası sürüyor

Irak Kürdistanı Başkanı Mesut Barzani’nin son Türkiye ziyareti belki de bugüne kadar yapılan en tartışmalı ziyaret olarak kayıtlara geçti. Tartışmanın nedeni karşılama sırasında asılan Kürdistan bayrağı.

al-monitor .
Mahmut Bozarslan

Mahmut Bozarslan

@mahmutbozarslan

İşlenmiş konular

kurds in turkey, akp, binali yildirim, iraqi kurdistan region, flag, kurdistan regional government, massoud barzani

Mar 7, 2017

DİYARBAKIR -- Şubat ayının son Pazar günü, İstanbul Atatürk Havalimanı’na bir uçak indi. Uçaktan inen kişi Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ve bölge yöneticileriydi. IKBY kurulduğundan beri onlarca kez Türkiye’yi ziyaret eden Kürt lider, bir kez daha komşu ülkedeydi. Ancak bu ziyareti diğerlerinden ayıran önemli bir ayrıntı vardı: Kürdistan Bayrağı.

Karşılama töreninde ilk kez Irak bayrağının yanında Kürdistan bayrağı da yer aldı. Yeşil, beyaz, kırmızı kuşaklardan oluşan ortasındaki beyaz zemin üzerine sarı güneş yer alan bayrak, kelimenin tam anlamıyla bir fırtına kopardı.

Bu bayrak, bağımsız bir devletleri olmayan Kürtler arasında devlet bayrağı gibi kabul görüyor. İlk olarak 1920 yılında kurulan, Kürdistan'ın bağımsızlığını amaçlayan Teşkilat-ı İçtimaiye Cemiyeti tarafından kullanılan bayrak, Irak Kürtlerinin özerklik almasının ardından bölgenin resmi bayrağı oldu.

Bayrak İran, Irak ve Türkiye’deki Kürt örgütlerinin birçoğu tarafından da kullanılıyor. Ancak bu bayrak yıllardır, özellikle Irak Kürtleri ile Türkiye arasındaki gerilimlerin de önemli nedenlerinden biri olageldi. 1990’lı yıllarda sınırın Irak tarafına asılan bayraklar, Türkiye’nin sert tepkisine yol açardı. Öyle ki, Irak’tan Türkiye’ye geçen ve bayraklı aksesuarlar taşıyan arabaların geçişine bile izin verilmezdi. Taraflar arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin ardından bu sorunlar da tarihe karıştı. Bayrak meselesi unutuldu. Hatta Türkiye’deki yumuşama sayesinde, Kürt bayrağı süs eşyalarında, tişörtlerde bile kullanılmaya başlandı. PKK bayrağa mesafeli dursa da halk bayrağı sahiplendi. Türk milliyetçileri de bu duruma alıştı.

Ancak Barzani’nin son ziyaretinden sonra bu bahar havasının yerini fırtına aldı. Milliyetçi kesimden birçok kişi, göndere Kürt bayrağının çekilmesine tepki gösterdi. Ulusalcı fikirleriyle bilinen yazar, sanatçı, gazeteci ve akademisyenler duruma sert tepki gösterdi. Tepki gösterenler arasında Tayfun Talipoğlu ve İlyas Salman gibi Kürtlerce sevilen isimlerin olması Kürtler arasında hayal kırıklığı yarattı. Kürtlerin tepkiye yanıtı da gecikmedi. Sosyal medya üzerinden sert tartışmalar sürerken, Sözcü gazetesinin iki yazarı, Yılmaz Özdil ve Emin Çölaşan’ın yazıları bardağı taşırdı. Özellikle Çölaşan’ın yazısında Barzani’ye hakaret etmesi, Kürtlerden büyük tepki aldı. Barzani’yi seven sevmeyen herkes Çölaşan’a tepki gösterdi. Tepkiler bu kez sosyal medyayla sınırlı kalmadı ve yargıya taşındı. Birçok kişi ve kurum Çölaşan hakkında suç duyurusunda bulundu.

İlk suç duyurusunu Şırnaklı Avukat Ali Bayram, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptı. Al-Monitor’un bir kopyasına ulaştığı suç duyurusu dilekçesinde, Bayram, Çölaşan’ın Barzani’nin şahsında Türkiye’de yaşayan Kürtlere hakaret ettiğini belirterek şöyle dedi: “Kürtleri aşağılayan ve halkı kin ve düşmanlığa açıkça teşvik eden Çölaşan hakkında kamu davası açılmasını talep ediyorum. Şüpheli Emin Çölaşan, ‘Bu adi herif yine Türkiye’de’ başlıklı yazısında Türkiye’de yaşayan Kürt vatandaşlarının onurunu ve saygınlığını zedeleyen ağır hakaret ve sözler sarf etmiş ve son derece ayrıştırıcı bir dil ve üslup kullanmıştır. Şüpheli, Kürtlere karşı olan kin ve öfkesini Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Sayın Mesut Barzani’nin şahsında cisimleştirirken aslında Türkiye’de yaşayan tüm Kürtlere doğrudan hakaret etmekten de imtina etmemiştir. Zira şüpheli yazısında ‘adına Barzani denilen alçak ve adi herif’ belirlemesini yaparken aslında Türkiye’de yaşayan Kürtlere de açık bir göndermede bulunmuştur.”

Bir suç duyurusu da Diyarbakır Barosu’ndan geldi. Baro savcılığa verdiği dilekçede, Çölaşan hakkında "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Aşağılama" suçundan dava açılması istendi.

Bölgenin en eski partilerinden olan Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Lideri Mesut Tek de suç duyurusunda bulunanlar arasında. Tek, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek Çölaşan’ı şikayet etti. Tek’in talebi de Çölaşan’ın hakaret ve nefret suçu ile kişilik haklarına saldırıdan yargılanmasıydı.

PKK çizgisi dışındaki siyasi oluşumlardan Azadi Haraketi, Kürdistan Özgürlük Partisi, Kuzey Kürdistan Demokrat Parti de ortak bir açıklama yaparak Barzani’ye sahip çıktı. Bir kopyası Al-Monitor’a gönderilen açıklama şöyle: “Bu pespaye kişiliğin her türden gayri insani hakaretleri ile ahlak ve seviye yoksunu ifadelerini kendisine fazlasıyla iade ediyoruz. Kürt ulusal liderlerine ve Kürdistan bayrağına yönelik her girişimin karşısında bizi bulacağını dosta da düşmana da ilan etmeyi bir görev sayıyoruz.”

Tepki gösterenler arasında Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu da vardı. Ebedinoğlu, Kürdistan bayrağı ile ilgili tepkilerin iç barışa zarar vereceğini belirterek, “Sayın Mesud Barzani’nin Türkiye ziyaretinde Atatürk Havalimanı ve Esenboğa Havalimanı’nda Kürdistan bayrağının göndere çekilmesine tepki gösterenler bilsin ki, bu ülkenin iç barışına ve kardeşliğine ihanet edenlerdir.” dedi.

Eski DEP Milletvekili ve Dicle Toplumsal Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Sedat Yurtdaş da Kürdistan bayrağının ilk kez göndere çekilmesinin iki tarafın birbirine olan ihtiyacının sonucu olduğunu söyledi. Al-Monitor’a konuşan Yurtdaş Türkiye’nin Kürt’süz yapamayacağını belirterek şöyle dedi: “Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Türkiye arasında petrol üretimine, dağıtımına ilişkin ilişkiler bu işin belirleyenidir. Siyaseten de ortak politikalar, hatta askeri politikalar yürüteceklerini söylüyorlar. (...) Ama içeride, Türkiye’nin 15 Temmuz sonrasında yeniden inşasında ortak MHP’dir. Dolayısıyla MHP ve Devlet Bahçeli bu meseleye son derece milliyetçi noktadan bakıyor. Bu ikisini bağdaştırma ya da bağdaştırmamanın sancılarıdır. Ak Parti bu tartışmadan şunu çıkarmalı: Türkiye’yi yeniden inşa ederken Kürtlersiz inşa edemez. (...) Milletvekillerinin tutuklanması, belediye başkanlarının görevden alınması, ihraçlar, tutuklamalar, güvenlikçi politikalarla Kürt meselesi bir yere taşınamaz.”

Bayrağa gösterilen tepkilerin Kürtlerin büyük bölümünü birleştirdiğine dikkat çeken Yurtdaş şöyle devam etti: “Kendi iç ilişiklerinde Barzani’yi eleştirebilirler, bu başka... Ama Barzani’nin gelişi ve gelişiyle birlikte bu bayrağın asılması, ona gösterilen tepkileri hiçbir Kürt’ün kabul etmesi mümkün değil.”

HDP cephesinin tepkisi ise parti sözcüsü Osman Baydemir’den geldi. Baydemir bayrağın teamül gereği göndere çekildiğini belirterek, ‘“Bayrak bütün Kürtlerindir” demekle yetindi.

Yargının başvurular hakkında ne karar vereceği bilinmez. Ancak son aylarda yaşanan gelişmeler nedeniyle zaten öfkeli ve kırgın olan Kürtler bayrak tartışmaları nedeniyle şüphesiz daha da kırıldı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Türkiye, Kürtleri kardeş savaşına itiyor
Fehim Taştekin | | Kas 2, 2020
Madencilerin altın iştahı büyüyor
Mustafa Sönmez | | Eki 26, 2020
Saray yasaklıyor, rakı direniyor
Mustafa Sönmez | | Eki 19, 2020
Sosyal mesafe kuralları: Tedbir mi cezalandırma mı?
Sibel Hürtaş | | Eyl 2, 2020
Şehir hastaneleri kara deliği ürkütüyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Ağu 31, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Merkez Bankası rezervinin kaynağı 45 milyar dolarlık borç
Mustafa Sönmez | | Şub 25, 2021
al-monitor
Dış borç ve cari açık için 200 milyar dolar aranıyor
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Şub 19, 2021
al-monitor
Gare’den sonra sıradaki hedef Şengal mi?
Fehim Taştekin | | Şub 17, 2021
al-monitor
Türkiye’de halk darbeler için ABD’yi suçluyor
Ayla Ganioglu | | Şub 18, 2021